Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Leyla Zana'nın,
"çok ciddiye alınması gereken, herkesin üzerinde düşünmesinin gerektiği bir çerçeve sunduğunu" söyledi.
Davutoğlu, CNNTÜRK'ün canlı yayınında soruları yanıtladı.
Dağlıca saldırısının zamanlaması ve bu saldırının bir provokasyon olup olmadığı ile ilgili soru üzerine Davutoğlu, terörle mücadelede en önemli faktörün psikolojik faktör olduğuna işaret etti.
Türkiye'de olumlu bir kamuoyu ve çözüme yönelik ciddi adımlar atılacağı beklentisi oluştuğunda, bu adımların mümkün olamayacağı kanaatini yaymak istercesine bir takım eylemler yapıldığına dikkati çeken Davutoğlu, son dönemde sorunun çözümü konusunda önemli gelişmeler yaşandığını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun görüşmesi sonrasında Türkiye siyasetinde sorunun çözümü konusunda önemli bir momentum oluştuğunu ve büyük bir beklenti doğduğunu kaydetti.
Leyla Zana'nın açıklamalarını nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Önemli olan, durulan yerin, duruşun, o zeminin sağlamlığı. Sayın Zana bir kere ciddi bir iç muhasebe yapıyor, kendi tecrübesinden hareketle, olayı dışarıdan gözleyen birinin yargıları değil bunlar. İçinde yaşadığı bir süreç sonucu ortaya koyduğu yargılar. O bakımdan çok ciddiye alınması gereken, herkesin üzerinde düşünmesinin gerektiği bir çerçeve sunuyor Sayın Zana. O konuda da ben tekrar takdirlerimi ifade etmek isterim doğrusu.
Bugün artık herkesin, ülkenin geleceğini, bu halkın geleceğini düşünen herkesin önyargıları bir kenara koyarak makul bir tartışma ortamında buluşması lazım. Tartışacaksak bile makul bir zeminde tartışalım. Şiddet teşvikinin veya çağrısının hiç olmadığı bir zeminde her sorunu tartışabilmeliyiz. Türkiye artık bu olgunluğa ulaştı."
İktidar ile anamuhalefet partisinin bir araya gelmiş olmasının çok geniş bir mutabakat zemini olduğuna işaret eden Davutoğlu, iktidar ve anamuhalefetin oluşturduğu zemin üzerinde adımlar atıldıkça, diğer partilerin de bir iç muhasebe yapıp buna katılma ihtiyacı hissedeceklerine inandığını belirtti.
-"Aktörleri tek tek net tercihe zorlamak lazım"-
Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin Başkanı Mesud Barzani ile yapılan görüşmelerle ilgili sorular üzerine Davutoğlu, terörle mücadele bağlamında alandaki şartların Irak'ın kuzeyindeki yönetimin net tavır almasını gerektirdiğini söyledi.
Barzani ve ekibi ile bu konuları sürekli olarak açık bir dille konuştuklarını ifade eden Davutoğlu, "Son dönemde bazı daha somut adımlar atma yönünde güçlü iradeler görüyoruz. Daha net mesajlar veriliyor. Bunlar sevindirici, ama bizim beklentimiz, Kuzey Irak topraklarının, Irak topraklarının, teröre sığınak halinde olmaması ve bu nitelikten çıkarılması. Bu konuda yoğun görüşmelerimiz var. Bütün taraflarla ABD ile de Irak yönetimiyle de Kuzey Irak yönetimiyle de dolayısıyla bu konudaki hem beklentimiz hem de ortak çalışmalarımız devam edecek" diye konuştu.
Terörle mücadelede daha fazla kan kaybının olmaması için her türlü diyalog ve tartışma ortamının sürdürülmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, "Aktörleri tek tek net tercihe zorlamak lazım. Bu terör olayı (Dağlıca saldırısı) bunu bir kere daha ortaya koydu. Sayın Zana'nın çizdiği çerçevede veya onun gibi düşünenlerin çizdiği çerçevede bir süreç mi işleyecek. Yoksa bu teröristlerin istediği çerçevede bir mücadele mi yürütülecek" dedi.
Uluslararası aktörler dahil herkesin bir tercih yapmasının vaktinin geldiğini ifade eden Davutoğlu, Barzani'nin de yapılan görüşmelerde, her zaman Türkiye'nin yanında olduğunu söylediğini kaydetti.
-"Her siyasal müzakereyi yürütürüz"-
Hukuk devleti içinde, hukuk kuralları içinde her şeyin konuşulabileceğini vurgulayan Davutoğlu, "Siyasal anlamda, her talebin dile getirilebilmesi, bu talebin tartışılabilmesi ve olabilecek taleplerin belli bir mutabakat ve demokratik süreçler içerisinde hayata geçirilmesi. Hukuk devletini aşan talepler tabii ki uygulamaya konamaz" diye konuştu.
Oslo süreci konusunda da çok yorumlar yapıldığına işaret eden Davutoğlu,
"Terörün durdurulması, terörle mücadelenin kararlı bir şekilde bir neticeye ulaştırılması, toplumsal barış, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve vatandaşlarının güvenlik ve esenliği için hükümet olarak, devlet olarak her görüşmeyi yapar, her siyasal müzakereyi yürütürüz" dedi.
Suriye ile ilgili soru üzerine Davutoğlu, kimsenin dış müdahaleyle Suriye'deki rejimi değiştirme niyetinde olmadığını ancak Esed rejiminin baskıları sonucu çıkan tablonun Türkiye'nin çıkarlarını etkilediğine işaret etti.
Davutoğlu, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplumun etkin tedbirler alarak bu zulmü durdurmasını istediğini söyledi.
Rusya'nın Suriye konusundaki toplantı teklifi ile BM ve Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın toplantı teklifleri arasında örtüşen noktalar bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, Cenevre'de tek bir toplantı yapılabileceğini, ancak katılacak ülkeler konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu kaydetti.
- İsrail ile ilişkiler-
İsrail özür dilemeden de karşılıklı açıklamalarla iki ülke ilişkilerinde bir yumuşamanın olup olamayacağı sorusu üzerine Davutoğlu, "Söz konusu değil" yanıtını verdi.
Adım atması gerekenin İsrail tarafı olduğunu ifade eden Davutoğlu, bu konuda Türkiye'nin tavrının belli ve net olduğunu kaydetti.
(Bitti)
Muhabir : Murat Ünlü
Yayıncı : Göksel Sözer - ANKARA
Son Dakika › Güncel › Dışişleri Bakanı Davutoğlu Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.