Chp İstanbul Milletvekili Umut Oran, hükümetin Orta Vadeli Plan'da (OVP) yaptığı keskin revizyonları, "Ekonomide hesaplar daha çok şaşacak" diye yorumladı.
Oran yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın açıkladığı yeni OVP'de bu yıl yüzde 4.0 olarak hedeflenen büyümenin yüzde 3.3'e düşürüldüğüne işaret ederek, "2015'in büyüme hedefi de yüzde 5'ten yüzde 4'e çekildi" dedi ve ekledi:
"Türkiye ekonomisi tepe üstü çakılıyor. Başta yüzde 5 olarak hedeflenen enflasyonun da yüzde 9.6 olması bekleniyor. Başlangıçta 55.5 milyar dolarla gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYH) yüzde 6.4'ü oranında beklenen cari açıkta gerçekleşme tahmini 46 milyar dolar ve oranı da yüzde 5.7. İşsizlik oranının yüzde 9.6 düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor. 11.277 dolar olması hedeflenen kişi başına GSYH'nin 10.537 dolarda kalacağı tahmin ediliyor, bunun 2015'te 10 bin 936 dolara çıkarılması hedefleniyor."
KÜRESEL LİKİDİTE BOLLUĞU
Açıklamasını, "Bu açıklamalar, hükümetin ekonomiyi ne kadar yönetebildiğini gösteren ve ekonomideki aktörlerin önünü görmesini sağlayacak olan OVP'nin, 'dostlar alışverişte görsün' misali yapıldığının göstergesi… Yanlış hesap Bağdat'tan dönmüştür" diye sürdüren Oran, "Küresel likidite bolluğu ile çakışan AKP döneminde aşırı bağımlı hale getirilen Türkiye ekonomisi, rekor boyuttaki dış kaynak girişleri tüketime pompalanarak çark döndürüldü, sıcak para ve borçla ekonomide canlılık sürdürüldü. Üretmeden tüketen bir ekonomik yapı ortaya çıktı. Tüketim artışına dayalı kağıt üzerindeki büyüme istihdam yaratmadı, işsizlik kronikleşti, cari açık büyüdü. Giderek yoksullaştığı halde tüketici kredisi ve kredi kartları ile borçlanarak tüketen vatandaşlara, sanal bir refah algısı yaşatıldı, bu da oya tahvil edildi" değerlendirmesini yaptı.
"EL PARASI İLE SAHTE SALTANAT"
Geçmişte küresel likidite bolluğunu yaratan parasal merkezlerin şimdi ise bunu kısmasıyla tersine bir finansal iklime geçildiğinin altını çizen Oran, "Ekonomide sıcak para dışında bir oyun planı bilmeyen AKP'nin 'sürdürülemez' olduğunu hep söylediğimiz, bu büyüme modeli de artık iflas etti" dedi ve ekledi:
"Şimdi Türkiye'nin dağ gibi büyüyen borçlarını çevirebilmek için muhtaç olduğu dış kaynağın nazlanması ile ekonomi durma noktasına gidiyor, çark dönmüyor. Babacan da önümüzdeki dönemde ABD Merkez Bankası'nın daha 'kısıtlayıcı' para politikalarından kaygısını dile getirirken, Avrupa merkez bankalarının genişleyici politikalar izlemesine umut bağladıklarını ifade ediyor. Yeni OVP'de de farklı bir ekonomi nosyonu ya da yeni dönemin risk ve şoklarına karşı ülkeyi güvenceye alacak, işlevsel, alternatif bir büyüme-kalkınma modeli ortaya konulmuyor."
BİR YILDA 220-230 MİLYAR DOLAR
Önümüzdeki bir yılda Türkiye'nin dış borçlarını çevirmek ve cari açığını finanse etmek için 220-230 milyar dolar taze dış kaynak girişine ihtiyaç olduğuna da işaret eden Oran, "Küresel likidite koşulları giderek daralıyor" uyarısın yaptı ve şu konulara dikkat çekti:
"Demokrasiden, hukuk devleti olmaktan uzaklaşan, dış politikada 'teröre destek veren ülke' konumuna düşen Türkiye'ye küresel yatırımcıların güveni aşındı. Yolsuzluğun sıradan hale getirilmesi, kara para trafiğinin artması, kamu bankalarının usulsüz ve siyasi amaçlarla kullanılmasının yanı sıra bağımsız denetim kuruluşlarının siyasi iktidara bağımlı hale getirilmesi de güven erozyonunun başlıca nedenleri arasında yer almaktadır."
"HESAPLAR DAHA ÇOK ŞAŞACAK"
Açıklamasını, "Dış kaynak imkanlarının son 12 yıldakinin aksine aşırı daralacağı bir döneme girdik. Sıcak para gelmeyince tüketim ekonomisi ile sanal kalkınma da mümkün olmayacak" uyarısıyla sürdüren Umut Oran, ekonomide 2015 yılının dahi belirsiz olduğunu ve 2015-2017 dönemine ait kağıt üzerindeki hedefler gibi 2014'e ilişkin yapılan gerçekleşme tahminlerinin de tutmayacağını savundu.
"Bu yıl yüzde 3.3'lük büyüme tahmini bile iyimser. Enflasyonun çift haneye çıkması, işsizliğin yüzde 10'u aşması büyük ihtimal" diyen Oran, uyarılarını şöyle sürdürdü:
"Kişi başına milli gelirde; ekonomideki küçülme ve kurdaki yükselişe rağmen 10 bin doların üzerindeki gerçekleşme tahmini gerçek dışı. Uluslararası Para Fonu (IMF) projeksiyonlarında da öngörüldüğü gibi bu yıl 9 bin dolarlı düzeylere gerileyecek kişi başına gelirin, 10 bin dolarlı düzeyleri bir daha ne zaman göreceği kuşkulu. Yıl ortalamasında 1.98 lira olarak öngördükleri dolar kuru şu an 2.30 lira dolayında. Dış kaynak kısıldıkça yükselmeye devam edecek kurun nerede duracağı belirsiz. Yavaşlayan tüketim ve daralan ekonomi koşullarında cari açığın küçülmesi başarı değildir. Türkiye ekonomisi önümüzdeki dönemde çetin bir sürece giriyor. Bu kritik süreçte hükümet, etkili politikalar geliştirmelidir. Ekonomi ile ilgili tüm birimler, Ekonomik ve Sosyal Konseyi de toplayarak ortaya çıkan bu olumsuz süreçte kriz ihtimaline karşı seferber olmalıdır." - İstanbul
Son Dakika › Güncel › 'Ekonomide Hesaplar Daha Çok Şaşacak' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.