
Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilciliğine atanan İsveçli diplomat Hans Grundberg'in ülkede çatışan taraflar arasında uzlaşı yolunda diyalog kurmasının önündeki engeller tartışılıyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in 6 Ağustos'ta İngiliz diplomat Martin Griffiths'in yerine BM Yemen Özel Temsilciliğine İsveçli diplomat Grundberg'i atamasıyla yeni bir sürece girilip girilmeyeceği merak konusu.
Grundberg'in çatışma çözümü, müzakerecilik ve ara buluculuk alanında 15 yıllık deneyime sahip olması ve 2019'dan bu yana Avrupa Birliği Yemen Büyükelçisi görevini sürdürmesi nedeniyle ülkede çatışmaların sona erdirilmesi konusunda girişimleri artırması bekleniyor.
Yemen, hükümet güçleri ile Husiler arasında devam eden iç savaşın yanı sıra ülkenin güneyinin kuzeyinden ayrılması çağrısında bulunan Güney Geçiş Konseyi ile hükümet güçleri arasındaki çatışmalara sahne oluyor.
Yemen hükümeti ve İran destekli Husiler diyalog sürecinin başlaması için çeşitli ön koşullar ileri sürerken, uzmanlar Grundberg'in başarı ihtimalini değerlendiriliyor.
Tarafların ön koşul ısrarı
Ülkede iç savaşın başlamasının ardından atanan dördüncü BM Yemen Özel Temsilcisi olan Grundberg için taraflar memnuniyet mesajları yayınlarken, müzakerelere başlamak için kendi ön koşullarının sağlanmasında ısrar ediyor.
Husiler, kontrolleri altındaki bölgelerde bulunan havaalanları ile limanlar yeniden açılmadığı sürece yeni BM Temsilcisi'nin himayesinde herhangi bir diyalog sürecine başlamayı reddediyor.
Grundberg'e her türlü desteği sunmaya hazır olduğunu açıklayan Yemen hükümeti ise barış sürecinin yerel olarak üzerinde anlaşmaya varılan ve uluslararası olarak da desteklenen "çözüm referanslarına" dayanması gerektiğini belirtiyor.
Körfez Girişimi, Ulusal Diyalog Konferansı'nda alınan kararlar ve başta 2216 sayılı kararı olmak üzere BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının "çözüm referansları" olduğu vurgusunu yapan Yemen hükümeti, diyalogun bu temelde yürütülmesi şartını ileri sürüyor.
Alınan kararlar kapsamında Husilerin başkent Sana dahil ele geçirdikleri bölgelerden çekilmesi, askeri ve güvenlik kurumlarından ele geçirdikleri silahları bırakması ve meşru hükümetin yetki alanına yönelik eylemleri durdurması isteniyor.
Husiler ise alınan kararların "çözüm referansı" olmasını şiddetle reddederek, BM kararlarının iptal edilmesini ve Suudi Arabistan liderliğindeki Arap koalisyonunun saldırılarının durdurulmasını müzakerelere başlangıç için şart koşuyor.
"Tarafların stratejisi sorunların birbirine bağlanması"
Siyasi analist Abdunnasır el-Mudia, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Yemen'deki savaş halen devam ediyor. Herhangi bir tarafın barış ya da askeri üstünlük sağlayarak çözüm sağlama beklentisi yok." dedi.
Çatışmanın iç ve dış taraflarının mevcut duruma uyum sağladığını belirten Mudia, Husi milislerinin Marib bölgesinde kontrol sağlama girişimlerini ve bunu önleme yönündeki girişimleri hatırlattı.
Mudia, Grundberg'in Yemen'de çatışan taraflar arasındaki diyalog çabalarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Grundberg için ne ülkede barış sağlanması ne de esir takası, Sana Havalimanı, Hudeyde Limanı gibi ikincil öneme sahip konularda bir başarı beklentisi var. Çünkü çatışmadaki tüm tarafların stratejisi sorunların birbirine bağlanması üzerine kurulu."
Çatışmanın taraflarına destekte bulunan Suudi Arabistan ve İran'ı işaret eden Mudia, güç dengesini değiştiren iç veya dış gelişmeler olmadığı müddetçe Yemen'de dış aktörlerin kontrolü altındaki savaş durumunun süreceği öngörüsünde bulundu.
"Güçlü uluslararası destek"
Yemenli siyasi analist Muhammed eş-Şubeyri ise "BM temsilcilerinin başarısı veya başarısızlığı, uluslararası güçlerin bölgedeki çözülmemiş sorunlara çare bulma konusunda ne kadar ciddi olduğuna bağlı." ifadelerini kullandı.
Yemen meselesinin çözümü için "güçlü uluslararası destek" gerektiğinin altını çizen Şubeyri, uluslararası güçlerin Yemen'deki çözüm konusundaki tavırlarının halen belirsiz olduğunu vurguladı.
Şubeyri, "Kuzey ve güneydeki tüm isyancı güçlere karşı Yemen halkı ve hükümeti gerçek manada etkili bir uyum içinde olmalı." diye konuştu.
Yemen'in istikrara kavuşması konusunda uluslararası aktörlerin ahlaki bir sorumluluk taşıdığına dikkati çeken Şubeyri, Yemen'e ilişkin BM kararlarının uygulamadan oldukça uzakta kaldığı değerlendirmesinde bulundu.
Yemen'deki iç savaş ve insani kriz
Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de, İran destekli Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor.
Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulundururken Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri, Mart 2015'ten beri Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
Yemen'de yaklaşık 7 yıldır süren çatışmalarda 233 bin kişi yaşamını yitirdi. Dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alan Yemen'de iç savaş nedeniyle büyüyen insani kriz korkunç boyutlara ulaştı.
BM'ye göre, dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığı Yemen'de nüfusun yüzde 80'i insani yardıma ve korunmaya ihtiyaç duyuyor.
Son Dakika › Güncel › Yemen'de uzlaşı için BM Özel Temsilcisi Grundberg'in önünde hangi engeller var? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.