İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Türkiye'nin, İsrail'e karşı dik durduğu için bir darbe girişimiyle karşılaştığını belirterek, "Kim İsrail'e karşı dik duruyorsa kazanıyor onu da gördük. Ama Mavi Marmara'dan sonra dengeler oynamıştır ve Mavi Marmara ile İsrail'in gerçek yüzü ortaya çıkmıştır" dedi.
Yıldırım, Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde düzenlenen "Türkiye ve İslam Coğrafyası" konferansında, dünyada Müslüman ülke insanlarının savaşlarda öldüğünü söyledi.
"Şimdi Ukrayna ile Rusya arasında bir dans başladı" diyen Yıldırım, Hristiyanların Hristiyanlarla, Yahudilerle veya putperestlerle bir savaşı olmadığına dikkati çekti.
İslam dünyasının teknolojide, ilimde, ekonomide büyümesi, aralarındaki ihtilafları çözmesi ve "İslam Birliği"ni oluşturması gerektiğini belirten Yıldırım, konferansa katılan öğrencilere çok iyi okumaları tavsiyesinde bulundu.
Yıldırım, şöyle konuştu:
"Dünyaya kan ve gözyaşını hakim kılan siyonist devlet İsrail ile ne kadar mücadele ederseniz, o kadar büyürsünüz. Ona karşı ne kadar dik durursanız, o kadar büyürsünüz. Filistin'in yanında ne kadar durursanız, o kadar büyürsünüz. Filistin bir avuç insan. Rahmetli Abdülhamit, Filistin elden gider düşüncesiyle bütün o bölgeleri vakıf arazisi yapmış, bir kısımını da kendi özel mülkiyeti haline getirmiş."
"Türkiye dik durdu"
Abdülhamit'in, Filistin davasından dolayı tahttan indirildiğini, Erbakan'ın 1980 ihtilalini Konya'daki Kudüs mitinginden dolayı gördüğünü, 28 Şubat'a, Sincan'daki Kudüs gecesinin bahane edildiğini kaydeden Yıldırım, Muhsin Yazıcıoğlu'nun Filistin davasından dolayı şehit edildiğini öne sürdü.
Yıldırım, şöyle konuştu:
"Türkiye, İsrail'e karşı dik durdu diye bir darbe girişimiyle karşılaştı. Kim İsrail'e karşı dik duruyorsa kazanıyor onu da gördük. Ama Mavi Marmara'dan sonra dengeler oynamıştır ve Mavi Marmara ile İsrail'in gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. İnsanların İsrail'e karşı olan korkuları kalkmıştır ve İsrail ne yaparsa, hangi katliamı yaparsa artık konuşulmaya başlamıştır. O nedenle biz İsrail ile olan mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz."
Mavi Marmara yola çıkmadan önce dünya devletleriyle yaptıkları görüşmeleri anımsatan Yıldırım, "Kadınlar ve çocuklar için yola çıktık. Bizi açık denizde bütün dünyaya rağmen vurdular. Bütün dünya liderleri ne yazık ki korkak davrandı. Ama halklar çok cesurdu ve sokaklara indi. Fakat hükmü geçerli olmayan, İsrail'i haklı bulan birkaç kalemşör veya cemaat önderi çıkabilir. Bu da hiç önemli değil. Bu her toplulukta olabilir. Ne demişti bir cemaat lideri? 'Hakikati BM tespit etsin'. Allah katında, toplum ve tarih katında da biz haklı olduğumuzu biliyoruz. Bugünlerin hepsi geçecek. 100 sene sonra Türkiye'nin bugünü yazıldığında, sadece Mavi Marmara daha çok önde olacak. Çünkü dünyada üç gemiyi önemsiyoruz; Nuh'un gemisi, bütün insanlığı temsil eder. Titanic, şımarıklığı ve serveti temsil eder. Mavi Marmara özgürlüğü temsil eder" şeklinde konuştu.
" Asla davalardan vazgeçmeyeceğiz"
Yıldırım, İsrail'in, Mavi Marmara saldırısı için Türkiye'nin dik duruşu dolayısıyla özür dilediğini söyledi.
BM raporunun yüzde yüz kendilerini haklı bulduğunu söyleyen Yıldırım, "Bu rapora göre biz öldürüldük, bu teyit edilmiştir. Asla davalardan vazgeçmeyeceğiz. Türkiye'deki davalardan da uluslararası ceza davasından da vazgeçmeyeceğiz" dedi.
Yıldırım, İsrail'in Türkiye'ye muhtaç olduğunu dile getirerek, "Çünkü Filistinlilerin hakkı olan doğalgazı çıkarıyor şu anda. Filistin, dünyanın en zengin topraklarından biridir. İsrail, ablukayı gaz için kaldırmıyor. Şimdi onu çıkaracak, Türkiye üzerinden pazarlaması gerekiyor. Onun için Türkiye'ye muhtaç" şeklinde konuştu.
İsrail ile en iyi normalleşmenin "sıfır ilişki" olduğunu savunan Yıldırım, dünyada en çok şahidi olan cinayetin Mavi Marmara davası olduğunu söyledi.
"31 Mayıs'ın hesabını soracağız"
Haksız yere cinayet işleyen, isimleri belli olanlar için şu ana kadar yakalama kararı çıkmamasının utanç olduğunu kaydeden Yıldırım, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Türkiye anlaşmalarda çok önemli yol almıştır fakat yargılama bağımsızdır. Biz şu çağrıda bulunuyoruz. Kimse bizim lehimize yargıya müdahale etmesin ama aleyhimize de müdahale etmesin. Bir cinayet dosyası nasıl yürüyorsa öyle yürüsün. Bu cinayeti işleyenler mutlaka yargılansın. Bu davalardan vazgeçilmez. 31 Mayıs'ın hesabını soracağız. İnşallah abluka ve ambargo kalkana kadar da eylemlerimizden vazgeçmeyeceğiz. 31 Mayıs'ta sizleri yürüyüşümüzde görmek istiyoruz. Sultanahmet ya da Beyazıt'tan Mavi Marmara'nın kalktığı yere doğru en az 200 bin kişiyle yürüyeceğiz." - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Türkiye ve İslam Coğrafyası' Konferansı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.