Türkiye-Ab Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türkiye-Ab Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı

Türkiye-Ab Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı
14.02.2013 12:34

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Fransa'nın 22.faslın açılmasına ilişkin açıklamasının AB'den olumlu haberlerin unutulduğu dönemde "ilaç gibi geldiğini" belirterek, "Ama şu da bilinmeli ki böyle bir işaret geldi diye zil takıp"...

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Fransa'nın

22. faslın açılmasına ilişkin açıklamasının AB'den olumlu haberlerin unutulduğu

dönemde "ilaç gibi geldiğini" belirterek, "Ama şu da bilinmeli ki böyle bir

işaret geldi diye zil takıp oynamıyoruz" dedi.

Bağış, TBMM'de düzenlenen Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun 71.

toplantısında konuştu.

Konuşmasına "Sevgililer gününü bir sevgi ülkesinde geçirmeye karar vermiş

bütün yabancı konuklarımıza tercihlerinden dolayı teşekkür ediyorum" diye

başlayan Bağış, hükümetin işbaşına geldiği 2002 yılından bugüne kadar 2 bin

mevzuat çıkardığını, meclisin 31 karar aldığını, tüm bunlar için 142 birleşim,

597 oturum yapılarak 43 bin 594 sayfa tutanak tutulduğunu söyledi. Bağış, "Şunu

gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki şu anda Avrupa Birliği üyesi ülkelerin

parlamentolarında dahi bu performansı yakalayabilecek başka bir yasama organı

mevcut değildir. Açık söylüyorum, Türkiye 14 Şubat 2013 tarihi itibarıyla Avrupa

Birliği standartlarına tarihinde en yakın olduğu dönemdedir" dedi.

"Biz Avrupa Birliği sürecimize reform perspektifinden bakıyor ve süreci

asla karşımıza çıkarılan siyasi engellere endekslemiyoruz" diyen Bağış,

Türkiye'nin kendi ilerleme raporunu hazırladığını hatırlattı ve şöyle devam etti:

"Bu rapor, hem Avrupa Birliği değerlerini, hem de üyelik sürecimizi

istismar eden çarpık zihniyetlere de Türkiye'nin meydan okumasıdır. Bu

reformların resmi müzakere sürecine yansımasını istemek en tabii hakkımızdır. Bir

yılda yaptıklarımızı 270 sayfaya sığdırmaya çalıştık, ancak 2,5 yılda bir fasıl

bile açamadık. Başbakanımızın süreçteki tıkanıklıklar nedeniyle uzun zamandır ara

verdiği AB Büyükelçileriyle yemekli toplantıyı Pazartesi günü düzenlemesi

Türkiye'nin bir kararlılık mesajıydı. Kararlılığımızın yanı sıra İrlanda Dönem

Başkanlığı sırasında müzakerelerde ilerleme olacağı yönündeki beklentimizin

mesajını da vermiş olduk.

Sayın Başbakanımız, AB üyesi ülkelerin büyükelçilerine Türkiye olarak süreci

yeniden hızlandırmak noktasında son derece kararlı olduğumuzu, ancak asıl önemli

olanın Avrupa Birliği tarafının bu iradeyi göstermesi olduğuna işaret ettiler.

Biz artık AB'den somut adımlar, somut kararlar bekliyoruz. Yemekte de söyledim.

Fasıl açılırsa AB büyükelçilerimiz yemeği yemeye devam eder. Şüphe olmayan bir

şey daha var ki Türkiye'nin ne müzakere sürecindeki siyasi engellerin daha fazla

sürmesine, ne de 5 dönem başkanlığından sonra bir 6'ıncısının da fasıl açılmadan

kapanmasına tahammülü yoktur."

-"Müzakere sürecine bu haber can suyu verdi"

Bağış, Fransa'nın 22. faslın açılmasına ilişkin dün yaptığı açıklamayla uzun

bir aranın ardından AB kanadından olumlu ve somut bir haber aldıklarını ifade

ederek, "Hollande yönetiminin Sarkozy yönetiminin gölgesinde kalmayı tercih

etmeyeceğini düşünüyorduk, Salı günü bu yönde ilk mesajı aldık. Başbakanımızın

uyarıları etkisini gösterdi. Nihayet uzun bir aradan sonra AB kanadından

aklıselim yönünde bir hareket eğilimi baş gösterdi" dedi.

Bağış, şunları kaydetti:

"Fransa'nın 22'inci faslı açma yönündeki iradesini elbette memnuniyetle

karşılıyoruz. Artık AB'den olumlu bir haber duymayı unuttuğumuz bir dönemde,

Fransa'dan gelen işaret adeta ilaç gibi geldi. İlerleme kelimesiyle yan yana

gelmeyi unutan müzakere sürecine bu haber can suyu verdi. Ama şu da bilinmeli ki

böyle bir işaret geldi diye zil takıp oynamıyoruz. Memnuniyetimizin,

beklentilerimizi ve AB'nin yükümlülüklerini gölgeleyemeyeceğinin anlaşılmasını

istiyoruz. Ölümü gösterip sıtmaya razı eden yaklaşımlar Türkiye'nin kapısından

olduğu gibi geri dönecektir. Türkiye'nin bu mesajdan duyduğu memnuniyet ülkemize

karşı yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi bir rehavete sebep olmasın. Eğer

tek bir fasıl üzerinden böyle bir rehavet havası oluşursa bunun sonu hem rezalet,

hem felaket olur. Bizim için bu sadece yeni bir başlangıçtır, bu başlangıcın

devamı gelmelidir. Her 2-3 yılda bir fasıl açarak, sürecin amacına hizmet

edemeyeceğimiz açıktır. Her işin tamamlanması gereken makul bir süresi vardır.

Müzakereler de aynı şekilde, makul süresi, kuralları ve ilkeleri olan bir

süreçtir."

-"Türkiye 18 ayda 15 faslı açabilecek durumda"-

Bağış, Türkiye'nin İrlanda'nın dönem başkanlığında birçok faslı hemen

açabilecek durumda olduğunu ifade ederek, "Esasen, siyasi blokajların kalkması

halinde Türkiye, 12 ayda 10 faslı, 18 ayda ise 15 faslı açabilecek durumdadır.

Özellikle, Enerji Faslının bir üyenin tek taraflı vetosu nedeniyle açılamıyor

olması, AB'nin kendi ayağına kurşun sıkması, bindiği dalı kesmesi gibi bir

şeydir" dedi.

"Siyasi blokajlara artık bir son verilmelidir" çağrısı yapan Bağış, şöyle

devam etti:

"AB şunu bilmelidir ki AB'nin Türkiye'nin önüne koyduğu siyasi blokaj,

kendi geleceğini bloke etmesi demektir. Türkiye'yi sabır ve tahammül testine

maruz bırakan Avrupa Birliği, şunu bilmelidir ki kendisi de Türkiye'nin üyeliği

konusunda bir samimiyet testiyle karşı karşıyadır. Avrupa Birliği Türkiye'ye

verdiği sözleri, altına imza attığı belgeleri unutmaktan ve unutturmaya

çalışmaktan artık vazgeçmelidir. Birlik, kendi geleceğini burnunun ucunu dahi

göremeyen çarpık zihniyetlere teslim etmemelidir.

Bugün Türkiye'nin AB'ye olan ihtiyacı olduğu kadar AB'nin de Türkiye'ye

ihtiyacı olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Türkiye elbette ki kendi stratejik

tercihleri ve tepkileri gereği her zaman değerlendirmesini yapacaktır. Fakat daha

da önemlisi Avrupa için de karar vakti gelmiş çatmıştır. Türkiye bu açıdan,

hiçbir aday ülkenin maruz bırakılmadığı süreçlere tabi tutulmasına rağmen, sabır

ve sebat göstererek iyi niyetini her daim göstermiştir. Avrupa eğer Türkiye'nin

dinamizminden ve genç nüfusundan faydalanmak niyetinde ise 'bedava öğle yemeği'

hayalinden biran önce vazgeçmelidir. Türkiye her daim oyalanacak, kapıda

bekletilecek kadar önemsiz ve kabiliyetsiz bir ülke değildir. Türkiye-AB

ilişkileri de sürekli ertelenecek, engellenecek, ötelenecek kadar değersiz

değildir."

Muhabir: Tuğrul Çam

Yayıncı: Ali Eyvaz - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Türkiye-Ab Karma Parlamento Komisyonu Toplantısı - Son Dakika


Advertisement