Hükümetin açıkladığı yüzde 3.5+ 4 zam oranına tepki gösteren memurlar Çorlu'da da eylem yaptı. Atatürk Meydanında toplanan çeşitli sendikalara üye memurlar, pankartlar, alkışlar ve sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanına kadar yürüdüler. Memurların eylemine araç sürücüleri klaksonları ile çevredeki ev ve iş yerlerinde bulunanlar ise alkışlarla destek verdiler.
Hükümet ile memurun 21 gün süren zam pazarlığından sonuç çıkmayınca memurlar meydanlara toplandı. Hükümetin son turda teklifi yüzde 3.5+4'e çıkarmasını yetersiz bulan memurlar Çorlu'da da iş bırakma eylemi yaptı.
Çorlu Atatürk Meydanında toplanan KESK, Türkiye Kamu - Sen, Birleşik Kamu - İş ve Eğitim Bir- Sen konfederasyonlarına bağlı sendikalara üye memurlar Cumhuriyet Meydanına kadar yürüdüler. Çoğunluğu öğretmenlerden oluşan memurlar, zaman zaman öğretmenlere yönelik şiddeti protesto eden sloganlar da attılar.
Atatürk Meydanından Cumhuriyet Meydanına kadar yürüyen ve burada meydanı dolduran memurlar adına ortak bir basın açıklaması da okundu.
Eğitim-Sen Çorlu Temsilciliği üyelerinden Bülent Telli tarafından okunan ortak metinde alanda bulunan memurlara: "Haklarına, özgürlüklerine ve geleceklerine sahip çıkarak Türkiye'nin her yerinde alanları dolduranlar, Hükümetin kapı kulları değil, taleplerine sahip çıkan emekçiler olduklarını haykıranlar, Grevsiz toplu sözleşme, toplu sözleşmesiz sendika olmaz diyenler merhaba denilerek selamlandılar.
Telli açıklamasında: "Bugün Türkiye'nin dört bir yanında kamu emekçileri olarak, sadece kendisi için değil, insanca bir yaşamı hak eden herkes için grevdeyiz. Yine alanlarda omuz omuzayız.
Buradan Türkiye'nin her yerinde yüreği aydınlık bir gelecek için çarpan herkese selam gönderiyoruz. Bugün burada yalnız değiliz. İşçiler, sağlık çalışanları, mimar ve mühendisler, öğrenciler, veliler, kadınlar olarak bir aradayız. Omuz omuzayız."Bu sömürü düzenine itirazımız var" diyen, kamu emekçilerinin haklı taleplerini sahiplenen herkesi, KESK, Türkiye Kamu- Sen, Birleşik Kamu - İş ve Eğitim Bir-Sen adına saygı ve sevgi ile selamlıyorum" dedi.
Telli ayrıca: "Bugün kamu emekçileri olarak bizimle dalga geçenlere, 2012'nin Türkiye'sinde bizi hala kapı kulu olarak görenlere en iyi cevabı vermek için grev hakkımızı kullanıyoruz. "Grev hakkınız" yok tehditlerini boşa çıkaran yüz binlerce kamu emekçisi bugün tüm Türkiye'de hayatı durdurmuş durumda. Dağın fare doğurmasını bekleyenler dışında herkesin, kamu emekçilerinin, işçilerin, emeklilerin yürekleri bugün bizimle çarpıyor. Sadece adı toplu sözleşme olan bu sistemin yürümeyeceği zaten başından belliydi. Grev hakkının olmadığı bir toplu pazarlık sistemi olur mu? İşverenin, çalışanına hangi konularda talepte bulanabileceğini belirlediği, son kararı kendisinin verdiği bir toplu pazarlık sistemi dünyanın neresinde var? İşveren sadece sizi dinleyecek, hatta dinliyor gibi gözükecek. Sonra da "sana verdiğimle yetin daha fazlasını istemeye hakkın yok. Grev yapmaya da hakkın yok" diyecek. Uluslararası hukuktan doğan anayasal hakkımız, grev hakkımız, yasal güvence altına alınmayacak. Son söz 11 üyesinin 6'sı hükümet tarafından atanan Hakem Kuruluna verilecek. Buna da toplu pazarlık denilecek. Dünyanın neresinde görülmüş böyle bir toplu pazarlık? İşte sendikaları, kamu emekçilerini yok sayan bu sistemde başlatılan görüşmelerde hükümet dalga geçercesine 4,5 milyon kamu emekçisine ve emekliye 2012 yılı için önce yüzde 3+3, 2013 yılı için yüzde 2+3 maaş zammı teklif etmiştir. Üstelik komisyon toplantılarında gündeme getirdiğimiz ekonomik, sosyal, özlük ve demokratik sorunlara ilişkin hiçbir öneri sunmamış,
sendikaların tüm taleplerini görmezden gelmiştir" diye konuştu.
Telli: "Görüşmelerin son gününde sadaka teklifine birkaç kuruş daha ekleyen hükümet 2012 teklifini yüzde 3,5 + 4, 2013 teklifini de yüzde 3+3 olarak yenilemiştir. Günde ancak bir simit parasına denk gelen, maaşlarımızda aylık olarak ortalama 45-50 TL artış öngören teklifleriyle kamu emekçilerine, emeklilere verdikleri değeri bir kez daha göstermişlerdir. Milyonlarca insanla dalga geçen teklifini "bütçe olanakları bu kadar, mali disiplini bozamayız"
diyerek savunan hükümetin ileri sürdüğü hiçbir gerekçe kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır.
Toplu sözleşme görüşmeleri göstermiştir ki, ortada sadece sınıfsal bir tercih vardır. Hükümet tercihini kamu emekçilerinden, emeklilerden yana değil, bugüne kadar olduğu gibi sermayeden yana kullanmıştır. Son teşvik paketinde patronlara bir seferde 3 milyar TL teşvik paketi açıklanması bunun ispatıdır. İşsizlik sigortası fonundaki paraların patronlara aktarılması bunun ispatıdır. AKP hükümeti, her zaman olduğu gibi, patronlara gelince "bonkör", kamu emekçilerine gelince "cimri" olmayı sürdürmektedir. Her fırsatta ekonomik büyüme rakamları ile övünenlerin bu büyümden pay istediğimizde birden küçülmeleri bu yüzdendir.
Biz yıllardır emekçilerin, işçilerin talepleri karşısında "hepimiz aynı gemideyiz. Sizin taleplerinizi karşılarsak halk mağdur olur, gemi batar" masallarını duymaktan artık bıktık. Evet, tuzu kuru olan sermayedarlarla aynı gemideyiz. Ancak bu gemide birileri özel kamaralarda lüks bir hayat sürerken, emekçilerin kazan dairesine kapatılmasına artık yeter diyoruz. Geminin yol almasını sağlayan, kazan dairesinde canhıraş çalışan emekçilerin geminin batmasıyla tehdit edilmesini kabul etmiyoruz. ya taleplerimizin karşılanması halinde halkın mağdur olacağını söylemelerine ne demek gerekir?
Kimdir bu halk?
Halk, bu ülkenin açlık sınırına yakın yoksulluk sınırına uzak bir yaşama mahkum edilen kamu emekçileri değil midir? Halk, yıllarca emeği sömürdükten sonra unutulan, sefalete itilen emekliler değil midir? Halk, kar hırsı yüzünden gerekli önlemler alınmadan çalışmaya zorlandığı için binlercesi iş cinayetlerine kurban edilen, kıdem tazminatlarına bile göz konan işçiler değil midir?
Halk, açlık sınırının bin 50 TL olduğu koşullarda 751 TL'lik kölelik ücretinin reva görüldüğü milyonlarca asgari ücretli değil midir?
Halk, yaşam alanları HES'lerle talan edilen, gübre, mazot parası bulamadığı için tarım yapamaz hale getirilen köylüler değil midir? Halk, sırtına binen vergi yüküyle can çekişen küçük esnaf değil midir? Bizce halk toplumunyüzde 99'unu oluşturan bu kesimlerdir" şeklinde konuştu.
Ortak basın açıklamasını okuyan Bülent Telli sözlerini şöyle sürdürdü: "Halka yabancı olanlara, halkı tanımayanlara sesleniyoruz. Halk biziz. Halk burada. Bu halk kendisini mağdur edenleri, yok sayanları biliyor. Yunanistan'da, İspanya'da, İtalya'da olduğu gibi dünyanın her yerinde krizi halkların değil, halkları sömürenlerin yarattığını herkes biliyor. Bakmayın bilmezden gelmelerine, halkın kim olduğunu onlar da çok iyi biliyorlar. Onların orta vadeli planları da uzun vadeli planları da halkı, emekçileri yan yana getirmemek üzerine kuruludur. Şafaktan, sevmekten, türkülerimizden ve her şeyden önce umuttan korkanların bu korkusuna defalarca şahit olduk. Temel eğitimi bile paralı hale getiren, ekonomiye ucuz işgücü sağlamak için çocuk işçiliğinin önünü açan,
kız çocuklarını eve hapsetmeyi amaçlayan 4+4+4 yasasına karşı 28-29 Mart eylemlerimizde ortalığı savaş alanına çevirenlerin gözünde aynı korku vardı. Milyonların açlığa, yoksulluğa öfkesini haykırdığı bugün, Türkiye'nin dört bir yanında zulmün kayalarına vurmaya başlayan Grev dalgaları, emekçilerin birleşik gücünün önünü açıyor. Bugün grev önlüğü giyip halaya duranlar yarın tüm ülkeyi bayram yerine çevireceklerinin müjdesini veriyor. "Çekin artık elinizi ekmeğimizden, aşımızdan" diyen milyonlar, önlerindeki her engeli kararlılıkla aşmaya hazırlanıyor. Kamu emekçilerinin taleplerini ve iradelerini yok sayan, geleceğini ipotek altına almaya çalışanların oyununu bozmaya kararlıyız. Tüm emekçileri, işçileri, halkımızı, yoksulluğun, sefaletin, baskıların karanlık dünyasına karşı mücadele içinde birleşmeye ve geleceğimize hep birlikte sahip çıkmaya çağırıyoruz."
Konuşmaların ardından alanda toplanan memurlar çalan davul zurna eşliğinde halaylar çekerek eğlendiler. Memurların eylemi renkli görüntülere de sahne oldu.
(SŞ - )
23.05.2012 17: 24: 49
TSI
NNNN - TEKİRDAĞ
Son Dakika › Yerel › Memurlar Çorlu'da İş Bıraktı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.