Mısır'da Ordunun Yönetime El Koyması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Mısır'da Ordunun Yönetime El Koyması

Mısır\'da Ordunun Yönetime El Koyması
09.07.2013 14:46  Güncelleme: 16:10

Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Ceylan, Mısır'daki darbeye sessiz kalan uluslararası toplum ve BM'ye tepki gösterdi.

Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) Genel Sekreteri Necati Ceylan, "Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler, hayat hakkı ve kendi kaderini tayin hakkı gibi en temel hakların Mısır ordusu tarafından terör yöntemiyle yok edilmesi karşısında sessiz kalarak varlık sebeplerine aykırı davranmışlardır" ifadelerini kullandı.

Ceylan, yaptığı yazılı açıklamada, darbenin insanlık suçu olduğunu, Mısır'da da halkın iradesine karşı bir darbe yapıldığını belirtti.

Darbecilerin, Mısır halkının çoğunluğunun oyuyla seçilmiş meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'yi görevden aldığını bildiren Ceylan, şunları kaydetti:

"Darbe sonrası geniş çaplı tutuklamalar başlatılmış, darbeye karşı çıkan Mısır halkı üzerine ateş açılarak katliam yapılmıştır. Uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan 'hayat hakkı' devlet eliyle ortadan kaldırılmış, 'işkence yasağı' ihlal edilmiş, halka zalimane ve onur kırıcı muamelelerde bulunularak haksız tutuklamalarda bulunulmuştur.  Meşru yönetime karşı darbe yapan ve halkını katleden bu ordu Mısır Ordusu olamaz. Esasen ABD'den her yıl 1,4 milyar dolar yardım alan, aldığı bu yardımları halkı üzerinde kurşuna-bombaya dönüştüren ordu, bu katliamla hukukun koruduğu en temel hak olan hayat hakkını devlet terörü ile ortadan kaldırmıştır."

-"Uluslararası toplumun tavrını kınıyoruz"

Büyük bir medeniyetin temsilcisi olan Mısır halkının, binlerce yıllık tarihinde ilk defa diktatörlüğü ve despotluğu yıkarak kendi yöneticilerini ve anayasalarını özgür iradeleriyle belirlediğine dikkati çeken Ceylan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Müslüman Mısır halkına karşı yapılan darbe ve katliama batılı ülkeler sessiz kalmış, hatta 'darbe' olarak isimlendirmemiştir. Sessiz kalmak suretiyle bu darbe ve katliamları onaylamışlardır. Bu açık bir çifte standarttır. İkiyüzlülüktür.  BM gibi uluslararası toplum kuruluşları ise 'darbe' olarak isimlendirmekten kaçınmış ve tatminkar bir açıklama dahi yapmamıştır. Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler, 'hayat hakkı' ve 'kendi kaderini tayin hakkı' gibi en temel hakların Mısır ordusu tarafından terör yöntemiyle yok edilmesi karşısında sessiz kalarak varlık sebeplerine aykırı davranmışlardır. Batının bu tavrı, Müslüman halkların kendi seçtikleri yöneticiler tarafından değil, kukla ve işbirlikçi batı yanlısı yöneticiler tarafından yönetilmesinin istendiğini açıkça ortaya koymaktadır. Darbeyi açıkça destekleyen Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Suriye ve İsrail'i bu hukuka aykırı tavırları nedeniyle kınıyoruz."

"Meşru yönetimi darbe ile deviren zorbalığa karşı Mısır halkının direnmesi, meşru hakkıdır" diyen Necati Ceylan,  Mısır halkının iradesine sahip çıkması ve darbeye karşı direnmesi gerektiğini vurguladı.

Adalet ve vicdan sahibi herkesin darbeye direnen Mısır halkına destek vermesi gerektiğini bildiren Ceylan, "Darbe sonrası tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır. Halkın üzerine ateş açan, onlarca kişinin ölümünden sorumlu olan ve darbeyi yapanlar derhal tutuklanmalı ve yargılanmalıdır" değerlendirmesinde bulundu. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Mısır'da Ordunun Yönetime El Koyması - Son Dakika


Advertisement