Uludağ Ekonomi Zirvesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Uludağ Ekonomi Zirvesi

16.03.2012 15:09

"İyi büyüme rakamlarını gördük tamam yüzde 8,5 ama, bu istediğimiz bir tablo değil."

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye'de son iki yılda (2010-2011), tüketici kredilerinin 95 milyar TL arttığını belirterek,

"İyi büyüme rakamlarını gördük tamam yüzde 8,5 ama, bu istediğimiz bir tablo değil. Mutlaka herkesin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor" dedi.

Babacan, Capital ve Ekonomist dergilerinin Bursa Valiliği işbirliğiyle Uludağ'daki Grand Yazıcı Otel'de düzenlediği Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin açılış oturumunda, yatırım ortamının iyileştirilmesi konusunda 9,5 yıldır uğraştıklarını, ancak bunun kolay bir konu olmadığını söyledi.

Adımlar atıp bir yandan kolaylaşma sağlarken, başka alanlarda başka zorlukların geldiğini ifade eden Babacan, "Dolayısıyla çok daha bütüncül bir yaklaşımla ve gerçekten çözüm odaklı, gerekiyorsa yeni anayasaya dahi derc edebilecek şekilde bunları çözmeliyiz. 'Kanun ise kanun' diyoruz, efendim

'anayasa' diyorlar. Şimdi devlet bir angajmana girdiyse, bir taahhütte bulunduysa bu yerine gelecek" diye konuştu.

İş gücü piyasasıyla ilgili reformların da çok önemli bir alan olduğunu vurgulayan Ali Babacan, şöyle devam etti:

"Rekabet gücünü koruyabilmek için Türkiye'nin, zamanında Avrupa'nın düştüğü tuzaklara düşmemesi için çok önemli bir adım. bir yandan tabii ki çalışanımızı, alın teri dökeni, emeğin hakkını tabii ki koruyacağız. Ama politikanın tümüne baktığımızda da ölçülü, rasyonel bir çerçeve oturtacağız. Aşırıya gittiğinizde sonuç, işsizliğin yükselmesi olur. Bizim şirketlerimiz rekabet gücünü kaybettikten sonra, ihracat yapamadıktan sonra, orada 100 kişi bin kişi çalışıyorsa, yarın onun kapısına kilit vurmak gerekiyorsa, biz ne anladık bu işten- Ne yapıyoruz- Eğer amaç çalışanı korumak ise çalışanın işini de korumalıyız, çalışanın işverenini de korumalıyız ki koruma dediğiniz zaman bir bütün olarak bakacağız işe. Yani 'Sadece çalışanı koruyalım, işveren ne olursa olsun' dediğinizde, yarın o iş yeri kapandığında çalışan, işini tamamen kapatmış olacak. Dolayısıyla korumaysa bir bütün olarak olmalı."

Babacan, esneklik unsurunun iş gücü piyasasında mutlaka artırılması gerektiğini vurgulayarak, şöyle dedi:

"Çalışanlarımızın işe girişlerinin, çıkışlarının, meslek değiştirmeleri, şirket değiştirmeleri, bölge değiştirmelerinin de kolaylaştırılması gerekiyor. Çünkü esnekliğin iyi çalıştığı ülkelerde, bakıyorsunuz, işsizlik oranları hep düşük. Hangi ülkenin iş gücü piyasasında katılıklar varsa, o ülkede hem işsizlik oranları yüksek hem de maliyetler yüksek ve bu ülkelerde de rekabet gücü hızla bitiyor... Düşünün kendi sanayiciniz şimdi gücü olduğu, imkanları olduğu halde, İtalya'ya, Almanya'ya yatırım yapmaktan korkuyor, 'esnekliğimi kaybederim' diye. İşte Türkiye'yi Allah korusun o duruma düşürmememiz gerekiyor, eğer ilk 10 ekonomiden birisi olmak istiyorsak. "

-"Herkesin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor"-

Türkiye'nin tasarruf oranlarını artırmaya ilişkin çalışmaların da son derece önemli olduğuna dikkati çeken Babacan, tasarruf oranlarının çok düştüğünü ve şu anda milli gelirin yüzde 12'si seviyelerinde bulunduğunu ve bunun tarihin en düşük oranı olduğunu belirtti.

Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye'nin yatırımlarının geçen sene milli gelirinin yüzde 22'si olduğunu, tasarrufların yüzde 12, aradaki fark olan tam 10 puanın ise cari açık olduğunu kaydederek, şunları söyledi:

"Aslında yüzde 22 yatırım Türkiye için az. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 28-30-35 gibi rakamları görüyoruz. Ama pek çok gelişmekte olan ülkede de tasarruf oranı bizim çok çok üstümüzde. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 30-35-40 gibi tasarruf oranları var. Biz henüz arzu ettiğimiz noktaya gelmeden önce fazla tüketmeye başladık. Önce kazanacağız, sonra tüketeceğiz. Önce hak edeceğiz, sonra harcayacağız. 2010 yılında tüketici kredisi hacmi, artmış 43 milyar TL'ye, 2011'de bir 53 milyar daha artmış topluyorsunuz iki yılda, tüketici kredileri Türkiye'de 95 milyar TL artmış. Bireysel krediler... 2 yılda halkımız 95 milyar TL'lik harcamasını aslında, borçlanıp harcamış. İyi de büyüme rakamlarını gördük tamam yüzde 8,5 ama bu istediğimiz bir tablo değil. Mutlaka herkesin ayağını yorganına göre uzatması gerekiyor. Bu tabii güven ortamıyla alakalı, bu da bir gerçek. Biz her ne kadar güven ortamından memnunsak da geleceğe olan güven, insanları harcamaya yönlendirebiliyor."

-Tasarrufa teşvik-

Tasarruf oranlarını artırmak için, şimdiye kadar ağırlıklı olarak bankacılık sektörü üzerinden kredi hacmine frenleme uygulandığını ifade eden Babacan, şöyle dedi:

"Bundan sonra biraz daha tasarrufu teşvik etmek, yani sadece harcamayı frenlemek değil ama, tasarrufa da ilave teşvikler vermek bizim öncelikli bir alanımız olacak. Bunu bankacılık sistemi, bireysel emeklilik sistemi üzerinden ve sigortacılık sistemi üzerinden yapacağımız bir paket üzerinde çalışmalarımızı tamamladık. Teknik rötuşları yapıldıktan sonra da bunların derli toplu açıklamalarını yapacağız."

- BURSA

Kaynak: AA

Son Dakika Yerel Uludağ Ekonomi Zirvesi - Son Dakika


Advertisement