Başbakan Davutoğlu Nevşehir'de - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Davutoğlu Nevşehir'de

08.11.2014 17:08

Davutoğlu, 4. Uluslararası Hacıbektaş Aşure Günü'nde konuştu: (5) "(Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri) Eğer herhangi bir mezhep, din bu derslerde tahkir ediliyorsa, gerçekten bu dersleri kaldıralım. Aşağılanıyorsa, kötüleniyorsa, ötekileniyorsa; deniyorsa 'şu mezhepten olan dinin dışındadır, dine mensuplar şöyledir' işte o anda nefret kültürü doğar. Ama ben isterim ki her Sünni Hacı Bektaş ı Veli'yi okusun, her Alevi de Emir Sultan'ı Mevlana Celaleddin i Rumi'yi okusun. Bunda bir yanlışlık olduğu kanaatini taşımam" "Geçmişte yaşanan bütün acıların, Kahramanmaraş, Çorum, Gazi olayları, Sivas'ta Madımak ya da Başbağlar.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin kaldırılması taleplerine ilişkin, "Eğer herhangi bir mezhep, din bu derslerde tahkir ediliyorsa, gerçekten bu dersleri kaldıralım. Aşağılanıyorsa, kötüleniyorsa, ötekileniyorsa deniyorsa; 'şu mezhepten olan dinin dışındadır, dine mensuplar şöyledir' işte o anda nefret kültürü doğar. Ama ben isterim ki her Sünni Hacı Bektaş-ı Veli'yi okusun, her Alevi de Emir Sultan'ı, Mevlana Celaleddin-i Rumi'yi okusun. Bunda bir yanlışlık olduğu kanaatini taşımam" dedi.

Davutoğlu, Hacı Bektaş-ı Veli Türbesi'nin yanında bulunan Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Merkezi'nde düzenlenen "4. Uluslararası Hacıbektaş Aşure Günü" etkinliğinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, kendisinin köken itibariyle bir Sünni Türk aileden geldiğini vurguladı.

"Ama başbakanlık yaparken, ben sadece Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Başbakanıyım ve bütün vatandaşlarım, hiçbir ayrım olmadan benim önümde eşit" diyen Davutoğlu, "Nasıl bir hakim hükmederken, hani adalet simgesi, gözleri kapalıdır, bir devlet adamı da devlet ricali de politika belirlerken, hükmederken, konuşurken, kendi etnik mezhebi kimliğini unutarak konuşur" ifadesini kullandı.

Karşı tarafa bakarken de o kimliği görmemesi gerektiğinin altını çizen Davutoğlu, Türk geleneğinin birçok farklı kültürün iç içe yaşadığı gelenek olduğunu söyledi.

Bundan 7-8 yıl önce Vatikan'da bir toplantı sırasında Türkiye'nin de kastedilerek, "İslamın baskıcı ve diğer dinleri dışladığı" konusunda fikirler ortaya atıldığını anlatan Davutoğlu, oradakilere "Bugün eğer biz bir şehre gitmek ve birçok dini bir arada görmek istesek, hangi şehre gideriz?" sorusunu yönelttiğini aktardı.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Mimari de görecek ama insan dokusunda değil sadece. Londra'ya mı Roma'ya mı, Bağdat'a mı, Şam'a mı, hele hele İstanbul'a mı, Marakeş'e mi? İstanbul'un geleneksel sokağında Bektaşi dergahıyla, Mevlevi dergahı yan yanadır, biraz öte Nakşi vardır, öbür tarafta Melami vardır, biraz köşeyi döndüğünüzde bir kilise vardır, bir Ortodoks vardır, biraz ötede Balat'ta bir Yahudi vardır. Hiçbirisi de o dönemi anlatan, 17'nci, 18'inci yüzyıl, hep beraber bu kültürü yaşattığını Batılı gözlemciler de teyit ederler. Geleneğimiz böyle olmakla birlikte, modern toplumda da bugünkü modern devlet anlayışı içinde, biz sadece vatandaşlarımızı görürüz, hiçbir ayrım gözetmeden. Ben Hacıbektaş'ta bunun taahhüdünü veririm. Bu zihniyet devrimi, esas itibariyle en temel meseledir. Vatandaşlar arasında ayrım gözettiğiniz anda meşruiyetini kaybedersiniz. Bir vefat mı oldu? Kim olursa olsun benim vatandaşımdır. Bir yerde huzursuzluk mu var, biri tehdit altında mı? Birinin canı, malı, emniyet altında değil mi? O gece benim gözüme uyku girmemesi lazım. Bu benim için nasılsa bütün valilerimiz, yöneticilerimiz için de aynıdır."

-Almanya'daki "dönerci cinayetleri"-

Almanya'daki "dönerci cinayetleri"ni anımsatan ve öldürülenlerin tamamının farklı mezhep ve etnik kimlikler taşıdığını hatırlatan, hatta birinin yanlışlıkla öldürülen Yunanlı olduğunu bildiren Davutoğlu,  2012 yılında Almanya ziyareti sırasında öldürülenlerin hepsinin ailelerini tek tek ziyaret ettiğini aktardı.

Bir gününü de Türkiye'den göç etmiş Süryaniler, Ortodokslar ve Ermeniler'in ibadethanelerine ayırdığını ifade eden Davutoğlu, ayrıca Cemevi de dahil birçok cemaati ziyaret ettiğini söyledi.

Başkonsoloslar toplantısında, "Bundan sonra hangi vatandaşımızın gözünden bir damla yaş dökülse, onu önce siz göreceksiniz. Alman polisinden veya emniyet görevlilerinden önce onu siz göreceksiniz. Siz sahip çıkacaksınız ve sormayacaksınız; acaba bunun kökeni nedir, meşrebi nedir, siyaseti ya da ideolojisi nedir?" talimatı verdiğini bildiren Davutoğlu, devletin görevi vatandaşlarının mal, can, akıl emniyetini korumak üzere her türlü tedbiri almak olduğunu dile getirdi.

Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Geçmişte yaşanan bütün acıların, Kahramanmaraş, Çorum, Gazi olayları, Sivas'ta Madımak ya da Başbağlar... Orada şehit edilenler katledilenler, hepsi aslında bu topraklara kurulan bir tuzağın sonucunda o akıbetle karşılaştılar. Hepimizin omuz omuza onlara karşı tek bir vücut içinde, her zaman aramızdaki görüş ayrılıklarını da bir kenara bırakarak, o görüş ayrılıklarını her zaman tartışarak, ama nihayetinde 'biz bu ülkenin çocuklarıyız, eşit vatandaşlarıyız ve eşit vatandaşları olarak kalacağız', iradesini göstermemiz lazım. Benim bütün vatandaşlarımızdan özellikle de Alevi, Sünni ayrımı yapmadan, bütün mezhep ve meşrepten kardeşlerimize, erenlerimize, dostlarımıza, canlarımıza, temelde Hacı Bektaş-ı Veli'den mesajım budur. Eğer üzerinde beraberce çözeceğimiz meseleler varsa, bunları çözeceğiz. Yine Aşık Mahsuni'den atıfla, eğer Aşık Mahsuni, üstüne örtülen bütün tarihi dosyaların ve yok sayılan Alevi Bektaşi geleneği ve kenara itilen bütün marjinal geleneklerin bu yıllarda tek tek tartışmaya açıldığını, çözüme kavuşturulmaya çalışıldığını, çalıştaylar yapıldığını ve her seferde bu sorunları açık yüreklilikle tartışmak için bir çığır açıldığını görseydi eminim memnun olurdu."

Davutoğlu, bunu sürdüreceklerini ve hiçbir problemin üstünü örtmeyeceklerini aktardı.

Alevi yazılı geleneğinin çok güçlü bir gelenek olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Alevi yazılı geleneğini muhafaza etmek, bizim için en temel vazifedir. Sözlü geleneği yazılı hale dönüştürmek, hepimiz için... Çok güçlü bir sözlü gelenektir, saz ile söz ile yayılmıştır, eğer sadece sözde kalırsa bir müddet sonra o kültürün yeniden üretilmesi zorlaşıyor" dedi.

-"Din Kültürü ve Ahlak Dersleri"-

Onlarca, yüzlerce Alevi Bektaşi klasiğini yayınladıklarını ve bunu sürdüreceklerini de bildiren Davutoğlu, "Bir başbakan olarak değil, bir dost ve akademisyen kimliğimle söylüyorum; bütün Alevi menkıbenamelerini, bütün gelenekleri, geleneksel kültürü yazılı kültüre aktarıp yeni nesle tanıtmak lazım. Tanıtmak lazım ki Alevilik ve Bektaşilik bu toprakların asli unsurudur, öz unsurudur, marjinal bir unsuru değil, asli geleneğin içindedir" diye konuştu.

Davutoğlu, şu açıklamaları yaptı:

"Tanıtmak lazım ki başkaları Alevilik Bektaşilik geleneği üzerinden bir takım yanlış kanaatlere, Ali'siz, Hüseyin'siz, Ehli Beyt'siz, Hoca Ahmet Yesevi'siz bazı çizgilere kaymasınlar. Hacı Bektaş-ı Veli'yi herkese okutmak lazım, Alevi Sünni ayrımı yapmadan ki Hacı Bektaş-ı Veli ne Alevi'dir ne Sünni'dir, Hacı Bektaş-ı Veli her şeyden önce bir Ehl-i Beyt yolcusudur ve bir insandır. Gerçek anlamda insanı kamil yolunda bir insandır. O mertebede bir insandır. Hepimizin söyleyeceği değerler var. İşte burada Din Kültürü ve Ahlak derslerine kısaca girmek istiyorum. Eğer herhangi bir mezhep, din bu derslerde tahkir ediliyorsa, gerçekten bu dersleri kaldıralım. Aşağılanıyorsa, kötüleniyorsa, ötekileniyorsa; 'şu mezhepten olan dinin dışındadır, dine mensuplar şöyledir' işte o anda nefret kültürü doğar. Ama ben isterim ki her Sünni Hacı Bektaş-ı Veli'yi okusun, her Alevi'de Emir Sultan'ı Mevlana Celaleddin-i Rumi'yi okusun. Bunda bir yanlışlık olduğu kanaatini taşımam. Bunu da açık yüreklilikle tartışalım, ama tabuları yıkalım zihnimizde. 'Bir şey dini bir öz barındırıyorsa, bu çağdaşlığa ve Aleviliğe aykırıdır' dediğiniz anda o anda dergahtan koparsınız, ikrardan koparsınız."

Kendisinin Aleviliğin bütün temel kavramlarını çalışmaya gayret ettiğini belirten Başbakan Davutoğlu, bu kavramların herkesin kavramları olduğunu ve onları yaşatma görevleri bulunduğunu söyledi.

Davutoğlu, bir tahkir ve öteleme olması durumunda ise önce kendisinin müdahale edeceğini ve gereğini yapacağını kaydetti.

- Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Davutoğlu Nevşehir'de - Son Dakika


Advertisement