Van'da kaybolduktan sonra göl kıyısında cansız bedeni bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, Haberler.com’da Melis Yaşar ve Olgun Kızıltepe’nin sorularını yanıtladı.
Kabaiş, kızının ölümüyle ilgili intihar iddialarını reddederek “Bu bir cinayet, ortada ciddi ihmaller var” dedi. Güvenlik zafiyetlerinden kamera eksikliğine, şüpheli ifadelerden oda arkadaşı iddialarına kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulunan Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Hamdullah Şevli’nin otopsiye girdiğini öne sürdü.
Baba Kabaiş, şu ifadeleri kullandı:
“Ben öğrencilerden hiç şüphelenmiyorum. Ama o üniversitede rektör çok sıkıntılıdır. Ben gördüğümü söylüyorum. Otopsiye de müdahale etti. Bütün akrabaları, çok iyi akrabaları getirmiş, oraya işe koymuş. Sanki üniversite devletin değil, onun özel mülküdür. Güvenlikçiler olsun, oradaki işçiler olsun. Akrabasını getirmiş, oraya koymuş. Adam diyor, ben beyim, bey gibi yaşayacağım. Ama Adalet Bakanı ne söyledi? Dedi ki ‘kim olursa olsun mevki, makam önemli değil. Kim olursa olsun araştırılacak, cezasını çekecek.’ İnşallah Allah'ın izniyle bu dosya da karanlıkta kalmayacak. Adalet Bakanı güzel açıklamalar yaptı. Ben burada saygı ve hürmetlerimi gönderiyorum. Çok memnunum.
İntihara yüzde 1 dahi ihtimal vermiyordum. Ben biliyordum çünkü. Beni sıkıştırdılar, dediler ‘göl kenarında bulmuşuz’. Dedim ‘hele bir otopsi yapılsın.’ Otopsi yapılmadan önce de gittim kızımı gördüm. Vücudunda şişme yoktu. 18 gün boyunca onların dediklerine göre, onlar diyor ‘olabilecekleri söylüyoruz.’ Olabileceği diyorsun, olmayabileceği de diyeceksin. 18 Gün boyunca Can Gölü tuzludur. Orada kalırsa o elbiseler hepsi yıpranırdı. Ayrıca uzaklık 24 kilometre mesafe 18 gün boyunca helikopter aradı, dalgıçlar aradı, sonar cihazı getirilmişti. Bir şey bulamadılar. Demek ki bellidir. Dışarıda çocuğa zarar verdiler, götürdüler, oraya bıraktılar. Yani intihar süsü verdiler.
Rektörün hem ihmalleri vardır, hem de sıkıntı akrabalarında var. Düşünün bak geçenlerden biz Kanal D’ye gittik. Bir yazı göndermiş. Dediler üniversitenin yönetiminden yazı geldi. Okudular, ilk baştan dedi ki ‘Rojin kendi isteğiyle oraya doğru gitmiş’. Gitmiş ama nerede kaybolmuş. Üniversitenin bahçesinin içinde son kamera yoktur. Bir tanesi için dediler bozuktur, bir tanesi de siyah beyazdır. Ben de o esnada dedim ki Rektöre ‘bak buraya 3-4 tane kamera, öbür cepheye de taksaydın bugün her şey çözülecekti net bir şekilde’. O esnada da dedi, Kanal D'ye gönderdiği listede de yazmış aynı şekilde demiş ki ‘halkın özel mülküdür’. Peki halkın özel mülküdür... Çekim hala bendedir. Rojin'den sonra da 5 tane kamera aynı o köşeye takmış, 4 tanesi normal kameradır. O özel mülk dediği cepheyi çekiyor. Bir tane de döner kameradır. Orada her şey görünüyor. Şu anda sarhoşlar olsun, alkolcüler olsun hiç kimse oraya yanaşmıyor. Çünkü bellidir, kamera var. Adam yukarı bakıyor, kamera var gitmiyor. Devriye geçse gitmez. Teli yapmış oraya, kopuk olan yerde 5-6 metre boşluk vardı. Gelen giden üniversitenin bahçesini piknik gibi kullanıyordu. Hani bunları daha önce yapsaydı niye böyle olacaktı?
Son Dakika › Yüzüncü Yıl Üniversitesi › Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş: Üniversite rektörü otopsiye müdahale etti - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Yorumlar (1)