Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada yakın siyasi tarihimizde bir hafta içinde 5 bine yakın insanın katledildiği bir ülke yoktur. Böyle bir darbe de yoktur. Ama ne yazık ki Mısır bunu yaşamıştır" dedi.
Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı evsahipliğinde düzenlenen 1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nin kapanış toplantısında yaptığı konuşmada, Mısır'da seçilmiş iktidar devrilirken demokrasiye inandığını söyleyenlerin, bu darbeci zatı eleştirmediklerini söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Niye? Çünkü onlar kendileri nasıl inanıyorlarsa öyle bir demokrasiyi kabul ediyorlar. Bunları görmek zorundayız. İnsanlar toplu halde katledilirken dünya seyretti. Dünyada yakın siyasi tarihimizde bir hafta içinde 5 bine yakın insanın katledildiği bir ülke yoktur. Böyle bir darbe de yoktur. Ama ne yazık ki Mısır bunu yaşamıştır. Bu zattan önce gelenlerin hiçbir tanesi böyle bir darbeyi, böyle bir katliamı yapmadı. Filistin'e her türlü hukuk, ilke, kural hatta vicdan ayakların altına alınıp seyredilirken dünya sadece seyrediyor. Irak'ı dünya seyrediyor. Şu anda Irak'ın yüzde 40'ı işgal altında. Suriye aynı şekilde. Kendilerine göre belli hedefler koyuyorlar, ama 'gel netice al' dediğinde, netice yok. Neymiş havadan bombalıyormuş. Havadan bombalamak suretiyle netice alınmaz dedik, aylardır. Şimdi yeni yeni karar alıyor. Şimdi kara harekatı yapacaklarını söylüyor. Görünen köy klavuz istemez. Bunlar bilinen gerçeklerdir. Suriye'de 300 bin masum insan öldü, dünya seyretti. Söyledikleri ne? Diyorlar ki Esed gidince yerine kim gelecek?. Mantığa bak ya."
"Esed gidince yerine halkın iradesi gelecektir"
Erdoğan, "Siz demokrasiye inanıyor musunuz? İnanıyorsunuz. Demokrasi, milli irade midir? Halkın iradesi midir? Bunun tek cevabı vardır. Zalim Esed gidince, terörist Esed gidince onun yerine halkın iradesi gelecektir. Halk kimi istiyorsa o gelecektir. Ama o gidecektir" diye konuştu.
Bazılarının zaman zaman kendisine "Böyle eleştirmeseniz, öyle söylemeseniz" dediklerini aktaran Erdoğan, "Biz hakkı sonuna kadar söylemeye mecburuz, söyleyeceğiz. Söyleyeceğiz ki damardan bu işe girilsin. Bu işin sıkıntısını, derdini çekenlerin de olduğu bilinsin" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin sınırında Kobani ((Ayn el Arap) diye bir vilayet olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Eskiden Arap kardeşlerimizin yaşadığı Ayn el Arap idi daha sonra bunun adını değiştirdiler ve nedense Amerika buraya bayağı özendi. Konuştum kendileriyle. Başkanla konuştuk bu işi. Dedim ki; bakın oraya yapacağınız bu silah yardımı doğru değil, teröristlerin eline geçer. 'İki gün içerisinde orası düşecek' diyor. Orada yaşayan insan yok dedim sayın başkan. Zaten 200 bin insan benim ülkeme geldi, şu anda hepsini biz ülkemizde misafir ediyoruz. Neyi düşecek. Şu anda 2 bin tane savaşçı var orada. Bu DEAŞ denilen teröristlerle onlar savaşıyorlar zaten. Niçin bu sizin için bu kadar stratejik. Neden. Eğer stratejik ise benim için stratejik olması lazım. Sizin için niye stratejik.
Siz 11-12 bin kilometre öteden bunu stratejik görüyorsunuz, özelliği ne? Fransa başkanına söyledim. Dedim ki; 'Halep mi Kobani mi?' 'Tabiki Halep' dedi. Ama dedim bak Halep'in üzerinde kimse konuşmuyor. Şimdi Halep gidiyor."
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, asıl üzerinde durulması gereken yerin Halep olduğunu vurguladı.
"Halep'te ekonomi var, Halep'te tarih var, Halep'te kültür var. Halep tam manasıyla 1 milyona aşkın nüfusuyla bir özelliği var" diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
"Halep'i niye konuşmuyoruz da Kobani? Mesele başka, dert başka. Üst akıl, başka hesaplar içinde. Bunun üzerinde durmamız gerekiyor. Sinsice planlar yapılıyor, bu planların üzerinde durmamız gerekiyor. Kobani için dünyayı ayağa kaldıranların, Halep için zerre kadar kaygı duymadıklarını görüyoruz. Söz konusu Müslüman olunca hukuk ortadan kalkıyor, demokrasi ortadan kalkıyor, evrensel değerler, Avrupa değerleri, Batılı değerler, insani, vicdani değerler ortadan kalkıyor. Terör örgütleri arasında dahi çok enteresan, son zamanlarda oynan bir oyun da bu. Seküler ve seküler olmayan diye ayrıma gitmeye başladılar. Eğer bir terör örgütü seküler olduğunu iddia ediyorsa ona karşı sempati duyuyorlar. Seküler olmadığını iddia ediyorsa ona karşı tepki ortaya koyabiliyorlar. Petrolü olan demokrasi götürmekten bahsedebiliyor. Petrolü olmayan ülkeleri hiç kaale alamayabiliyorlar."
"İlginç şeyler oluyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilginç şeylerin olduğunu ifade ederek, öz eleştiri kadar bu eleştirileri de cesaretle yapmak zorunda olduklarını dile getirdi.
Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Onlar ilkesiz olabilir, hukuksuz olabilir, vicdansız olabilir. Biz özümüze kulak verecek, Kur'an ve Sünnet ile yolumuzu aydınlatacak, adil olacağız, eşitlikçi olacağız, ayrım yapmadan barışı savunacağız. Her zaman ifade ediyorum. Onların bir tuzağı varsa hiç merak etmeyin Allah'ın da bir tuzağı vardır. Biz iyi olmak istersek, Allah hiç şüphesiz bize bütün kapıları açacak, bütün yolları aydınlatacak. Allah'ın izni ve yardımıyla biz iyinin, güzelliğin, doğruluğun yanında saf tutmayı sürdüreceğiz. Umudumuzu kaybetmeden, başımızı öne eğmeden, bize başkalarının biçtiği rolleri kabullenmeden her daim hakkı savunacağız. Rabbim İnşallah bizlere merhamet etsin, bizlere yardım etsin. Rabbim kardeşliğimizi daim etsin."
- İstanbul
Son Dakika › Güncel › 1. Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.