İstanbul'da bir hafta arayla meydana gelen iki şiddetli yağış hadisesi gündemin ilk sıralarına yerleşti. Yağış sornasında ortaya çıkan görüntüler ve meydana gelen hasar ise olayın daha çok tartışılmasına neden oldu. Söz konusu yağışları küresel ısınmaya bağlayanlar da var yağışın bıraktığı hasarın yerel yönetimin hatalarından kaynaklandığı söyleyenler de... Her iki iddia tarafının da haklılık payları olsa da bu tür yağışlar İstanbul'da yeni yaşanıyor değil.
Asırlardır bir yerleşim alanı olan ve dünya siyasetine yön vermiş devletlere başkentlik yapan İstanbul daha önceleri de benzer sel felaketlerine sahne olmuştu. Bu duruma benzer örneklerden birisi Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşanan sel felaketidir. Söz konusu sel felaketi 1563 yılının eylül ayında yaşanırken dönemin Padişahı Kanuni Sultan Süleyman selden içinde bulunduğu İskender Çelebi Sarayı'nın çatı altındaki bölümüne çıkarak kurtulduğu bilinir.
Osmanlı döneminin en büyük sel felaketlerinden birisi olan bu olayı Araştırmacı Tarih Yazarı Erhan Afyoncu da geçtiğimiz yıl Sabah Gazetesi'ndeki köşesine taşımıştı.
İşte Erhan Afyoncu'nun o yazısı...
Osmanlı'da 453 yıl önce İstanbul'da meydana gelen sel, kenti harabeye çevirdi. Dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman avlanmaya çıktığı Yeşilköy'de sele kapıldı. Sel suları Kanuni'nin saklandığı İskender Çelebi Sarayı'nı da bastı. Kanuni çatı altındaki bir bölmeye çıkarılarak boğulmaktan kurtarıldı. Uğur Demir bir yazısında bu seli anlatır.
BEKLENMEYEN SEL
1563'te Kanuni 43 yıldır tahttaydı ve 69 yaşına gelmişti. Dönemine göre oldukça uzun bir ömür süren sultan yaşlanmış ve oğullarıyla olan mücadelelerinden dolayı yıpranmıştı.
Kanuni Sultan Süleyman, ömrünün sonbaharındayken dertlerinden uzaklaşmak için 1563 Eylül'ünde o zamanlar ormanlık bir alan olan Yeşilköy'de avlanmaya çıkmıştı. Ava çıktığında hava açıkken, 20 Eylül'e doğru gökyüzünü kara bulutlar kapladı. Gök gürültüsünden yer gök inledi. Kanuni, havaya aldırmadan ava devam etti, ancak yağan yağmur değil sanki afetti.
İskender Çelebi Sarayı'na sığınan Kanuni ve adamları yağmurdan korunmuştu ama yağmur sele dönüştüğü için civardaki dereler taşmaya ve önüne geleni sürüklemeye başlamıştı. İskender Çelebi Sarayı'nın yanındaki Halkalı Deresi taşarak saraya doğru aktı. Önce bahçe, ardından saray aniden suyla doldu. Saraydakiler sel sularına kapıldılar. Kanuni, iç oğlanlarından güçlü ve uzun boylu bir askerin sırtına çıkarıldı ve çatı altındaki yüksekçe bir bölmeye götürülerek boğulmaktan kurtarıldı. Şiddetli yağmur sabahın erken saatlerine kadar devam etti. Kanuni sığındığı bölmede sabaha kadar bekledi. Sabah olduğunda ise hava hiçbir şey olmamışçasına güneş açmıştı.Sel İstanbul'u adeta harp meydanına çevirmişti.
Özellikle dere yatakları ile Boğaz'a yakın yerlerde büyük tahribata yol açmıştı. Sokaklarda ve derelerin yakınlarında yağmura yakalananlardan onlarca insan boğularak can vermişti. Su kanallarının içi tamamen kumla tıkandığı için kullanılamaz hale gelmişti. Yetmişe yakın ev de yıldırım düşmesi yüzünden yanmıştı.
SU KEMERLERİ YIKILDI
İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan Moğlova Kemeri sel sularının tazyikine dayanamayarak büyük bir gürültü ile parçalanmıştı. Kağıthane bölgesi derenin getirdiği ağaçlar ve çamur nedeniyle tamamen sular altında kalmış, asırlık çınarlar bile çöp ve çamur yığınları altında kaybolmuştu.Selden en büyük zararı Haliç kıyıları, Galata sırtları ve Boğaz'a yakın yerler görmüştü.
Sarayburnu'nun insanın gözünü alarak akan mavi suyun rengi değişmişti. Silivri, Küçük ve Büyükçekmece ile Harami Deresi'ndeki köprüler tamamen yıkıldığından insanlar gemi ve kayıklarla taşınıyordu Su kemerleri ya tahrip olduğu veya tamamen yıkıldığı için şehirde en fazla su sıkıntısı çekiliyordu.
Evlerin bahçelerinde bulunan kuyulardan su yerine çamur çıkıyordu. Felaketin ardından su olmaması yüzünden salgın bir hastalığın meydana çıkması bir an meselesiydi.
Şehir içindeki su kaynaklarının çoğu da kullanılamaz hale gelmişti. Bunun üzerine şehirde büyük bir su sıkıntısı baş gösterdi. Temiz su karaborsaya düştü ve halk ancak kendisine yetebilecek kadar suyu, iki-üç katı para ödeyerek alabildi.
Bu durum üzerine Kanuni Sultan Süleyman, devlet adamlarını da yanına alarak 21 Eylül 1563'te yıkılan su kemerlerini gezdi. Mimar Sinan'a gerektiği kadar para harcayarak ve istediği kadar adam alarak su kemerlerinin tamirini emretti. Kanuni'nin isteği ve takibi sonucunda su kemerleri kısa sürede yeniden yapılarak İstanbul'un su meselesi geçici olarak halledildi.
Son Dakika › Emlak › Kanuni Sultan Süleyman Sel Sularından Böyle Kurtuldu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.