Tarım reformu Genel Müdürlüğü, "3083 sayılı sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama" yönetmeliği uyarınca "Bakanlar Kurulu Kararı ile Uygulama Bölgesi" ilan edilen alanlarda hazine arazilerinin toplulaştırması, dağıtımı ve kiralanmasını öngörmüştü. Bu kapsamda, Akçakale'nin Sevimli Köyünde yaşayan yaklaşık 2 bin kişiden oluşan 166 topraksız çiftçi aileye de hazine arazilerinden belli oranlarda ücret karşılığında tahsis edildi. Özellikle tahsisin gerçekleştiği 2011 yılından bu yana köylüler, bir türlü arazilerine kavuşamadı. Bu sebeple Cumhurbaşkanından Başbakana kadar yazılı da olsa ulaşan köylüler, yine mağduriyetleri giderilmeyince bu kez MAZLUMDER Şanlıurfa şubesine başvur yaptı.
'NEDEN DAĞITILMADIĞI AÇIKLANMALIDIR'
Köylüleri temsilen bir grupla dernek binasında basın toplantısı düzenleyen MAZLUMDER Şube Başkanı Meral Dervişoğlu, Sevimli Köyünde 2006 yılında arazi dağıtım çalışmalarının başladığı, dağıtılacak arazi fiyatlarının belirlendiği, ifrazla bölümlerinin yapıldığı ve sadece senetlere imza atacakları arazi dağılımını engellemeye çalışanların olduğunun beyan edildiğini söyledi. Dervişoğlu, "Bütün bürokratik işlemlerin tamamlandığı bilinen bu köydeki toprak dağıtımının hala neden yapılmadığı ve topraklarına kavuşmayı bekleyen köylünün bir an önce mağduriyetlerinin neden giderilmediği kamuoyuna açıklanmalıdır. Projenin bitiş tarihi hak sahiplerine bildirilerek vatandaşların huzursuzluğu giderilmelidir. Derneğimize başvuruda bulunarak yardım talebinde bulunan mağdur ailelerin endişelerinin giderilmesi ve tapularının bir an önce hak sahiplerine verilmesini talep ediyoruz" dedi.
ARALARINDA HEM YETİM HEM ÖKSÜZ ÇOCUKLAR VAR
Müracaatlarına ilişkin konuşan Sevimli sakini Halil Tosun, durumunun çok kötü olduğunu, altı hem yetim hem öksüz torunlarına bakmak zorunda kaldığını, kendisinin gırtlak kanseri olduğunu ve nereye gideceğini bilmediğini ifade etti.
TOPRAKLARINI ALAMAYAN KÖYLÜLER BATIDA TARIM İŞÇİSİ
166 aile adına MAZLUMDER'e geldiklerini söyleyen Abdullatif Çiftçi, "Amcamızın altı tane torunu var. Oğlu hak sahibidir. Rahmetli oldu. Sonra eşi de vefat etti. Bu altı çocuğun en büyüğü 11 yaşındadır. Dedeleri olarak kendisi bakıyor. Kendisi kanser hastasıdır. Ne yapacağını şaşırmış. Nereye başvurdu ise bu hakkı elde edemedi ve en sonunda MAZLUMDER'e başvurduk. Bu hak için sayın yetkililerden rica ediyoruz, 166 ailenin adına konuşuyoruz. Bizim çoluk, çocuğumuz il dışındadır. Tarım işçiliği yapmaktadır. Bu hak bize verilmiş olsaydı eğer biz şu anda tarlamızla uğraşıyor olacaktık. El alemin köleliğini yapmaya artık gücümüz kalmadı. Şu anda bu adam 60 yaşında devletin kendilerine verdiği bir hak var. Yetimlerin babalarına bir hak verilmiş. Devlet her şeyi bitirmiş tapu teslim aşamasındadır. Bazı kişi veya kişiler bunu engellemeye çalışmaktadırlar. Bunların adını vermek istemiyoruz, ama son aşamaya gelirse bunları deşifre edebiliriz. Bunu sayın başbakanımızdan, yetkililerden istirham ediyoruz. Bu işe bir el atsınlar ve bu sorunu çözsünler. Bu 166 aile şu anda il dışında tarım işçisi olarak Ankara'da bulunuyor, Konya'da, Akşehir'de bulunuyor. Şu anda 20 haneden sadece ben buradayım. Ben de kalp hastasıyım. Sigortam yok. Sağlık güvencem yok. 5 bin köylüye dağıtılmış, tapuları verilmiş bize gelince mi bu yasa durdu. Ama kişi veya kişiler bunu engellemektedir. Hepsi zulüm. Açıkçası güçlü güçsüzü eziyor ve nereye başvurduksa ret cevabı aldık." dedi.
'BİZİ OYALAMASINLAR, YASAYI UYGULASINLAR'
Kendilerinden Tarım Reform İl Müdürlüğü'nün müracaat etmelerini istediğini, 367 beyanname ile 2008 yılında müracaat ettiklerini söyleyen Halil Dağ ise, "2011 yılından itibaren ne oldu ise 2012'nin yedinci ayına kadar, yarın öbür gün, bir hafta sonra, bir ay sonra diyerek bizi oyaladılar. En sonunda da bize bir tarih olarak bölge müdürlüğü nisan ayının sonunda bu işin tamamlanacağını belirtti. Nisan ayı bittikten sonra biz köylüler olarak başvuruda bulunduğumuz zaman bize dediler ki, tamam doğrudur, hakkınızdır, ama siz bir il müdürlüğüne başvurun. İl müdürlüğüne gittiğimizde sayın eski il müdürümüz Mahmut Ökten'e gittik ve Ökten'den bu konuda bir bilgi istedik. Sayın il müdürümüz bu konu neden durdurulmuştur? İl müdürü kendi beyanıyla genel müdüre yazı yazdığını ve olur olarak yazının geldiğini söyledi. Bu işin en kısa zamanda tamamlanacağını beyan etti. Birkaç gün sonra gittiğimizde sayın il müdürümüz, genel müdürümüzün olur yazısını görmeden imzaladığını belirtti. Biz 26 kişi olarak Ankara'ya gittik. AK Parti'nin bölge milletvekilleriyle görüştük. Bize bu konuda yardım edeceklerini beyan ettiler. Aradan bir ay geçmesine rağmen bir adım atıldığını görmedik. Sonra beş kişi olarak Bakan Faruk Çelik'in yanına gittik. Bakanımızdan bu konuyla ilgili yardım talep ettik. Bakanımız da bu konuda en kısa zamanda bölge milletvekilimiz olan Halil Özcan'a ileterek bize bilgi verileceğini beyan etti. Sayın bakanın bize şu ana kadar hiçbir beyanı ulaşmamıştır. Biz inkar politikalarından korkmaya başladık. Yaklaşık iki yıldır oyalanmaktayız. Son umudumuz olarak MAZLUMDER'e başvurmuş bulunmaktayız. 166 ailenin yüzde 80'i göç etmiş durumda. Bu ailelerin öğrencileri dört ay geç okula başlamakta ve iki ay erken okulu bırakmak zorundalar. Öğrencinizi okula göndermiyorsunuz diye ceza yemekteyiz. Bana olan aşımı vermedikten sonra ben çocuğumu nasıl okula yollayayım. Çocuğumu burada bıraksam bakanım yok. Biz yetkililerimizden yardım beklemiyoruz, biz yasaları uygulamalarını istiyoruz." diye konuştu.
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Yerel › Şanlıurfa'da Köylüler, Ağa Zulmüne Direniyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.