SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Uludere olayı öncesindeki istihbarat bilgilerinin kimden geldiği yönündeki tartışmalarla ilgili olarak, "Bilgileri bize Amerika istihbarat teşkilatı mı, yoksa Türk teşkilatı mı bildirmişti? Allah aşkına ne fark eder" dedi.
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Mustafa Kamalak, partisinin Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Milletin Dediği Olsun, Zina Tekrar Suç Sayılsın' kampanyasının imza törenine katıldı. Konya'dan sonra Afyonkarahisar'da da başlatılan 'Zina Tekrar Suç Sayılsın' kampanyası, SP'lilerin katılımı ile Fuar Alanı'ndan başlatıldı. Buradaki törene kaza yapması nedeniyle geç katılan SP lideri Kamalak, Afyonkarahisarlı'ların sevgi gösterileri ile karşılandı. 'Zina Tekrar Suç Sayılsın' imza kampanyasının açılışı öncesinde bir konuşma yapan Kamalak, Türkiye'de bugün işçi, memur, esnaf, tüccar, millet, devlet hatta doğmamış bebeklerin bile borçlu olduğunu söyledi.
Bugün dünyaya gelecek olan bir bebeğin 7 bin 200 dolar borçlu olduğunu dile getiren Kamalak, "Gelir dağılımındaki adaletsizlik, bundan 10-15 yıl öncesine nispetle arttı. Memurlarla hükümet arasında bir toplu sözleşme görüşmesi vardır. Hükümetin teklifi yüzde 3+3, önümüzdeki yıl için de yüzde 2+3. 'Neden?' diye sorduğumuzda, çünkü Türkiye'nin dengesi bozulur. Bundan 16 yıl önce Milli Görüş, 158 milletvekili ile hükümete ortak olduğu zaman işçiye, memura, emekliye yüzde 50 zam demişti. Dönemin ana muhalefet partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz, hayretler içinde 'Bu parayı nerden bulacaksınız?' diyordu. O para bulundu. Üstelik hemen ardından yüzde 30 daha zam verildi. Peşinde yüzde 20 zam daha. Böylece memur maaşlarına yapılan en düşük zam, yüzde 132 olmuştu. IMF'ye el açmadan, dünya bankasına yalvarmadan, içerideki para babalarından yardım talep edilmeden, çok daha önemlisi bir kuruşluk vergi alınmadan o para bulunmuştu" dedi.
"İSTİHBARATIN KİMDEN GELDİĞİ NE FARK EDER"
Şırnak'ın Uludere ilçesinde öldürülenlerle ilgili istihbarat paylaşımın nereden yapıldığının tartışıldığını aktaran Mustafa Kamalak, şöyle konuştu: "Biliyorsunuz bir süre önce Şırnak'ın Uludere ilçesinde 34 vatandaşımız devlet güçleri tarafından vurulmuştu. Tartışılan ise o bilgileri bize, yani terörist geliyor bilgilerini bize, Amerika istihbarat teşkilatı mı, yoksa Türk teşkilatı mı bildirmişti. Allah aşkına ne fark eder. Sayın Başbakan diyor ki 'Biz bilgileri kendi teşkilatımızdan aldık.' Bu ifade bağışlayın merdi gıbti misalinden daha hazin bir durumdur. Demek ki bu ülkenin istihbaratı hükümeti yanılmıştır. Sonuç itibari ile devlet 34 vatandaşını terörist zannı ile öldürmüştür. Kabul edilemez bir durum. Çare nedir? Çare sizlersiniz. Çare Milli Görüş'tür."
"HAÇLI BİRLİĞİ'NE GİRMEK İÇİN AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI KURDULAR"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kardeşleri olduğunu, hocanın öğrencisi olduğunu anlatan Kamalak, şöyle devam etti: "Ama bu meseleyi çözmüyor. Neden, unutmayınız ki Habil ile Kabil de kardeşti. İtirazı olan var mı? Ama iki kardeş arasında mukayese edilemeyecek kadar fark vardır. Öyle değil mi? Okullarda bir kısım öğrenci takdir ile iftihar ile geçerken, aynı hocanın bir kısım öğrencileri 100 üzerinden ya da 10 üzerinden sıfır alarak okuldan kovulur belge alır. Erbakan hocanın ifadesi ile 'Evet, bunlar bizim öğrencimizdi ama biz ders anlatırken bunlar arka kapıdan kaçan öğrencilerimiz' diyordu. Aramızda fark var, her şeyden önce yönümüz farklıdır, onlar Avrupa Birliği diyor, yani Hıristiyan Kulübü diyor, Haçlı Birliği diyor. Oraya girebilmek için Avrupa Birliği Bakanlığı kurdular. Biz ise Milli Görüş olarak 'Hayır' diyoruz. Bizim yerimiz, Orta Doğu'dur, İslam alemidir diyoruz. Bu amaçla biz D8'leri kurduk. Eğer bu aziz milletimizi haçlılara, batılılara yama yapacaksak, onlar zaten buralara kadar gelip, buraları işgal etmişlerdir. Kendi bünyelerine katmak için dedelerimiz onları buradan kovmak için canlarını siper ettiler, şehit düştüler. Onların suçu neydi? Sadece Çanakkale'de resmi kayıtlara göre 250 bin şehit verdik. Onlar sizin dedelerinizdi. Katilleri, İngiliz, Fransızlar, yani haçlılar. Oraya gireceksek bu kadar şehidin suçu neydi? Ne olur gafil kardeşlerimizi uyarınız. Siz nereye gitmek istiyorsunuz, Haçlı Birliği'ne mi İslam Birliği'ne mi?"
"ZİNA SUÇ OLMALI DİYEN PARTİ SAADET PARTİSİ'DİR"
Zina suç olmalı diyen partinin Saadet Partisi olduğunu, bunu suç olmaktan çıkaranın ise AK Parti olduğunu söyleyen SP Genel Başkanı Kamalak, "Sizlere sorsam, mukaddes kitaba göre iki büyük günahı nedir?' desem, birincisinde aklınıza gelmese bile ikinci de zina dersiniz. Yine, 'Size göre yenmesi haram olan bir iki gıda maddesi sayın' desek birinci olmasa bile ikinciye domuz eti dersiniz. Domuzun yetiştirilmesi için teşvik kredisi açan kim, aradaki farkları belirtmek için bunlar yetmez mi? Unutmayın bir gün bu hesapla karşılaşacaksınız" dedi.
Kamalak, konuşmasının ardından 'Zina Tekrar Suç Sayılsın' kampanyası için ilk imzayı attı. Kamalak, partililer ile birlikte hazırlanan kampanyaya yönelik afişlerin önünde de fotoğraf çektirdi. - AFYONKARAHİSAR
Son Dakika › Güncel › Sp Genel Başkanı Kamalak Afyonkarahisar'da - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.