(AYDIN) - SOL Parti, Aydın'ın Söke ilçesinde kitlesel "Soyguna, vurguna, karanlığa karşı; emek, toprak, doğa, demokratik Türkiye için" sloganıyla yürüyüş düzenleyerek iktidarın politikalarına tepki gösterdi. Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen eyleme yaşam savunucuları, işçiler, üreticiler, sendika temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Eylemde konuşan SOL Parti Sözcüsü Gizem Özden, "Ülkemiz, Orta Doğu üzerinden şekillenen ABD güdümlü gerici bir rejimin parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Bugün Orta Doğu'yu kana bulayan ABD, İran'a saldırdı. ABD kana doymuyor ve İran halkını hedef alıyor. Bizler ne ülkemizdeki gerici kuşatmaya ne de Orta Doğu'daki emperyalizme geçit vermeyeceğiz. Kahrolsun ABD emperyalizmi.
24 yıldır süren bu sömürü düzeni sadece ekmeğimizi değil, doğamızı da esir aldı. Bugün Aydın ve Söke kuşatılmış durumda; yaşam alanlarımız sermayeye peşkeş çekiliyor. Sevgili arkadaşlar, bugün Söke'de soluduğumuz hava değil, kül; içtiğimiz su ise zehir saçıyor. Bizi yoksulluk ve sefalet düzenine mahküm edenlere haykırıyoruz! Büyükşehir Yasası ile toprağından edilen köylünün sesi bu meydanda yankılanıyor. Dalındaki inciri, tarlasındaki mahsulü savunanlarla yan yanayız. Eğer bir yerde köylünün hakkı verilmiyorsa, orada adalet de yoktur" dedi.
Laiklik vurgusu da yapan Özden, şunları söyledi:
"Bugün laikliği hedef almalarının tek bir sebebi var. Gerçek sorunların, yoksulluğun, işinden edilen emekçilerin ve bir günde öldürülen altı kadının konuşulmasını istemiyorlar. Çocuklarımızı ve okullarımızı gericiliğe teslim etmek isteyen iktidarın tartışılmasını engellemeye çalışıyorlar. Ama biz bunları konuşacağız, konuşmaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Laiklik demek, ekmek demektir. Laiklik olmazsa Ege'nin köylüsü sermaye düzeninin insafına terk edilir. Ülkemizi, memleketimizi emperyalizmin oyun alanı haline getirdiler. Bizler havamızı ve suyumuzu savunduğumuz gibi topraklarımızı ve laikliği de savunacağız. Bu topraklar bir avuç haraminin değil, halkındır! Dostlar, bu gidişata dur demenin yolu birleşik mücadeleden geçer. Tabandan yukarıya doğru birleştiğimizde bu harami iktidarı yok edebiliriz. 'Hak verilmez, alınır' anlayışıyla bu meydanları doldurduk. Gücümüzü, bu toprakların gerçek sahibi olan halktan ve boyun eğmeyen Efelerden alıyoruz. Efeler işgalcileri bu topraklardan nasıl sildiyse, biz de bu yağmacı düzene karşı kadınlarla, gençlerle ve üreticilerle birlik olacağız. Memleketimizi tarikatlara ve yağmacı şirketler düzenine teslim etmeyeceğiz."
Eylemde, AK Parti yönetimindeki Söke Belediyesi'nde işten çıkarıldığını belirten bir işçi de kürsüye çıkarak şunları söyledi:
"9 yıl boyunca Söke Belediyesi'nde çalıştım. Bu şehre hizmet ettim. Tek güvencem işimdi. 11 Şubat günü AKP'li Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan tarafından işten çıkarıldım. Benimle beraber 15 kişi daha işten çıkarıldı. Bu sayı 50 oldu. Biz işimizi yaptık. Siyasi görüşlerimiz ve biat etmediğimiz için hedef haline getirildik. CHP oylarıyla seçilen Arıkan sonra AKP'ye geçti. Bizim görüşümüz, tavrımız hiç değişmedi. Belediyeler siyasi intikam alanı değildir. Halkın ortak kurumudur; halka hizmet etmektir. Biz kimseden sadaka istemiyoruz. İşimizi ve emeğimizi istiyoruz. Kimse bizi onurumuzdan edemez. Bizim mücadelemiz adalet mücadelesidir. Susmayacağız. Hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Makamlar geçici, emek kalıcıdır."
İkizköy direnişçilerinden Hasan Yorulmaz ise üretim krizine dikkat çekerek, "Benim hayatım bu topraklarda geçti; zeytin ağaçlarının başında, çapa ve kürekle çalışarak ömrümü tükettim. Bu yılki zeytinliğin halini size anlatayım: Geçen senenin ancak yarısı kadar mal satabildim. Bunun adı üretim mi, yoksa yok olmak mı? Elde ettiğim gelir, üretim masraflarını ancak karşıladı. Bu gidişle nereye varacağız? Yerin dibine batıyoruz; çiftçilik bitmek üzere, hatta bitti sayılır. Dışarıdan mal alarak ya da borçlanarak bir ülke kalkınamaz. Biz ancak üretici güçlerle kazanabiliriz. Memleketimize sahip çıkmak zorundayız" diye konuştu.
Milas Karacahisar Köyü'nden eyleme katılan çiftçi Ayşe Sağlam da birlik çağrısı yaparak, "Artık evlerimizden çıkalım, televizyonları bırakalım ve haklarımızı arayalım. Bizlerin daha çok kenetlenmesi gerekiyor. Benim köyümde, atalarımızın nasırlı elleriyle işlediği topraklar şu an işgal ediliyor. Ben tek başıma bile kalsam toprağımı vermeyeceğim. Hepimiz birleşelim, birlikte mücadele edelim. Bu kötülükler artık okullara kadar sızdı. Köyümde sular kurudu; oysa bu topraklar bizim, bu memleket bizim" dedi.
Son Dakika › Yerel › Sol Parti, Söke'de Yürüyüş Düzenledi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?