'Özerklik Halkın Yönetime Katılmasıdır' - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

'Özerklik Halkın Yönetime Katılmasıdır'

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
\'Özerklik Halkın Yönetime Katılmasıdır\'

DTP'nin Eski Genel Başkanı Türk, Anayasa Değişikliği'nin Kürt Halkı'nın Sorunlarına Çözüm Olmadığını Belirtti.

Manisa'nın Horosköy Pazaryeri'ndeki programda konuşan kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk, Anayasa Değişikliği'ndeki maddelerin Kürt Halkı'nın sorunlarına çözüm olmadığını belirterek, "Basit bir deyimle, bu iki yüzlülüktür. Bu sahtekarlıktır, demek istiyorum" dedi. Türk, Kürt Halkının özerkliğiyle ilgili olarak ise, "Bu demokratik özerlik halkımızın sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda yönetime katılmasıdır. Kendini yönetebilecek bir anlayıştır. Avrupa yerel yönetimler demokratik özerklik yasası neyse bizim içinde öyledir" dedi.

Kapatılan DTP'nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk, 12 Eylül'de yapılacak olan Anayasa Değişikliği referandumunu BDP'lilerin protesto etmesini istedi. Yaklaşık 1000 kadar kişiye seslenen Türk'ün yanında, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, BDP eş başkanı Aysel Tuğlu ve BDP Manisa İl Başkanı Kerem Taylan'da yer aldı.

Ahmet Türk, Horozköy Pazaryeri'nde polisin geniş güvenlik önlemleri almasına tepki göstererek, "Bu siyasi partinin referandumla ilgili düşüncelerini tüm Türkiye'ye, demokrasi güçlerine anlatmak için meydanlardayız. Bizim mücadelemiz insanlık mücadelesi, barış ve özgürlük mücadelesidir. Kürdüyle, Türküyle, demokrasiyi ve barışı tesis etmek için çaba göstereceğiz. Kimsenin endişesi olmasın. Ancak Kürtleri inkar ederek, yok sayarak, kürt halkının özgür geleceğine ipotek koymak isteyen anlayışları da sizlerle birlikte, mahkum edeceğiz" diye konuştu.

"ESAS ZULÜM GÖREN BİZLERİZ"

Türk, konuşmasına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, '12 Eylül mağdurları bizleriz' şeklindeki açıklamalarını eleştirerek, esas 12 Eylül mağdurlarının Kürt Halkının olduğunu ifade etti. Türk, "Türkiye'de bir referandum yapılıyor. Bu referandum da gerçekten hukuk tartışılmıyor. Ezilen, sömürülen, zulüm gören Kürt halkı tartışılmıyor. Bakınız Kılıçdaroğlu, '12 Eylül'ün mağduru benim' diyor. Başbakan '12 Eylül mağduru benim' diyor. Ama zulüm gören, zindanlarda yaşamını yitiren, cezaevlerinde her türlü işkencelerle karşı karşıya kalan Kürt halkına yapılan zulmü dile getirmiyor. Zulüm gören Kürtler oldu. 12 Eylül'ün mağduru Kürtlerdir. Bir paket çıkarıyorsunuz. Baktığımızda Kürtlerle ilgili birsey yok. Dil inkar edilmiş, kimlik inkar edilmiş bir halk. Ama paketin içinde Kürtlerin normlarından bile söz edilmiyor. Sonra da biz demokratik değişiklik yaptık diyorlar. Hala Kürtleri inkar edip yok sayanlara, baskı ve zulüm ile susturmaya kalkanlara mı inanacaksınız? Hayır İnanmayacaksınız biliyoruz" dedi.

Kürtlerin özgürlüğünün ve özerkliliğinin sağlanmadığı sürece Türkiye'de demokrasiden söz edilemeyeceğinin altını çizen Türk, "Bu ülkede Kürtler özgürleşmeden, demokratikleşmeden, demokratik özerklik Türkiye'nin gündemine gelmeden, Türkiye Demokratik bir anayasaya kavuşamaz. 12 Eylül Anayasası'nın tamamı değişmelidir. Asimilisayoncu anlayışlar sona ersin. Kürtlerin kafasını karıştırmak isteyen, beynini parçalamak isteyen mantıklara asla evet demeyiz" diye konuştu.

'BEŞ PARMAĞIN İSMİ VAR. HANİ KÜRT HALKININ İSMİ?'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Kürtler ve Türkler bir elin beş parmağı gibiyiz" sözlerini eleştirerek konuşmasına devam eden Türk, "Sayın başbakana sormak istiyorum, bu parmak baş parmak, bu parmak şehadet parmağı, bu parmak orta parmak, bu parmak yüzük, bu serçe parmağıdır. Bu parmakların bile ismi vardır. Beş parmak dediğinizde hani Kürtler nerede? Parmakların bile ismi varken, Kürtleri inkar ediyorsunuz. Ama basit bir deyimle bu iki yüzlülüktür. Bu sahtekarlıktır demek istiyorum. Halkımızın bizi çok iyi anlaması gerekir. Demokratik bir anayasa için mücadele veren bizleriz. 12 Eylül mağduru bizleriz. 12 Eylül'ün yarattığı anayasadan en fazla zulmü gören bizleriz. Biz bunun değişmesini istiyoruz. 12 Eylül Anayasasına baktığımızda 42'inci maddede Türkçe'den başka dili kullanamassınız diyor. Bu Kürt dilini inkar eden bir madde. Biz bunun değişmesini istedik. Ama reddettiler. Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan herkes Türk'tür diyen Anayasanın 66'ıncı maddesinin değiştirilmesini istedik bunu da reddetiler. Kürtleri inkar ederseniz biz size güvenmeyiz, demokratik olamazsınız. 12 Eylül mantığını ortadan kaldıramazsınız diyoruz. Bizim mücadelemiz Kürt halkının özgür geleceği içindir. Halkımızın özgür geleceği, demokrasi, insanlık ve onur mücadelesidir. Biz demokratik özerkliğimizi yaşayamazsak bu Türkiye demokratikleşemez" dedi.

Türk konuşmasının ardından otobüsün üstünde kendisini dinlemeye gelen BDP'lilere veda etti.

'KÜRT SORUNU ÇÖZÜMLENMEDEN BU SORUNLAR ÇÖZÜMLENMEZ'

Ahmet Türk ile birlikte Manisa'ya gelen BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, geçtiğimiz gün Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in konuşma yaptığı sırada Tunceli Belediyesi'nin 3'ncü katında bulanan saatli bomba olayı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sakık, "Türkiye'nin toplumsal dokularıyla oynandığını hepimiz görüyoruz. İnegöl'de ve Hatay'da yaşanan olaylarla bunu daha net bir şekilde gördük. Şimdide Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in Tunceli Belediyesi'nde yaptığı konuşma sırasında bir bomba olayıyla toplumsal dokularla nasıl oynanmak istendiğini gördük. Eğer bu olay gerçekleşseydi vahim sonuçlar ortaya çıkabilirdi. Türkiye'de Kürt sorunu çözümlenmeden bu olaylarla her zaman karşılaşacağız. Kan ve şiddetten beslenen elit kurumları biliyoruz. Meclisin Türkiye'de yaşanan olaylar için acilen toplanması, bu sorunları ortadan kaldıracak bir proje sunması gerekir" dedi.

Konuşmaların ardından BDP'li heyet, Turgutlu İlçesi'ne hareket etti.

İlker KILIÇARSLAN- MANİSA- DHA

Kaynak: DHA