ANKARA 146/3. maddesinde yer alan "Türkiye Cumhuriyeti Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun tamamı veya bir kısmını tağyir ve tedbil veya ilgiya ve bu kanun ile teşekkül etmiş Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni iskata veya vazifesini yapmaktan mene cebren teşebbüs suçuna feri iştirak" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suçun 5237 sayılı Yeni TCK'nın 309 ve 39. maddelerinde düzenlendiği anımsatıldı. Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'da insanlığa karşı suçların düzenlenmediği, bu suçların, 1 Haziran 2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 77. maddesinde düzenlendiği vurgulanan kararda, aynı Kanun'un 77. maddesinin son fıkrasında, "Bu suçlardan dolayı zaman aşımının işlemeyeceği" hükmüne yer verildiği kaydedildi.
-SANIKLARIN KAMU GÖREVLİSİ DEĞİL-
Kararda, 1982 Anayasası'nın 90'ncı maddesinin son hükmünde, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır" hükmü anımsatıldı. Bu düzenlemenin üst norm kuralı olarak bağlayıcı olduğu belirtilen kararda, şöyle denildi:
"Her ne kadar önceki düzenlemede zaman aşımı sürelerinin geçmişe yürümeyeceği ve önceki düzenlemede düzenlenmemiş bir suçtan dolayı kanunilik ilkesi gereği sanıklar hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağı düşünülse de Türkiye Cumhuriyeti tarafından kabul edilen ve iç norm kuralları bakımından bağlayıcı özelliği bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesinde yer alan yaşama hakkına yönelik kararlarında, "yaşama hakkını ihlal ettiği iddia olunan, işkence ve kötü muamele iddialarıyla suçlanan kamu görevlilerinin af ve zaman aşımından faydalandırılmaması' gerektiği yünündeki hükümleri nazara alındığında, sanıkların kamu görevlisi değil, sivil oldukları, ayrıca olayın asli maddi faili değil feri şerik olarak yargılandıkları, 765 sayılı TCK'nın 146/3. maddesinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı hapis cezasının 5 yıldan 15 yıla kadar ağır hapis olduğu, lehe olan 765 sayılı TCK'nın 102/3, 104/2 maddeleri gereği 15 yıllık olağanüstü zaman aşımı süresi 2 Temmuz 2008'de dolduğundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı TCK'nın 102/3 ve 104/2 maddesi gereği ortadan kaldırılması hükmünü doğurmak üzere CMK'nın 223/8. maddesi gereği ayrı ayrı düşürülmesine oy birliğiyle karar verildi.'
-YAŞASIN ADALET-
Salonda bulunan bazı dinleyicilerin kararı alkışlı protestosu ve "Yaşasın Adalet" diye bağırması üzerine Örsdemir, "Alkışlanacak bir şey yapmadık. Görevimizi yaptık" dedi. Kalabalık nedeniyle salona girişte izdiham yaşanırken, bazı izleyiciler dışarıda kaldı.
Duruşmanın başında cep telefonuyla bir dinleyicinin salonun fotoğrafını çekmesi üzerine, mahkeme başkanı Örsdemir, polise telefondaki fotoğrafı sildirdi. Örsdemir, "Lütfen cep telefonlarınızı kapatın. Zaten Twitter denen bir şey çıkmış. Yasalara göre duruşma salonunda kayıt alınamaz. Kanun hükmü açık. İşlem mi yapayım? Bende reklam yapmak isterim ama ama kanun açık" diyerek, uyarıda bulundu. Bunun üzerine duruşmayı izlemeye gelenlerden birisinin "Baskı yapmayın" demesi üzerine Örsdemir, "ortamı germeyin" dedi.
-KARAR TEPKİYLE KARŞILANDI-
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Sivas olayları davasının zaman aşımından düşmesi kararına, "Kararı yargının yüz karası olarak nitelendiriyoruz ve kınıyoruz" sözleriyle değerlendirirken, kararın ardından adliye çıkışında bazı milletvekilleri ile olaylarda hayatlarını kaybedenlerin yakınları karara tepki gösterdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, mahkeme kararını bu şekliyle kabul etmediklerini ifade etti. Yasama organının bu olaya zamanında el koyması gerektiğini savunun Tanrıkulu, kararı yargının yüz karası olarak nitelendirdiklerini ve kınadıklarını belirtti. CHP Denizli milletvekili İlhan Cihaner, kararı hukuk dışı olarak nitelendirdi. Ölenlerin yakınlarının avukatlarından Şenal Sarıhan da olayın mahkeme tarafından insanlığa karşı işlenmiş suç olarak kabul edilmesini önemli bir adım olarak değerlendirdi. Zaman aşımıyla ilgili kararı ise olumsuz olarak değerlendiren Sarıhan, "Sözleşme, insanlığa karşı işlenmiş suça hangi sıfatla katılırsa katılsın, hatta eylem gerçekleşmemiş bile olsa bunu suç olarak kabul eder ve zaman aşımından yararlandırmaz. Biz temyiz edeceğiz. Yargıtay umarım bu olumlu adıma daha sağlam bir adımla katkı sunacak" dedi.
-GAZETECİ YARALANDI-
Sivas olaylarına ilişkin 7 sanık hakkındaki davanın zaman aşımından düşürülmesine tepki gösteren ve Ankara Adliyesi önünden yürüyüş yapmak isteyen gruba, polis, biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Adliye önünde avukatların karara ilişkin açıklamasının ardından, grubun bir bölümü yürüyüş yapmak istedi. Atatürk Bulvarı'nı trafiğe kapatan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Halkevleri ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) üyelerinin de aralarında bulunduğu gruptakiler, ellerindeki taş ve sopaları polise fırlatmaya başladı. Bunun üzerine polis, biber gazı ve tazyikli suyla gruba müdahale etti. Kırdıkları kaldırım taşlarıyla polise karşılık veren gruptakiler, Adliye Sarayı önündeki otobüs duraklarına da zarar verdi.
Olaylar sırasında Milliyet Gazetesi foto muhabiri Serdar Özsoy da başına gaz fişeği isabet etmesi sonucu yaralanarak, arkadaşları tarafından Numune Hastanesine kaldırıldı. Polisin gaz müdahalesi sonrasında gazdan etkilenen çok sayıda kişi adliyenin alt kısmanda bulunan kantine kaçtı. Polis ve göstericiler gazın etkisinden kurtulmak ve yüzlerini yıkamak için 125 adet pet şişe suyu kullandıklarına dair tutanak tutuldu. (ANKA/SON)
(YE/ZHR) - Ankara
Son Dakika › Güncel › Sivas Davası Zamanaşımından Düştü(3/son) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.