Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, kadına karşı her türlü ayrımcılığın çağ dışı olduğunu belirterek, "Kadına karşı şiddet erkeklik değil, ürkekliktir. Kadına karşı şiddette hep beraber el ele vermeliyiz ve bu bilinci her yerde oturtmalıyız" dedi.
Jandarma Genel Komutanlığı tarafından düzenlenen Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Kolluk Uygulamaları Semineri'nin açılışında konuşan Bağış, çok anlamlı bulduğu toplantının Türkiye'nin, AB sürecinde nereden nereye geldiğini, demokratikleşmede, şeffaflaşmada, reformlarını gerçekleştirmede, çözüm sürecinde neleri başarabileceğini göstermesi açısından çok önemli olduğunu söyledi.
Bağış, Türkiye'nin farklı bir süreçten geçtiğine, kiminin, geriye dönüp baktığında inanmakta zorlanacağı bir sürecin yaşandığına dikkati çekerek, 20 yıl önce insanların etnik kökenlerini dile getirmeye çekinirken, şu anda devletin televizyonunun etnik dillerde yayın yapabildiğini aktardı.
Çözüm sürecinin Jandarma Genel Komutanlığının da toplumsal hastalıklardan olan kadına yönelik şiddette sorumluluk üstlenmesiyle farklı bir boyuta taşındığını vurgulayan Bağış, şöyle konuştu:
"Türkiye'de gerçekten bir şeyler değişiyor. Bugün Türkiye, attığı reform adımlarıyla gerçekten bölgesinde bir ilham kaynağı haline gelmiştir. Bir yandan demokrasimiz güçleniyor, öte yandan ekonomimiz, dünyadaki itibarımız güçleniyor. Bütün bunları el ele yapıyoruz, bence en önemlisi de bu. Bir de bunu İstanbul gibi camilerin, kiliselerin, havraların insanlığa birlikte huzur verdiği bir şehirde yapıyoruz. Gerçekten temsil etmekten onur duyduğum bu şehirle ne kadar onurlansak azdır. Çünkü iki kıtayı birleştiren, kucaklaştıran tek şehir; İstanbul'dur. Bizim kültürümüzde, geleneklerimizde aslında çok derin bir şekilde yer alan o hoşgörü kültürünün bugün AB standartlarını yakalama azmiyle yeniden canlanması, farklı boyutlara taşınması gerçekten çok anlamlıdır."
"Kadına yönelik şiddet dünya ülkelerinin sorunu"
Bakan Bağış, sorunları birlikte tespit ederek, birlikte tedavi etmeleri gerektiğini belirterek, "Zannedilmesin ki kadına karşı şiddet, sadece gelişmemiş, gelişmekte olan ülkelerde ya da sadece doğulu kültürlerde olan bir sıkıntı. Geçen hafta Amerika'nın Ohio eyaletinde 10 sene boyunca üç kadını bir evin bodrumuna kilitleyen bir sapığın haberlerinden hepimiz etkilendik. Dünyanın birçok yerinde, farklı kültürlerde bu sorunla mücadele var. Ancak bizim değerlerimizde, kültürümüzde bununla mücadele etmek aslında bir emirdir, şarttır, hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı.
İslam inancında buna çok önemli yer verildiğini, Hz. Peygamber'in Veda Hutbesi'nde kadınların emanet olduğunu söylediğini ve kadın hakkını gözetmeyi emrettiğini anlatan Bağış, kimsenin, inançları ya da değerleri şiddete bahane gösterme acizliğine düşme riski bulunmadığını söyledi.
Bağış, 2010'da yapılan Anayasa değişikliği ile kadına karşı pozitif ayrımcılığın hukuki temellerinin atıldığını belirterek, Türkiye'nin, bu süreçte, AB standartlarını aşmak, cumhuriyetin kurucusu vizyoner lider Mustafa Kemal Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak konusunda çok önemli adımlar attığını anlattı.
"Bugünün çağdaş medeniyetleri, AB standartlarındaysa biz bunların da üzerine çıkmak zorundayız" diyen Bağış, onun için birlikte çalışacaklarını söyledi.
"Yeterli mi, değil"
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Tarihimize baktığımızda Türk hakanların yurtlarını hatunlarıyla birlikte yönettiğini görürüz. 1913'ten itibaren kadınlarımıza devlet memuru olma imkanı vermiş bir milletiz. Üyesi olmaya çalıştığımız AB'ye üye birçok ülkeden çok önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını tanımış bir ülkeyiz. Hal böyleyken bizim bu sorunda farklı bir noktada olma lüksümüz yok. Bu süreç her açıdan önemli bir süreçtir" ifadelerini kullandı.
Bugün artık Türkiye'nin farklı bir noktada olduğunu, TBMM'de ilk defa kadın temsil oranının cumhuriyet tarihi rekorunu kırdığını ve yüzde 15'lere çıktığını belirten Bağış, "Yeterli midir? Hayır, değildir. Daha da iyisini hep birlikte gerçekleştirmek durumundayız" dedi.
Bağış, çalışma hayatında da kadının temsil oranını artırmayı ortak bir hedef olarak gördüklerini ifade ederek, rekabetçi bir çağda yaşandığını, bu yüzden toplumun her kesimini kucaklayan ve ortak mücadele eden aktörlere ihtiyaç olduğunu aktardı.
"Kadına karşı her türlü ayrımcılık çağ dışı"
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, kadına karşı her türlü ayrımcılığın çağ dışı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kadına karşı şiddet erkeklik değil, ürkekliktir. Kadına karşı şiddette hep beraber el ele vermeliyiz ve bu bilinci her yerde oturtmalıyız. İnsanların fikirlerinden, cinsiyetlerinden, kılık kıyafetlerinden, dillerinden, kültürlerinden dolayı ayrımcılığa, hele hele şiddete uğraması hiçbirimizin kabul edemeyeceği bir olgudur. Buna karşı da hep beraber mücadele etmeliyiz. İşte bugün bu toplantının düzenlenmiş olması da Türkiye'de birçok paradigmanın değiştiğini, sadece kanunların, uygulamanın değil, zihinlerin de değiştiğini, Türkiye'nin AB standartlarını da aşarak, Atatürk'ün gösterdiği o noktaya ulaşma konusunda kararlı olduğunu göstermiştir." - İstanbul
Son Dakika › Güncel › 'Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılık Çağ Dışıdır' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.