Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Boğazı'na yapılacak üçüncü köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesi tartışmalarına değinerek, "Ceddimizin içinde ülkesini 2.5 katına 8 yıllık iktidarında büyüten bir padişahın ismini veriyoruz. Niye rahatsız ediyor?" dedi.
Başbakan Erdoğan, Of Hayrat Kültür ve Yardımlaşma Derneği'nin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlediği iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, üçüncü köprüye ilişkin eleştirilere anlam veremediğini dile getirdi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Üçüncü köprüden niye rahatsız oluyorlar? Bunu anlamak mümkün değil. Neymiş? İsmi rahatsız etmiş. Kardeşim; kusura bakma. Bu isim seni niye rahatsız eder? Bizim ceddimizin içinde, ecdadımız içinde, ülkesini 2.5 katına 8 yıllık iktidarında büyüten bir padişahın ismini veriyoruz. Niye rahatsız ediyor seni? Böyle bir padişah ama yafta mı arıyorsun, yafta çok. Kendilerine göre bir şeyler söyleyip duruyorlar ve bugün ülkemizde birçok insanımız evlatlarına 'Yavuz' ismini verir. Hiç rahatsız olmaz. Trabzon'lu zaten Yavuz'u iyi tanır. Fatih'i iyi tanır. Şimdi, yani bu isimler var diye birileri oraya gitmeyecek, rahatsız olacak; kusura bakma yani... Sen gitmezsin başkaları gider. Bundan rahatsız olmaya hiç gerek yok ve bu isimlerin hepsi bizim."
"Ali'yi sevmek Alevilikse ben dört dörtlük Aleviyim" şeklindeki sözüne ilişkin eleştirilere de değinen Erdoğan, şunları söyledi:
"Şimdi geçenlerde birileri bana yine kendine göre ağzına geleni söylemiş. Ben diyorum ki 'Eğer Ali'yi sevmek Alevilikse ben hepsinden daha Aleviyim' diyorum. Bundan niye rahatsız oluyorsun? Ben rahatsız olmuyorum, bu kadar açık konuşuyorum. Benim kayınbiraderim Ali, en büyük ağabeyi Hüseyin, bir ufağı Hasan. Biz evlatlarımıza hep bu adları vermişiz ki Hazreti Hüseyin, Hazreti Hasan bunlar sevgili Peygamberimizin sevgili torunları. Bunlar taç isimler. Hazreti Ali efendimiz ha keza öyle. Bizim bu Sünni toplumunun içinde böyle bir ayrımcılık var mı? Hepimiz ailelerimize, çocuklarımıza bu isimleri göğsümüzü gere gere veriyoruz. Hiç böyle bir dert, böyle bir sıkıntı yok. Peki sizde bu dert niye? Bizim söylediğimiz bu; ki bunları biz gündemimize bile taşımıyoruz ama birileri bunu kasıtlı olarak gündeme taşıyor. Hiç bunlara aldırmayacağız biz işimizi yapmaya bakacağız."
Geçmişte birinci köprüye karşı çıkanların da bugün o köprüyü kullandıklarını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Birinci köprüye karşı çıkanlar, şimdi o köprünün içinden gidip geliyorlar mı? Gidip geliyorlar, sandalla geçmiyorlar kaşıdan karşıya. İkinci köprüye karşı çıkanlar? Şimdi o köprüden istifade ediyorlar mı? Ediyorlar. Birinci Atatürk, ikinci Fatih, torunu Yavuz. O da yapılacak. Dört gidiş, dört geliş, ortasından da raylı sistem. Dünyada müstesna köprülerden bir tanesi olacak ve maliyeti 2.5 milyar avro. Bütün bunlarla beraber, bir modern İstanbul, modern Türkiye'yi inşa ediyoruz. Şimdi 29 Ekim'de denizin altından raylı sistemi bitiriyoruz, açılışını yapacağız. Peki, nasıl gelip de oradan geçeceksiniz? Hangi yüzle geçeceksiniz? Bunları ben anlayamıyorum. Hemen, 2015'te de onun biraz daha aşağısından iki tüp üst üste; otomobil, o da denizin altından, oradan da geçeceğiz, onu da yapıyoruz. Şu anda başladı, hızla devam ediyor. Bunlar bugüne kadar böyle bir şeyi hayal edebilirler miydi ama bizler tabii bunları başarıyla, azimle, kararlılıkla bitiriyoruz, bitireceğiz."
Karadeniz Sahil Yolu'nu da Ünye geçitindeki bazı sıkıntıların dışında tamamladıklarını ve 12 tane tüp geçit yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, "Niye? Biz size aşıktık. Ferhat-Şirin meselesi. Ferhat Şirin'e aşıktır. Şirin millettir. Ferhat da hükümettir" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz milletimizin hizmetkarıyız. Bu millete efendi değiliz. Bu millet bize, bu hizmetler sebebiyle 'Allah onlardan razı olsun- geldiler, 10 sene, 15 sene gayret ettiler, koştular didindiler, Türkiye'nin çehresini değiştirdiler...'. Daha dün Şırnak'ta Şerafettin Elçi Havalimanı'nı açtık. 4 yılda burayı bitirdik. 500 bin yolcu kapasiteli, 120 trilyon harcadık oraya. Sordum, '10 yıl önce size denseydi Şırnak'a havalimanı yapılacak, inanır mıydınız?' diye. Oradakiler 'Hayır inanmazdık' dediler. Bu yıl bitirdik. Şimdi Şırnak'ta binecek uçağa gelecek İstanbul'a; kaç dakikada? 1.5 saatte. Niye bunu yaptık? Benim İstanbul'da yaşayan vatandaşım insan da Şırnak'ta yaşayan vatandaşım insan değil mi? İnsan. Oradaki Kürt, ben de Türk'üm veya Lazım -ben tabi Rize'li olduğum için hepsinin arasındayım, nereye koyacağımı kendimi bilemiyorum böyle bir durum var-. Biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik. Ayıramayız. Hepsini seviyoruz. Seveceğiz. Kardeşiz. O hizmet oraya götürüldü, götürülecek. Bu bizim görevimiz. Göreve geldiğimizde 26 tane havalimanı vardı Türkiye'de. Şimdi ne oldu biliyor musunuz? 50 tane havaalanı. Artık bir yere yetişemezsek, öbür havalimanı git hemen her taraftan 45 dakika, 1 saatte bir başka ildeki havalimanına ulaşıyorsun."
Erdoğan, Türkiye'nin her yerini havaalanlarıyla donattıklarını, daha yapacakları havaalanının bitmediğini, daha da iyi olacağını kaydederken bir katılımcı "Oflu da isteyebilir Başbakanım" diye seslendi. Erdoğan, Karadeniz şivesiyle "Ondan korkuyorum" diyerek espri ile karşılık verdi.
Başbakan Erdoğan, sözlerini, "El ele vereceğiz. Omuz omuza vereceğiz. Daha iyi günleri, kardeşçe hep birlikte yaşayacağız. Bundan hiç endişeniz olmasın. Önümüz açıktır. Bu tür yanlış yollara sapanlarla bizim birlikteliğimiz olamaz ama Rabbimizden duamız o dur ki onları da hidayet üzere kılsın. El ele, omuz omuza, hep birlikte aydınlık yarınlara yürüyelim" diyerek tamamladı.
- İstanbul
Son Dakika › Politika › Of Hayrat Kültür ve Yardımlaşma Derneği İftar Programı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.