(TBMM) - CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, varlık barışı ile ilgili düzenlemeleri de içeren kanun teklifine ilişkin "Bu düzenleme kağıt üzerinde 'ihracatı teşvik' gibi görünebilir. Ama işin şekli öyle değil. Siz burada Türkiye'yi üretimin, sanayinin merkezi değil; vergiden kaçırmanın, denetimsiz sermaye transferlerinin merkezi haline getiriyorsunuz" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, "varlık barışı" ile ilgili düzenlemeler ve İstanbul Finans Merkezi bünyesindeki firmalara vergi avantajları sağlayan, ayrıca SGK'ya borç taksitlerinin 36 aydan 72 aya çıkarılmasını öngören Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşülmesine devam ediliyor.
Kanun teklifinin İstanbul Finans Merkezi'ndeki "nitelikli hizmet merkezlerini" de yakından ilgilendiren 6. maddesi üzerinde AK Parti milletvekilleri tarafından değişiklik önergesi verildi. Kabul edilen önergeyle, 4875 sayılı Kanuna eklenen ek 1'inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan "hukuk danışmanlığı" ibaresine net bir sınır getirilerek yasal çerçeve çizildi.
Yapılan değişikliğe göre; nitelikli hizmet merkezlerinin yurt içi faaliyetlerine veya Türk hukukuna yönelik olarak sunacakları hukuk danışmanlığı hizmetleri, sadece Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklıklarından alınmak suretiyle verilebilecek.
Önergenin gerekçesinde, getirilen düzenlemenin amacı şu sözlerle ifade edildi: "Önergeyle, nitelikli hizmet merkezlerinin yurtiçi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik sunacakları hukuk danışmanlığı hizmetinin sadece 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında alacakları hizmet suretiyle verilebileceği düzenlenmektedir."
Bu adımla, İFM bünyesinde faaliyet gösterecek merkezlerin Türkiye içindeki ya da Türk hukukunu ilgilendiren danışmanlık süreçlerinde yerli hukuk mevzuatının ve baroya bağlı avukatların yetki alanının korunması amaçlanıyor.
Kanun teklifinin 7'nci maddesi üzerine söz alan DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin konuştu. Öcalan, "PKK ve lideri de bu noktada kararlaşmış, çağrısını yapmış, kongresini yapmış, sembolik de olsa silah yakma durumu gerçekleşmiş, "Artık kana, gözyaşına, ölüme son, fikirler çatışsın, düşünceler çatışsın, bu ülkeyi bir üst lige çıkaralım.' noktasındadır. Şimdi, devlet mantığı, devlet aklı ya da siyasi iddiası olan akıl kan davasıyla mı hareket edecek, bu yaklaşımla mı yürüyecek? Bunlar yanlış şeylerdir. Halk hazırdır, millet hazırdır, Kürtler hazırdır, Türkler, Aleviler, Sünniler, bu ülkenin tüm farklılıkları hazırdır, devletin, Hükümetin adım atması gerekiyor. Kanuna ihtiyaç var, yasaya ihtiyaç var, hukuka ihtiyaç var, sadece devlet ve PKK arasındaki bir hukuktan da bahsetmiyorum ben, Avrupa'da yaşayıp ülkesine gelemeyen Kürt'ün hukukuna da ihtiyaç var" ifadesini kullandı.
Öcalan'ın sözleri sonrasında konuşan İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, "Eğer bir sorun varsa, bu ülkenin herhangi bir yurttaşı kendini ikinci sınıf hissediyorsa bu Meclis bunu çözecek, bu Meclis çözecek ama. Bunun için benim hiçbir terör hükümlüsünün kılavuzluğuna ihtiyacım yok. DEM Parti'den seçilmiş milletvekilleri var, milletin oylarıyla seçilmişler, kendilerini referans alsınlar. Niye bir terör hükümlüsü referans alınıyor ya? Hiç mi kimse ar etmiyor burada? Yani böyle bir şeyi kimin mantığına oturtabiliyorsunuz ya?" diye konuştu.
Poyraz'ın ardından konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise "Türkiye'nin demokratikleşmesi, temel hak ve özgürlüklerin genişlemesi, bir hukuk devleti olması, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi, yasama, yürütme ve yargı erklerin ayrılığı gibi bütün toplumsal ve siyasal alanın haklarının genişletecek bir meseleyi konuşuyoruz. Şimdi, burada en temel muhatap olarak elbette ki bu örgütü kuran, bugüne kadar da bu örgütü yöneten kişi olan Sayın Öcalan'ı bu sorunun çözümünde temel muhatap olarak kabul ediyoruz, bu açık ve net. Siz bir sorunu sorun yaşadığınız kişilerle çözersiniz" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan kanun teklifinin 7'nci maddesi üzerinde AK Parti tarafından verilen ve kabul edilen önergeye göre; 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan bölgeler mercek altına alınacak. Bu bölgeler arasından, "bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre" Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar, çok özel vergi teşviklerinden yararlanma hakkı kazanacak. Cumhurbaşkanınca belirlenecek bu endüstri bölgelerinde faaliyette bulunan kurumların, transit ticaret faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için yüzde 100 oranında kazanç indirimi teşviki sağlanacak.
Kanun teklifinin 7'nci maddesi üzerine söz alan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, torba kanun yönteminin yasama usullerini zayıflattığını ve dar bir kesime ekonomik imtiyaz sağladığını söyledi. Genç, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Yine bir torba kanun klasiği ile karşı karşıyayız. 7 ayrı kanunda değişiklik yapan, usulü zayıf, hiyerarşisi bozuk ve ne yazık ki toplumun geniş kesimlerinin değil, dar imtiyazlı bir grubun ihtiyaçlarına göre terzi işi dikilmiş bir metni tartışıyoruz. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda bu teklifin ne kadar aceleye getirildiğini, anayasal ilkelere nasıl aykırılıklar barındırdığını şerhimizde tane tane anlattık. Ancak görüyoruz ki 'ben yaptım oldu' anlayışı burada da hakim. Bu maddeyle, Kurumlar Vergisi Kanunu'nda bir düzenleme yapılıyor. İstanbul Finans Merkezi'nde faaliyet gösteren kurumların transit ticaret kazanç indirimini yüzde 50'den yüzde 100'e çıkarıyorsunuz. Yetmiyor İstanbul Finans Merkezi dışındakiler için de bu oranı yüzde 95'e yükseltiyorsunuz. Bakın, bu düzenleme kağıt üzerinde 'ihracatı teşvik' gibi görünebilir. Ama işin şekli öyle değil. Siz burada Türkiye'yi üretimin, sanayinin merkezi değil; vergiden kaçırmanın, denetimsiz sermaye transferlerinin merkezi haline getiriyorsunuz"
Son Dakika › Güncel › Varlık Barışı Tartışmaları Sürüyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?