Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı

04.11.2015 16:56

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletin 1 Kasım'da verdiği en önemli mesajlarından birinin, yeni anayasa meselesinin bir an önce çözülmesi olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, milletin 1 Kasım'da verdiği en önemli mesajlarından birinin, yeni anayasa meselesinin bir an önce çözülmesi olduğunu belirtti.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlarla bir araya geldiği toplantıda, devlet içinde devletin olamayacağını vurgulayarak, "Bizim tek devletimiz var, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, o kadar" ifadesini kullandı.

1 Kasım seçiminin en önemli mesajlarından birinin de Türkiye'nin bir an önce yeni Anayasa meselesini çözmesi gerektiği olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunu millet bekliyor, değil mi? Bekliyor. Daha önceki yeni anayasa hazırlıklarında, yasak savma kabilinden yer alan, ki başbakandım ve o zaman ben diğer komisyonların oluştuğu gibi değil, dedim ki 'Biz sayımızın gerektiği kadar komisyon üyeliği istemiyoruz. Dört partinin dördü de üçer üye versin, bu şekilde bu çalışmayı yapalım.' Halbuki o zamanlar bizim sayımız 330'a yakındı, muhalefetin sayısı 220'ydi. Onlar 9 üyeyle temsil edildi, partimiz 3 üyeyle temsil edildi. 229-330'a yakın olan partimiz, üç üye... Buna rağmen mesele bağcıyla değil üzümü beraber yiyelim, derdimiz bu. Ama ne yazık ki hepsi masadan kaçtı ve işi bitiremedik. Hatta belli mesafe alındı, dedik 'Hiç olmazsa bunları kanunlaştıralım', bundan da kaçtılar. Temenni ederim ki yeni dönemde, bu yeni anayasa hazırlıklarına katkı vermekten çekinmezler, bunu beraber masaya oturmak suretiyle hallederler. Engellemenin peşinde olan partiler bu anlayışlarından vazgeçmelidir diye düşünüyorum. Milletimizin yeni anayasa talebi karşısında, direnen, engelleyici bir tavır içine giren herkes, bunun hesabını da 4 sene sonra yapılacak seçimlerde yine verir."

"Cumhurbaşkanı olarak üzerime düşeni harfiyen yaparım"

Meclis'in fiilen çalışmaya başlamasıyla birlikte bu konunun partilerce samimiyetle ele alınacağına ve netice elde etmeye yönelik bir çalışma başlatılacağına inandığını dile getiren Erdoğan, "Bunu dün Başbakanımızın şahsımı ziyaretinde yine aramızda kısa da olsa görüştük ve diğer muhalefet partileriyle bu görüşmeyi de yapacağını, yeni anayasa ile ilgili söylediler. Temennim odur ki inşallah buradan da iyi bir netice alınır" diye konuştu.

"Geçtiğimiz dönemde tartışma konusu olan tüm hususlar yeni anayasanın görüşülmesi sürecinde görüşülür, konuşulur, üzerinde uzlaşma sağlanması halinde de milletin huzuruna getirilir" diyen Erdoğan, "Ben de Cumhurbaşkanı olarak üzerime düşen görev neyse bunları da harfiyen hiç gecikmeden desteğimi verir, bir an önce milletimin uygulamasına sunulmasını ben de isterim" ifadesini kullandı.

Erdoğan, "Burada da kişisel fikirlerimiz saklı kalmak şartıyla Meclis'in ve milletin iradesine saygı göstermek hepimizin boynunun borcudur" dedi.

"Cumhurun makamına hakaret edemezsin"

Seçim sonuçlarının, Türkiye ile birlikte umudunu bu ülkeye, bu millete bağlamış olan Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Afrika'dan Orta Doğu'ya kadar geniş bir coğrafyada da sevinçle karşılandığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Çünkü Türkiye güçlendikçe, Türkiye büyüdükçe, Türkiye istikrar ve güven ikliminde yoluna devam ettikçe bu kardeşlerimiz de geleceklerine ümitle bakma imkanına kavuşuyor. Biz diyoruz ki '78 milyon vatandaşımızla birlikte bölgemizdeki ve dünyadaki tüm mağdurları, mazlumları, garipleri de kucaklayabilelim, onları da hayallerine kavuşturabilelim.' Benim, 78 milyonla derdim yok ama bir şeyi unutmayalım, 78 milyon, şu makamı, kendi makamı olarak kabullenmek durumundadır. Çünkü burası cumhurun makamıdır, şahsımın makamı değildir. Tayyip Erdoğan'ı seversin, sevmezsin, benim, orada da bir derdim yok ama buraya hakaret edemezsin, buraya 'katil' diyemezsin. Bunun için ilgili tüm kamu kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla seferberlik ruhu içinde çalışıyoruz, çalışmaya devam edeceğiz. Bugün ay yıldızlı al bayrağımız kamu kurumlarımızın, sivil toplum kuruluşlarımızın flamaları, dünyanın neresine giderse gitsin gönülden kabul görüyor, gözyaşları içinde karşılanıyor. Bir ülke için, bir millet için bundan daha büyük mutluluk olabilir mi?"

"Bunun için Avrupa Birliğinin bile geleceğini tartışmaya açtılar"

Türkiye'nin 4,5 yıldır Suriye ve Irak'tan gelen 2,5 milyon kişiyi misafir ettiğini hatırlatan Erdoğan, sadece İstanbul'un 500 bine yakın misafire gönlünü açtığını belirtti.

Avrupa ülkelerinin, son aylarda kapılarına dayanan, 150-200 bin sığınmacı karşısında paniğe kapıldığını ifade eden Erdoğan, "Onlar bizden daha fakir değil, bizden çok daha zenginler. Öyleyse niye telaşa kapıldınız, niye paniğe kapıldınız? Neredeyse birbirlerine düştüler, bunun için Avrupa Birliğinin bile geleceğini tartışmaya açtılar. 'Ayrılacağız, çekileceğiz' diyenler var. Avrupa Birliği ülkeleri Akdeniz'den ülkelerine yaklaşan gemileri, botları zorla geri göndermeye hatta batırmaya çalışırken, biz yıl başından bu yana 65 bin mağduru denizden toplayıp canlarını kurtardık. Sahil güvenlik botlarımız, gece demiyor, gündüz demiyor, topluyor ve barınma yerlerine alarak ondan sonra ülkelerine gönderiyor" diye konuştu.

Türkiye'nin, gelen herkesi, insani ve vicdani bir anlayışla karşıladığını, Avrupa ülkelerinin ise eğitimine, inancına, kabiliyetine, yaşına, sağlığına göre insan seçme çabasında olduğuna işaret eden Erdoğan, "İnsan olarak bakmıyor. Bunun sıfatı ne, eğitim öğretimi ne? Olmaz. Önce bir defa insan olarak bakacaksın, 'Bu insandır' diyeceksin, gerekli desteği vereceksin" dedi.

"Yeter ki karşımızdaki de bizi kucaklamayı bilsin"

Suriye ve Irak'taki sorunların bir gün biteceğinden şüphesinin olmadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu insanlar, yeniden, ülkelerine, şehirlerine, evlerine kavuşacaklar. İşte o zaman, akıllarda, sadece Türkiye'nin sergilediği insani duruşla, Batı ülkelerinin ortaya koyduğu bu utanç verici tavır kalacak. Biz, bu kardeşlerimizi, o zaman da desteklemeye devam edeceğiz. Unutmayın, biz, öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki bizim medeniyetimizde, yardım elini uzatana 'ensar', o ensarın açtığı kapılara dayanana da 'muhacir' denir. Biz, şu anda bu bilinçle o insanlara yaklaşıyoruz. Çünkü onlar, o bombalardan, o varil bombalarından kaçtılar. O bütün ülkelerini işgal etmek isteyen teröristlerin, onlara sıktıkları, devlet terörünün estirildiği bir ülkeden kaçtılar. Onlara, biz kapılarımızı kapayamazdık, onun için kapılarımızı açtık. Birileri diyor ki, 'Kucaklama zamanı.' Bundan daha büyük bir kucaklama olur mu? Kimse, bize, kucaklama noktasında akıl vermesin. Biz, kucaklamayı çok iyi biliriz, yeter ki karşımızdaki de bizi kucaklamayı bilsin."

"Bizim ülkemizin sınırları başkadır, hele hele gönül sınırlarımız bambaşkadır" diyen Erdoğan, Abdurrahim Karakoç'un, Kara Haber şiirinden, "Ellerin yurdunda çiçek açarken, bizimle kar geliyor gardaşım, bu hududu kimler çizmiş, gönlüme dar geliyor, dar geliyor gardaşım, üç aylık bebekler tutuldu taşa, düşmanlar geriden eyler temaşa, Yaradan böylesin vermesin başa, zor geliyor, zor geliyor gardaşım" dizelerini okudu.

(Sürecek)

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı - Son Dakika


Advertisement