AK Parti TBMM Grup Toplantısı Yapıldı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti TBMM Grup Toplantısı Yapıldı

AK Parti TBMM Grup Toplantısı Yapıldı
25.06.2013 13:57  Güncelleme: 14:05

Erdoğan, "Kalkacaksın, Hükümet'e, 'şu valiyi, şu emniyet müdürünü görevden al, şunu açığa al...' Önce haddini bileceksin." dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,  "Kalkacaksın, Hükümet'e, 'şu valiyi, şu emniyet müdürünü görevden al, şunu açığa al...' Önce haddini bileceksin ya. Yok bilmem ne platformuymuş. Ne platformu olursan ol ya. Ayaklar ne zamandan beri baş olmaya başladı?" dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, geçen haftanın, tıpkı grup salonundaki gibi milletin yoğun ilgisi, muhabetiyle, çok büyük bir teveccüh manzarasıyla kucaklaştıkları bir hafta olduğunu söyledi.

Erdoğan, 9 Haziran'da Mersin'e giderek, Akdeniz Oyunları için yaptıkları yatırımlar noktasında yaklaşık 500 milyon, cari harcamalar noktasında 300 milyon olmak üzere toplamda 800 milyon liralık bir adımın açılışını gerçekleştirdiklerini anımsattı. Erdoğan, Mersin'e geçen perşembe yeniden giderek 17. Akdeniz Oyunları'nın açılışını yaptıklarını ifade etti.

Salonda bulunanların "Tarsus seninle gurur duyuyor" sloganlarına Erdoğan, "İnşallah Tarsus'tan farklı bir ışık bekliyoruz. AK Parti'nin ampulünü inşallah Tarsus'ta da yakacaksınız, buna inanıyorum" karşılığını verdi.

Bu oyunların Yunanistan'da yapılacağını, Yunanistan'ın, malum durumları nedeniyle bunu yapamayacağını açıklayınca kendilerinden rica ettiklerini ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak değerlendirmemizi yaptık, Akdeniz Oyunlarıyla ilgili süratle yatırımlara girdik, 17 ayda bu yatırımları gerçekleştirdik. Türkiye, bu noktada da gücünü ortaya koyması bakımından çok önemli. 17 ayda buradaki branşlara ait, stadından tutun, kapalı spor salonlarına, yüzme havuzlarına, atletizm pistlerine varıncaya kadar bütün bunların yapılması, yetiştirilmesi önemliydi, bu başarıldı" dedi.

Erdoğan, 24 ülkeden yaklaşık 6 bin sporcunun, Akdeniz Oyunları'nda müsabakalara devam ettiğine işaret ederek, Mersinliler'in ciddi ilgi gösterdiğini, bütün karşılaşmaların tıklım tıklım, her yerde izlenildiğini söyledi.

Türkiye'nin, 17. Akdeniz Oyunları'nda şu an itibariyle 16 bronz, 21 gümüş ve 19 altın madalya kazandığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin, İtalya'nın arkasından ikinci sırada olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Ama daha gelecek çok altın, gümüş, bronz var. Çünkü yapılacak müsabakalar bunu gösteriyor. Bu da Akdeniz Oyunları'nda şu ana kadar bizim için rekor oluyor. En son Akdeniz Oyunları'nda 20 altın almıştık, görünen tablo o ki 20'nin çok çok üstüne altında çıkacağız. Akdeniz Oyunları'na katılan tüm sporcularımızla birlikte madalya kazanan sporcularımızı, ülkemize bu gururu yaşatan sporcularımızı  yürekten tebrik ediyor, teşekkür ediyorum, başarılarının devamını diliyorum. Dost Akdeniz ülkelerinden gelen tüm sporculara da müsabakalar boyunca başarılar temenni ediyor, güzel hatıralarla  ülkelerine dönmelerini diliyorum. Avrupa Takımlar Şampiyonası için gittiği İngiltere'de rahatsızlanan ve hastanede bulunan milli atletimiz Binnaz Uslu'ya da geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, bir an önce sağlığına kavuşması, aramıza dönmesi için dualarımızı gönderiyoruz" diye konuştu.

-Milli İradeye Saygı mitingleri

Erdoğan, hem Milli İradeye Saygı Mitingi yapmak hem de  başka bir uluslararası spor turnavası U-20'nin açılışı için Mersin'den Kayseri'ye geçtiklerini ifade etti.

FIFA U-20, 20 yaş altı futbol turnuvasının bu yıl Türkiye'de, İstanbul, Bursa, Antalya, Trabzon, Gaziantep, Rize ve Kayseri'de yapıldığına işaret eden Erdoğan, Kayseri'deki açılışa katıldıklarını, ilk maçın, ilk yarısını izlediğini, heyecanı paylaştığını anlattı. Erdoğan, dostluk, barış ve centilmek içinde devam eden turnuvada, Milli Takım'a başarı diledi.

Erdoğan, Kayseri'de uluslararası spor organizasyonunun açılışı öncesinde çok büyük katılımıyla, çok büyük coşkuyla yaptıkları mitingin, hafta içi ve öğle saati olmasına rağmen 200 bin kişinin katılımıyla gerçekleştiğini kaydetti. Erdoğan, sıcaktaki büyük coşkunun görülmeye değer olduğunu dile getirerek, Kayserililere ve buna destek olan teşkilata gayretlerinden dolayı şükranlarını sunarak, coşku ve heyecanın, her geçen gün arttığını ve artacağına da inandığını söyledi.

Milli İradeye Saygı Mitinglerinden birini de Cumartesi günü Samsun'da gerçekleştirdiklerini dile getiren Erdoğan, "Bugüne kadar Samsun'da yaptığım mitinglerin en büyüğünü orada gördük, heyecanı, yollardaki, caddelerdeki ilgi ve alakayı gördük. Bu da Samsun'un, hani diyoruz ya çırpınırdı Karadeniz diye, nasıl çırpındığını gördük. Karadeniz'in hissiyatını görme fırsatını yakaladık" dedi.

Erdoğan, pazar günü Erzurum'da miting yaptıklarını anımsatarak, sözlerini, "Erzurum, çok farklı bir manzarayla, coşkuyla bizi karşıladı. Dadaşların ön hazırlıkları enteresandı, birilerine enteresan karneler hazırlamışlar, onları pankartlarla asmışlardı. Erzurum İstasyon Meydanı'nın ve meydana açılan ana caddelerin hınca hınç dolduğuna, hatta üniversite önünden miting alanına kadar sokakların insan seliyle adeta meydana aktığını gördük. Orada da mitingin başından sonunu kadar Erzurum'un coşkusuna, heyecanına, muhabbetine şahit olduk. Bizden bir gün önce MHP'nin de orada bölge mitingi vardı, onun da hali ortada, neler yapıkları ortada. Ama Erzurumlu kendine yakışan cevabı Dadaşlar olarak zaten verdi" diye sürdürdü.

-"Şiddet zaferin müjdecisi değildir"

Ankara, İstanbul, Kayseri, Samsun ve Erzurum'da gerçekleştirdikleri Milli İradeye Saygı Mitingleri'nde, halkın Türkiye'deki son gösterilere ve şiddet eylemlerine nasıl baktığını, neler hissettiğini çok açık ve net olarak gördüğünü belirten Erdoğan, milletin, gösterileri çok büyük sabırla, büyük bir itidalle izlediğini kaydetti. Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ancak aynı milletimiz, o engin basireti, ferasetiyle, o gösterilerle aslında neyin hedef alındığını, ne yapılmak istendiğini net olarak  gördü ve görüyor. Gösteriler başladığı andan itibaren gerek içerideki bazı medya kuruluşları, gerek uluslararası medya kuruluşları, gerek sosyal medya, çok kapsamlı, çok tertipli bir dezenformasyon kampanyası başlatmışlardı. Ama yüzbinler, milyonlar, yani AK Parti'ye gönül veren veya vermeyenler, bu meydanlarda itidali temsil ettiler. Onlar yakmadı, yıkmadılar, onlar asla kavgadan, gürültüden yana olmadılar. Tam aksine onlar demokratik haklarını, özgürlük noktasındaki istismarları, yasaların kendilerine tanıdığı o alanlarda dile getirdiler. Bizim söylediğimiz bu zaten. Siz de bir şey mi söyleceysiniz, gelin bu meydanlarda söyleyin, buralarda bunu yapın.

Şiddet, hiçbir zaman zaferin müjdecisi değildir. Şiddet, iter, ötekileştirir, ister istemez bunu yapar. Onun için şiddete başvuranlar, her zaman, her daim kaybetmeye mahkumdur. Bu noktada siz eğer dürüstlükten, demokrasiden yanaysanız, demokrasinin şartları, kuralları bellidir. Gelirsiniz bunu her yerde, yasal çerçeve içinde anlatırsınız ve seçim zamanı gelince sandıktan neticeyi alırsınız. İşte AK Parti'nin yaptığı budur. Biz diğerlerini de buna davet ediyoruz."

-"Yeniçeri'nin isyancı grupları gibi"

Başbakan Erdoğan, milletin, bu kampanyaları yutmadığını; neyin ne olduğunu; kimin nerede durduğunu; kimin ne yapmak istediğini gördüğünü; her zaman hakkın, haklının yanında yer aldığını belirtti.

Bu gösterileri kışkırtanlar, yönlendirenlerin, milleti etkilemeyeceğini veya etkileyemeyeceğini, milleti kandıramayacağını bildiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Aslında başından itibaren uluslararası çevrelere seslendiler. Bu çevreler, halkın kendilerine inanmayacağını çok iyi biliyordu. Halkın arkalarından gelmeyeceğini de çok iyi biliyordu. Onun için uluslararası medyayı, uluslararası çevreleri muhatap aldılar. Türkçe yerine İngilizce yazmayı, konuşmayı tercih ettiler. Kendilerine dışarıdan yandaş ve destekçi bularak, o yolda ilerlemeye gayret ettiler. Gösteriler başladığı andan itibaren biz şunu çok net söyledik: Bu gösterilere katılanlar çok farklı katmanlardan oluşuyorlardı, farklı gerekçelerle sokağa çıkmışlardı. Bu noktada bizim hiçbir kompleksimiz yok. Biz hiçbir zaman halkın tepkilerine, taleplerine sırtını dönen, yüz çeviren hükümet olmadık. 10,5 yıl boyunca her bir ferdin, her bir grubun taleplerini, derisinin rengine, diline, kazancına, inancına bakmadan dinledik, dikkate aldık. Geçtiğimiz 10,5 yıl boyunca yüzde 100'ün hükümeti olmak için tam bir hassasiyet gösterdik.

Bu gösterilerin içinde Gezi Parkı, ağaç ve çevre hassasiyetiyle yer alanlar vardı, biz onları samimi bulduk. En başından itibaren onları diğerlerinden ayrı tutarak, söylediklerine dikkatle kulak verdik. Kabul ettiğimiz temsilcileri saatlerce dinledik, dinledim. Bakanlar Kurulu toplantısında biz bu kadar zaman geçirmedik. Onlara o kadar zaman ayırdık. Ben, İstanbul Valisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız bu samim göstericilerle de irtibat kuruldu. Kendilerini dinlediler. Ama bunların yanında samimi olmayanlar da vardı, dürüst değillerdi. Nitekim Başbakan Yardımcımız ile yaptıkları görüşmeden sonra dışarı çıkıp, adeta Yeniçeri'nin o isyancı grupları gibi, 'şu valiyi görevden alacaksın, şunu görevden alacaksın, bunu görevden alacaksın' gibi ultimatom sallayanlar da vardı. Sen hangi iktidarla konuşuyorsun ya. AK Parti iktidarıyla bunlar konuşulur mu? Şimdi kalkıp da bazı yazılı veya görsel medyada olanlar bu tiplere haddini bildirmiyor. Bundan daha büyük haddini bilmemezlik olur mu? Kalkacaksın sen, hükümete, 'şu valiyi, şu emniyet müdürünü görevden al, şunu açığa al, şunu şuraya götür, bunu buraya götür...' Önce haddini bileceksin ya. Sen kalkıp da yok bilmem ne platformuymuş.. Ne platformu olursan ol ya. Ayaklar ne zamandan beri baş olmaya başladı? Böyle bir şey olur mu?"

-

Kaynak: AA

Son Dakika Politika AK Parti TBMM Grup Toplantısı Yapıldı - Son Dakika


Advertisement