TBMM Başkanı Cemil Çiçek, İslam toplumunun her geçen gün etnik temelli ve mezhep esasına dayalı bir çatışma ortamına koşar adım gittiğini belirterek, "İslam'ın doğru anlaşılması, anlatılması ve doğru örneklerin ortaya konulması gerekiyor. İmam-ı Rabbani başta olmak üzere ismen bilinen bu kişilerin mesajlarının günümüz insanına ulaşması, bugün ortaya çıkan tablo ile gerçek İslam arasındaki farkın görülerek mukayese edilebilmesi için faydalı" dedi.
Çiçek, Aziz Mahmud Hüdyayi Vakfı ve İstanbul Tasavvuf Araştırmaları Merkezi'nin (İSTAM) koordinatörlüğünde, Üsküdar Belediyesi ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nin katkılarıyla Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası İmam-ı Rabbani Sempozyumu'nun açılışına katıldı.
Açılışta konuşan Çiçek, toplantının sonucunda herkesin yararlanacağı önemli mesajların çıkacağına inandığını söyledi.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in ve diğer kişilerin konuşmalarını dinlediğini aktaran Çiçek, "İmam-ı Rabbani ile ilgili konuşma yapmak benim boyumu aşar, haddimi de aşar" ifadesini kullandı.
Çiçek, çok uygun bir zamanda gerçekleştiğini belirttiği toplantının, hem Türkiye'de hem de İslam coğrafyasında yapılmasında fayda olduğu dile getirerek, birçok noktada sonsuz şükredilebilecek gelişmeler olduğunu ancak madalyonun öbür tarafından bakıldığında, herkesi yürekten yaralayan, derinden üzen cinayetlerin, cinnetlerin İslam'a ve İslam toplumuna yakışmadığı söylenebilecek isyan ettiren görüntülerin olduğunu kaydetti.
Böyle bir zamanda sempozyumun yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Çiçek, "Gerçekten bugün İslam dünyası bir fetret dönemi yaşıyor. Kaos, çılgınlık, cinayet var. Seri cinayetler işlemekten neredeyse zevk alan, cennete bu yoldan gideceğine inanan bir görüntü var. 'İslam barış dini' diyoruz ama İslam karşıtlarının pompalamasıyla, teşvikiyle, propagandasıyla İslam ile terörün özdeşleştiği bir görüntü de maalesef var. Her gün kan akıyor" diye konuştu.
"Müslümanlar birbirlerine düşürülüyor"
TBMM Başkanı Çiçek, en yakın çevrede ölenlerin sayısının, yüz binlerle, milyonlarla ifade edilir hale gelindiğine, tahrip edilen medeniyet unsurlarının, birçok kültür varlıklarınını bu çatışmaların ortasında heba olup gittiğine işaret ederek, şöyle devam etti:
"Şam eski Şam değil, Halep eski Halep değil. Nerede bir İslam toplumu varsa çekişme, kavga terör, kan ve kin... Sonra da birlikten, dirlikten bahsediyoruz. Böyle birlik, dirlik yok. İslam toplumu her geçen gün etnik temelli ve mezhep esasına dayalı bir çatışma ortamına koşar adım gidiyor. İnsanlar nasıl birbirlerini kucaklayacak ve kardeş olacaklar. Bu durumdan rahatsız olan her Müslümanın, yapacağı bir şeyi olanların, tam da gayretlerini birleştirme zamanı. Dolayısıyla toplantıyı çok uygun zamanda yapılmış hayırlı bir iş olarak görüyorum."
İslam toplumundaki bu çirkin görüntünün sadece bundan ibaret olmadığını, dünyada her sene yapılan dürüst yönetim sıralamasında ilk beşte İskandinav ülkelerinin olduğunu aktaran Çiçek, ancak ilk 10-20 ve 30 içerisinde dürüstçe yönetilen devlet sıralamasında bir tek İslam ülkesinin olmamasının da çok vahim olduğunu kaydetti.
Çiçek, "Bu nedenle İslam'ın doğru anlaşılması, anlatılması ve doğru örneklerin ortaya konulması gerekiyor. İmam-ı Rabbani başta olmak üzere ismen bilinen bu kişilerin mesajlarının günümüz insanına ulaşması, bugün ortaya çıkan tablo ile gerçek İslam arasındaki farkın görülerek mukayese edilebilmesi için faydalı" diye konuştu.
İmam-ı Rabbani'nin gönüller arasında köprüler kurduğunu belirten Çiçek, yaşadığı dönemin İslam dünyasının en parlak çağı olduğunu kaydetti.
Çiçek, İmam-ı Rabbani'nin, Müslümanların inançlarından feragat etmek zorunda bırakıldığını mektubunda ifade ettiğini aktararak, Müslümanların değişik çağlarda ve değişik coğrafyalarda ve günümüzde de birbirine düşürüldüğünü söyledi.
O dönemde, bugünkü gibi haberleşme imkanı olmadığını, mektuplar yazan İmam-ı Rabbani'nin, İslam'ın yayılması, İslam'a aykırı uygulamaların kaldırılması, Müslümanlarla düşman olan güçlerle mücadele edilmesi üzerinde durduğunu anlatarak, "Ona göre iyi niyet ve irfan peşinde olan bilginler, yöneticilerden uzak durmamalıdır. Onlara adaletli davranmayı hatırlatmalıdır. Eğer bugün bu sıkıntıları yaşıyorsak, burada soru işareti koymakta fayda var" diye konuştu.
"Müslümanlar birbirlerini ötekileştirmeden karşılıklı haklarını gözetmek zorunda"
Makam ve mevki sahibi insanlarla çalıştığını, kendilerine yanlışlarını gösteren, sorumluluklarını hatırlatan insanlara şahit olduğunu belirten Çiçek, "Bir tek cümle söylemesi gerekiyordu ki onu söylemekten imtina edip yüzümüze söylerse sıkıntıya düşeceği gibi, dünyevi hesaplarla yüzümüze konuşmak yerine, orada burada konuşan insanlara da maalesef şahit oldum" dedi.
Çiçek, İslam'ın anlaşılması için tüm yönleriyle ortaya konulması gerektiğini dile getirdi.
Müslümanların birbirlerini ötekileştirmeden karşılıklı haklarını gözetmek zorunda olduğunu vurgulayan Çiçek, " Mevlana, Yunus gibi sevmeyi, sevdirmeyi bilmek zorundadır. Alçak gönüllü, saygılı insanların yaşadığı bir toplum hepimizin ortak hayali ve özlemidir" ifadelerini kullandı. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Uluslararası İmam I Rabbani Sempozyumu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.