Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci
Egemen Bağış, değişime her zaman direnç olduğunu belirterek, "AB sürecimiz de
Türkiye'nin tarihinin en önemli değişim projesidir. Ama o dirençlere ve baskılara
rağmen biz 'durmak yok, reforma devam' demek zorundayız" dedi.
Bakan Bağış, İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) ekim ayı meclis toplantısında
konuk oldu. İTO Meclisi üyelerinin çeşitli konulardaki yaptıkları sunumları
dinledikten sonra kürsüye çıkan Bağış, İTO'nun 130 yıllık tarihinin kendisine
verdiği mesuliyet çerçevesinde Türkiye'nin her konusuyla ilgili olduğunu söyledi.
Sözde Ermeni soykırımı iddialarına verilecek cevaplarla ilgili sunum için,
bu sorunla günbegün mücadele etmiş bir kişi olarak İTO'nun önerilerinin tamamının
altına imzasını atabileceğini ifade eden Bağış, "2015 yılında sözde soykırım
olayının 100. yılını gündeme getirmek için dünyanın her yerinde aktif çalışan bir
Ermeni lobisi var. Ama bu yıl, tartışılmayan, herkesin kabul ettiği, bütün
tarafların da kendi kusurlarını benimsediği Balkan Savaşı'nın 100. yıl dönümü ve
maalesef bunu dünya kamuoyuna getirme konusunda biraz yavaş, biraz eksik, biraz
zayıf davranıyoruz" diye konuştu.
Bundan 100 yıl evvel Balkanlarda çok acı olayla yaşandığını ve bugün bunu
gündeme getirenin olmadığını dile getiren Bağış, konuşmasına şöyle devam etti:
"Geriye dönüp baktığımızda aslında bizim eğitim ve kültür sistemimizin bize
getirdiği çok büyük, çok önemli özelikler var. Biz bunları gerçekten önemsiyoruz.
Mütevazi olmak, kendimizi övmemek... Annelerimiz bizi 'Aman kendini övme, bırak
başkaları övsün. Ağır ol, molla desinler' diye yetiştirdikleri için biz ne
acılarımızı ne başarılarımızı paylaşma konusunda çok fazla ön planda olmayı
sevmeyiz millet olarak. Acılarımızı içimize atarız, mutluluklarımızı kendi
mütevazi kutlamalarımızla geçiştiririz. Ama rekabet etmek zorunda olduğumuz,
mücadele etmek durumunda olduğumuz uluslararası platformlarda işler biraz farklı
yürüyor.
Uzun yıllar yurt dışında yaşamış olmanın getirmiş olduğu özgüvenle bazen
Türkiye'ye, Türkiye'nin değerlerine, inançlarımıza laf atanlara hakettikleri
cevabı vermeye çalışıyorum ama onda bile kendi kendimi sorguluyorum bazen, 'Çok
fazla ileri mi gittim?' diyorum. Bizim bu soykırım iddialarına cevap verme
konusunda mütevazılığı bir kenara bırakıp biraz tarihi öğretme konusunda çok
önemli işler yapmamız lazım. İTO'nun bununla ilgili ayrı bir komisyon kurmuş
olmasını ve burada dile getirilen öneriler çok önemsiyorum ve içtenlikle teşekkür
ediyorum. Bugün 130 yılık tecrübesiyle, savaşları ve krizleri yaşamış, bir
birikime sahip olmuş Odamızın Türkiye'nin her meselesine eğilmesi çok önemli."
İstanbul, Türkiye'nin en önemli vitrini, en önemli markası ve en önemli
şehirlerinden bir tanesi. Bu şehirde 800 yılı aşkın bir süredir camiler,
kiliseler, havralar birlikte insanlığa huzur vermişler. Dünyada iki kıta üzerine
kurulu başka şehir yok. İçinden nehir geçen çok şehir vardır ama içinden deniz
geçen tek dünya şehri İstanbul. Dünyanın en eski alışveriş merkezi de
Kapalıçarşı'dır. Ticaretin, pazarlık kavramının, müzakerenin icat edildiği bir
şehirde yaşıyoruz. Onun için İTO gerçekten çok tarihi bir misyona sahip. O tarihi
misyon çerçevesinde hem ülkemizin hem bölgenin bütün konularına eğilmesi zaten
konumu gereği çok doğal."
-"Demokrasimizi güçlendiren en önemli unsur da AB yolunda attığımız reform
adımlarıdır"-
Türkiye'nin artık farklı bir noktaya gelmeye başladığının altını çizen
Bağış, şunları kaydetti:
"Büyüme oranlarımızda, ekonomimizde yaşanan süreçte bugün batımızdaki
ülkelerin ilham kaynağı haline geldik. Bugün Türkiye'nin ortalama yaşı 29.
Almanya'nın ortalama yaşı 45. Uzun vadede Türkiye'nin onlar için ne kadar önemli
olduğunu aslında entelektüel çevreler dile getirmeye başladı. Bizde de bu özgüven
var. Ama doğumuzdaki ülkeler için de demokrasimizle insan hakları
standartlarımızla, serbest pazar ekonomisine olan bağlılığımızla ilham
kaynağıyız. Bugün eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı sabahın 2'sinde
Kahire'ye indiğinde 20 bin kişi tarafından karşılanıyorsa sadece boyuna posuna
olan sevgilerinden değil, aslında kendi ülkeleri için arzu ettikleri özellikleri
taşımasından dolayı o muhabbete o sevgiye kavuşuyoruz.
Çünkü o insanlar hayatlarını riske atarak meydanları doldurup gösteriler
yaparken ne talep ettiler? Türkiye gibi olmayı talep ettiler. Demokrasi, insan
hakları, serbeste pazar ekonomisi istediler. Çocuklarına daha aydınlık yarınlar,
daha iyi eğitim sistemi, daha iyi okullar istediler. Peki Türkiye'nin ortak
tarihine, ortak kültürüne, ortak inancına, ortak coğrafyasına rağmen bu
ülkelerden kat kat farklı olmasının, ileride olmasının sebebi neydi? En önemli
yumuşak gücümüz olan demokrasimizdi. Demokrasimizi güçlendiren en önemli unsur da
AB yolunda attığımız reform adımlarıdır.
Türkiye rahmetli Menderes'in 1959'da o ilk başvuruyu yapmasından bu yana çok
önemli aşamaları geride bıraktı. Bundan 15-20 yıl öncesine kadar bu ülkede
insanlar etnik kökenini dile getirmeye, farklı etnik dillerde konuşmaya, farkı
lehçelerde şarkı dinlemeye korkardı. Kasetler el altından, masa altından kaçak
üretilip satılırdı ve yasakken daha fazla satılırdı. Bu ülkede Devlet Güvenlik
Mahkemeleri vardı. Bu ülkede TRT yönetim kurulu üyelerinden birinin Türk Silahlı
Kuvvetleri mensubu olması kanunen şarttı. Yüksek Öğretim Kurumunun yani
üniversitelerimizin yönetiminden sorumlu olan YÖK'ün yöneticilerinin bir kısmının
TSK tarafından belirlenmesi gerekirdi. Bu ülkede sizler bazen yurt dışına
giderken çok az miktarda dövizle çıkardınız ama bavullar dolusu malzemeyle geri
dönerdiniz. Birçok saçma kurallar, bir çok yanlışlar AB yolunda atılan reform
yasalarıyla adımlarıyla Türkiye'de düzeltildi. Mükemmel olduğumuzu da iddia
etmiyoruz. Hala eksikliklerimiz var ama onları çözmek için de çok ciddi bir
çabamız var."
-"Türkiye'nin bir yere kaydığı yok. Türkiye olduğu yerde"-
Bugüne kadar yaptıkları ve son 10 yılda TBMM'de kabul edilen yasalar
sıralandığında Türkiye'nin nereden nereye geldiğinin görüldüğünü söyleyen Bağış,
şöyle konuştu:
"Bu reform, demokratikleşme, zenginleşme ve şeffaflaşma sürecimizin bir
başka adı da AB sürecimiz. O AB sürecimiz de bizi bugün bölgenin en çağdaş
ülkelerinden bir haline getirdi. Bir yandan kendi değerlerimizden hiçbir şekilde
feragat etmiyoruz. Ki Başbakanımızın Libya'da yaptığı konuşma bence tarihi bir
konuşmadır. Bir Cuma namazı sonrası Libya'da kendini dinlemeye gelen 30 bin
kişiye dönüp 'Sakın laiklikten korkmayın. Ben de sizin gibi ibadet ettim, sizin
gibi inançlı bir Müslümanım ama demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinin
Başbakanıyım. Laik olmak dinsiz olmak anlamına gelmez, tam tersi laiklik
dileyenin dilediği inanca dilediği kadar inanabilmesinin güvencesidir' demesi,
Türkiye'nin ne kadar farklı bir ülke olduğunu, Türkiye'nin, doğunun en batılı,
batının da en doğulu ülkesi olduğunu ortaya koyuyor. İstanbulumuz bugün
Avrupa'nın en Asyalı şehri iken Asya'nın da en Avrupalı şehridir. Bizim biri
uğruna diğerinden feragat etme gibi bir lüksümüz de yoktur böyle bir beklenti
içine de hiç kimse giremez.
'Türkiye'nin ekseni nerede, nereye kayıyor' diye tartışılıyor. Türkiye'nin
bir yere kaydığı yok. Türkiye olduğu yerde. Ama olduğumuz yer, bizim çok tarihi,
çok kritik, çok stratejik bir yer. Biz hem doğuluyuz hem batılıyız hem kuzeyliyiz
hem güneyliyiz. Bütün bu özelliklerimizi birlikte kullanarak Türkiye'nin son 10
yılda kişi başına düşen gelirini 3 kat artırabilen, ticaretini 3 kat artırabilen,
otoyollarını 3 kat artırabilen, hastanelerini, okullarını, havaalanlarını, uçağa
binen insan sayısını kat kat artırabilen bir ülke olabildi. Bu yüzden kimileri
Türkiye'nin bu reform sürecini durdurmak için içeride ya da dışarıda direnç
gösterebilirler. Değişime her zaman direnç vardır. AB sürecimiz de Türkiye'nin
tarihin en önemli değişim projesidir. Ama o dirençlere ve baskılara rağmen biz
'Durmak yok, reforma devam' demek zorundayız. Bizim atmamız gereken çok önemli
adımlar var."
(Sürecek)
Muhabir: Mücahid Eker/Ahmet Hacifazlioğlu
Yayıncı: Hülya Ertan - ISTANBUL
Son Dakika › Ekonomi › AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.