Filistinli Esirler ve Aileleri Dayanışma İftarı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Filistinli Esirler ve Aileleri Dayanışma İftarı

Filistinli Esirler ve Aileleri Dayanışma İftarı
03.08.2013 00:03

Başbakan Yardımcısı Bozdağ; "Türk Milleti ve Devleti her zaman Filistin davasında Filistinlilerin yanında olmuş, bu davayı kendi davası olarak görmüştür ve bundan sonra da aynı anlayış içinde olmaya devam edecektir" "Suriye'deki, Filistin'deki ölümleri durdurmayan, durduramayan BM, kuruluş amaçlarını kendisi ihlal eden bir teşkilat durumundadır" "Bu akşam burada bulunanlar, Türkiye Filistin Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın kuruluşuna tanıklık etmektesiniz. Söz konusu vakıf, Sayın Başbakanımızın da bilgisi ve onayı ile kurulacak olan değerli bir vakıftır. Bu vakıf önemli bir işi yapacak; İsrail'de esir bulunanlara ve ailelerine yardım yapacak, çaresiz olanların çaresi ve imkanı olacaktır"

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Türk Milleti ve Devleti her zaman Filistin davasında Filistinlilerin yanında olmuş, bu davayı kendi davası olarak görmüştür ve bundan sonra da aynı anlayış içinde olmaya devam edecektir" dedi.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nca, Sarayburnu'ndaki Sepetçiler Kasrı'nda verilen "Filistinli Esirler ve Aileleri Dayanışma İftarı"na katılan Bozdağ, hayırlı bir işin başlangıcının yapıldığını söyledi.

Tarihi bir akşam yaşadıklarını belirten Bozdağ, "Bu akşam burada bulunanlar, Türkiye Filistin Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'nın kuruluşuna tanıklık etmektesiniz. Bir kısmınız kurucusu olacak. Söz konusu vakıf, Sayın Başbakanımızın da bilgisi ve onayı ile kurulacak olan değerli bir vakıftır. Bu vakıf önemli bir işi yapacak; İsrail'de esir bulunanlara ve ailelerine yardım yapacak, çaresiz olanların çaresi ve imkanı olacaktır" diye konuştu.

Bozdağ, Filistinlilerin kendi vatanlarında esir olan tek millet olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"Onun içindir ki dünyada esirler bakanı bulunduran tek millettir. Onurları, hürriyetleri, vatanları için mücadele ederken esir edilenleri, kıymetli ailelerini saygıyla selamlıyorum. Yıllardır Filistin'de vatanları, onurları, istiklalleri, kutsal değerleri için mücadele eden bütün kardeşlerimi saygıyla selamlıyor, şehit olanları da rahmetle anıyorum. Türk Milleti ve Devleti her zaman Filistin davasında Filistinlilerin yanında olmuş, bu davayı kendi davası olarak görmüştür ve bundan sonra da aynı anlayış içinde olmaya devam edecektir. Yıllardır Filistin'de insan onuruna, insan haklarına, insanlığa dair ne varsa ayaklar altına alındı. Hukukun çiğnendiğine ve BM'nin bütün kararlarının bütün dünya milletlerinin gözü önünde ayaklar altına alındığına şahit olduk. Bunca haksızlık karşısında sessiz kalanlar, buradaki katliamları, zulümleri durdurma imkanına sahip olduğu halde yeterince çaba harcamayanlar, üzerine düşenleri yapmayanlar da bunlardan mesuldür ve sorumluluktan asla kurtulamazlar."

BM'nin, insanların huzurunun, barışın uluslararası birliktelik ile teminat altına alınması ve insan haklarının ihlali noktasında önemli misyonlar üstlenmiş bir teşkilat olduğunu vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:

"BM, maalesef bu görevini, kurulduğu günden bu yana, kuruluş amaçlarına uygun bir biçimde yerine getirmemiştir, getirememiştir. Eğer yerine getirmiş olsaydı, bugün Suriye'de yaşanan ölümler olmazdı. BM, Suriye'de ölüleri sayıyor. Bugün Filistin'de yaşananlar yıllardır sürmezdi. BM'nin orada yaptığı da İsrail'in tutumlarını himaye eden bir yaklaşımdan öteye gidememiştir. Alınmış pek çok karar var İsrail'in aleyhine ama bu kararlar uygulanmadığı zaman, uygulanması gereken müeyyidelerin hiçbiri uygulanmadığında bu kararların, sadece 'bir şey yaptığımızı görsünler' diye alınmış kararlar olduğu çok açıktır. BM, farklı ülkeler, topluluklar haksızlığa uğradığı zaman aldığı farklı tutumlar nedeniye güvenilirliğini pek çok yerde maalesef yitirmiş durumdadır. Suriye'deki, Filistin'deki ölümleri durdurmayan, durduramayan BM, kuruluş amaçlarını kendisi ihlal eden bir teşkilat durumundadır."

Uluslararası örgütlerin ve yapıların çifte standartlı yaklaşımına karşı insan haklarından yana olmanın ve yanlışları eleştirmenin herkesin vazifesi olduğunun altını çizen Bozdağ, "Haksızlıklar karşısında susarsak, bunlara başka bir yoldan katkı sağlamış oluruz. Türkiye, insandan, insan haklarından yana ortaya koyduğu ilkesel tutumunu bundan sonra da her olayda sürdürmeye devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Kurulan vakfın, hem Filistinli esirlere hem de Filistinlilere çok ciddi katkı sunacağını aktaran Bozdağ, vakfın kurulmasından dolayı çok mutlu olduğunu dile getirdi.

Diyanet İşleri Başkanı Görmez

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de bugünlerde Müslümanların kalbinde hüzün ve sevincin bir arada olduğunu söyledi.

Ramazanın geride bırakılması nedeniyle hüzünlü olduklarını dile getiren Görmez, şöyle devam etti:

"Sevinçiliyiz çünkü Kadir Gecesi'ne kavuştuk. Ancak bu ramazanda ayrı bir hüzün yaşadık. Bağdat, Suriye, Mısır, Doğu Türkistan'da Müslümanların çektiklerini hep birlikte hissettik. Bizimle aynı inanca, imana sahip 5 bin kardeşimiz, yıllardır zindanlarda hayatlarını geçirdiler. Vatanlarını, izzetlerini, imanlarını ve Kudüs'ü savunmaktan başka suçları yok. Biz namaz kılarken iki kıbleye birlikte döneriz. Kalplerimizde olduğu gibi namazlarımızda da birleştirmeyi rabbimiz bize nasip etmiştir. Onun için oradaki kardeşlerimizi unutmak mümkün değildir."

Görmez, vakfın kurulmasına da değinerek, "Önce bu gece bir vakıf kurulacak. Gönüllü olanlar bize başvuracaklar ve onlarla birlikte bu hayırlı işin temelini atacağız" görüşünü iletti.

Başbakanlık Dış Politikadan Sorumlu Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın da Filistin halkının yıllardır insan onurunun nasıl ayakta tutulması gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Filistin davasının sadece bir milletin, dinin değil, bütün insanlığın davası olduğunu vurgulayan Kalın, "Türkiye, Filistin meselesini hiçbir zaman yabancı bir mesele olarak görmemiştir. İsrail hapishanelerinde 5 bin esir bulunmakta. Bunlar, bizlerin yardımına muhtaç durumdadır. Şu mübarek gecede, eminim buradan yapacağımız dualar, yardımlar, Allah katında farklı bir kabul görecektir. İnşallah Kudüs, Filistin özgürlüğüne kavuşana kadar, yardımlarımız onlarla birlikte olacaktır" diye konuştu.

Filistin Esirler Bakanı İssa Qaraqe ise İsrail'in kadın, çocuk, yaşlı demeden herkesi tutukladığını belirtti. Bazı esirlerin 30 yıldır İsrail hapishanelerinde bulunduğunu dile getiren Qaraqe, şöyle devam etti:

"Türk halkı, Filistinlilere yardımdan çok daha fazlasını yapıyor her zaman. Bizler, sizleri her zaman takip ediyoruz. Filistin ve Türk kanı, Mavi Marmara olayında birbirine karıştı ve biz bununla iftihar ediyoruz. Mavi Marmara şehitlerine ve ailelerine buradan selam gönderiyorum. İşgalci İsrail, hürriyetini yaşamak isteyen halklara baskı uygulamaktadır."

İftara, Kudüs Baş Müftüsü Muhammed Hüseyin, Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nebil Maruf ve bazı tutuklu Filistinlilerin aileleri de katıldı. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Filistinli Esirler ve Aileleri Dayanışma İftarı - Son Dakika


Advertisement