Kezban Konukçu'dan Deprem Soruşturması İçin Önerge - Son Dakika
Son Dakika Logo
Güncel

Kezban Konukçu'dan Deprem Soruşturması İçin Önerge

13.01.2026 19:38

Kezban Konukçu, Hatay Hastanesi yıkımına ilişkin soruşturma izni verilmemesini TBMM'ye taşıdı.

(ANKARA) - DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, ANKA Haber Ajansı'nın gündeme getirdiği 6 Şubat depreminde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yıkılmasına ilişkin kamu görevlilerine soruşturma izni verilmemesini TBMM gündemine taşıyarak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

ANKA Haber Ajansı, Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin, 6 Şubat depremlerinde 68 kişinin hayatını kaybettiği Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası ile ilgili olarak, Hatay Valiliği'nin eski başhekimler ve eski il sağlık müdürleri hakkında soruşturma izni vermeme kararına yapılan itirazları reddettiğini ve dosyanın kapatıldığını gündeme getirdi.

AİHM'in 'yaşam hakkı' maddesini hatırlattı

Kezban Konukçu da konuya ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yanıtlaması istemiyle hazırladığı soru önergesini TBMM Başkanlığı'na sundu. Önergede, şu ifadelere yer verildi:

"6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve 11 ilde ağır yıkıma yol açan depremlerin en fazla etkilediği illerin başında gelen Hatay'da kamu idaresinin ihmalleri depremin yıkıcı etkisini bir felakete dönüştürmüştür. Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nda 68 yurttaşımızın, idarenin göz göre göre gelen ihmalleri sonucu yaşamını yitirmesi bu durumun en acı örneğidir.

Adli soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporları ve iddianamede, söz konusu hastane binasının yaklaşık 10 yıl boyunca yapılan resmi yazışmalarla depreme dayanıksız olduğunun bilindiği, buna rağmen herhangi bir güçlendirme, tahliye ya da kullanım dışı bırakma işlemi yapılmadığı açıkça tespit edilmiştir. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, hem ilgili dönemin İl Sağlık Müdürü hem de geçmiş 10 yıllık süreçte görev alan İl Sağlık Müdürleri ve Başhekimler hakkında soruşturma izni talep etmesine rağmen Hatay Valiliği'nce sadece ilgili dönem İl Sağlık Müdürü hakkında soruşturma izni verilmiş, geçmişe dönük görevliler hakkında soruşturma izni verilmemiştir. Adana Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nin bu karara yapılan itirazları reddetmesi ile de dönemin kamu görevlileri hakkında ceza soruşturması açılmasının önü tamamen kapatılmıştır.

Bu süreç, yaşam hakkının ihlaliyle sonuçlanan bir olayda, kamu görevlilerinin ceza sorumluluğunun 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun aracılığıyla idari bir kararla engellendiğini; deprem suçlarında cezasızlığın kurumsallaştığını ve mağdur ailelerin adalete erişim hakkının fiilen ortadan kaldırıldığını bir kez daha göstermiştir. Nitekim, AİHM'in yerleşik içtihatlarında açıkça vurgulanan 'yaşam hakkı ihlallerinde bağımsız ve etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü', bu olayda 4483 sayılı Kanun'un idari izin mekanizmasına takılmış; savcılık makamının maddi gerçeği araştırma yetkisi idari bir kararla sınırlandırılmıştır. Bu durum, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti, 10. maddesindeki eşitlik ve 36. maddesindeki hak arama özgürlüğü ilkeleriyle açıkça çelişmektedir. Hatay'da yıllardır 'adalet istiyoruz' diyerek seslerini duyurmaya çalışan ailelerin talepleri ise, bu kararlarla bir kez daha yok sayılmıştır.

"6 Şubat depremleri sonrası yıkılan kamuya ait bina ve tesislerle ilgili olarak bugüne kadar hakkında soruşturma izni verilen kamu görevlisi sayısı kaçtır?"

DEM Partili Konukçu, şu soruları yöneltti:

"Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'nın depreme dayanıksız olduğuna dair yıllara yayılan resmi yazışmalar ve uyarılar mevcutken, bu binanın kullanımına devam edilmesinde sorumluluğu bulunan geçmiş dönemin sorumlu kamu görevlileri hakkında hangi hukuki gerekçelerle soruşturma izni verilmemiştir?

Savcılık iddianamesinde yer alan somut bulgulara ve ağır ihmal tespitlerine rağmen, idari amirin 'soruşturma izni vermeme' yetkisini kullanması, yargının delil takdir yetkisine yapılmış idari bir müdahale anlamına gelmemekte midir? Bu durum kuvvetler ayrılığı ilkesini açıkça zedelememekte midir?

Hatay Valiliği'nce eski başhekimler ve eski il sağlık müdürleri hakkında 'soruşturma izni verilmemesi'  kararının, Adana Bölge İdare Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunmasının yasal dayanağı nedir? Bu karar, kimi kamu görevlilerini yargı denetimi dışına çıkararak Anayasa'da güvence altına alınan eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı değil midir?

Binanın yaklaşık 10 yıldır depreme dayanıksız olduğu bilinmesine rağmen tahliye kararı almayan geçmiş dönemin mülki amirleri ve bürokratları, hangi üstün kamu yararı gerekçesiyle yargı denetimi dışına çıkarılmaktadır?

İddianamedeki somut delillere ve 10 yıllık resmi yazışma trafiğine rağmen geçmiş dönemde görev yapmış yetkililere yönelik 'soruşturma izni verilmemesi' kararları, Bakanlığınızın deprem sonrası kamu görevlilerini korumaya yönelik sistematik bir cezasızlık politikasının parçası mıdır?

6 Şubat depremleri sonrası yıkılan kamuya ait bina ve tesislerle ilgili olarak bugüne kadar hakkında soruşturma izni verilen kamu görevlisi sayısı kaçtır? Aynı kapsamda, bugüne kadar kaç dosyada soruşturma izni verilmemiştir 'Bu dosyaların kaç tanesi toplu ölümle sonuçlanan olaylara ilişkindir?

4483 sayılı Kanun'un mülki amirlere tanıdığı soruşturma izni yetkisi, Türkiye'de kamu görevlilerinin işlediği suçlar açısından fiili bir hukuki sığınak haline mi getirilmiştir'Bakanlığınızda bu yetkinin kötüye kullanımına ilişkin herhangi bir denetim mekanizması mevcut mudur?

AİHM'nin Türkiye aleyhine verdiği çok sayıda kararda, 4483 sayılı Kanun'un etkili soruşturma yürütülmesinin önünde engel teşkil ettiği tespit edilmişken, bu yapısal sorunun giderilmesi için Bakanlığınızca neden herhangi bir yasal düzenleme yapılmamıştır?

Geçmişte görev yapan sorumlulara soruşturma izni verilmemesi kararlarının, depremde yakınlarını kaybeden ailelerin adalete erişim hakkını ortadan kaldırdığı ve yargı yolunu fiilen kapattığı açıkken, Bakanlığınız bu uygulamanın Anayasa'nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yaşam hakkına ilişkin hükümleriyle çeliştiğini kabul etmekte midir?

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ek Hizmet Binası'na ilişkin olarak, geçmiş dönem yetkililere soruşturma izni verilmemesi kararını alan ve onayan idari makamlar hakkında 'görevi kötüye kullanma' veya 'delilleri karartma' şüphesiyle herhangi bir inceleme ya da denetim başlatılmış mıdır?

Deprem suçlarında gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve benzer felaketlerin tekrar yaşanmaması amacıyla kamu görevlilerinin yargılanmasının önündeki idari engellerin kaldırılmasına yönelik Bakanlığınızın somut bir yol haritası bulunmakta mıdır?"

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement