Çok etkilenen Kaleşi, ailece Türkiye'ye göç etti ve ressam olma hayalini Türkiye'de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nde gerçekleştirdi. 1965'de mezuniyetinden bu yana elli sene geçti. Sanatçı o heyecanını hiç kaybetmeyerek yıllar boyu üretti, dünyanın bir çok ülkesinde önemli mekânlarda kişisel ve grup sergileri yaptı. Bu sene Temmuz ayında doğduğu şehir olan Manastır'da, vaktiyle Atatürk'ün askeri liseyi okuduğu Manastır Askeri İdadisi'nde, şimdi Şehir Müzesi, açtığı sergi bunların en anlamlılarından biriydi.
Kaleşi, sanatının 50. Yıl kutlamalarına İstanbul'da yirmi dokuz senedir birlikte çalıştığı Tem Sanat Galerisi'nde 29 Aralık 2014 – 24 Şubat 2015 tarihlerinde açacağı sergisiyle devam ediyor. Bu vesile, ile Fransız yazar Gil Jouanard tarafından yazılan ve Kaya Özsezgin tarafından dilimize çevrilen "Ömer Kaleşi – Canlı Doğa Resimleri" kitabı da yayın hayatına başlıyor. Bu kitapta sanatçının yıllardır spatülle boyadığı başlarla meyvelerden oluşan ölüdoğa resimlerinin ilişkisi irdeleniyor.
Burada, Ömer'in sesine kulak verelim; diyor ki, "Güzel Sanatlar dönemimden beri başları resmediyorum. Yüzlerce baş. Neden, bilmiyorum. Başlar benim işim gücüm, hep de öyle olacak. Tüm yaşamım, tüm resim sanatım başlar üzerine kuruludur. Başın bedenden önce geldiğini, onu yönettiğini, dilediği yere yönlendirdiğini, bedene komut verdiğini düşünüyorum. Başı yaparken, insanı yapıyorum. Beden gerekli değil, o hiçbir şeye karar vermez. Her şeyi "baş"ın içinde görürüz; baş yeterlidir. Gerekliliği kalmamış bir bedene ihtiyaç yoktur."
1932 doğumlu Ömer Kaleşi, Güzel Sanatlar Akedemisi'ndeki öğrencilik yıllarından bu yana sanatında, bireyin duygularını, yalnızlığını ve yaşam karşısında savaşımını soyut bir dille aktarma yolunu seçmiştir. Renk yoluyla düşüncelerini yansıtan sanatçı, özellikle kırmızı rengin çekim alanında bulunuyor. Resimlerindeki en önemli konunun insan, ancak sadece insanın bir detayı olan baş olduğunu ifade eden sanatçı,"başlarla başa çıkmam mümkün değil, ama bildiğim bir şey varsa, o da hayatımın sonuna kadar onları resmedeceğim," diyor. Sanatçıya göre, bazı başlar direnirler; o zaman, tuvalin üzerinde meyvelerden oluşan natürmortlar veya satıcı çocuklarla elmalar oluşur. Fırça yerine hep spatülle çalışan Kaleşi, tuval üzerine yaydığı boyayı, çizgiye gerek görmeden içten dışa genişleyerek soyut bir doku ile figürsel öğeleri bütünleştiren kendine özgü bir yöntem uygular.
Sergiyi galeride izlemek imkanını bulamayan sanatseverler, www.temartgallery.com adresinde devamlı güncel tutulan e.ağ sayfalarımızda sergiye, galeri sanatçılarına ve geçmiş sergi arşivlerine ulaşabilirler.
Son Dakika › Güncel › Ömer Kaleşi Sanatta 50 Yılını Kutluyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.