Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye geçen Cemil Tugay'ı Özgür Özel'e önceden uyardığını söyledi

Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı Özgür Özel'e önceden uyardığını belirtti. Yolsuzluk işine bulaşan CHP'li belediye başkanı istemediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Tugay'ın İzmirlilere doğru dürüst hizmet götüremediğini savundu.
(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye geçen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın tekrar aday gösterilmemesiyle ilgili görüşünü dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e aktardığını belirterek, "Yolsuzluk işine bulaşan CHP'li belediye başkanı istemiyorum. Halka hizmet eden, halka hesap veren belediye başkanı istiyorum. Yolsuzluk yapanların kapısı belli. İstiyorlarsa Özgür Bey'in partisine gidiyorlar, istiyorlarsa AK Parti'ye gidiyorlar" ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KRT TV'de katıldığı programda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasına ilişkin soru üzerine, "Cemil Tugay'ın Karşıyaka Belediye Başkanı olmasından sonra onun çalışmalarının çok yetersiz olduğunu, beşli çete olarak adlandırdığım bir firmaya hizmet eder konumda olduğunu görünce arkadaşlarımı görevlendirdim. İddiaların doğru olduğu ortaya çıktı. Büyükşehir Belediye Başkanımızı aradım, şimdi maalesef haksız yere hapiste. Tunç Bey'i de ihbar eden, şikayet eden de o. O olaydan sonra tekrar seçimler olacak. Özgür Bey'le kurultaydan sonra genel başkanın odasında ona sadece bir genel başkanın bilmesi gereken konuları aktardım. O konulardan birisi de bu kişiydi, bunu belediye başkanı olarak göstermemesi gerektiğini, bir arsa satışından milyonlarca lira avantaj sağladığını, sağlıklı ve tutarlı birisi olduğunu Özgür Bey'e aktardım. Benzer birkaç olayı da ilettim. Karşıyaka'da beceriksiz olan, doğru dürüst hizmet sunamayan bir kişi maalesef daha sonra Büyükşehir Belediye Başkanı yapıldı. İzmirlilere de doğru dürüst hizmet götüremedi. Sonradan da AK Parti'ye geçti" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Beni üzen nokta şu: Bir genel başkan olarak ben kendisine sadece iki genel başkan arasında kalması gereken sırları, önce bu belediye başkanlarına aktarması. Sonra bu belediye başkanının, kurultayda bir genel başkanın seçilmemesi için özel çaba harcaması ve onun bedeli olarak da kendisine Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın verilmesi... Çıkar üzerine kurulan siyaset, her zaman bu partinin aleyhine olmuştur. Bu kişiyi getirdiler, Büyükşehir Belediye Başkanı yaptılar. Faturasını sadece Özgür Bey değil, CHP değil, İzmirliler ödüyor. Bu doğru değil. İki genel başkanın konuştuğu özel bir konuyu gidip Cemil Bey'e anlatması, onu ödüllendirerek büyükşehir belediye başkanı yapması, anketlerden söz ediyor... Hiç öyle bir şey yok. Partinin arşivinde hiçbir anket de yok. Aynı zamanda olay PM'de tartışılırken, bu konuda da itiraz edenlerin itirazlarına karşı anket sunulmamış. Özgür Bey, o görüşmede not aldı. Söylediğim şeylerin tamamı doğru. Cengiz İnşaat'ın taşeronluğunu niye yapıyorsunuz? Ben, partinin genel başkanı olarak beşli çetelerden söz ederken, belediye başkanı olarak kalkıyorsunuz beşli çetelere hizmet ediyorsunuz. Olmaz. Böyle bir CHP'li belediye başkanı olmaz. Aldınız, büyükşehir belediye başkanı yaptınız. Şimdi, AK Parti'ye hizmet edecek. Sorumlusu kim? Burdan hem Özgür Bey'in genel başkanı olduğu partinin bütün kurmaylarına hem de CHP'lilere sesleniyorum. Benim gidip bu kadar açık, net söylediğim olayı dikkate almaksızın, gidip ona İzmir Büyükşehir'i teslim ediyorsun. Birilerine yeni çıkar sağlamak, avantaj sağlamak, kendisini korumaya almak için AK Parti'ye geçti. Bir belediye başkanının, kendisinden önce beldeye hizmet etmiş bir belediye başkanını ihbar etmek yakışmaz. Elde somut veri olsa itiraz etmeyeceğim, yazıktır, günahtır. Utanıyorum ben şahsen. Şimdiki Karşıyaka Belediye Başkanı bir kadın ve Cemil Tugay'ın neler yaptığını bilen bir belediye başkanı, başarıyla görevini yapıyor.
"İZMİR CHP'NİN KALESİYDİ"
Yüzlerce işçinin işine kim son verdi? Kendisi son verdi. Hani kimsesizlerin kimsesi. Memlekette bu kadar işsizliği yaratan sanki başka bir parti de o herkese sahip çıktı, ülke huzur içinde, gelir dağılımı dengeli... Nasıl oluyor da kimsesizlerin kimsesi oluyor. Şunu söyleseydi daha iyi olurdu: 'Varsılların koruyucusu, varsıllara her türlü imkanı sağlayan, yolsuzluk yapanları koruyan bir parti' diyebilirdi. Kendisi de oraya gitti. Çıkarcıların partisi olmaz. Çıkarcılar, her yerde kendilerini korumak için bütün değerleri istismar edebilirler. O da Mustafa Kemal Atatürk'ün sözünü... Kime sahip çıktılar Allah aşkına bu memlekette bu kadar yoksul var. Beyefendi yaranmak için bu sözü kullanıyor. Beşli çetelerin sahibi dese anlarım. Varsılların sahibi dese ben bunu anlarım. Borsa soygunları olurken bunlar nerdeydi. Ülkede bu kadar yolsuzluk olurken bunlar nerdeydi. Herkes köşeyi döndü.
İzmir, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalesiydi, kabul edelim. İzmir'in aydınları var, insanları daha duyarlı. CHP'yi de yeri zamanı geldiğinde eleştiriyorlar. Siz kalkıp da belediye başkanlarını yapay zekayla seçtik derseniz, yapay zekanın getirdiği bu. Sizin zekanız yok, yapay zekaya gidiyorsunuz. Yapay zeka ne zamandan beri belediye başkanlarının seçimi için ana aktör konumuna geldi. Kaç tane belediye başkanı AK Parti'ye geçti. Bunların çoğu yolsuzluk yaptılar, yolsuzluktan kurtulmak için oraya sığındılar. AK Partili belediye başkanı olursan kimse sana dokunamaz, istediğin kadar yolsuzluk yapabilirsin. CHP'li belediyeydi bunlar, nasıl oldu da bunlar yolsuzluk yaptılar. Yolsuzluk işine bulaşan CHP'li belediye başkanı istemiyorum. Halka hizmet eden, halka hesap veren belediye başkanı istiyorum. Yolsuzluk yapanların kapısı belli. İstiyorlarsa Özgür Bey'in partisine gidiyorlar, istiyorlarsa AK Parti'ye gidiyorlar. Önce Özgür Bey'in partisine ordan da transfer olup diğer partiye geçiyorlar. Tuzla Belediye Başkanı hangi gerekçeyle geçti. Soruşturma yapılmak istenmiyorsa, savcının baskısından kurtulmak isteniyorsa geçiyorsunuz AK Parti'ye, orada güzel bir koruma şemsiyesi var. İstediğiniz kadar yolsuzluk yapabilirsiniz. Belediye başkanların sabahın 5'inde, 6'sında evlerini basıyorlar, gözaltına alıyorlar. Melih Gökçek'i naptılar, davet ettiler, ağzında sakızıyla geldi, dışarı çıktı, büyük keyifle arabasına bindi, gitti. Siyasette Ahlak Yasası gelmediyse, siyaset kirlilikten arınmadıkça Türkiye beka sorununu her zaman yaşar."
(SÜRECEK)
Sizin düşünceleriniz neler ?