Ekonomi Bakanı Zeybekci Soruları Yanıtladı Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ekonomi Bakanı Zeybekci Soruları Yanıtladı Açıklaması

Ekonomi Bakanı Zeybekci Soruları Yanıtladı Açıklaması
02.01.2014 15:00

"Merkez Bankası ülkemizin döviz ihtiyaçlarını karşılamalı ve bunu garanti altına almalı ama illa ki dövize müdahale ederek bunu düşürmek gibi bir gayreti olmazsa olmaz olmamalıdır" "2014'ten itibaren diğer ülkelerde toparlanma yönünde kıpırdanmalar başladığında, Türkiye bunu sıçrama haline dönüştürecektir" "Ticaret hürdür, özgürdür ama ülkenin menfaatleri anlamında bazı negatiflikler varsa bunlar ortaya çıkacaktır.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,  "Merkez Bankası ülkemizin döviz ihtiyaçlarını karşılamalı ve bunu garanti altına almalı ama illa ki dövize müdahale ederek bunu düşürmek gibi bir gayreti olmazsa olmaz olmamalıdır" dedi.

Zeybekci, 2013 yılı İhracat Değerlendirme Toplantısının sonunda soruları yanıtladı. Özel Tüketim Vergisi'ndeki (ÖTV) düzenlemelerin ekonomiye ne gibi etki edeceğinin sorulması üzerine Zeybekci, tüketimi kısıtlayıcı politikaların büyümeye doğrudan etkisinin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Lüks tüketim üzerine konan ilave tedbirlerin kur artışları ile doğrudan ilgili olduğunu belirten Zeybekci, "Dikkat ettiyseniz kur artışlarının etkisini, yüzde 100 dışarıya bağımlı olduğumuz, enerji, doğalgaz gibi konularda, tüketicimize, sanayicimize, dar gelirli vatandaşlarımıza yansıtmamak üzere gayret gösteriyoruz" ifadelerini kullandı.

Zeybekci, artışların lüks tüketimde bütçe imkanlarıyla karşılanmasını beklemenin ekonominin kuralları açısından doğru olmayacağına işaret ederek, "Şu anda yapılan ÖTV artışları, lüks tüketimde, bazı keyfi tüketimdeki artışlardır. Bunun ekonomiye olumsuz bir etkisinin olacağını düşünmüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu artışların enflasyona etkisinin olup olmayacağı noktasına da değinen Zeybekci, artışların enflasyona etki etmeyeceğini söyledi. Ekonominin kendi kurallarını ortaya koyacağını dile getiren Zeybekci, ÖTV'deki artışın fiyatlardaki artışa meydan vermeyeceği şekilde ekonominin kendi düzenlemesini yapacağını ifade etti.

Kurların düşmesi halinde de vergi oranlarının mevcut seviyesinde kalacağı ifade edilerek, 2014'ün tamamında mevcut kurların geçerli olacağının mı öngörüldüğünün sorulması üzerine Zeybekci, şöyle konuştu:

"Ekonomi kendi içinde vatandaşımıza kurlardan kaynaklanan olumsuzlukların yansımaması adına kendi dengesini kurmak suretiyle böyle bir artışta bulundu. İleride bunun ortadan kalktığı, kurların yeniden yerine geldiği, maliyetlerin düştüğü, dar gelirli vatandaşlarımıza, ekonomimize, sanayimize, üretimimize verilen bu örtülü desteğin azalması durumunda Hükümetimiz bununla ilgili düzeltme yapar mı? Yapmasını beklemek lazım."

"Yürüyüşümüz kültür coğrafyamıza evrilecek"

Zeybekci, ekonomi programında yeni bir hikaye noktasındaki görüşlerinin sorulması üzerine de 2023 hedefleri için yeni bir ekonomi bakışına, yeniden bir yaklaşıma, yeni hedeflere ihtiyaç olduğunu söyledi.

Türkiye'nin önümüzdeki dönemde kültür coğrafyasını çok iyi değerlendirmesi gerektiğine dikkati çeken Zeybekci, şöyle devam etti:

"Türkiye, sürdürülebilir enerji anlamında buraları değerlendirmek zorunda. Kültür coğrafyamız çok hızlı şekilde tüketim pazarları haline geliyor. Türkiye şu ana kadar ki hedeflerini başkalarının belirlediği tüketim kuralları, ağları içinde gerçekleştirdi, 500 milyar dolarlık hedef için ülkemiz kendi hammadde alanlarını garanti altına almalı ve bunu sürdürülebilir hale getirmeli. Kendi tüketim ağlarını, kültür coğrafyasında kurarak, kendi tüketim alışkanlıklarını oralarda etkin hale getirmeli. Önümüzdeki dönemle ilgili Türkiye olarak yürüyüşümüz buraya doğru evrilecektir."

Sıkıntılar suni ve geçici

Bu yıla ilişkin büyüme beklentilerini ve hükümetin ekonomiyi soğutma teknikleri konusundaki soruları da yanıtlayan Zeybekci, şu anda yaşananların suni olduğunu dile getirdi.

Zeybekci, dünyadaki yaşanan küresel krizin yavaş yavaş toparlanma sürecine girdiği süreçte Türkiye'nin kendi içinde yaşadığı sıkıntının kısa vadeli, suni ve geçici olduğunu söyledi.

Türkiye'nin lüks tüketimde ekonomiyi soğutmaya yönelik gayretlerin son dönemdeki sıkıntılarla hiçbir ilgisi bulunmadığının altını çizen Zeybekci, "Bu alınması gereken bir tedbirdi. Alınan tedbirlerin sonucunda dışa bağlı tüketimden içe bağlı tüketime doğru dönülmesini de bekliyoruz. Ben böyle bir olumlu etkinin, içe doğru bir katkısının da olacağına inanıyorum" diye konuştu.

Zeybekci, yeni yıla ilişkin beklentilerde herhangi bir sıkıntı olmayacağını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Dünya 2008 krizine girdiğinde, şu anda sıkıntı yaşamaya devam eden ülkeler çok yoğun bir şekilde piyasaya para pompaladı. Dolayısıyla bu büyük bir kamu iç borçlanması haline dönüştü. Şu anda bunun sıkıntılarını yaşıyorlar. Türkiye bu hatayı yapmadı, piyasaya karşılıksız para basmadı. 2014'ten itibaren diğer ülkelerde toparlanma yönünde kıpırdanmalar başladığında Türkiye bunu sıçrama haline dönüştürecektir."

Telekomünikasyon başlığı altındaki taksitli alışveriş ile ilgili kafa karışıklığı bulunduğuna yönelik soru üzerine Zeybekci, geçtiğimiz 10 yılda milli gelirin 3,5 kat artarken, tüketim heves ve talebinin ise bunun üzerinde bir artış gösterdiğini söyledi.

Söz konusu artışın lüks tüketimde olması gerekenden fazla bir pazar ortaya çıkardığının altını çizen Zeybekci, "Türkiye, 3,5 milyar dolar cep telefonu ithalatı yaptı, 2002 yılında ortalama cep telefonu fiyatları 150 dolarken, bugün 220 dolara çıktı. Vatandaşlarımızın bu yöndeki talebinin gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum" dedi.

Zeybekci, söz konusu tedbirlerin vatandaşların sosyal problemler yaşayabileceğinin öngörülerek alındığını söyledi. Söz konusu tedbirlerin tüketimi sınırlar hale geldiğinde ekonominin kendi tedbirlerini bulmaya başlayacağını söyleyen Zeybekci, başka enstrümanların ortaya çıkabileceğine dikkat çekerek, yapılan düzenlemeyi desteklediğini ifade etti.

"Ülke menfaatleri adına yanlış yapanlar sonuçlarını görür"

İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın bazı bankaların döviz alımına ilişkin açıklamalarına yönelik soruları da yanıtlayan Zeybekci, Türkiye'nin kendi kendine oluşturduğu krizlerin altını çizdi. Zeybekci, manipüle edildiği zaman Türkiye'de kriz üretilebildiğini kaydederek, şöyle devam etti:

"Kriz anlarında geçmişte maalesef kötü hatıralarımız var. Türkiye'de devletin, bankacılık sisteminin kayıtlarında dövizle, sermaye giriş ve çıkışlarıyla ilgili ani hareketler geçmişte maalesef bizim dikkatimizi çekti. Bugünde Bakanımızın söylemeye çalıştığı ortada bir olumsuzluk varsa, bunun da mutlaka bir pozitifliği olması gerekir. Tabiatta hiçbir şey yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz. Bir yerde bir azalma olduysa bir yerde de çoğalmanın olması lazım. Bunların bankacılık sistemimiz içinde kayıtları mutlaka vardır. Ticaret hürdür, özgürdür ama ülkenin menfaatleri anlamında bazı negatiflikler varsa bunlar ortaya çıkacaktır. Bu anlamda bir inceleme ve çalışma olacaktır, her kim ki ülke menfaatleri adına yanlış bir şey yapıyorsa sonuçlarını da görecektir."

"Sakin güç etkili olabilir"

Zeybekci, Merkez Bankası politikalarına ve ihracattaki yeni bakış açısına ilişkin soru üzerine de diğer bakanların söylemediklerini söylemek gibi bir gayret içinde olmayacağını ifade etti.

Son 3 ekonomi bakanına bakıldığında bir devamlılığın söz konusu olduğuna işaret eden Zeybekci, "İşi ehline bırakmak gibi bir geleneği kabullenmemiz lazım. Merkez Bankasını görev ve sorumlulukları alanı itibarıyla Merkez Bankasına bırakmak lazım" dedi.

Zeybekci, Merkez Bankasının almış olduğu tedbirlerin teknik tedbirler olduğunu vurgulayarak, "Merkez Bankası ülkemizin döviz ihtiyaçlarını karşılamalı ve bunu garanti altına almalı ama illa ki dövize müdahale ederek bunu düşürmek gibi bir gayreti olmazsa olmaz olmamalıdır" şeklinde konuştu.

Merkez Bankasının gücünün bilindiğini belirten Zeybekci, Türkiye'nin döviz rezervleri anlamında güçlü durumda olduğunu, bu güçlü ve sakin gücün de etkili olabileceğini, bu noktada çok fazla acele etmemek, biraz salıvermek gerektiğini dile getirdi.

Zeybekci, Türkiye'de cari açık değil inovasyon ve Ar-Ge açığı problemi olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

"ABD, bugün dünyanın en büyük ekonomisi, dünyanın teknoloji devi. Buna rağmen ABD dünyanın en büyük mısır, en büyük pamuk, en büyük buğday üreticisi... Birçok alanda bir numara olmayı ihmal etmiyor. Bu hammaddeyi garanti altına almaya çalışıyor demek. Diğer taraftan tüketim alanlarını da garanti altına almaya çalışıyor. Kültür çalışmalarıyla insanların tüketim alışkanlıklarını da kontrol ediyor. Biz de Türkiye olarak gerek hammadde gerek enerjiyi sürdürülebilir ve kontrol edilebilir hale getirmemiz gerekiyor. Bunu ayaklarımızı kültür coğrafyamıza basarak yapmamız gerekiyor."

Türkiye'nin kültür coğrafyasında kendi dağıtım ağlarını kurması gerektiğini belirten Zeybekçi, Türkiye'nin dünya standartlarında Ar-Ge ve inovasyon seviyesine bir an önce ulaşması gerektiğini söyledi. - Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Ekonomi Bakanı Zeybekci Soruları Yanıtladı Açıklaması - Son Dakika


Advertisement