Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Karabük'te Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Karabük'te Açıklaması

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Karabük\'te Açıklaması
27.08.2013 15:14

"Biz 10 yıl içinde ayağımıza konulan her prangayı kırarak bu günlere geldik, çözüm süreciyle inşallah son prangayı da kıracağız" "Biliyoruz ki bu büyük medeniyetin ayağa kalkması için Mısır gibi Suriye gibi Irak gibi dost ve kardeş halkların da kendi ülkelerinde son sözü söyleme hakkına sahip olmaları lazım" "Biz yanlış yerde durmaktansa yalnız ve dimdik durmayı tercih ederiz" "Biz öyle bir devleti yeniden ayağa kaldırıyoruz ki kudret ve şefkat dolu bir devlet inşa ederek,dünyaya örnek oluyoruz"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Biz 10 yıl içinde ayağımıza konulan her prangayı kırarak bu günlere geldik, çözüm süreciyle  inşallah son prangayı da kıracağız" dedi.

Bakan Davutoğlu, Karabük'te bir düğün salonunda düzenelen AK Parti İl Başkanlığı toplantısında yaptığı konuşmada, partileri iktidara gelesiye kadar Türkiye'nin ahenginin bozuk olduğunu söyledi.

Devletin millete muhtemel tehdit gibi baktığını ifade eden Davutoğlu, "28 Şubat sürecini düşünün. Özgürlük ve güvenlik dengesi bozulmuştu. Bu dengeyi, ahengi yakalamış olmamızın başarı hikayesini yaşıyoruz" diye konuştu.

Bakan Davutoğlu, Mısır ya da başka ülkelerde başarı hikayelerinin yazılamamasının nedeninin oradaki halkların iradelerinin önlerine engel konulması olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Biz 10 yıl içinde ayağımıza konulan her prangayı kırarak bu günlere geldik, çözüm süreciyle  inşallah son prangayı da kıracağız. Bugün Ortadoğu'daki halkların talep ettiği temel değerleri biz Türkiye'de hayata geçirdik. Şimdi şunu soruyorlar, neden Mısır meselesi sizin bu kadar gündeminizde, gündemimizde çünkü o problemleri de biz de yaşadık. Gündemimizde çünkü biliyoruz ki bu büyük medeniyetin ayağa kalkması için Mısır gibi Suriye gibi Irak gibi dost ve kardeş halkların da kendi ülkelerinde son sözü söyleme hakkına sahip olmaları lazım. Onların da aynı 'Türkiye'deki gibi yeter söz milletindir' diyebilme hakkına sahip olması lazım."

Bakan Davutoğlu, söz konusu halkların ayağa kalkmasının engellemek isteyenlerin, birlik ve beraberliğinden doğacak güçten korkanların, hakların başına yeni vesayet rejimleri kurmaya çalıştıklarını belirterek, "Aynen Türkiye'de geçmişte yapmış oldukları gibi ama artık Türkiye'de bu tuzaklar nasıl bozulduysa, inşallah bütün kardeş halklar da bu tuzakları bozarak kendi iradelerini tarihe yansıtacaklar" diye konuştu.

"Değerli yalnızlık" tartışmaları

Mısır halkının yanında durdukların için kendilerine "Niye bu kadar iddialı şekilde duruyorsunuz, dünyada da yalnızlaşıyorsunuz, bir tek siz kaldınız Mısır'da darbeye karşı tutum alan" denildiğini aktaran Bakan Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Biz yanlış yerde durmaktansa yalnız ve dimdik durmayı tercih ederiz.  Son 10 yıllık başarı hikayesinin 3 omurgası vardır. Bir demokratik özgürlük alanın genişletilmesi, millet  egemenliğin tahkim edilmesi. İkincisi ekonomik kalkınma, üçüncüsü de aktif, dünyanın her yerinde söylecek sözü olan bir dış politika. Bu üç omurga üzerine kurduk bütün o hamlelerimizi. Şimdi neden Mısır'da meşru cumhurbaşkanını savunuyoruz, çünkü Türkiye'de siyaset üzerindeki bütün vesayetlerinin kalkmasını savunduk. Kendimiz için ne istiyorsak kardeşlerimiz için de aynısını isteme ahlakı içinde yetişmiş bir nesiliz."

"Mursi'ye sahip çıkmak ahlaki sorumluluk"

Bakan Davutoğlu, Adnan Menderes'in tek başına idam sephasına yürüyüşün yüreklerindeki sızı olduğunu vurgulayarak, "O gün eğer Adnan Menderes yalnız bırakılmamış olsaydı, Türkiye'deki bu büyük hamleler bu kadar geçiktirilmezdi. Aynen o zaman ki Adnan Menderes'in davasına yeni nesiller olarak bizler sahip çıkmışsak, bugün de seçilmiş cumhurbaşkanı olarak sayın Mursi'ye aynı şekilde sahip çıkmayı ahlakı bir sorumluluk olarak görüyoruz" ifadesini kullandı.

Suriye'deki kimyasal saldırı

Zalimler karşısında sesiz kalanların, adalet adına verdikleri mücadelede kendilerine eleştri okları yönelttiğini anlatan Bakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün o oklara göğsümüzü siper ederiz ama hiçbir yerde hiçbir zulmün yanında durmayız. Bir hafta geçti, geçen hafta çarşamba sabahı o görüntüler Milli Güvenlik Kurulu öncesi hazırlık toplantısında bize geldiğinde, o toplantıdaki herkes kendini tutamadı. O günden bugüne anamuhalefet partisinden, bize eleştiri gelenlerden, Esad'ın yanında duranladan, bir tek eleştiri duydunuz mu? Kınama, lanetleme, biz buna karşıyız diyenleri duydunuz mu? Mazeret bulmaya çalışıyorlar, 'kimun yaptığı belli değil' diyorlar. Bütün o görüntüler sanki sahte bir tablo gibi geliyor onların gözlerinin önlerine."

Davutoğlu, Suriye'de 100 bin insanın öldüğünü, kendilerinden de onlar gibi vicdansız şekilde sessiz kalmalarının istendiğini belirterek, "Halbu ki bizim bu halklarla dostuluğumuz kardeşliğimizin sınırları yok" dedi.

Suriyelilere yönelik kamplar

Türk kültüründe herhangi bir şekilde kapıya gelenlerin kapıdan çevirmek olmadığına işaret eden Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün mazlumlara ana kucağı olmuş Anadolu toprakları da hiçbir zaman hiçbir kardeş topluluğa kapısını kapatmamıştır. Zulümden kaçan insan topluluğuna kapısını kapatmamıştır. Bizim geleneğimizde hele hele zulümden kaçan kadınlara çocuklara kapıları kapatmak yoktur. Keşke o kamplara gidilip, çocukların nasıl bir Türkiye aşkıyla yetiştirilmekte olduğu, nasıl bir şekilde medyunu şükran olarak bu ülkeye baktıkları görülmüş olsaydı."

"Türkiye'deki vesayet kültürüne son verdik"

Bakan Davutoğlu, Türkiye'de siyasi restorasyonunu yapmamış ve millet egemenliğini ihdas etmemiş olsalardı Ortadoğu'daki birçok halk gibi özgürlük talepleri içinde olabileceklerine dikkati çekerek, "Son 10 yılda gerçekleştirilen reformlar, anayasa refarandumları Türkiye'deki vesayet kültürüne son vermiştir" şeklinde konuştu.

Gezi parkı  bahanesiyle veya diğer sebeblerle herhangi şekilde vesayet kültürünü tekrar getirip demokrasinin üzerine gölge düşürmek isteyenlere en büyük cevabı en iyi şekilde halkın vereceğini dile getiren Davutoğlu, Türkiye'de demokrasinin ve millet egemenliğinin önüne hiç kimsenin herhangi bir duvar kuramayacağını, milletin iradesinin her bir duvarı aşaçağını gösterdiğini kaydetti.

Davutoğlu, bir gün Mısır'da da Suriye'de de Filistin'de de ve diğer mazlum haklarda da onların iradesinin tarih sahnesine çıkartacak siyasi bir dönemin başlayacağını ümit ettiklerini ifade ederek, "O dönem geldiğinde, irade gücünü kendi haklarından alan iktidar oluştuğunuda, bu coğrafyada biz bu halkların nasıl kaynaştığını, düzen kurduğunu, geleceğe nasıl el ele baktığını göreceğiz. Ama millet iradesine dayanmayan hiçbir siyasi sistem kendi halkına hiçbir vaatte bulunumaz" diye konuştu.

Bir milletinin iradesinin tarih sahnesine güçlü şekilde yansıması için mutlaka ekonomik gücünü tahkim etmesi gerektiğini aktaran Bakan Davutoğlu, "Bir milletinin tarihteki ağırlığın gösteren iki şey vardır, kudret ve şefkat. Kudreti olmayan devlet acziyet içine düşer, şefkati olmayan devlet zalimleşir. Biz öyle bir devleti yeniden ayağa kaldırıyoruz ki kudret ve şefkat dolu bir devlet inşa ederek dünyaya örnek oluyoruz." ifadesini kullandı.

- Karabük

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Karabük'te Açıklaması - Son Dakika


Advertisement