YENİ Partili Tezcan, Kuşadası'nda tahliye pazarlığı iddialarına soruşturma istedi

YENİ Partili Tezcan, Kuşadası soruşturmasındaki delil yaratma ve tahliye pazarlığı iddialarının soruşturulmasını istedi. Tutuklu Başkan Ömer Günel'in Behçet Alp hakkında suç duyurusunda bulunduğunu hatırlatan Tezcan, iddiaların takip edilmesi çağrısı yaptı.
(TBMM) - YENİ Parti Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, Kuşadası Belediyesi ile ilgili soruşturma kapsamında, delil yaratmak için "etkin pişmanlık ve tahliye pazarlıkları" yapıldığı yönünde iddialar olduğunu belirterek, "Bu iddiaların merkezindeki isimlerden birisi de Behçet Alp. Behçet Alp'in cezaevine gidip çeşitli tutuklu kişilerle görüştüğü ve 'Eğer Ömer Günel aleyhine ifade verirsen özel ilişkilerimi de kullanarak seni tahliye ettiririm' diye ifade temin etmeye çalıştığına ilişkin çok yoğun haberler var. Hatta dışarıda da belli kişilere gittiği ve Kuşadası'nda buna ilişkin ifadeleri temin etmeye çalıştığı iddiaları dolaşıyor. Derhal bu meselenin soruşturulması lazım" dedi.
YENİ Parti Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in "Behçet Alp'in cezaevinde bazı kişilerle görüşerek, kendisi aleyhinde beyanda bulunmaları karşılığında tahliye ettireceği" iddialarına ilişkin avukatı aracılığıyla Behçet Alp hakkında suç duyurusunda bulunmasının ardından, iddiaların soruşturulması çağrısı yaptı.
Tezcan, Türkiye'de muhalefet belediyelerine yönelik sistematik kumpas soruşturmaları kapsamında Kuşadası'nda bir yıldan bu yana bir kumpas soruşturmasının sürdüğünü söyledi. "Bu soruşturmaların tipik özelliği delile dayanmayan, gizli tanık ya da iftiracı beyanları üzerinden yürütülmesi ve esas olarak arka planda siyasi hedeflerle yürütülen soruşturmalar olması" diyen Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in 7 aydır tutuklu olduğunu anımsattı.
Bu kumpas soruşturması kapsamında 10 aydır tutuklu bürokratlar ve 6 aydır da tutuklu iş insanları bulunduğunu kaydeden Tezcan, "Yani iş insanlarının, bürokratların ve Belediye Başkanı'nın tutsak alındığı bir kumpas soruşturmasıyla karşı karşıyayız ve işin ilginci bugüne kadar iddianame henüz düzenlenmiş değil. Yani siz insanları alıp özgürlüklerinden mahrum ediyorsunuz, cezaevine koyuyorsunuz ama elinizde kesin suç işlediğine ilişkin kuvvetli şüphe oluşturacak delil yok vee insanları tutukluyorsunuz" diye konuştu.
"BOŞ DOSYANIN ALTI İFTİRACI, GİZLİ TANIK İFADELERİYLE DOLDURULMAYA ÇALIŞILIYOR"
Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'in bugün Behçet Alp hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunduğuna ilişkin açıklamalarına değinen Tezcan, şunları kaydetti:
"Sayın Ömer Günel'in isyan ettiği ve Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet ettiği konu budur. Sistem şöyle işliyor: İnsanları tutukluyorlar, hapse atıyorlar. Ondan sonra hapse attıkları insanlara 'Etkin pişmanlık'çerçevesinde iftiracı olursan, Ömer Günel aleyhine ifade verirsen, şunlar aleyhine ifade verirsen, bu aleyhe ifadeler karşılığında senin tahliyeni sağlarız' diyorlar. Kuşadası soruşturmasında boş olan dosyanın altı bu tip iftiracı, gizli tanık ifadeleriyle, 'etkin pişmanlık' ifadeleriyle doldurulmaya çalışılıyor.
Son dönemde çok yaygın biçimde şu iddialar dolaşıyor Kuşadası kamuoyunda: Özellikle soruşturma dosyasında delil yaratmak adına etkin pişmanlık çerçevesinde iftira ifadelerini temin ederek tahliye pazarlıklarının sürdürüldüğü, yürütüldüğüne ilişkin çok yoğun haberler ve iddialar dolaşıyor. Bu iddiaların merkezindeki isimlerden birisi Behçet Alp. Bir avukat Kuşadası'nda. Behçet Alp'in cezaevine gidip çeşitli tutuklu kişilerle görüştüğü ve 'Eğer Ömer Günel aleyhine ifade verirsen özel ilişkilerimi de kullanarak seni tahliye ettiririm' diye ifade temin etmeye çalıştığına ilişkin çok yoğun haberler düşmüş durumda. Hatta dışarıda belli kişilere gittiğine ve Kuşadası'nda buna ilişkin ifadeleri temin etmeye çalıştığı iddiaları dolaşıyor. Bunun üzerine Sayın Ömer Günel Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş. Bu işin soruşturulması gerekir.
Şunu herkes bilsin, cezaevinde yatan tutuklunun da şüphelinin de hukuku devlete emanettir. Kalkıp insanları bir soruşturma devam ederken gerçek dışı beyanlarla içeride tutmaya dönük her türlü girişimin Cumhuriyet Savcıları tarafından üzerine gidilip soruşturulması gerekir.
Biz bu kumpas soruşturmasının başından bu yana delilsiz yürüdüğünü biliyorduk. Şimdi bu çerçevede delil yaratma konusunda cezaevine gidip de 'aleyhe ifade ver' demek başlı başına ciddi bir suçtur. Bu konuda Sayın Belediye Başkanı artık çok net şekilde şikayet dilekçesini Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş. Derhal bu meselenin soruşturulması lazım."
"SORUŞTURMA DOSYASINIÖMER GÜNEL'İN KENDİSİ BİLMİYORKEN, O BİLİYORDU"
Soruşturma dosyasının Günel'in haberi olmadan önce Behçet Alp tarafından bilindiğini iddia eden Tezcan, şunları kaydetti:
"Bu konuda başka önemli bir gelişme daha var. O da Behçet Alp'in, Günel'in kendisiyle ilgili gizli olan soruşturmada şüpheli olduğunu kendisi bilmiyorken, İstanbul'daki soruşturma dosyasına UYAP'tan erişmek mümkün değilken, soruşturma dosyasını biliyor olması. Başka bir dosyayla ilgili dilekçe verirken o dosyada Günel'in aleyhine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu dosyasında soruşturma yürütüldüğünü açıkça beyan etmiş, dosya numarasını vermiş.
İnsanın aklına şu geliyor: Başından itibaren kumpas üzerine kurulmuş ve olayın şüphelisinin dahi bilmediği bu dosya numarasını sen nereden biliyorsun? Bu soruşturmayla başından itibaren herhangi bir dahlin, herhangi bir ilişkin var mı? Bu soruşturmanın gizliliği çerçevesinde bu bilgiyi nasıl aldın?
Daha Günel tutuklanmadan, üç gün önce yazdığı bir dilekçede dosya numarasını veriyor. Kimsenin haberi yokken, kendisinin haberi yokken, o dosyada şüpheli olup olmadığını kendi dahi bilmezken gidip bunu veriyor. Bu da başından itibaren gizli dosyalarla teması olduğu şüphesini kuvvetli hale getiriyor. Dolayısıyla bu durumdaki bir ismin soruşturma devam ederken cezaevine gidip 'Seni, aleyhe ifade vermen karşılığında tahliye ettireceğim' dediği şeklindeki iddiaların ciddiye alınması gereken iddialar olduğunu gösteriyor.
Adalet yoksa, kumpas soruşturmaları bir adet haline gelmişse ve siyasetin malzemesi haline gelmişse, başından beri kendi husumeti üzerinden iş tutmaya çalışan insanların önünün açılacağı böyle kötü bir yargı düzeni ile karşı karşıya kalırız."
İDDİANAME BİR AN ÖNCE HAZIRLANMALI
Soruşturmanın Kuşadası yerine İstanbul'dan yürütüldüğünü, bunun da doğru olmadığını vurgulayan Tezcan, bir an önce iddianamenin hazırlanması gerektiğini belirtti.
Tezcan, "Bir yıla yakın devam eden soruşturmada siz daha iddianameyi hazırlamadan 'Acaba yeni yeni etkin müfteriler, iftiracılar temin ederek dosyanın altını doldurabilir miyim' diye adaleti katletmeye devam edemezsiniz. Bir an önce iddianamenin hazırlanması gerekir. Özellikle de Ömer Günel'in Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği bu şikayet dilekçesi çerçevesinde adil yargılamayı etkilemeye dönük iftira beyanları temin etmeye dönük, bu çerçevedeki fiillerin çok ayrıntılı bir şekilde takip edilmesi, araştırılması gerekir" dedi.
Sizin düşünceleriniz neler ?