(ANKARA) TBMM İdari Amiri ve HDP Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder: " (Hükümet ile görüşülmesi) Alenen ve açık söylüyoruz, çağrımız var ama ortada böyle bir müzakere ve diyalog yok"
ANKARA (İHA) - TBMM İdari Amiri ve HDP Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder, hükümet ile görüşüldüğü iddiaları ile ilgili, "Alenen ve açık söylüyoruz, çağrımız var ama ortada böyle bir müzakere ve diyalog yok" dedi.
Önder, HDP Grup Toplantısı'nda konuştu. HDP Grup Toplantısı'na son Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen akademisyenler, eski Demokratik Toplum Partisi ve eski milletvekili Ahmet Türk ve Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık da katıldı.
Önder, Dünya Ana Dil Günü'nde Grup Toplantısı'na katılanları Kürtçe selamladı. Önder, Ahmet Türk'ün şahsi tarihinin demokrasi tarihi olduğunu belirterek, Türk'ün şahsi tarihinin barış, özgürlük, adalet tarihi olduğunu ifade etti. Önder sözü Ahmet Türk'e bıraktı.
Ahmet Türk, Genel Başkanları'nın zindanlarda olduğunu belirterek, milletvekili ve 75'in üzerinde Belediye Başkan'larının zindanlarda olduğunu söyledi. Türk, ret ve inkar politikalarının terk edilmesi gerektiğini kaydederek, "Halkın iradesiyle seçilmiş Belediye Başkanlarımızın yeri halkın arasındadır, halka hizmet etmekten geçer. Halkın iadesiyle Meclis'e gönderilmiş milletvekillerimizin yeri burasıdır, Meclis'tir. Bu zeminde konuşarak, tartışarak sorunlara çözüm bulacaklarına inanıyorum. Bu coğrafyada Kürtler demokratik, özgür gelecek için mücadele ediyor" ifadelerini kullandı.
Kürtçenin Ortadoğu'da önemli bir aktör olduğunu ifade eden Türk, "Kürtler özgürleşmeden, Ortadoğu özgürleşmez, burada yaşayan hiç bir halk bütünleşemez. Kürtlerin Ortadoğu'yu değiştirmesinden korkan bir zihniyet var. İşte yaşadığımız acıların sebebi bu" şeklinde konuştu.
TBMM İdari Amiri ve Halkların Demokratik Partisi Ankara Milletvekili Sınırı Süreyya Önder, vicdanı ve adaleti yerle bir ettiklerini iddia ederek, "Hakkı dile getirmenin bedelini, işiyle, aşıyla ve beceremezler ama onurlarıyla oynamayı teşebbüs etile, bütün ülke olarak tecrübe ettik. Bilim, aydınlık geleceğe, aydınlığı işaret edenlere, böyle bir husumet bu ülkenin tarihiyle eş zamanlı hiç bir gün eksik olmamış. İktidar yöneticileri Osmanlı'yı referans veriyorlar,. Bir padişah Kemal Paşazade, atından sıçrayan çamuru kaftanına başlaşınca,'O bir alimin atından sıçrayan bir çamurdur. Bu kaftanı ölünce tabutumun üzerine örtün' dediğini rivayet ediliyor. Onların yaptıklarına bakın, sizin bu akademisyenlerin bilimsel özgürlüğünün sembolü olan cübbelerini layık gördüğünüz şeye bakın. O çamurlu olanı üstüme örtün' dedi, siz bu akademisyenlerin hakkı, vicdanı, özgürlüğü, eşitliği, adaleti talep etmekten başka, bilimi, özgür bilimi savunmaktan başka hiçbir şey yapmayan bu akademisyenlerin, cübbelerini çamura buladınız. O cübbeleriniz bu ülkenin özgürlük ve eşitlik bayramı olacaktır, barış bayramı olacaktır" diye konuştu.
Akademisyenlerin ihraç edilmesini üniversite yönetiminin istediğini belirten Önder, "Bölge bir cehennem topuna dönüşmüş, her gece ekranlarda sulh ekibi gibi yan yana dizilen akademisyenler görürsünüz ama üniversitelerden kurumsal olarak bu konuda bir tek 'Ne yapıyorsunuz beyler' nidası yükselmemiş, iş bu kıyıma gelince ve kamu vicdanında derin bir yara ve öfkeye yol açınca 'Biz yapmadık, üniversiteler yaptı' diyorlar. Buradan muhterem İbiş'e seslenmek istiyorum; 'sayın İbiş herkes kenara çekilir. Bu işin vebali senin omuzlarında kalır. Birileri bu işin bedelini ödeyecek. Adalet belki geç telli eder ala tecelli eder'" şeklinde konuştu.
Kürtlerin hükümet ile görüştüğü iddialarına reddeden Önder, "Külliyen yalan. Görüşmede yok, böyle bir teşebbüs de yok. biz bu görüşmeyi ilkesel olarak talep ediyoruz. Hem müzakere ve diyalog yapmıyorlar, ama şu daha da kabul edilemez; el altından görüşülüyormuş gibi yapma propagandası bu halkın süzgecinden geçmez. Mercimek kadar aklınızla körükleyip durmayın. Alenen ve açık söylüyoruz, çağrımız var ama ortada böyle bir müzakere ve diyalog yok" değerlendirmesini yaptı.
Önder, Anayasa Mahkemesi'ni eleştirerek, "Yaklaşık 100 binin üzerinde insan işinden, aşından, ekmeğinden ediliyor. Savunması alınıyor mu? Yok. Suçu varsa kendisine söyleniyor mu? Yok. Ne deniyor? Gayet mıy mıy bir yorumla, 'bazı yanlışlıklar olmuş olabilir onun için de bir komisyon kuruyoruz.' diyorlar. Efendiler, sizin için sadece 'bazı yanlışlar' dediğiniz yüzbinlerce haneye açlık, yoksulluk ve sıkıntı olarak yansıyor. Cemaat, kamuda kendi kadrolaşmasını sağlamak için soruları çalıyordu. Bunlar cemaatten daha tembel ya da daha pervasız. Soruları çalmaya bile üşeniyorlar. Mülakat diye bir şey getirdiler. Yani yandaşlarını formalite olsun diye soruları çalmak zahmetine bile katlanmadan istedikleri kurum ve kuruluşlara yerleştirme operasyonu yapıyorlar. İşte bütün bunlar adalet duygusunu öldüren işlerdir " ifadelerini kullandı. (AUÖ
Son Dakika › Politika › Ankara) TBMM İdari Amiri ve Hdp Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder: '(Hükümet ile Görüşülmesi)... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.