Türkiye Kendi Raporunu Hazırladı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türkiye Kendi Raporunu Hazırladı

Türkiye Kendi Raporunu Hazırladı
31.12.2012 11:43  Güncelleme: 11:50

Türkiye, Avrupa Birliği sürecindeki reformları içeren ilerleme raporunu kendisi yayımlandı.

Türkiye'nin hazırladığı ve Avrupa Birliği (AB)

sürecindeki reformları içeren ilerleme raporu yayımlandı.

İlk kez bu yıl hazırlanan rapor, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım

süreci çerçevesinde, "Siyasi Kriterler", "Ekonomik Kriterler" ve "Üyelik

Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği" başlıklarına ilişkin son bir yılda

yapılan çalışmalar ve kaydedilen gelişmeleri özetliyor.

Giriş kısmında, geçmiş yıllarda AB tarafından eleştirilen ve öneri getirilen

hususlar da dikkate alınarak Türkiye'nin son bir yılda kat ettiği mesafeyi ilk

elden sunmak amacıyla hazırlandığı ifade edilen rapor, Ekim 2011 ile Aralık 2012

arasını kapsıyor.

-Siyasi kriterler-

Türkiye'de son 10 yılda AB müktesebatına uyum içeren yaklaşık 2 bin

mevzuatın hayata geçirildiğinin hatırlatıldığı raporda, 2012'deki siyasi

reformların bazıları şu şekilde özetlendi:

-Siyasi kriterler, "Yargı ve Temel Haklar" ve "Adalet, Özgürlük ve Güvenlik"

alanlarında 3. Yargı Paketi yürürlüğe girdi. 4. Yargı paketinin çalışmaları devam

ediyor.

-3. Yargı Reformu paketi ve diğer reformlarla birlikte, 2006 yılında yüzde

49,2 olan tutukluluk oranı, 2012 Aralık ayı itibariyle yüzde 23,5'e düştü.

-Denetimli serbestlik uygulamasının kapsamının genişletilmesi ve 3. Yargı

Reformu paketiyle yapılan düzenlemeler sonucunda yaklaşık 33 bin 500 kişi

cezaevlerinden tahliye edildi.

-Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlardan mahkumiyet durumunda verilen

cezaların, genel hükümler çerçevesinde ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri

bırakılması ve diğer yaptırım seçeneklerine çevrilmesi imkanı getirildi.

-2010 ve 2011 yılı verileri karşılaştırıldığında, Yargıtay'ın iş yükü üçte

bir oranında azaldı, karara bağlanan dosya sayısı yüzde 40 oranında arttı.

Danıştay'da sonuçlandırılan dosya sayısında da üçte bir oranında artış

kaydedildi. 2012 yılında bu oranların daha da fazla artacağı öngörülüyor.

-24 Eylül 2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruları kabul

etmeye başlamasıyla insan hakları standartlarının korunması ve geliştirilmesi

adına tarihi bir süreç başladı.

-Türkiye'nin ilk Kamu Başdenetçisi TBMM tarafından seçildi ve görevine

başladı.

-Hukuk uyuşmazlıklarında "arabuluculuk" müessesesi oluşturuldu.

-İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya

Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek İhtiyari Protokolü onaylandı. Türkiye

İnsan Hakları Kurumu Kanunu yürürlüğe girdi.

-4+4+4 olarak yeniden düzenlenen 12 yıllık eğitim sistemi ile yeterli talep

olması durumunda öğrencilere 5. sınıftan itibaren seçmeli ders olarak "Yaşayan

Diller ve Lehçeler" dersi verilmeye başladı.

-Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu yürürlüğe girdi.

-Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe

girdi.

-Denetimli serbestlik uygulamasının kapsamı genişletildi.

-Farklı inanç gruplarına mensup vatandaşlarla sürekli diyalog tesis edildi,

çeşitli sebeplerle daha önce el konulan cemaat vakıf mülklerinin iade

edilebilmesinin yolu açıldı.

-13 İlde Büyükşehir Belediyesi ve 26 İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun

Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 6 Aralık 2012 tarihinde

Resmi Gazete'de yayımlandı.

-TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partilerin eşit şekilde temsil edildiği

Siyasi Etik Uzlaşma Komisyonu kuruldu.

-2011 Haziran ayında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının kurulmasıyla,

engelliler, çocuklar, aileler, yoksullar ve kadınlara yönelik politika geliştiren

ve hizmet sunan birimlerin bir araya toplandığı bir yapı oluşturuldu.

-Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla

Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'ne taraf olundu. Ailenin Korunması

ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girdi. Şiddet mağduru

kadınlara destek olmak amacıyla kurulan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri, 2012

yılında toplam 14 şehirde açıldı.

-Avrupa Konseyi Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunması

Sözleşmesi Türkiye tarafından imzalandı ve 1 Nisan 2012 tarihinde yürürlüğe

girdi.

-Hükümlü veya tutukluların ziyaret edilmeleri esnasında Türkçe'den başka bir

dilde görüşme yapılması önündeki engeller kaldırıldı. Ayrıca, Türkçe'den başka

dilde yazılı ve sözlü olarak seçim propagandası yapılabilmesi mümkün hale geldi.

-Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik

Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı TBMM gündemine getirildi. Tasarı ile sanıkların

kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde savunma

yapması öngörülüyor.

-Üniversitelerde Türk vatandaşlarının kullandığı farklı dil ve lehçelerle

ilgili akademik araştırma yapılması, seçmeli ders konması ve bölüm/enstitü

kurulması gibi uygulamalar mümkün hale geldi. Bu kapsamda, 2011 yılında Mardin

Artuklu Üniversitesi'nde Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü açılarak, 2011-2012

öğretim yılında 4 yıllık lisans programına öğrenci kabul edilmeye başlandı.

Kürtçe öğretmeni yetiştirmek amacıyla Mardin Artuklu Üniversitesi'nde Türkiye'de

Yaşayan Diller Enstitüsü Kürt Dili ve Kültürü Anabilim Dalı kuruldu. 2010

yılından beri faaliyet gösteren ve lisans eğitimi verilen Muş Alparslan

Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde 2012-2013 yılı itibariyle yüksek

lisans eğitimine başlandı, 300'den fazla başvuru yapılan bölüme 50 kişi

yerleştirildi. Tunceli Üniversitesi'nde Doğu Dilleri ve Edebiyatları Bölümünde

Zaza Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı kuruldu.

-TBMM'de kabul edilen Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 2821

sayılı Sendikalar Kanunu ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt

Kanunu yürürlükten kaldırıldı. İşçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların

işleyişlerinin düzenlenmesi ve toplu iş sözleşmeleri ile ilgili hususların

belirlenmesi amaçlandı.

-Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununu değiştiren kanun

yürürlüğe girdi.

-Ekonomik kriterler-

Dünya ekonomisindeki belirsizlik ortamına rağmen Türkiye ekonomisinin

2012'de de yüksek performans gösterdiğine dikkat çekilen raporda, Katılım Öncesi

Ekonomik Program ve Orta Vadeli Programda (2013-2015) öngörülen politikalarda

güçlü mali çerçeve, finansal istikrar ve sağlam bankacılık sisteminin devam

ettirilerek, dengeli bir büyüme ortamının oluşturulmasına devam edileceği

vurgulandı.

Türkiye'nin 2011'de yüzde 8,5 oranında büyüyerek Avrupa'nın en büyük 6.

ekonomisi haline geldiği hatırlatılırken, 2012'de dış ticaret açığının 20 milyar

dolar azalarak 55,4 milyar dolara gerilediği kaydedildi.

2012'de Mayıs ayı itibari ile Türkiye'deki işsizlik oranının ilk kez OECD

ortalamasının altına gerilediğinin altı çizilirken, 2009 Nisan döneminde yüzde

14,9 olan işsizlik oranının 2012 Ağustos ayı itibari ile yüzde 8,8'e gerilediği

belirtildi. Bu düşüşe paralele olarak istihdamdaki artışa vurgu yapıldı, son bir

yılda toplam istihdamda 483 bin kişilik bir artış kaydedildiği belirtildi.

Raporda geleceğe ilişkin tahmini veriler de yer aldı. Bu kapsamda büyüme

hızının 2013'de yüzde 4, 2014-2015 döneminde ise yüzde 5 civarına ulaşacağı

tahmin edildi.

"Üyelik Yükümlülüklerini Üstlenebilme Yeteneği" başlığında ise, Türkiye'nin

AB ile yürüttüğü tam üyelik müzakerelerine ilişkin fasıllar konusunda yapılan

çalışmalar raporda yer aldı.

Türkiye tarafından hazırlanan 2012 İlerleme Raporu, AB Bakanlığı'nın

internet sitesinde yer alıyor.

(Bitti)

Muhabir: Tuğrul Çam - Halit Gülşen

Yayıncı: Ogün Duru - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Türkiye Kendi Raporunu Hazırladı - Son Dakika


Advertisement