Dışişleri Bakanı Davutoğlu. - Son Dakika
Son Dakika Logo

Dışişleri Bakanı Davutoğlu.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu.
25.01.2013 16:27

Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısı için İsviçre'nin Davos kentinde bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Ayakları üzerinde yükselen bir dev Türkiye, birileri bu devin ayağına terör prangası sarmak isteyebilir" dedi.

Dünya Ekonomik Forumu'nun yıllık toplantısı için İsviçre'nin Davos kentinde bulunan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Ayakları üzerinde yükselen bir dev Türkiye, birileri bu devin ayağına terör prangası sarmak isteyebilir" dedi.

Bakan Davutoğlu, CNNTÜRK'ten Deniz Kilisoğlu'na değerlendirmelerde bulundu. Kilislioğlu'nun dünkü oturumdaki 'Müslüman ülkelerde demokrasi olur mu?' tartışmasını sorması üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:

"Orada benim karşı çıktığım husus bir zihniyet meselesi. Bu oryantalist yaklaşım, esas tehlikeli olan bu. İslam dünyasında özellikle son dönemlerde bazı önyargılar zihinlerde yerleşti. Özellikle 11 Eylül'den sonra ve aynı benzer akımlar başka dini topluluklarda olduğunda sanki olabilecek yaklaşımlarmış gibi gösterilip, konu Müslüman ülkeler olunca, Müslüman ülkelerde, Müslüman toplumlarda demokrasi, ekonomik kalkınma, kadın hakları, insan hakları sanki her an ihlal edilebilir bir olguymuş gibi yansıtılması gerçekten hakkaniyetten uzak. Tabi tüm ülkelerde sıkıntılar olabilir. Dinlerinden, etnik kökenlerinden bağımsız olarak her toplulukta birçok akımlar birçok yaklaşımlar olabilir, tartışılabilir ama dünya nüfusunun neredeyse yüzde 25'ini teşkil eden bir topluluğu toplu olarak bir yere mahküm etmek, bir tür İslamafobi, son dönemlerde maalesef yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. Tartışma bu bağlamda bir tartışmaydı. Söylediğim gibi İslam'ın değerleri içinde insan onuru, kolektif akıl ve birçok değerler var ki bunlar aslında bugün insanoğlunun da üzerinde ittifak ettiği değerler. Biz bu değerler üzerinden meşru ve sağlam bir toplumun oluşmasını temin edebilecek araçlara da sahibiz. Oradan çıkarak K. Afrika ve Ortadoğu'daki son dönem yaşanan gelişmeler ile irtibat kurulup oralarda olumsuz bir hava oluşturulmaya çalışılıyor sanki. Bu toplumlar demokrasiyi gerçekleştiremezler gibi. Bu yanlış. Tabi zor olacak. 2 yıl içinde çok büyük değişimler yaşandı bölgede. Balkanlar da demokrasi 2 yılda mı oturdu? Başka bölgelerde ikinci dünya savaşından sonra birçok ülkede o kadar kolay mı yerleşti? Çok acılar yaşandı. Şimdi de Ortadoğu'da bu acılar yaşanabilir nihai olarak toplumların iradesi bu sıkıntıları aşacak güçtedir."

SURİYE ARTIK İNSANLIK VİCDANINI CİDDİ ŞEKİLDE RAHATSIZ EDİYOR

Suriye'de bundan sonraki süreci değerlendiren Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Suriye konusunu bir insani yardımlar bağlamında, BM genel sekreter yardımcısı Valerie Amos ve Dünya Gıda Forumu Başkanı Cousin ile birlikte bir basın toplantısı yaptık. Ayrıca 'Suriye'nin geleceği' başlıklı şimdi geldiğim bir toplantıda Ürdün Dışişleri Bakanı ve diğer yetkililerin de katıldığı geniş katılımlı bir toplantı oldu. Bu sabah da Arap dünyasının jeopolitik geleceği ve bu anlamda Suriye bağlamında yine yapılan bir oturumda; bölgedeki hemen hemen bütün buraya katılan başbakanlar, Libya, Mısır, Lübnan başbakanı ve diğer yetkililerin katıldığı toplantı oldu. Dün akşam da yine Suriye bağlamında bir başka toplantı da yapıldı. Tabi Orta Asya ve diğer konulardaki toplantılar devam ederken Suriye'ye odaklaştı. Benim gördüğüm şu bi kere farklı kanaatlere de sahip olsalar Suriye artık insanlık vicdanını ciddi şekilde rahatsız ediyor. Böylesine büyük bir trajediye bu şekilde kayıtsız kalınmasından rahatsız. Teklif ettikleri yöntemler, görüşleri ayrılık taşısa bile… Dün ben sordum 2 yıldır Suriye'de insanlar ölüyor, tek bir BM Güvenlik Konseyi kararı çıkaramadık. Mültecilerle ilgili ben 30 Ağustos'ta Newyork'a gittim. Sadece Fransız dışişleri bakanı vardı o toplantıya katılan. O da dönem başkanıydı. Mali'yle ilgili ise son 6 ayda 3 karar çıkarılabildi BM Güvenlik Konseyinden. Nasıl oluyor da bir konuda bu kadar hızlı davranabilen BM Güvenlik Konseyi başka bir konuda bu kadar rahat olabiliyor. Bu soruyu sormak bizim hakkımız. Biz BM Güvenlik Konseyi üyesi değiliz ama BM Güvenlik Konseyi'nin aldığı ya da alamadığı kararlar bizim kaderimizi etkiliyorsa, Suriye'deki on binlerce insanın ölümünden sonra şu anda milyonlarca insanın aç susuz, kış şartlarında barınaksız yaşama durumunda BM Güvenlik Konseyi nasıl kararsız kalabilir? Bugün sabah ki oturumda da söyledim. Hadi siyasi konularda anlaşamadılar, peki insani konular var. Yani Hama'ya Humus'a bir insani yardımın engelsiz ulaştırılması için bir karar çıkarılamaz mı? Dün Valerie Amos ile konuşurken BM Genel Sekreter yardımcısı Şam'dan Humus'a giden bir yardım konvoyu için 21 kontrol noktasından geçirildiğini sonuncusunda 21'incisinden geri döndürüldüğünü söyledi BM konvoyunun. Şimdi bu durum kabul edilebilir mi?"

0 YIL İÇİNDE BELKİ DE BM GENEL SEKRETERİ HUMUS'TA HALKTAN ÖZÜR DİLEYECEK

"Rusya Esad'sız geçiş sürecine evet diyor mu?" şeklindeki soruya Davutoğlu, şf yanıtı verdi:

"BM genel kurulunun 135 üyesi Beşar Esad'sız bir geçiş sürecini kabul etti. Suriye halkında güven uyandıracak bir yönetimin işbaşında olması önemli. Ruslar ve İran'dan gelen geçiş hükümeti kurulsun ama şu anki yapı aynen kalsın... Basit bir soruyu soruyoruz peki anlaştılar. Muhalefet kanadından 10 kişi Şam'a gitti. Kim bunların güvenliğini sağlayacak. Bu konuda kimse güvence veremez. Şu ana kadar 70 bin insanın ölümüne sebep olan güvenlik yapısı aynen korunarak bir sağlıklı geçiş süreci olabilir mi? Bizim Rusya ile, Sayın Putin ile İstanbul ziyaretinde pozisyonlarımızın yaklaştığı bir nokta oldu, yeni fikirler dedi, biz fikirlerimi paylaştık. Taraflarca da genel kabul gören bir yaklaşımdı. Esad'ın son konuşması bu tür yeni önerilere de kapıyı kapattı. Yerine getirmek istemediği taahhütlerde bulunuyor. Artık uluslararası toplumun Beşar Esad'a güveni kalmadı. Önümüzdeki dönemde diplomatik arena hareketlenecek. Nasıl ki BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon Srebrenitsa'ya gidip halktan özür dilediyse önümüzdeki 10 yıl içinde belki de BM genel sekreteri gidip Humus'ta halktan özür dileyecek. En azından burada gördüğüm genel bir hissiyat var, uluslararası toplumun doğru tepki veremediği ve BM sisteminin çözüm üretemediği yönünde."

BARZANİ İLE BÖLGESEL KONULARI KONUŞTUK

Barzani ile görüşmesine dair Davutoğlu, "Bizim Suriye'deki kardeşlerimizle Suriye'nin geleceği konusunda hiçbir problemimiz yok. PYD ile ilgili sıkıntı iki türlü. Bir, Esad'a verdikleri destek, Esad çekildiği yerlerde silahları PYD'ye devrediyor ve PYD Esad'ın çekildiği yerlerde jandarmalığa soyunuyor ve bu da Suriye halkında tepkiye neden oluyor. İkinci boyut PYD üzerinden Türkiye'de teröre verebileceği destek. Bu iki husus nedene ile Suriye muhalefeti de PYD'ye tepkili. Sayın Barzani ile bu konuları konuştuk. Bölgedeki tüm aktörlerin elinden geleni yapması lazım" diye konuştu.

BİRİLERİ BU DEVİN AYAĞINA TERÖR PRANGASI SARMAK İSTEYEBİLİR

"İmralı sürecine dair Kuzey Irak'tan beklentileriniz nedir?" sorusuna Davutoğlu, "Bu konunun 3 temel ayağı var: Türkiye içinde taraflar, komşu ülkelerde yapılması gereken çalışmalar var, Avrupa ayağı. Kuzey Irak bağlamında da tedbirler alınması lazım. Mahmur kampı ve birçok konu... güçlü bir siyasi irademiz var. Kamuda genel bir mutabakat var. Bu gelişme bölge kaderini etkileyebilir. Bir çok çevre bunu provoke edebilir. Ayakları üzerinde yükselen bir dev Türkiye, birileri bu devin ayağına terör prangası sarmak isteyebilir" diye yanıt verdi.

(SS)

Kaynak: DHA

Son Dakika Dünya Dışişleri Bakanı Davutoğlu. - Son Dakika


Advertisement