twitter.com/mtahirkum
“Biz bu değiliz. Türk futbolu bu değil…” (!)
Bu ülke 2002'de dünya üçüncüsü olmuş bir ülke…
Bu ülke 2008'de Avrupa üçüncüsü olmuş ülke…
Defol git Hiddink!… Biz böyle tablolar yaşamayı hak eden bir ülke değiliz…
“Paracı herif”, “alkolik herif”, “ciddiyetsiz herif”…
Zaten milli maçın dışında Türkiye'ye geldiğin de yok… Haram zıkkım olsun aldığın o euro'lar!
“Rezil ettin dünyaya bizi… Biz bu durumlara düşecek bir ülke miyiz, biz bu muyuz yaa…”
… diye isyan eden bir ülke olduk.
Kimse kusura bakmasın…
BİZ BUYUZ ARKADAŞLAR. BU ESER BİZİM ESERİMİZ, HİDDİNK'İN DEĞİL…
A Milli Takımımızın aldığı sonuçlar, hiç de sürpriz değil.
Çünkü ülke futbolu olarak, rezil durumdayız… Hem de ne rezil?
Hep A Milli Takıma bakıyoruz.
Peki hiç onun altındaki milli takımlara baktınız mı? A2'sine, Ümit'ine, U19'una, U17'sine…
Onların ortaya koyduğu futbol ve aldığı sonuçlar ağabeylerinden çok mu farklı. Yoksa aynı paralellikte mi? Bir kafanızı çevirin bakın.
Peki bu milli takımların futbolcu malzemesini teşkil eden kulüplerimiz. Özellikle şampiyonluk yaşamış büyüklerimiz. G.Saray'ı, F.Bahçe'si, Beşiktaş'ı, Trabzonspor'u, Bursaspor'u?
Onların Avrupa arenasında “aynı oyuncularla” ortaya koydukları futbol ve aldığı sonuçlar A Milli Takımımızın aldığı sonuçlardan çok mu farklı? Yoksa onlar da A Millilerle aynı paralellikte mi? Kafanızı biraz çevirin bir bakın, son iki üç yıldır kulüplerimizin Avrupa kupalarındaki “rezilliklerine”…
O “rezilliklerin” sorumlusu da mı Hiddink, beyler?
“Ah onun bunun maaşına bakmaktan kafamızı kaldırıp bir aynaya bakabilsek…
Ne kadar rezil durumda olduğumuzu göreceğiz.
Milli takımlar, ülke futbolunun aynasıdır. Milli takımlar ülke futbol kalitesinin yansımasıdır.
Bir ülke söyleyin ki, milli takımın oynadığı futbol ve aldığı sonuçlar, ülke futbolundan “farklı” olsun, önünde olsun…
Bir ülke milli takımı söyleyin ki, sırf teknik direktörünün başarısıyla, becerisiyle, o milli takım ülke futbol kalitesinin önüne geçmiş, bir - iki yılda çağ atlatmış olsun…
Bir milli takım teknik direktörü, her milli maç öncesi “kulüplerden topladığı” ve sadece yaptırabildiği üç veya dört idmanla o oyuncuların kalitesine - verimine ne denli etki yapabilir?
Özellikle milli takımlarda ortaya konan teknik direktörün kalitesinden çok, futbolcu kalitesidir.
Her zaman ve her ülke futbolunda olduğu gibi, A Milli Takımımızın aldığı sonuçlar; futbol kalitemizin bir eseridir. Yoksa Hiddink'in değil.
A Milli Takım adına her şeyi çok iyi biliyoruz… Oynadığı futbol, aldığı sonuçlar hafızalarımızda, hatta ezberimizde…
Peki Ümit Milli Takımımız adına yine yarışmacı olan U19 Milli Takımımız adına neler biliyoruz?
Mesela, U21 yani Ümit Milli Takımımızın da tıpkı ağabeyleri gibi son yıllarda tel tel döküldüğünün farkında mıyız?
En son İstanbul'da karşılaştığımız ve 2-0 mağlup olduğumuz İtalya maçıyla Avrupa Şampiyonası'na gitme şansını zora sokan o Ümit Milli Takımımızın, bundan önceki Avrupa Şampiyonası'na katılma hakkını da Belarus gibi bir ülkeye boyun eğerek kaybettiğini biliyor muyuz? O ümitlerimizin yine en son katıldığı 16. Akdeniz Oyunları'nda Yunanistan'a yenilerek turnuvayı 6. olarak tamamladığını biliyor muyuz?
Peki U 19 Milli Takımımız adına neler biliyoruz ?
Mesela U 19 Milli Takımımızın da ortaya koyduğu futbolun ve aldığı sonuçların ağabeylerinden pek farklı olmadığını biliyor muyuz?
En son iki gün önce Eskişehir'de karşılaştığı Gürcistan karşısında beraberliği son anda kurtaran o U19 milli takımımızın bundan önceki Avrupa şampiyonasında da 3 maçta 4 puan toplayarak elendiğini biliyor muyuz?
Peki ya bu milli takımların malzemesinin yüzde 90'ına yakını teşkil eden BÜYÜKLERİMİZİN son birkaç yılda çıktıkları Avrupa arenasında aldıkları sonuçların ne kadar farkındayız?
Fazla geriye gitmeyelim. Geçen yıldan bu yıla bir bakalım…
F.Bahçe'nin geçen sezon PAOK gibi, Young Boys gibi takımların karşısında ne durumlara düştüğünü; Keza G.Saray'ın, Karpaty gibi adı sanı duyulmamış Ukrayna temsilcisi Karpaty gibi bir takıma elenişini yaşadığımız o şoku;
Beşiktaş'ın geçen yıl çıktığı ilk ciddi sınavında rakibi D. Kiev karşısında iki maçta kalesinde 8 gol görerek Avrupa'ya nasıl acı bir şekilde veda ettiğini;
Türk futbolunun son iki - üç sezonuna damgasını vuran o Bursaspor'un geçen sene Şampiyonlar Ligi'nde nasıl averaj takımı haline geldiğini;
Keza bu sezon o Bursaspor'un o sıradan Anderlecht engelini dahi geçemediğini…
Ne çabuk unuttuk, beyler…
Ve son birkaç yıldır Avrupa kupalarında “elemelerden öteye” geçemeyen Trabzonspor'un bu yıl iyi bir başlangıç yaptıktan sonra Lille ve CSKA maçlarındaki kayıplarını ve tatmin etmeyen futbolunu ne çabuk hafızalarımızdan sildik ?
Çünkü biz balık hafızalı bir milletiz. Özellikle futbol ailesi olarak…
Biz çok iyiydik. Biz Avrupa'da, dünyada hep zirvedeydik, Hiddink geldi al aşağı etti bizi…
Ne becerikliymiş ki, sadece sorumlusu olduğu A Milli Takımı değil, sorumlusu olmadığı altındaki milli takımları da, kulüp takımlarını da mahvetti herif... Sayesinde Türk futbolu olarak dibe vurduk!
Evet, Hiddink'le Almanya'nın bulunduğu gruptan zar-zor baraja çıkabildik.
Peki ya ondan önce A Milli Takımımızın durumu neydi, hatırlayanınız var mı?
Hiddink öncesi ortada, Fatih Terim patronluğunda çıktığımız 2010 Dünya Kupası grup eleme maçlarında Bosna Hersek gibi bir ülkenin 4 puan gerisinde kalarak kupa vizesi alamayan bir milli takımımız vardı ortada. Hani o bize Estonya şokunu yaşatan A Milli Takımımız… Belki öyle hatırlarsınız!
Bir şampiyona önceki Terim'le 10 maçta 15 puan toplayan ve elenen Türkiye, bir şampiyona sonrası Hiddink'le 10 maçta 17 puan toplayıp şansını baraj maçlarına taşıyan Türkiye…
Geçmişle arada “olumsuz anlamda” pek de fark yok, öyle değil mi?
Yani Hiddink gelip bizi rezil duruma düşürmedi. Biz zaten öyleydik.
Sonuç olarak;
Hiddink'in çalışma şartları, Hiddink'in sözleşmesi, yine yeniden yeni bir teknik adama (tıpkı Terim sonrası Hiddink'e baktığımız gibi) kurtarıcı olarak “bakmamız”, Abdullah Avcı'yı yağlayıp - yıkamamız bunlar bize hiç yabancı değil…
Her zaman yaptığımızı yapıyoruz.
Bizim A Milli Takımımızın teknik direktörünü değil, ZİHNİYETİMİZİ değiştirmeye ihtiyacımız var.
SON BİR YIL İÇİNDE OYNADIĞIMIZ AVRUPA KUPASI MAÇLARIMIZDAN BAZI SEÇMELER;
A.Vladikavkaz 2-0 Beşiktaş; D.Kiev 4-0 Beşiktaş; Beşiktaş 1-4 D.Kiev; Bursa 1-1 G.Rangers; Valencia 6-1 Bursa; Beşiktaş 1-3 Porto; Bursa 0-4 Valencia; F.Bahçe 1-1 PAOK; Karpaty 1-1 G.Saray; PAOK 1-0 F.Bahçe; G.Saray 2-2 Karpaty; F.Bahçe 0-1 Young Boys; V.Plzen 1-1 Beşiktaş; G.Saray 2-2 Belgrad; Young Boys 2-2 F.Bahçe; F.Bahçe 1-1 Lille; G.Saray 1-2 A. Madrid; Lille 2-1 F.Bahçe; Trabzon 0-0 CSKA; CSKA 3-0 Trabzon; Trabzon 1-1 Lille; Bursa 1-2 Anderlecht; Trabzon 1-1 Benfica; G.Antep 0-1 L. Varşova
ŞİMDİ TEKRAR SORUYORUM?
BU A MİLLİ TAKIMIN ALDIĞI SONUÇLAR HİDDİNK'İN Mİ, YOKSA BİZİM ESERİMİZ Mİ?
Son Dakika › Spor › Bu Bizim Eserimiz, Hiddink?in Değil... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.