AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Hadi mayıstaki gösterilerde 5 ağacı bahane ettiniz, şimdi nedir bu profesyonelce uygulanan gösterilerin arkasındaki sebep? Sebep yok" dedi.
Bağış, Sütlüce'deki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı'nda, AK Parti Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanlığı tarafından düzenlenen 11. Bölge Toplantısı'na katıldı.
Egemen Bağış, sözlerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından siyasete davet edildiğinde, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in yanında olduğunu ve ondan çok şey öğrendiğini ifade ederek başladı.
Tarihte 12 Eylül denilince akla 3 farklı anlam ve yılın geldiğini anlatan Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birçok kişinin aklına 12 Eylül denince 1980'de yaşanan darbe dönemi gelir. Çok şükür AK Parti döneminde onun unutulmaya başlamasına vesile olan bir de 12 Eylül 2010 vardır. O da ilk defa Anayasa'nın 26. maddesinin eş zamanlı olarak millet tarafından değiştirilmesi ve Türkiye'nin demokratikleşme yolunda attığı adımın yıl dönümüdür. Bir de üçüncü 12 Eylül vardır. O da 12 Eylül 1963'tür. Rahmetli Menderes'in 1959'da yaptığı başvurunun üzerine darbe sonrası Türkiye'nin demokrasiye dönmesine takdirini göstermek üzere AB'nin Türkiye ile Ankara Anlaşması'nı imzaladığı tarihtir."
Ankara Anlaşması'nın imzalanmasının ardından geçen 50 yılda, özellikle de son 10 yılda Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin çok iyi anlaşılması gerektiğini aktaran Bağış, hükümetin yaptığı icraatları anlattı.
"Millet onlara gerekli cevabı verdi"
Her şeyin iyi gittiği bir dönemde, birilerinin İstanbul'un bir parkındaki 4-5 ağacın başka bir parka nakledilmesi üzerinden bir kaşık suda fırtına kopardığını söyleyen Bağış, şunları kaydetti:
"Bu bir tesadüf değildir. 'Türkiye çok güçlendi. Bu gidişle Türkiye'yi tutamayacağız, kontrol edemeyeceğiz. Alışmıştık yıllarca çantada keklik bir müttefik olmasına Türkiye'nin, artık kendi fikirleriyle hareket eden, kendi önceliklerini, uusal çıkarlarını her şeyin önünde gören bir ülke haline geldi' diyenlerin çıkarlarının, rantlarının ve onların Türkiye'deki işbirlikçisi baronların maalesef hoşuna gitmez. İşte bunun neticesinde bizi durdurabileceklerini sandılar. Ama hamdolsun, bu millet onlara gerekli cevabı verdi."
Darbelerin zamanında yargılanması durumunda benzer darbelerin yaşanmayabileceğine vurgu yapan Bağış, istikrar ve huzurun bozulması durumuna ilk önce faizlerin artacağını ve paradan para kazananların parayı "cukkalayacağını" söyledi.
Bağış, şöyle devam etti:
"Başbakan, 28 Şubat sürecinin iş dünyasındaki ve medyadaki destekçileriyle ilgili bir cümle kurdu. Kaç gündür diken üstündeler. Meydan boş değil artık. Bu ülkenin dar gelirli, garip gureba gençlerini kandıracaksın, sokaklara salacaksın, ülkenin polisine küfrettireceksin, ana-avrat küfrettireceksin, ondan sonra da yan gelip yatacaksın. Utanmadan bu baronların çoğu tatile gittiler.Tatilde yine hinlikleri kurdular. Şimdi üniversitelerin açılmasını bekliyorlar. Hadi mayıstaki gösterilerde 5 ağacı bahane ettiniz, şimdi nedir bu profesyonelce uygulanan gösterilerin arkasındaki sebep? Sebep yok. Kendi kendilerine hiçbir taşın altına ellerini koymadan, 'nasıl olsa bu ülkenin Alevi gençleri var, onları kandırırız. Fakir gençeri var, onları kandırırız. Farklı inançlara sahip insanları var, onları kandırırız. Farklı etnisitelere sahip insanlar var, onları kandırırız'. Çünkü öyle alışmışlar. Bugüne kadar hep piyonları sürerek, maşa kullanarak bu ülkede huzursuzluk yaratarak, istikrarsızlık yaratarak kendilerine bulanık suda balık avlama alışkanlığı kazandırmışlar. AK Parti buna 'dur' dedi. İşte o yüzden rahatsızlar."
"AK Parti olarak o tezgaha da 'dur' dedik"
Mevlüt Çavuşoğlu'nun, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanlığı'na seçilmesinin, sadece seçilen ilk Türk, Müslüman ve tarihinin en genç başkanı olması açısından önemli olmadığını belirten Bağış, uluslararası dengeleri yerinden oynatması, Avrupa Konseyi'nin daha kapsayıcı olması adına da çok önemli bir mesaj olduğunu aktardı.
Sonradan adı İslam İşbirliği Teşkilatı olan İslam Konferansı Örgütü'nün Genel Sekreterliği'ne de tarihinde ilk defa bir Türk'ün seçildiğini anımsatan Bağış, hükümetin ortaya koyduğu kararlılıkla ve lobi sayesinde Ekmeleddin İhsanoğlu'nun bu göreve seçildiğini kaydetti.
Bağış, "İslam Konferansı Örgütü tarihinde ilk defa seçimler yapıldı. Çünkü AK Parti olarak o tezgaha da 'dur' dedik. O tekere de bir çomak soktuk. Hani birileri diyor ya 'Arap Baharı ilk defa demokrasi getirdi' diye. Şahidim, bizzat kapalı kapılar ardındaki toplantılarda, bu İslam dünyasına demokrasinin ilk gelmesi aslında İslam Konferansı Örgütü Genel Sektererliği seçimidir. Çünkü tarihinde ilk defa birçok ülke temsilcisi ellerine verilen pusulaya tercih ettikleri adayın adını yazdılar. Katladılar, bir kutunun içine attılar. Hayatlarında ilk defa oy verdiler" şeklinde konuştu.
CHP'ye eleştiri
CHP'yi eleştiren Bağış, "AK Parti gider AB'ye, CHP zihniyeti gider darbeye. İşte gördünüz. Gittiler... Sisi'nin misafiri oldular. Allah muhabbetlerini artırsın. Alışkanlıklarından vazgeçemiyorlar" dedi.
Yerel seçimlerin ardından cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağını ve ülkenin tarihinde milletin ilk defa kendi liderini kendisinin seçeceğini anlatan Bağış, o makama kimin seçileceğiyle ilgili kendi aklındaki isimle, partililerin aklındaki isim arasında hiçbir fark olmadığından emin olduğunu söyledi.
Bağış, milletten kopmayacaklarını, birbirlerine sımsıkı sarılacaklarını ve zorlukların üstesinden gelerek aydınlık yarınlara ereceklerini kaydetti. - İstanbul
Son Dakika › Politika › AK Parti Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanlığı 11. Bölge Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.