İSTANBUL (AA) - Kuzey Irak toprakları üzerinde petrol boru hattı inşasının devam ettiğini belirten Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Doğal Kaynaklar Bakanı Ashti Hawrami, "Bizimle Türkiye arasındaki kullanıma ilişkin olarak bir takım testler yapılacak. Bu da devam ediyor. Bu sorunlar çözüldüğü zaman ihracat başlayacak. Yeni sorunların ortaya çıkmayacağını varsayarsak Noel'den önce bile olabilir" dedi.
Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi' kapsamında düzenlenen "Kuzey Irak'ta fırsatlar ve Kuzey Irak Bölgesi" başlıklı oturumda konuşan Bakan Hawrami, peşpeşe yeni kuyular bulunduğunu ve ilerlemelerden mutlu olduklarını ifade etti. Günde 1 milyon varil hedefine ulaşmak için büyük potansiyelleri olduğunu anlatan Hawrami, "Günde 2 milyon varil gündemimizde ama bunun için yüksek teknolojiye ihtiyacımız var. Yatay sondaj yapılabilmesi gerekiyor ve uluslararası deneyime de ihtiyacımız olacaktır" ifadesini kullandı.
Gelecek aylarda Irak'ın tamamında yatırımı olan şirketlerin yatırımlarının geri dönüşüne şahit olacağına inandığını belirten Hawrami, ülkenin sadece enerji altyapısına değil hizmet sektöründe de ciddi yatırımlara ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani görüşmesine de değinen Hawrami, "Bu nasıl oldu? Ekonomi sayesinde oldu. İlişkiler buna imkan veriyor. Bunu kendi ülkemizin içinde de yapabiliriz. Biz elbirliği içerisinde davranırsak sorun kalmaz. Gelin, geliri paylaşalım ve birleşik Irak çıksın" diye konuştu.
"Petrol ihraç etmek için kimsenin iznine ihtiyacımız yok"
Petrol ve doğalgaz kaynaklarının ihracının Kuzey Irak'ın temel bir hakkı olduğunu ifade eden Hawrami, "Petrol ihraç etmek için kimsenin iznine ihtiyacımız yok. Anayasamız bize bu izni veriyor. Biz de bütün gelirlerin toplanması şeffaflık üzerine kurulu. Biz şeffaf bir şekilde satış yapacağız. BOTAŞ'ın temsilcisini de davet ediyoruz. Bizim neyi nasıl yaptığımız görsünler. Onay almak için değil, metraj olarak, işlem şekilleri olarak bunları göstermek isteriz" şeklinde konuştu.
Hawrami sözlerine şöyle devam etti:
"Türkiye'de ödemeleri alacak bir hesabımız olacak. İşte burada hesap verebilirlik var. Bizler sözleşmeye göre taşeron olarak transit ücreti ödüyoruz, geri kalan da Irak'ın geri kalanına kalacak. Bütün bunlar gelir paylaşımı sistemine göre olacak. Bu da Irak anayasası çerçevesinde olacak. Aslında herkes Irak'ın gelirlerine el uzatmak isteyecektir ama bunu hiçbir zaman yapamayacaklar. Çünkü biz metrajın ve hacimlerin doğru olduğunu göstermek zorundayız. İlave gelirlerin bir kuruşuna bile dokunulamaz.
İhracattaki gelir paylaşımı tamamlandıktan sonra gelirlerimiz Irak anayasasına göre paylaşılacaktır. Irak'ın yapması gereken bir gelir paylaşım yasasının kabul edilmesidir. Hacimler günde 300 bin varil aştığı taktirde Bağdat'ta hiç kimse buna itiraz etmeyecektir. Bu herkes için faydalı olacaktır. Bağdat'ın onayına ihtiyacım yok. Hiç kimsenin ham petrolü pazarlama konusunda bir tekeli yok. Bu bölgesel olabilir, federal olabilir. Herşey şeffaf bir şekilde yürütülmekte. Gerçekten de 50-60 firmayı bizim bölgemize yatırım yapması konusunda ikna edebildik."
"Iraklıyız, Irak'ın çıkarlarını korumak istiyoruz"
Petrol ve doğalgaz ihracatında merkezi Irak hükümeti ve Kuzey Irak hükümeti arasındaki gelir paylaşımının son derece önemli olduğuna dikkati çeken Hawrami, "Biz Iraklıyız. Biz Irak'ın çıkarlarını korumak istiyoruz. Biz bu çerçevede hareket ediyoruz. Bağdat'ı gözardı etmiyoruz ama şu aşamada bizimle kimse konuşmak istemiyorsa, tamam. Biz on yıldır sabrediyoruz. Yine de sabredebiliriz ama gelir gerçekten arttığında pay almak isteyenlen o zaman yeni gelir var hadi bunu paylaşalım diyecekler. Bu durumda tabi komiteler kurulup müzakereler yapılacak. Bugün bu yok ama eğer yarın gelip bizim ihracatımızı gözlemlemek istiyorlarsa bundan ancak gurur duyabiliriz. Saklayacak hiçbir şey yok. Bağdat'ın da bu denklemin bir parçası olmasını tercih ederiz" şeklinde konuştu.
"Bizimle Türkiye arasındaki kullanıma ilişkin olarak bir takım testler yapılacak"
Mevcut enerji altyapısını kullanmanın Kuzey Irak'ın hakkı olduğunu vurgulayan Hawrami, "Boru hattı ile ilgili anlaşma Irak ham petrolü ile ilgili. Bunu unutmamak gerekiyor. Biz Iraklıyız. Biz yabancı bir ham petrolü boru hattından geçirmiyoruz. Bağımsız bir ülke olsaydım başka birinin mülküne girmiş olsaydım, evet ama herkes gibi bizimde mevcut altyapıyı kullanma hakkımız var. Altyapının kurulması konusunda bir mesele olamaz. Bir enerji problemi olduğunda herşeyden önce özel sektör tabi ki parayı koyuyor" ifadelerini kullandı.
Hawrami hali hazırda Kuzey Irak petrolünü uluslararası piyasalara ulaştırmak için hazırlıkları devam eden boru hattı ile ilgili olarak da şunları söyledi:
"Petrol ihracatının yapılması konusunda çalışmalar devam ediyor. Kuzey Irak toprakları üzerinde boru hattı inşa ediliyor. Bağlantı noktaları, pompalar, ayarlamalar gibi sistemin uyumlu çalışabilmesi için bir takım teknik çalışmalar yapılıyor. Bizimle Türkiye arasında kullanıma ilişkin sistemin uyumlu çalışması için bir takım çalışmalar yapılıyor. Bizimle Türkiye arasındaki kullanıma ilişkin olarak bir takım testler yapılacak. Bu da devam ediyor. Bu sorunlar çözüldüğü zaman ihracat başlayacak.
Yeni sorunların ortaya çıkmayacağını varsayarsak Noel'den önce bile olabilir ama yeni bir takım düzenlemeler gerekirse birinci çeyreğin sonunu da bulabilir. Ben doğrusu o kadar geç bitmesini istemiyorum ama ihracat Noel ile önümüzdeki yılın birinci çeyreği arasında olabilir. Keşke Noel'den önce olsa ama 1 Ocak'ta olabilir. Şu anda gündemimizde. Biz şu anda sistemin bütünlük testlerini gerçekleştiriyoruz. Düğmeye basıldı, inişe doğru ilerliyoruz. Ne kadar erken olursa bizim için o kadar iyi tabi."
"Biz Irak'ın petrol gelirlerinin yüzde 17'sini talep ediyoruz"
Tüm taraflara maksimum faydanın sağlanabilmesi için şeffaflığın esas olarak kabul edildiğini belirten Hawrami, "Süreç sadece BOTAŞ yada taşıyıcı kimse onun tarafından takip edilmeyecek. Başka petrol firmalarını temsilcilerinden oluşan bir komite olabilir. Onlar da bu sürecin içinde yer alacaklar. Yani petrol nasıl satılıyor, nasıl sevk ediliyor, bununla ilgili süreci takip edecekler. Ulaştırma maliyetleri, müteahitlerin ödemeleri yapıldıktan sonra daha önceden de söylediğim gibi net gelire dokunmayı düşünmüyoruz" şeklinde konuştu.
Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi ve merkezi Irak hükümeti arasındaki gelir paylaşımına ilişkin bilgiler veren Hawrami, "Biz Irak'ın bütün petrollerinin yüzde 17'sini talep ediyoruz. Yani bütün gelir konsolide edilecek. Bu mekanizma yoluyla Irak'ın bütündeki petrolün yüzde 17'sini alacağız. Net gelir sadece Kuzey'e değil bütün Irak'a ait olacak. Biz Irak'ın bütünü için çalışıyoruz. İstikrarlı bir Irak istiyoruz" değerlendirmesini yaptı.
Toplantıda konuşan Chevron Avrasya ve Ortadoğu Keşif ve Üretim Başkan Yardımcısı Ian MacDonald ise, Kuzey Irak bölgesinde yatırımlarını yapmadan önce detaylı incelemeler yaptıklarını belirterek, "Bizim için Kuzey Irak faaliyet gösterebileceğimiz bir bölge. Kuzey Irak'a girerken bir ihracat potansiyeli bulabileceğimizi düşünerek girdik" dedi.
"Boru hattı mekanik olarak tamamlanmış durumda"
Bölgenin önemli enerji yatırımcılarından Genel Energy CEO'su Tony Hayward ise Kuzey Irak'ın gelişme potansiyeline güvendiklerini belirterek, "En büyük kaynaklar bizde. En büyük üretim kapasitesi de bizde. O çok bahsi geçen boru hattı mekanik olarak tamamlanmış durumda. Tabi bunun operasyonel hale gelmesi için bazı şeylerin yapılması gerekiyor" diye konuştu.
Kuzey Irak'ta petrol üretiminin günde yaklaşık 300-350 bin varile ulaştığını belirten Hayward, "Biz boru hattını bunun ötesinde geliştirmek istiyoruz. Kuzey Irak'taki gelişmenin çok hızlı seyrettiğini görüyoruz ve önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 1 milyon varili aşabilecek bir üretim olacak. 10 yılın sonunda da günde 2 milyon varil hiç de beklenmeyen bir şey olmayacak. Doğalgaz kaynakları da iyileştirilmiş durumda. Bir sonraki aşama da yapılacak olan bütün bunları piyasaya taşıyabilecek doğru altyapının sağlanmasını sağlamak. En yakında Türkiye piyasası var. Bu Türkiye'deki gaz talebinin yüzde 20-25'i demek oluyor. Bütün bu girişimler hem Türkiye hem Irak için son derece yararlı" şeklinde konuştu.
Şirketin petrol üretimini uluslararası pazarlara ulaştırmasına ilişkin sorulan bir soruya Hayward, şu karşılığı verdi:
"Üretimi sınırın ötesine taşınmasını yakın gelecekte yapacağız. Önümüzdeki senenin ilk yarısında diye ümit ediyorum. Mevcut kapasitemizi kullanabileceğiz ve yatırımlarımızı da büyük ölçüde artırabileceğiz diye düşünüyorum. Sektörde büyük petrol hareketleri dediğimiz bir deyim var. Bu büyük kaynaklar bir şekilde yolunu buluyor. O veya bu şekilde bir şekilde piyasaya ulaşma yolu yaratılıyor." - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Atlantik Konseyi Enerji ve Ekonomi Zirvesi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.