Dha Yurt Bülteni - 15
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terör estirenler, bedelini ödeyecekCUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de terör estiren ve vatandaşın huzurunu kaçıranların bunun bedelini ödeyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Terör estirenler, bedelini ödeyecek
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de terör estiren ve vatandaşın huzurunu kaçıranların bunun bedelini ödeyeceğini söyledi. Türkiye'nin üzerine salınan gözünü kan bürümüş katil sürülerinin aleni işbirliği halinde saldırılarına devam ettiğini dile getiren Erdoğan, " Cerablus'a girdik, El Rai'ye girdik, şu anda El Bab'ı kuşattık. Şehitlerimizi bire on katlıyoruz. Her şehidin onlara bedeli çok ağır oluyor. Artık gelip Suriye'den bu toprakları kuşatamayacaksınız. Aynı şekilde Kandil'de, aynı şekil Güneydoğu'da nerede PKK varmış PYD varmış kim olursa olsun. Bu ülkede terör estirenler bunun bedelini ödeyecekler. Benim vatandaşımız huzurunu kaçıranlar bunun bedelini ödeyecekler" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa'da 58 eserin toplu açılış törenine katıldı. Yoğun güvenlik önlemi alınan Rabia Meydanı'nda düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa Valisi Güngör Azim Tuna, milletvekilleri, belediye başkanları ile protokol üyelerinin bulunduğu binlerce kişi katıldı.
'Şanlıurfa seninle gurur duyuyor' sloganı eşliğinde platforma çıkan Cumhurbaşkanı Erdoğan, rabia işareti yaparak alanı dolduran kalabalığı selamladı. Konuşmasına dün İzmir'deki terör saldırısını hatırlatarak başlayan Erdoğan, daha büyük faciayı, saldırıyı teröristlerle çatışmaya girerek önleyen ancak şehit düşen polis memuru ile adliye çalışanına rahmet dileyerek, "Etkisiz hale getirilen teröristlerle birlikte ele geçirilen silahlar, bombalar, roketler ve mühimmat teröristlerin oraya çok büyük bir katliam için geldiğini gösteriyor. Emniyet teşkilatımızın aldığı sıkı güvenlik önlemeri sayesinde teröristler hedeflerine ulaşamadan kontrol noktasında durdurulmuş ve büyük bir felaketin önüne geçilmiştir. Maalesef, Türkiye'nin üzerine salınan gözünü kan bürümüş katil sürüleri aleni bir işbirliği halinde saldırılarına devam ediyorlar" diye konuştu.
HİÇBİR BEŞERİ GÜCÜN ÖNÜNDE EĞİLMEDİK
Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sırada ikindi ezanı okunduğu için konuşmasına ara verdi. Ezanın bitmesinin ardından alandan yükselen 'Dik dur eğilme, bu millet seninle' sloganına teşekkür eden Erdoğan, "Hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik. Sadece rahmanın önünde rükuya eğildik, başkası asla" şeklinde karşılık verdi.
"ALÇAK TERÖRİSTLERİ AĞIRLAMA, BESLEMLE HAKKINA SAHİP DEĞİLİZ"
Erdoğan bu sırada meydandaki kalabalıktan yükselen 'idam isteriz' sloganına da şu sözlerle karşılık verdi:
"Bu konuyla ilgili her zaman söylüyorum; idam parlamentoya gelir, parlamentodan geçmesi halinde bana onaya geldiği zaman ben bunu onaylarım. Çünkü katili affetmek devletin hakkı değildir, ben böyle görüyorum. Ancak maktulün varislerin hakkıdır, affederse onların hakkıdır. Devlet kendisine karşı işlenen suçları af yetkisine sahiptir. Bu vahşi, alçakların, teröristlerin masum insanları öldürmesi neticesinde onları ağırlamak, onları beslemek gibi bir hakka sahip değiliz."
"TERÖR ÖRGÜTLERİNİ SİLAHLANDIRIP, TÜRKİYE'NİN ÜZERİNE SALIYORLAR"
Terör örgütlerinin birbiri ardına ihanet nöbetini devraldığını, bu örgütlerin birileri tarafından özellikle beslenip, silahlandırılıp, güçlendirilip, yönlendirilerek Türkiye'nin üzerine salındığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle dedi:
"Bölücü örgütün bıraktığı yerden DEAŞ, onun bıraktığı yerden FETÖ, onun bıraktığı yerden başka bir örgüt ihaneti nöbetini devralıyor. Bu gerçeği kimse inkar edemez. Birileri özellikle bu örgütleri besleyip, silahlandırıp, güçlendirip, yönlendirip Türkiye'nin üzerine salıyorlar. Yiğitçe ortaya çıkıp bizimle mücadele edemeyenler terör örgütleri üzerinden, kendilerince bizi yola getirmeye çalışıyorlar. Ne diyoruz; mert dayanır, namert kaçar. Biz millet olarak tarihimizin hiçbir döneminde kaçmadık. Bu millet 'ölürsem şehit, kalırsam gaziyim' diyerek 15 Temmuz'da en güçlü silahlarla üzerine gelen darbecileri püskürtmüş bir millettir. Böyle bir milletin, terör örgütlerine, ciğeri 5 para etmez teröristlere boyun eğeceğini sananlara yazıklar olsun. Masum insanların canını yakıp, kanını dökenler şunu unutmasın yaptıklarının yanına kar kalacağını düşünüyorlarsa onlara bir kez daha yazıklar olsun. Ne diyor Yunus Emre; 'Olsun be yaradan vardır, sanma ki zalimin ettiği kardır, mazlumun ahı indirir şahı, her şeyin bir vakti vardır.' Bizler kaderin üzerindeki kadere iman etmiş insanlar olarak, işte bu anlayışıyla mücadelemizi yürütüyoruz, yürüteceğiz. Hem kendimiz, hem mazlumlar için beklediğimiz o vaktin uzak olmadığına inanıyoruz. Bugün kendi bölgesel ve güncel çıkarları için bizim üzerimize terör örgütlerini salanlar yarın aynı ateşi ve aynı ateşin kendilerini yakmaya başladığında yaptıkları yanlışları göreceklerdir ama iş işten geçmiş olacaktır. Emin olun Türkiye bu musibetin üstesinden mutlaka gelecektir. Dün İzmir'de teröristin üzerine aslanlar gibi atılan, onu etkisiz hale getirirken kendisi de şehadete koşan polisimizi gördünüz değil mi? Bu ülkede İzmir'deki polisimiz gibi 79 milyon hatta 80 milyon kahraman var. İşte kahramanlar meydanı, işte Rabia meydanı. Bu ülkede tek başına darbecilere kök söktüren Ömer Halisdemir'ler var. Bu ülkede tanklara meydan okuyan benim hanım kardeşlerim, gençler, yaşlılar var. Allah aşkına böyle bir ülkeyi dize getirmeye kimin gücü yeter? Türkiye; tarihinin en güçlü devlet millet bütünleşmesini sağlamış olarak hamdolsun yoluna devam ediyor. Hem ülkemizin içinde, bu topraklarda eylem yapan terör örgütleri, hem de sınırlarımızın yanı başında hain emeller peşinde koşanları tepeleyerek mutlaka 2023 hedeflerimize ulaşacağız. 2053'e de ulaşacağız, 2071'e de ulaşacağız. Ama bunun bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız."
"TEPELEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Urfa'nın işgale karşı direnişiyle bağımsızlığını kazanarak şanlı unvanını aldığını ve bugün de insani krizlere duyarsız kalmayıp, terörle mücadelede en öndeki şehirlerden birisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, "2015 Temmuz'undan bu yana terörle mücadelede 12 Şanlıurfalı asker, polisimiz şehit oldu. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında da 4 Şanlıurfalı kardeşimiz FETÖ ihanet şebekesi karşısına kahramanca dikilip şehadet makamına ulaştı. Tüm şehitlerimizle birlikte Şanlıurfalı şehitlerimize de Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Şanlıurfalıları ve 79 milyon vatandaşımızın tamamını yüreğinden vuranlar, ciğerinden dağlayanlar hak ettikleri cezalara çarptırılıyorlar, çarptırılmaya da devam edecekler. Böyle durmak yok. Şehitlerimiz var, canımız yanıyor ama onların da inlerine girdik ve onları da tepeliyoruz, tepelemeye de devam edeceğiz" diye konuştu.
"TERÖR ESTİRENLER BEDELİNİ ÖDEYECEKLER"
Türkiye'nin Fırat Kalkanı Harekatı ile Suriye'de DEAŞ, aynı zamanda Irak ve Güneydoğu'da PKK ile mücadele ettiğini dile getiren Erdoğan, terör örgütlerine bedel ödeteceklerini dile getirerek,"Cerablus'a girdik. El Rai'ye girdik. Şu anda El Bab'ı kuşattık mı? Şehitlerimizi bire on katlıyoruz. Her şehidin onlara bedeli çok ağır oluyor. Artık gelip Suriye'den bu toprakları kuşatamayacaksınız. Aynı şekilde Kandil'de, aynı şekil Güneydoğu'da nerede PKK varmış, PYD varmış, kim olursa olsun. Bu ülkede terör estirenler bunun bedelini ödeyecekler. Benim vatandaşımın huzurunu kaçıranlar bunun bedelini ödeyecekler" dedi.
"DÜNYAYA İNSANLIK DERSİ VERDİNİZ"
Şanlıurfa'nın 500 bin Suriyeli göçmene ev sahipliği yaparak dünyaya insanlık dersi verdiğini anlatan Erdoğan, "Şanlıurfa nüfusunun neredeyse 4'te 1'i kadarını yarım milyona yakın Suriyeli göçmeni topraklarında misafir ederek, ev sahipliği yaparak dünyaya siz var ya siz insanlık dersi verdiniz. Bunu batı yapamadı. Sizin her biriniz batıya meydan okudunuz ve 'biz ensarız, muhacirleri bağrımıza bastık' dediniz. Onlarla tas çorbayı paylaştınız. Onun için ben 15 Temmuz'da milletimle nasıl iftihar ettiysem, şimdi de işte bu ensar olan Şanlıurfalı, Hataylı, Gaziantepli, Kilisli kardeşlerimle, tüm milletimle iftihar ediyorum. Bu şehir, sıradan bir şehir değildir. Hazreti İbrahim ateşe atıldığındaki tevekkülüyle, Hazreti Eyyüp'ün en büyük musibetlere maruz kaldığındaki sabrı ile yoğrulmuş. 'Men sabara zafara' yani sabreden zafere erer. Bunun örneği Hazreti Eyyüp'tür. Bugün de aynı metaneti ortaya koyan burası kutlu beldedir. Hazreti İbrahim ateşe atıldığında ne demişti; 'Bana Allah kafidir, o ne güzel bir vekildir,' Bugün bizde ülke ve millet olarak yaşadığımız sıkıntılar karşısında aynısını söylüyoruz. Halil İbrahim bereketinin, Eyyüp Peygamber sabrının diyarı Şanlıurfa 1920'de düşmanı bağrından söküp atarak Kurtuluş Savaşı'nın zafer müjdesi oldu. Bugün de teröre ve terör örgütlerine karşı ortaya koyduğu bu dirayetli duruşuyla Suriyeli kardeşlerine sahip çıkmada gösterdiği fedakarlıkla 2023'ün büyük Türkiye'sinin müjdesini veriyor. Şanlıurfa sağlam durdukça Allah'ın izniyle terör örgütlerinin üstesinden gelip, Suriye'deki çözümde de başarılı olur. İşte o zaman Şanlıurfa şanına şah katmış olarak gönüllerdeki yerini daha da sağlamlaştıracaktır. Bu mübarek topraklarda tek bir teröristi, terör örgütünü barındırmayacağına ben inanıyorum. Türkiye'yi çevremizdeki ülkeler gibi kardeş kavgasıyla yakıp, yıkmak, yok etmek isteyenlere Şanlıurfa'nın kardeşlik cevabı bir kez daha tarihe geçecektir.
"AYRIŞTIRMAYA KALKANLARIN AMACI BİZİ ATEŞE ATMAK"
Ülkenin 81 vilayeti ve 80 milyon vatandaşı birlikte hareket edebildiğinde var olunacağını etrafa bakıldığında tüm çıplaklığıyla göründüğünü kaydeden Erdoğan şöyle devam etti:
"Bütün bunlara rağmen bu aziz milleti; Arap diyerek, Kürt diyerek, Türk diyerek, Sünni diyerek, Alevi diyerek, şu veya bu kesimden diyerek ayrıştırmaya kalkanların amacı bizi de aynı ateşe atmaktır. Ben sizleri Allah için seviyorum. Yunus'un diliyle; 'biz yaradılanı yaradandan ötürü sevdik.' Biz siyah beyaz ayırmadık, şu kavimden bu kavimden demedik Allah için sevdik. Onun için bu oyuna gelmeyin. Bunun için burada Rabia meydanındayız. Rabia'nın 4 unsuru var. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. 780 bin kilometre kareyle tek vatan ve burada kimse operasyon yapabilir mi? Yaparsa onların yeri malum cehennemdir. Gereği neyse silahlı kuvvetlerimiz, polisimiz, korucularımız hepsi beraberce hesabını sorarız."
"ELLERİNDEN GELSE BİR KAŞIK SUDA BOĞACAKLAR"
"Hiçbir vatandaşımızın ayrımcılık tuzağına düşmeyeceğine inanıyorum. Etnik köken ve mezhepçilik fitnesini sürekli körükleyenler emin olun en çok düşmanlığı ve bunun istismarını yaptıkları o kesimlere yöneliyor. Bölücü terör örgütü en büyük kıyımı, zararı istismarını yaptığı vatandaşlarımıza ve o bölgelerimize vermiştir. Bu bölücü örgüt Kürt kardeşlerime ne kazandırdı? Kazandırdığı bir şey var mı? FETÖ gibi DEAŞ gibi örgütlerin en büyük zararı mütedeyyin kesimlere olmuştur. Biz bu tezgahı deşifre ettik, ortaya çıkardık, her fırsatta dile getirdik. Onun için bizden rahatsız oluyorlar. Ellerinden gelse bir kaşık suda boğacaklar. DEAŞ bahanesiyle Suriye'yi bombalayanların niyeti Türkiye'nin sahaya girip bu örgütü süpürmesiyle ortaya çıktı. 'Niye mücadele etmiyorsun' diyenler bugün karşımıza dikilip 'daha fazla ileri gitmeyin, 20 kilometrede kalın' diyor. Yok öyle bir şey. Bu işi temizleyene kadar yola devam edeceğiz. Ama o topraklarda kalma niyetimiz yok. O toprakların sahibi oradaki bizim Arap kardeşlerimi, Kürt kardeşlerimiz sahipleri orada kalsın, ama terörist olmasın.
"ARTIK OK YAYDAN ÇIKTI"
Aynı oyun Irak'ta sergileniyor. Ülke mezhep çatışmasının içine çekilmek isteniyor. Yazık olmamalı, Irkçılığa dinimizde yer yok. Rabbim bizleri kavimlere ayırmış ama iyi tanışalım, anlaşalım diye. En yüce olanı Allah'a en yakın olanıdır; ölçü bu. Biz müdahale edince Irak'ın egemenliğini öne sürerek sahadan çıkarılmak istendik. Türkiye'yi güç duruma düşürmek için Musul operasyonu başladı, sonra yavaşladı, Rakka operasyonu ertelendi. Niye erteliyorsun DEAŞ orada. DEAŞ sizler için mücadele edilecek unsurdu niye etmiyorsunuz? Halbuki plan tüm operasyonların birlikte yürütülmesiydi. Türkiye sonuç almaya yaklaşınca planları değiştiler. Bizim için artık ok yaydan çıkmıştır. El Bab'ı da, Menbiç'i de diğer bölgeleri de terör örgütlerinden temizlemeden durmayacağız. Iraklı ve Suriyeli kardeşlerimizin yeniden güvene, huzura, istikrara kavuşmalarını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz, yapacağız. Müttefik dediğimiz ülkelerin bu süreçte destek verirlerse dost olduklarını anlarız. Destek vermezlerse kendi imkanlarımızla yola devam ederiz. Allah doğruların yardımcısıdır. Türkiye'nin 2013 yılından beri yaşadıklarını yaşayıp ayakta kalacak, yoluna devam edecek başka ülke, başka toplum var mı bilmiyorum. Çok acı çektik, çok sıkıntı çektik, çok kayıp verdik aynı zamanda tarihte eşine az rastlanır başarı ortaya koyduk. Demokrasi ve güvenlik hassasiyetlerinin birlikte muhafaza edileceğini gösterdik. Terörle mücadele ile büyümeyi gösterdik. Uluslararası alanda ilişkileri koparmadan hak ve hukukumuzu savunacağımızı gösterdik. Bu başarı bölge ve dünyaya örnek oluyor. Artık insanlar şunu biliyor; siyasi ve ekonomik hangi silah kullanılırsa kullanılsın bir millet gücünü, iradesini, kararlılığını ortaya koyarsa tamamını da etkisiz hale getirebilir. Çünkü bizim milletimiz, terör örgütleriyle üzerine gelindiğinde geri çekilmemiştir ne yapmış mücadeleyi tercih etmiştir. Bizim milletimiz darbecilerle üzerine gelindiğinde geri çekilmek şöyle dursun ileri atılıp darbecilerin yakasına yapışmıştır. Ekonomik saldırılar karşısında teslim olmak yerine imkanlarını seferber ederek destansı mücadele başlatmıştır. 15 Temmuz ertesinde ekonomik ambargo uygulamaya kalktılar. Ne yaptı vatandaş yastığının altında ne varsa çağrı yaptım hemen dövizleri TL'ye çevirdi ve Türkiye'de devran değişti. Şaşırdılar, 'ya bu millet nasıl millet' dediler. Bu millet 'böyle' dedim. Milleti İbrahim olmak kolay değil. Bu milletin ruhunda, kökünde bu var. Elbette bu mücadelenin bedeli olduğunu biliyoruz. Şu gerçeğin farkındayız bu bedeli bugün ödemezsek yarın bize dünyayı der ederler."
Erdoğan son olarak bazıları gibi 80 milyon Türk insanının Avrupa, Amerika veya başka yerleri yurt yapmayı düşünmediğini dile getirerek, "Çok iyi biliyorum 80 milyonun hiç birinin geleceğini bu ülke dışında kurmak gibi bir hayali, düşüncesi yoktur. Altında doğduğumuz bu ay yıldızlı bayrağın dibinde ölmek bizim için şereflerin en büyüğüdür. Bu ülkeyi bu milleti terörle, ekonomiyle, fitne fesatla yıkmaya kimsenin gücü yetmeyecektir" dedi.
Erdoğan, 39 dakika süren konuşmasının ardından alanda bulunan bakan, milletvekili ve protokol üyeleri ile birlikte 600 milyon liraya mal olan 58 tesisin toplu açılış kurdelesini kesti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------------------------
Miting alanı
Güvenlik önlemleri
Engelli bir kadının Erdoğan'ı izlemeye gelmesi
Mehter takımının gösterisi
Mitinge gelenler
Erdoğan'ın miting alanına gelmesi
Erdoğan'ın mehter takımının gösterisini izlemesi
Erdoğan'ın platforma çıkması
Açılışın yapılması
Erdoğan'ın alandan ayrılması
Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Hasan KIRMIZITAŞ- Ali LEYLAK- Ömer ŞULUL- Mehmet SEZGİN- Metin Faruk TAMER-ŞANLIURFA-DHA)
=================================================
Fırat Kalkanı'nda yaralanan astsubay 46'ncı şehit oldu (2)
ŞEHİDİN BABASI: BUGÜN İÇİN SON ŞEHİT OĞLUMDUR
Suriye'de yürütülen Fırat Kalkanı Harekatı'nda terör örgütü DEAŞ'ın geçen saldırısında yaralanan ve Gaziantep'te tedavi gördüğü hastanede şehit olan Astsubay Üstçavuş Selçuk Erdoğan'ın cenazesi, Doktor Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.
Şehidin emekli Astsubay Başçavuş olan babası Şükrü Erdoğan da 3 çocuğunun en büyüğü olan Astsubay Üstçavuş Selçuk Erdoğan'ın şehit olduğu haberi üzerine Adli Tıp Kurumu'na geldi. Burada açıklama yapan Şükrü Erdoğan, oğlunun vatan için şehit olduğunu söyledi. Şükrü Erdoğan, devlet ve milletin kıyamete kadar daim olması temennisinde bulunarak şunları söyledi:
"Devletimizin milletimizin kıyamete kadar daim olmasını istiyorum. Bu uğurda şehit verilmesi gerekiyorsa verilecektir. Ben de emekli bir askerim. Allah oğlumun ve diğer şehitlerin şahadetini yüce katında kabul buyursun. Mekanı cennet olsun. Bizden şehitlerimize selam götürsün, peygamberimize selam götürsün. Bu topraklar şehit kanı ile sulanmış mübarek topraklardır. Allah ordumuza, milletimize, bütün güvenlik güçlerimiz güç ve kuvvet versin. Hepimizin başı sağ olsun. Ben de bir askerim, bunun için metanetli davranıyorum. Bu vatan bu güne şehitler elden ele teslim ederek gelmiştir. Bugün için son şehit oğlumdur. Vatanımız sağ olsun."
Şehit Astsubay Üstçavuş Selçuk Erdoğan'ın cenazesi, yarın sabah düzenlenecek törenin ardından Amasya'nın Merzifon İlçesi'ne gönderilecek.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
Adli Tıp Kurumu
Askerler
Askeri araçlar
Şehidin babası Şükrü Erdoğan'ın konuşması
Şehidin cenaze aracına konulması
Cenaze aracının hareketi
Genel ve detay görüntüler
Haber: Eyüp BURUN-Kamera: Ahmet ÖZER-GAZİANTEP-DHA)
=================================================
Hopa'da eyleme izin yok
ARTVİN'in Hopa İlçesi'nde, eylem yasağı olmasına rağmen açıklama yapmak isteyen gruba polis müdahale etti. 4 kişi gözaltına alındı.
İlçede Halkevleri üyesi yaklaşık 150 kişilik grup, saat 15.00 sıralarında Kaymakamlık önünde toplandı. Laiklikle ilgili açıklama yapmak isteyen gruba polis, il genelinde eylem yasağı bulunduğunu hatırlatarak uyarıda bulundu. Ancak uyarıya rağmen, "Gericilik öldürür laiklik yaşatır. Laikliğin ülkesini kuracak Hopa halkıö pankartıyla Cumhuriyet Meydanı'na yürümek isteyen gruba polis müdahale etti. Biber gazının da kullanıldığı arbede sonrasında grup ara sokaklara dağıldı. Olay sonrasında 4 kişi gözaltına alındı.
EYLEM YASAĞI 18 ARALIK'TA 1 AY DAHA UZATILMIŞTI
Artvin'in Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkisi'nde madencilik yapılması için, 'ÇED Olumlu' raporunun yürütmesinin durdurulması talebiyle açılan çevre davasının 19 Eylül' de yapılan karar duruşması öncesi il genelinde başlatılan eylem yasağı, son olarak valilik tarafından 18 Aralık'tan geçerli olmak üzere bir ay süreyle daha uzatılmıştı.
Görüntü Dökümü
------------------------
Eylemden görüntüler
Haber: Adem GÜNGÖR Kamera: DHA
=================================================
Erendağ Kayak Merkezi'nin tekrar açılması için eylem
MUĞLA'nın Seydikemer İlçesi'ndeki çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, turizmciler ve vatandaşlar, 5 yıldır atıl haldeki Erendağ Kayak Merkezi'nin tekrar faaliyete geçmesi için eylem yaptı.
Seydikemer'in Seki Mahallesi'ndeki Eren Dağı'nın 2 bin 863 rakımlı eteğine kayak merkezi kurulması, ilk olarak 1997'de gündeme geldi. Uzun yıllar Muğla'nın gözde turizm projeleri arasında yer alan kayak merkezi yazın deniz, kum, güneş; kışın ise kayak imkanını aynı coğrafyada buluşturması nedeniyle büyük ilgi gördü. Proje Muğla Valiliği'nin koordinasyonunda, 'Erendağ Kayak Merkezi' ismiyle 2011 yılında hizmete açıldı. Kayak merkezi ile birlikte telesiyej sistemi de devreye girdi.
ULAŞIM SORUNU VE YANGIN
Kışın kar kalınlığının 2 metreyi aştığı bölgede, Seki Mahallesi ile kayak merkezi arasındaki 18 kilometrelik yolun sürekli kapanması, tesisin yeterli ilgiyi görmesini engelledi. 16 Şubat 2012'de tesise ait ahşap binada çıkan yangın ise projenin sonunu getirdi. Binanın kullanılamaz hale geldiği yangın sonrası, kayak merkezi tamamen kapatıldı.
"KAYAK MERKEZİ TEKAR AÇILSIN"
5 yıldır atıl halde bekleyen merkezin tekrar faaliyete girmesi için turizmciler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar bugün öğlende bölgeye gitti. Yolun kar nedeniyle kapalı olmasından dolayı tesise ulaşamayan eylemciler, yol üzerinde eylem yaptı. Muğla'da başka kayak merkezi olmadığını belirten eylemciler, yanlarında getirdikleri leğen ve naylonlarla yamaçlardan kayarak durumu protesto etti. Bazı eylemciler ise 3 telli bağlama eşliğinde oyunlar oynadı.
"YERLİ TATİLCİ BİLE YETER"
Seydikemer Esnaf Odası Başkanı Harun Sağır, kayak merkezinin atıl durumda olmasından üzüntü duyduklarını söyledi. Kayak merkezinin tekrar hizmete girmesi gerektiğini belirten Sağır, "Biz bize yeteriz. Dışarıdan turist gelmese bile, yerli turistte bizim kayak merkezimiz çok güzel işler. Turizm tesis alanı ilan edilmiş bu bölgenin, atıl kalmaması lazım. En azından iç turizme burayı açmamız lazım. Bir şekilde ekonominin canlanması, bu tip tesislerin işler hale olmasına bağlı" dedi.
Seydikemer Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Güven de unutulan ve atıl kalan tesisin tekrar hayata geçmesi gerektiğini kaydetti. Eren Dağı'nın Fethiye'ye 1 saat mesafede olduğunu belirten Güven, "Burası, Uludağ, Ilgaz, Kartal gibi neden olmasın? Belki unutulmuş, belki raflarda tozlarda kalmış evrakları tekrar karıştırıp burayı hayata geçirmek istiyoruz" diye konuştu.
Turizmci Ersin Gür ise Eren Dağı'ndaki kayak merkezinde birçok kayak merkezinden daha çok kar olduğunu, tesisin tekrar canlandırılmasını istediklerini kaydetti.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-------------------------------
Eylemcilerin fotoğrafı
Eylemcilerin leğenle yamaçlardan kayması
Saz eşliğinde oyunlar oynayan eylemcilerin görüntüsü
Harun Sağır, Mehmet Güven ve Ersin Gür ile röportaj
Haber- Kamera: Ergün TOS/ SEYDİKEMER (Muğla),
==============================================
Bilecik'te 2 araçta 5 kilo esrar, 5 gözaltı
BİLECİK'in Bozüyük İlçesi'nde polisin düzenlediği uyuşturucu operasyonunda, 2 otomobilde toplam 5 kilo 200 gram esrar ele geçirildi, 5 kişi gözaltına alındı.
Bir ihbarı değerlendiren Bilecik Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlara Mücadele (KOM) ekipleri, Bozüyük girişinde 2 otomobili durdurmak istedi. Polisin 'dur' ihtarına uymayıp kaçan 2 araçtan biri kısa süren kovalamaca sonucunda bir alışveriş merkezi önünde yakalandı. Değer araç ise belediye kavşağında yolu kesen polis araçlarına çarparak durdu. Her iki araçta bulunan A.K., F.B., F.Y., E.Y. ve E.N. gözaltına alındı.
Araçlarda yapılan aramalarda toplam 5 kilo 200 gram esrar ele geçirildi. Götürüldükleri İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulamaları tamamlanan 5 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Görüntü dökümü:
------------------------
-Mobese kamaralarında polislerin şüpheleleri kovalama anları ve şüphelilerin yakalanması.
-Yakalanan şüphlilerin Emniyet müdürlüğünden çıkartılırken çekilen görüntü bulunuyor.)
Haber: Cafer ELMAS/ BOZÜYÜK(Bilecik), -
================================================
Edirne'de okullara 'kar tatili' (4)
KAR YAĞIŞI ETKİSİNİ ARTIRDI
Edirne'de sabah saatlerinde başlayan kar yağışı etkisini arttırarak sürüyor. Yüksek kesimlerde kar kalınlığı 10 santime ulaşırken, ilçe yollarında tipi nedeniyle görüş mesafesi yer yer 10 metreye kadar düştü. Edirne Valiliği kriz masası verilerine göre Edirne'nin Meriç, İpsala, Havsa, Uzunköprü de 63 köy ve beldeye yoğun kar nedeniyle ulaşım sağlanamıyor. Ayrıca 36 köye yağış nedeniyle kabloların kopması sonucu elektrik verilemiyor.
Trakya Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Kapıkule Sınır Kapısı yolunda devreye gezen polis aracı yoğun kar nedeniyle kayarak yol kenarındaki bariyerlere çarptı. Kaza yaralanan polis memuru İbrahim Ö. ambulansla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kentte kar nedeniyle çok sayıda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi. Trafik ekipleri, özel araçlarıyla yola çıkacakların lastiklerine zincir takmaları konusunda uyarılarda bulundu. Sınır kapılarına giden yollarda Karayolları ekiplerince tuzlama ve kar küreme çalışmaları sürüyor.
İPSALA'YA 6 SAATTİR ELEKTRİK VERİLEMİYOR
Edirne'nin İpsala İlçesi'ne yaklaşık 8 saattir elektrik verilemiyor. Kar yağışı, İpsala İlçesi'nde de etkisini sürdürüyor. Hava sıcaklığı sıfırın altında 4 derece olarak ölçülürken, kar lastiği ve zincir takmayarak tedbir almayan araçlar nedeniyle trafikte aksamalar yaşandı. İpsala ilçe merkezi ve köylere giden elektrik hatlarının kopması nedeniyle yaklaşık 8 saattir elektrik verilemiyor. Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) ekipleri kopan hatların onarım çalışmalarına başladı.
KIRKLARELİ'NDE KAR YAĞIŞI
Kırklareli'nde etkili olan kar yağışı kısa sürede kenti beyaza bürüdü. Yoğun kar nedeniyle kar lastiği yada zinciri olmayan araçların trafiğe çıkmalarına izin verilmiyor. Kırklareli Belediyesi ekiplerinin yollarda tuzlama ve kar küreme çalışmaları sürüyor. Kırklareli Belediyesi tarafından kentteki hoparlörlerden kar lastiği ve zinciri olmayan araçların trafik çıkmaması ve vatandaşların toplu taşıma araçlarını kullanması konusunda uyarısı yapıldı.
ÇORLU'DA YOLLAR KAPANDI
Tekirdağ'ın Çorlu İlçesi'nde etkili olan kar yağışı nedeniyle Ergene-Çorlu ve Çorlu- Çerkezköy karayollarında büyük tonajlı araçların geçişine izin verilmiyor. Hava sıcaklığının sıfırın 4 derece kadar düştüğü ilçede, yoğu tipi nedeniyle görüş mesafesi yer yer 50 metreye kadar düştü. Kar nedeniyle çevre yolları ulaşıma kapandı. Karayolları ekiplerinin kar küreme ve tuzlama çalışmaları sürüyor.
MALKARA BEYAZA BÜRÜNDÜ
Tekirdağ'ın Malkara İlçesi'nde tipi şeklinde başlayan kar kısa sürede etkisini gösterdi ve ilçeyi beyaza bürüdü. Hava sıcaklığının sıfırın altında 6 dereceye kadar düşmesi nedeniyle Tekirdağ–Malkara– Keşan yolunda ve ilçe merkezindeki yollar buz tuttu. Belediye ve karayolları ekipleri, yollarda kar kürüme ve tuzlama çalışması yaptı. Kar yağışına hazırlıksız yakalanan bazı sürücüler ise araçlarıyla ilerleyemeyince yol kenarlarına park etti. Yolda kalan araçları vatandaşlar itekleyerek ilerletmeye çalıştı. Polis ekipleri ise sürücüleri yanlarında zincir ve çeki halatı olması konusunda uyardı. Meteoroloji Müdürlüğü yetkilileri, Tekirdağ'da bu gece ve yarın kar yağışının devam edeceğini bildirdi.
Yoğun kar yağışı nedeniyle Malkara Belediye Başkanlığı karla mücadele için kriz masası kurdu. Belediye Başkanı Ulaş Yurdakul, kar yağışının aniden bastırdığını ifade ederek, "Kar yağışı nedeniyle belediyemizde kriz masası oluşturduk. Karla mücadeleye uygun iş makinelerimizi ve deneyimli personellerimizi karla mücadele ekiplerine dahil ettik. Karla mücadelemiz sürüyor" dedi.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
--------------------------------
(EDİRNE)
-Yoğun kar yağış
-Karda yürüyenler
-Tuzlama ve kar küreme araçları
-Araçlarından kar temizleyenler
(MALKARA)
-Yolda kalan araçlar
-Yoğun kar yağışı
-Yürüyen vatandaşlar
-Karla kaplanan araçlar
(KIRKLARELİ)
-Kent merkezinden genel görüntüler
-Selfie yapan vatandaşlar
-Kar topu oynayan öğrenciler
-Trafik ekipleri uygulamaları
-Genel görüntüler
(ÇORLU)
-Karda yürüyenler
-Yoğun kar
-Yolda kalanlar
-Araçları itenler
-Genel görüntüler
Haber-Kamera: Ali Can ZERAY-Selçuk VURUCU-Mehmet YİRUN-Murat YAYIN/EDİRNE,TEKİRDAĞ,KIRKLARELİ,-
================================================
Antalya'da Whatsapp ses kaydı huzursuzluğu (2)
WHATSAPP YOLUYLA PANİK YARATAN KADIN GÖZALTINDA
Whatsapp üzerinde yayınladığı ses kaydıyla iki büyük alışveriş merkezinin otoparklarında bomba yüklü iki araç ile Antalya Havalimanı'nda canlı bomba yakalandığını iddia eden kadının gözaltına alındığı belirtildi. Antalya Valisi Münir Karaloğlu twitter hesabından yaptığı açıklamada, sosyal medya üzerinden kirli bir kampanya yürütüldüğünü kaydetti. Halkta infial yaratılmaya çalışıldığını belirten Vali Karaloğlu, "Şehrimizde hakim olan huzur ortamı baltalanmaya çalışılmaktadır. Halkımız bu tür asılsız propagandalara kesinlikle itibar etmemelidir. Herkes bilsin ki, güvenlik güçlerimizin 7 gün 24 saat teyakkuz halinde ve görevi başında olduğu şehrimizde her daim huzur hakimdir. Bu huzur ortamını bozmaya yönelik asılsız paylaşımlarda bulunanlar hakkında hukuki soruşturma yapılmaktadır. Bu paylaşımlarda bulunan bir kamu görevlisi açığa alınmıştır. Sosyal medyada ses kaydı dolaşan bayan A.Ö. gözaltına alınmış sorgusu devam etmektedir. Halkımızı huzursuz etmelerine izin vermeyeceğiz" dedi.