'izmir'in Çılgın Projesi' 2 Haziran'da

Binali Yıldırım, İzmir'e özel projelerin 2 Haziran'da Başbakan tarafından Ankara'da açıklanacağını, kendilerinin de bunun ardından İzmir kamuoyuna detaylı açıklamada bulunacaklarını söyledi.
Ulaştırma eski Bakanı ve AK Parti İzmir 2'nci bölge 1'inci sıra milletvekili adayı Binali Yıldırım, İzmir'e özel projelerin 2 Haziran'da Başbakan tarafından Ankara'da açıklanacağını, kendilerinin de bunun ardından İzmir kamuoyuna detaylı açıklamada bulunacaklarını söyledi. İzmir Ticaret Borsası'nın 120'nci yıl kutlama etkinlikleri kapsamında düzenlenen Tarım Zirvesi'ne katılan Binali Yıldırım, İzmir milletvekili adayı olarak tarım sektörünün taleplerini dinledi. Toplantıya bir özel firmanın reklamında kullandığı 'Yiyin gari' sözleriyle üreticilerin simgesi haline gelen Ayşe Elmacı da katılırken "Televizyona çıkıyoruz ama kolay değil bu işler. Çiftçimizin gübre ve mazot ihtiyacı var. Bunu istiyom gari" sözleri büyük alkış aldı.
'ÇILGIN PROJELER' 2 HAZİRAN'DA AÇIKLANACAK
Daha sonra söz alan Binali Yıldırım, ulaştırma alanında gerçekleştirilen icraatları anlatarak, "Örneğin İzmir'de 1 milyonun üstünde motorlu araç var. Her gün yeni 160 araç tescil oluyor. Yakın zamanda ulaşım ve altyapıyı desteklemezsek trafik İstanbul'u geçer" dedi.
Yıldırım, 2023 hedefleri açısından İzmir'in önemli bir yer tuttuğunu da vurgularken, şöyle devam etti: "İzmir'le ilgili çok güzel projelerimiz var. Onlar yapılacak. Bu projeleri Başbakanımız 2 Haziran'da Ankara'da açıklayacak. Sonrasında biz de İzmir kamuoyuna detaylarını anlatacağız. 4 Haziran'da da zaten Başbakanımız büyük bir Açıkhava toplantısı yaparak İzmirlilerle buluşacak. "
İzmir'in altyapısı ile ilgili önemli projeler gerçekleştireceklerini dile getiren Yıldırım, "İzmir için çıtayı yükselttik. 34 İstanbul 1. , 35 İzmir 2'nci şehir. Başkent ne olacak diye sorarsanız Ankara sıralamaya girmez. Ancak İstanbul ve İzmir çok güzel bir ikili olur" dedi.
"ÖNEMLİ OLAN SAHİPLENMEK DEĞİL GERÇEKLEŞTİRMEK"
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun İnciraltı ile Çiğli- Bostanlı arasında yapılacak Körfez Tüp Geçit Projesi'nin kendi fikri olduğunu söylemesini de değerlendiren Binali Yıldırım, "Ne olacakmış, ne zararı var? Her proje gündeme gelince benim projem der. Ne olacak? Bunda bir zarar yok. Onun da projenin sahibi olması, sahiplenmesi İzmir'in zararına değil faydasına. Önemli olan projeyi sahiplenmek değil projeyi gerçekleştirmektir. Biz onu yapacağız" dedi.
MİMARLAR ODASI İLE GÖRÜŞECEKLER
Mimarlar Odası İzmir Şubesi'nin Tüp Geçit'in işlevsel olmayacağını açıklaması ve SİT alanlarına dikkat çekmesinin hatırlatılması üzerine yanıt veren Yıldırım, proje detaylarının henüz kamuoyu ile paylaşılmadığını kaydederek, şunları söyledi: "Projenin getirisi, götürüsü anlaşıldıktan sonra bu arkadaşlarımızın endişelerini de biz gideririz. Burada bir problem yok. Biz İzmir'in bugününü planlamıyoruz. Gelecek 10 yılını, 20 yılını planlıyoruz. Bugünün ihtiyaçları da görülecek ama 29 yıl sonra İzmir'in beklediği bir proje varsa orada doğacak bir ihtiyaç varsa onu da şimdiden planlamazsak o zaman sorunlar aşılamaz hale gelecektir. Yani bir yerde sit olması demek, hiçbir şey yapılmaması anlamına gelmez. Sit otur demek değil, değerlerimizi, kültürümüzü tarihimizi koruyarak yaşatmak demek. "
"MÜSAADE ETSİNLER İŞİMİZİ BİZ PLANLAYALIM"
Üçyol İstasyonu'a önceki gün inerek incelemeler yapan ve metroda yeni bitiş tarihi açıklayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun demeçlerine ilişkin soruları yanıtlayan Yıldırım, verilen tarihte yatırımın biterek İzmirlilerin yine bir hizmete kavuşmasından mutluluk duyacağını söyledi. Yıldırım, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin yeni hatlarını Ulaştırma Bakanlığı'na devredilmesinin hatırlatılması ve İzmir'deki yeni hatlarla ilgili son gelişmelerin sorulması üzerine şunları söyledi: İki şeyi birbirinden ayırmak lazım. Olayları birbirine karıştırmayalım. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Kordon ve Kordelya tarafında yani Körfez'in iki sahilinde hafif raylı sistem yapmak üzere müracaatı var. Ama bunun yanı sıra gerek Bornova'dan Otogar'a gerek üniversiteye, sahilden Buca'ya, hatta Narlıdere'den ta Urla'ya kadar metronun uzatılması ve bu işin Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılmasında da talep var. İki talep var. Biri onay istiyor, diğerinde de "siz yapın' diyor. Bizim yapacağımız işleri müsaade etsinler de biz planlayalım. Onlara bir cevap vermek durumunda değiliz. Bu zaten bizim İzmir projelerimiz içinde yer alıyor. Ancak kendilerinin yapmak istediği hatlarla ilgili birisi zannediyorum onaylandı, birisiyle ilgili işlemler devam ediyor. Bu dediğim yüzeysel tramvaydı. "
"TARIM SEKTÖRÜNDE MEMNUNİYETSİZ ALGILAMA VAR"
Binali Yıldırım toplantıda yaptığı konuşmada ise, alanının tarım olmamasına rağmen çiftçi bir aileden geldiğine dikkat çekti ancak, üreticinin Ankara'ya iletmek istediği sorunlarında siyasi bir köprü olabileceğini vurguladı. Yıldırım, seçim bölgesi olan Gediz ve Küçük Menderes havzalarını gezdiğini anlatarak, "İnsanlar oralarda içinde bulundukları şartları konuşuyorlar. Vizyon ortaya konulmuyor" dedi. Gıda sektörünün stratejik öneminin arttığını vurgulayan Yıldırım, tarımda ölçek ekonomisine geçecek ve işletmelerle üretim yapacak bir yapılanmaya gitmek gerektiğini dile getirdi. Yıldırım, tarımsal teşviklerin anlaşılabilir ve adil olması gerektiğini anlatırken, "Tarıma 6 milyar dolar teşvik yapmışız. Ama yapılan destek yerini bilmiyor. Ayşe teyze yalın bir şey söyledi. 'Gübreyi mazotu indirin gari' dedi. Ürüne destek bırakılmaz. Olmayan yerler ne yapsın? Desteklerin herkesin işine yarayan en azından tüm ülke çapında herkesin işine yarayacak destekleri vermesi lazım" dedi. Tarım sektörünün milli gelire de katkısının arttığını söyleyen Yıldırım, "Bütün bunlar pozitif göstergeler ama tarım sektöründe memnuniyetsiz bir algılama var. Burada doğru olan işi özel sektöre bırakmaktır. Kamu artık işi sahiplerine terk etmeli" dedi.
KESTELLİ TALEPLERİ SIRALADI
İTB Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli de taleplerini şöyle sıraladı: "Ülke ihtiyaçlarının belirlenerek üretimin bu ihtiyaçlara yönlendirilmesi için havza modeli, prim sistemi ile desteklenmeli. Aksi durumda bugünkü uygulama sadece bir durum tespiti olarak kalacak. Havza modeline prim kapsamındaki 16 ürün dışında kalan tarımsal ürünler ile hayvancılık sektörü de dahil edilmeli ve gerçek bir üretim planlaması yapılmalı. Üreticimizin kaliteli tohumluk ve teknolojiye ulaşmasına olanak sağlanması gerekmekte. Maliyetlerin düşürülmesi amacıyla da elektrik fiyatlarında indirime gidilmeli, motorin, benzin ve gübrede vergi oranları düşürülmelidir. " - İzmir