
Kocaeli Meteoroloji Müdürü Sefer Kaçmaz, 17 Ağustos 1999'daki Marmara Depreminde birçok binanın yıkılmasının önemli bir nedeninin de nemden kaynaklanan korozyon olduğunu söyledi. Kaçmaz, Mimar Sinan'ın yaptığı binaların hala sağlam kalmasının en önemli özelliğinin drenaj sistemiyle temellerinin sudan ve nemden korunması olduğunu belirtti.
Marmara Depreminin 16'ncı yıldönümü nedeniyle açıklama yapan Kocaeli Meteoroloji Müdürü Sefer Kaçmaz, Türkiye'nin yüzölçümü olarak yüzde 92'sinin, nüfus yoğunluğu olarak da yüzde 95'inin deprem kuşağında olduğunu söyledi, "TÜİK verilerine göre de Türkiye'de 20 milyon civarında yapı bulunuyor" dedi.
MİMAR SİNAN'DAN ÖRNEK
1999 depreminde büyük ekonomik kayıplar verildiği hatırlatan Kaçmaz, şöyle devam etti:
"Depremin büyük acılarını hep birlikte yaşadık. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde meteoroloji biliminin şehirleşmelerde kullanılması gerekir. Havanın sirküle edilmesi gerektiği için nemi betonle değil nemi yeşil alanla dengelemeliyiz. Depremde birçok yapının yıkılmasının asıl nedeni korozyondur. Büyük bir depremde, korozyona uğramış bir binanın ayakta kalması mümkün değildir. Bu nedenle özellikle Türkiye gibi deprem kuşağında bulunan ülkelerde su yalıtımının yaşamsal bir önemi vardır. Binanın oturduğu zemin tipi ne olursa olsun, ısı ve su yalıtımı zorunlu olmalıdır. Tüm yapı malzemelerinde mutlaka CE belgeli malzemeleri seçmeliyiz. Mimar Sinan, tüm yapılarında depreme dayanıklı olarak inşa etmiştır. Hatta deprem dalgalarını emen, engelleyen bir sistem bile kurduğunu, drenaj sistemiyle yapının temellerinin sulardan ve nemden korunarak dayanıklı kalmasını sağladığını görüyoruz. Yapının içindeki rutubet ve nemi dışarı atarak soğuk ve sıcak hava dengelerini sağlayan hava kanalları kullanmış. Zira su, geçirimli bir malzeme olan beton içerisinde yerçekimine karşı ve temelden yukarıya doğru hareket edebilme özelliğine sahip bir maddedir."
KOCAELİ İLE İLGİLİ TAVSİYE
Kocaeli'nin iki denizi ve bir gölü olan nemli bir iklime sahip olduğunu belirten Kaçmaz, "İzmit Körfezi iç deniz olduğunda tam denizsel iklime sahiptir. Aşırı rutubetli bir ortamda duvarlarda leke ve mantarlar oluşarak, boyalarda kabarma ve dökülmeler meydana gelir. Binanın ömrü ve dayanıklılığını etkileyen en önemli faktörlerin başında su geliyor. Yağmur, kar, çiğ, yer altı suları, bina içi kullanma suları (mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları), binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar suya maruz kalıyor. Binaların su alması, insan sağlığına zararlı küf, mantar, çiçeklenme, kararma ve diğer organik maddelerin oluşmasına da yol açarak binayı ve insan sağlığını tehdit ediyor" dedi.
Kocaeli Meteoroloji Müdürü Sefer Kaçmaz, "Denize çok yakın ve denizin etkilerine maruz, tüm sene kapalı kalan yazlık evinizde oluşan küf ve rutubetin sebebi, evinizin tüm sene havasız kalması. Bu da hem evin çürüyüp depreme dayanıksız hale gelmesine, hem evde oluşan rutubet ve küfün kanserojen etkisinin eve yayılmasına sebep oluyor. Canımızın, malımızın ve binalarımızın güvenliği için doğal havalandırma ile içeriye hava sirkülasyonunun girmesi sağlanmalı, nem, demir aksama zarar vererek, binanın statiğinin bozulmasına neden olur" diye konuştu. - Kocaeli
Son Dakika › Güncel › Depremde Binaların Yıkılmasında, Nemden Kaynaklanan Korozyon da Etkili Oldu' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.