Sp Lideri Kurtulmuş'Tan, Anayasa Taslağı İçin Hem İktidara H - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Sp Lideri Kurtulmuş'Tan, Anayasa Taslağı İçin Hem İktidara H

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Sp Lideri Kurtulmuş\'Tan, Anayasa Taslağı İçin Hem İktidara H

"anayasayı Yapma Vaadi Sadece Adalet Kalkınma Partisi İçin Bir Fantaziden İbaret Olursa, İyi Olur Şeklinde Değerlendirilecek Bir Konu Değil. Millet Tarafından 22 Temmuz 2007'de Bir Kez Daha Perçinlenmiş Olan Bir Milli Sorumluluktur"

"Anayasayı yapma vaadi sadece Adalet Kalkınma Partisi için bir fantaziden ibaret olursa, iyi olur şeklinde değerlendirilecek bir konu değil. Millet tarafından 22 Temmuz 2007'de bir kez daha perçinlenmiş olan bir milli sorumluluktur"

"Bu da daha öncekilerde olduğu gibi 12 Eylül Anayasası'na yapılan yeni bir yamadan ibarettir. AK Parti'yi statüko yanlısı bir takım düşünceler yerine, bütün milletin egemenliğini sağlayan reformcu sorumluluklarına dönmeye davet ediyorum"

"28 Şubat ve 27 Nisan süreçlerini hatırlatacak her türlü söz ve davranışlarından ben muhalefet partilerinin kaçınmasının bu sürecin çok daha doğal bir şekilde geçeceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum"

" Türkiye'de Tanzimat'tan bu yana ne zaman bir Türkiye'de bir takım siyasi reformlardan bahsetsek, maalesef bazı siyasi ve iktisadi elit otomatik olarak şu tavır içerisine giriyor; 'Bu millet anayasalarını yapmaktan ne anlar?'. Dolayısıyla 'Millete eğer bir anayasa yapılacaksa bu anayasayı da biz yapar milletin önüne koyarız' diye düşünüyorlar"

"Tanzimat'tan beri bu ülkedeki temel soru şudur; bu topraklarda yaşayan milletimizin tamamı bu ülkenin kiracısı mıdır, ev sahibi midir? Bu ülkedeki iktisadi ve siyasi elitler diyorlar ki, 'Ey millet siz bu toprakların kiracısısınız, buyurun bu da sizin anayasanızdır, yani kira kontratınızdır' diyor. Tanzimat'tan beri anayasalarımızı ya askerin namlusu ucunda değiştiriyoruz, ya Batı'dan gelen bazı ilhamlar çerçevesinde değiştiriyoruz"

Anayasa değişikliğine ilişkin basın toplantısı yapan Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, önümüzdeki günlerde yeni Anayasa'nın nasıl olması gerektiği ve sürece yönelik teklif, temenni ve tavsiyelerini Cumhurbaşkanı ile paylaşacaklarını anlattı. Konuya ilişkin görüşlerini, kendilerini Hükümet adına ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'ya aktardıklarını kaydeden Kurtulmuş, konuyla ilgili bazı endişelerinin olduğunu söyledi.

AK PARTİ KATILIMCI DEMOKRATİK YENİ BİR ANAYASA YAPMA İRADESİ GÖSTEREMEMİŞTİR

Kurtulmuş şunları dile getirdi: "Türkiye'de 1921 Teşkilat-ı Esasi'si, 1921 Anayasa'sı hakikaten son derece ileri, milletin birebir katılmış olduğu, milli egemenliği her haliyle, kayıtsız şartsız ortaya koyan bir anayasaydı. Ancak ne yazık ki, ondan sonra ortaya konan 1960 ve 1980 ihtilalleriyle birlikte Türkiye'nin yapmış olduğu Anayasa değişiklikleri maalesef millet egemenliğini rafa kaldıran, millet egemenliğini hep 'ama'larla kısıtlayan bir anayasal düzenin kurulmasına neden olmuştur. Bu anlamda Türkiye'nin çok partili siyasi hayatı da aslında 60 ve 80 anayasalarında dile getirilen bürokratik oligarşinin yanında olanlar, statükodan yana olanlarla aslında değişimden ve Türkiye'de millet egemenliğinin önünü açmaktan yana olanlar arasında bir mücadele şeklinde özetlenebilir. Ancak ne yazık ki Adalet Kalkınma Partisi 3 Kasım 2002 seçimlerinde tek başında anayasayı değiştirebilecek çoğunluğa sahip olmasına rağmen 27 Temmuz 2007 seçimlerinde de özellikle seçim öncesinde oluşan anti demokratik hava ile milletin, Başbakan'ın tabiri ile yüzde 26'ya düşümüş olan, AK Parti'yi yüzde 47'lere çıkartıp, çok büyük bir çoğunlukla oy vermiş olmasına rağmen, ne yazık ki, katılımcı, demokratik, yeni bir anayasa yapma iradesini ortaya koyamamıştır. Dolayısıyla burada birinci uyarımız Adalet Kalkınma Partisi'nedir. Özellikle son seçimde bir taraftan 367 garabeti, bir taraftan 27 Nisan muhtırası, bir taraftan parlamento içerisindeki baskılar dolayısıyla millet dedi ki, 'Buyur kardeşim al şu yüzde 47 oyu, git doğru dürüst, adam gibi bir anayasa yap'. Dolayısıyla bu anayasayı yapma vaadi sadece Adalet Kalkınma Partisi için bir fantaziden ibaret olursa, iyi olur şeklinde değerlendirilecek bir konu değil. Millet tarafından 22 Temmuz 2007'de bir kez daha perçinlenmiş olan bir milli sorumluluktur. Bu anlamda AK Parti'nin reformcu, millet egemenliğinin önünü açan, ileri bir anayasa yapmak yerine maalesef bir anlamda bir statükonun belli ölçülerle devam etmesini sağlayacak anayasal değişiklikleri yapmış olması fevkalade eksik, geri ve milletin verdiği ödev ile bağdaşmayan bir durumdur."

MUHALEFETE UYARI

Hükümetin hazırladığı tasarıda mevcut 12 Eylül Anayasası'na ilişkin bir takım iyileştirmelerin görüldüğünü ifade eden Kurtulmuş, "Ancak sonuç itibariyle bu da daha öncekilerde olduğu gibi 12 Eylül Anayasası'na yapılan yeni bir yamadan ibarettir. AK Parti'yi statüko yanlısı bir takım düşünceler yerine, bütün milletin egemenliğini sağlayan reformcu sorumluluklarına dönmeye davet ediyorum" dedi. Kurtulmuş, anayasalarda herhangi bir siyasi partinin, görüşün anayasasının konuşulmayacağını söyleyerek, bu süreçte AK Parti'nin konuyu bir kamplaşma konusu haline getireceği endişesinin ortaya çıktığını ifade etti. "Statükocular-değişimciler, muhafazakarlar-sekülerler, anayasadan yana olanlar, anayasaya karşı olanlar gibi bir kamplaşmanın üzerinden bu anayasa sürecinin tartışmasının sürdürülmesi gerçekten fevkalade yanlış bir süreç olur" diyen Kurtulmuş, diğer bir önemli hususun ise siyasi rant meselesi olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, muhalefet partilerine uyarıda bulunarak, "Özellikle bu tartışmalar sırasında iktidar partisinin, CHP'ni yapılacak anayasa değişikliklerinin Anayasa Mahkemesi'ne göndermesi ve bu anlamda oluşacak, 'Bakın görüyor musunuz, bize yaptırmıyorlar şeklindeki ilave bir kamplaşmayla buradan bir siyasi rant elde edeceği endişesi bu tartışmalarda bir kere daha ortaya çıkmaktadır. Onun için 28 Şubat ve 27 Nisan süreçlerini hatırlatacak her türlü söz ve davranışlarından ben muhalefet partilerinin kaçınmasının bu sürecin çok daha doğal bir şekilde geçeceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum" diye konuştu.

ANAYASALARIMIZI YA NAMLU UCUNDA BATIDAN İLHAMLA DEĞİŞTİRİYORUZ

Kurtulmuş, anayasaların en geniş konsensüsle ortaya konulması gereken metinler olduğunu belirterek, "Maalesef bu süreçte gördük ki, konsesnsüs arayışı içerisinde siyasetin hiçbir kurum ve kuruluşu, parlamentodaki partileri kastederek söylüyorum, olmamıştır. Benzer şekilde sivil toplum kuruluşlarının bu süreçteki görüşlerinin net bir şekilde gündeme getirilmesi çok mümkün olamamıştır. Çünkü Türkiye'de buna mukabil bir takım yargı kuruluşları ve bu yargı kuruluşlarının mensupları, sanki her birisi birer siyasi şahsiyetmiş gibi siyasetin konusu olan anayasal değişiklikler konusunda kendi görüşlerini ifade etmişlerdir. Çünkü Türkiye'de Tanzimat'tan bu yana ne zaman bir Türkiye'de bir takım siyasi reformlardan bahsetsek, maalesef bazı siyasi ve iktisadi elit otomatik olarak şu tavır içerisine giriyor; 'Bu millet anayasalarını yapmaktan ne anlar?'. Dolayısıyla 'Millete eğer bir anayasa yapılacaksa bu anayasayı da biz yapar milletin önüne koyarız' diye düşünüyorlar. Aslında Tanzimat'tan beri bu ülkedeki temel soru şudur; bu topraklarda yaşayan milletimizin tamamı bu ülkenin kiracısı mıdır, ev sahibi midir? Bu ülkedeki iktisadi ve siyasi elitler diyorlar ki, 'Ey millet siz bu toprakların kiracısısınız, buyurun bu da sizin anayasanızdır, yani kira kontratınızdır' diyor. Tanzimat'tan beri anayasalarımızı ya askerin namlusu ucunda değiştiriyoruz, ya Batı'dan gelen bazı ilhamlar çerçevesinde değiştiriyoruz" şeklinde konuştu.

Bir ülkenin siyasi topografyasını Anayasalar, Meclis İç Tüzüğü, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasaı olmak üzere 4 hukuki metinin oluşturduğunu kaydeden Kurtulmuş, "Üzülerek ifade ediyorum ki, Türkiye'deki bu 4 temel hukuk metni de çağ dışıdır askeri vesayet altında yazılmıştır, demokratik değildir ve milletin önünü açana bir nitelik taşımamaktadır" dedi. Kurtulmuş, anayasanın sadece metinden değil, ruhtan da oluştuğunu söyleyerek, "Maalesef mevcut anayasamızın ruhu totaliter bir ruhtur" dedi.

Kurtulmuş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile beraber geçtiğimiz günlerde katıldıkları bir toplantıda Erdoğan'ın "Numan Bey kardeşim davulun sesi uzaktan güzel geliyor" şeklindeki sözlerini anımsatarak, "Bir kere Sayın Başbakan'ın duyduğu ses davulun sesi değil, milletin sesidir. Uzaktan gelmiyor, Başbakan'ın kulağının dibinden geliyor" diye konuştu.

Kaynak: DHA