2014 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Cezaevi Doluluğu Kapasite Artışı ile Aşıldı - Son Dakika
Son Dakika Logo

2014 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Cezaevi Doluluğu Kapasite Artışı ile Aşıldı

2014 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu\'nda Cezaevi Doluluğu Kapasite Artışı ile Aşıldı
19.11.2013 21:04

2014 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, ceza infaz kurumlarının başlıca sorunun kapasite olduğunu belirterek, "Bu sorun büyük oranda ortadan kaldırılmıştır."

2014 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda konuşan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, ceza infaz kurumlarının başlıca sorunun kapasite olduğunu belirterek, "Bu sorun büyük oranda ortadan kaldırılmıştır. Ekim ayı itibariyle ceza infaz kurumlarımızın mevcudu 140 bin 520, toplam kapasitesi ise 151 bin 444'tür. Yapılan çalışmalarla 2012 yılında 14 bin 122, 2013 yılında 5 bin 925 kişilik kapasite artışı sağlanmıştır. Bu yılsonuna kadar 5 bin 980 kişilik daha kapasite artışı sağlanacaktır. Kapasite sorununun yaşanmaması için önümüzdeki yıllara ilişkin planlamalar yapılmıştır" dedi.

2014 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Adalet Bakanlığı'nın bütçe görüşmeleri devam ediyor. Komisyonda, Yargıtay, Danıştay, HSYK ve Anayasa Mahkemesi ile Adalet Akademisi'nin bütçesi görüşülecek. Adalet Bakanı Ergin, komisyonda yaptığı sunumunda, hukuk devletinin ve hukukun üstünlüğünün hakkıyla hayata geçebilmesi için gerekli enstrümanların ise halen geliştirilmeye devam edildiğini belirtti. Hukuk devletinin güçlendirilmesinin, hukukun üstünlüğünün sağlanması ile insan hak ve özgürlüklerinin korunup geliştirilmesi için olduğunu ifade eden Ergin, "İnsan haklarına saygılı ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir demokrasinin, ülke yönetimlerine hakim kılınması günümüz uygarlığının bir gereğidir. Adalet sisteminin zihinsel alt yapısına egemen olan düşünce, hakların ve özgürlüklerin korunması olmalıdır. Demokrasinin tüm unsurlarının hayata geçirildiği bir ülkede devletin en dinamik unsuru adalet sistemidir. Hukuki güven duygusunun toplumun tüm kesimlerinde yerleşmesi, adil yargılanma hakkının eksiksiz biçimde gerçekleşmesi ve özgürlükleri genişletici bir yaklaşımın benimsenmesi en önemli amacımızdır. Bunun aksi yaklaşımlar içinde bulunduğumuz zamanın ruhuna aykırıdır" dedi.

-"DEVRİM NİTELİĞİNDE ADIMLAR ATILDI"-

İdeal bir adalet sisteminin olmazsa olmaz şartları arasında sürekli gelişime ve değişime açık bulunmanın yer aldığını ifade eden Ergin, gelişime açıklığın, sürdürülebilir başarıyı da beraberinde getireceğini kaydetti. Adalet sisteminin mental yapısının insan odaklı biçimde değişmesini sağlayan toplumsal yapının, Türkiye'de mevcut olduğunu ve sonuçlarını uygulamalarla her geçen gün daha fazla gösterdiğini vurgulayan Ergin, güven veren bir adalet sistemine ulaşmak için hedeflerin üç ana başlık altında toplanmasının mümkün olduğunu kaydetti. Bunların da yargı süreçlerinin makul sürede sonuçlandırılması, hak arama yollarının güçlendirilmesi ve insan hakları uygulamalarının geliştirilmesi olduğunu ifade eden Ergin, daha hızlı, insan haklarına saygıyı esas alan ve çözüme odaklanmış adalet sistemine doğru hızla yol alındığını belirtti. Yargı organlarına geçmişle kıyaslanamayacak derecede, demokrasi ve insan hakları hassasiyetinin hakim olduğunu söyleyen Ergin, Yargıtay'daki ve Danıştay'daki dosya sayısındaki azalmaya dikkat çekti. İnsan hakkı ihlallerine ilişkin şikayetleri tamamen ortadan kaldırma kararlılığını dile getiren Ergin, "Özel hukuktan kamu hukukuna kadar tüm mevzuatımızda bu kaygı esas alınarak düzenlemeler yapılmıştır. Son yıllarda hepinizin malumu olan yargı paketlerindeki düzenlemelerle insan hakları karnemizin iyileştirilmesine yönelik devrim niteliğinde adımlar atılmıştır. Bizim insan hakları alanındaki yaklaşımımız günübirlik değil, kalıcı çözümler üretilmesinin sağlanmasıdır. Bu nedenle savunmacı yaklaşımı terk edip evrensel standartlann yerleşmesini sağlamak için adımlar atmaktayız. Bize göre sorunlar uluslararası kurumlara taşınmaya ihtiyaç duyulmaksızın ülke içerisinde oluşturulan başvuru yolları ile çözülmelidir" dedi.

-"SORUNLAR ÖTELENDİ"-

12 Eylül 2010'da kabul edilen Anayasa değişikliğiyle sistemimize dahil olan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru hakkına ilişkin atıfta bulunan Ergin, Kasım ayı itibariyle Anayasa Mahkemesi'ne 9 bin 211 Bireysel başvuru yapıldığını bunlardan 3 bin 950'nin karar bağlandığını ifade etti. 3. Yargı Reformu Paketi'ne de atıfta bulunan Ergin, son on yılda özel hukuktan kamu hukukuna kadar tüm mevzuatta gerçekleştirilen değişikliklerde insan haklarının güçlendirilmesinin esas alındığını ifade etti. İnsan Hakları Tazminat Komisyonu'na Kasım ayı itibariyle yapılan müracaatın sayısının 4 bin 63 olduğunu ifade eden Ergin, bunlardan 1 bin 726 dosya hakkında karar verildiğini, hakları ihlal edilen vatandaşların hükmedilen tazminatlara kısa bir sürede kavuşulduğunu anlattı. Türkiye'nin AİHM'de başvuran ülkeler arasında 4. sıraya gerilediğini bildiren Ergin, "Önümüzdeki 5 yıllık dönemi kapsayan, amaçlar, hedefler ve sorumlu kurumların da belirlendiği İnsan Hakları İhlallerinin Önlenmesine İlişkin Eylem Planı Taslağı hazırlanmış ve ilgili kurumlarla ayrı ayrı toplantılar yapılarak görüşleri alınmıştır. Eylem Planı'nın Bakanlar Kurulu'nun onayını müteakip uygulanmasına başlanacaktır" dedi.

Adalet alanında uluslararası ilişkileri geliştirmenin hedeflendiğini ifade eden Ergin, adalet alanında çok savunmacı ve içe kapanık bir politika izlendiğini, gerçeklerle yüzleşilemediğini, özgürlükleri genişletici bir yaklaşım benimsenemediğini ve reform istekleri gözardı edilerek ve sorunların ötelendiğini, bugün yapılan çalışmaların tam aksi yönde olduğunu belirtti.

-"KAPASİTE SORUNU YENİ CEZAEVLERİ İLE AŞILDI"-

Adalet Bakanı Ergin, ceza infaz kurumlarının başlıca sorunun kapasite olduğunu belirterek, "Bu sorun büyük oranda ortadan kaldırılmıştır. Ekim ayı itibariyle ceza infaz kurumlarımızın mevcudu 140 bin 520, toplam kapasitesi ise 151 bin 444'tür. Yapılan çalışmalarla 2012 yılında 14 bin 122, 2013 yılında 5 bin 925 kişilik kapasite artışı sağlanmıştır. Bu yılsonuna kadar 5 bin 980 kişilik daha kapasite artışı sağlanacaktır. Kapasite sorununun yaşanmaması için önümüzdeki yıllara ilişkin planlamalar yapılmıştır" dedi.

Yeni cezaevlerine ilişkin inşaatların ve planlananların sadece kapasite sorununun aşılması için olmadığını aynı zamanda kurumların modernizasyonunun tamamlanması gerektiğini ifade etti. 2002 yılından itibaren yeni infaz anlayışa uymayan 234 kurumun kapatıldığını, 2017 yılına kadar ise 164 cezaevinin daha kapatılmanın planlandığını ifade eden Ergin, sözlerine şöyle devam etti:

"Ağır hastalığı veya sakatlığı sebebiyle cezaevi koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin, iyileşinceye kadar cezalarının infazının ertelenebilmesi, hükümlülere sağlanan aile görüşmesi imkanı, disiplin cezasına karşı şikayet üzerine infaz hakiminin inceleme prosedüründe hükümlü veya tutuklunun haklarının genişletilmesi, koşullu salıverilmelerine bir yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, kalan cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı, tutuklu ve hükümlülerin yakınlarının ağır hastalığı veya ölümü halinde mazeret izni alabilmesi, çalışmalarımızdan bazılarıdır."

Cezaevlerinde uygulanan disiplin cezalarının infaz hakimliklerinin denetimlerine tabi olduğuna dikkat çeken Ergin, "Gerçekleştirdiğimiz mevzuat değişikliği ile bu denetim konusunda hükümlü ve tutukluların haklan genişletilmiştir.

Diğer yandan resmi veya özel ayrımı yapılmaksızın gerçek kişilerin gerek bireysel olarak gerekse heyet halinde hükümlü veya tutukluları ziyaret edebilmelerini sağlayacak değişiklikler de hayata geçirilmiştir" diye konuştu.

-BÜTÇE İHTİYAÇLARIMIZIN TAMAMINI KARŞILAMIYOR-

İlerleme Raporlarının, üyelik müzakerelerinin yürütülmesinde önemli bir enstrüman olduğunu ifade eden Ergin, 2013 yılı İlerleme Raporu'nda yargı alanındaki olumlu gelişmelere geniş biçimde değinildiğini anımsattı. Raporda yer verilen olumlu gelişmelere dikkat çeken Ergin, ceza infaz sisteminde atılan adımları anlattı.

İhtiyaç duyduğumuz bütçenin tahsis edilmesi doğrultusundaki çabaların son yıllarda belli oranlarda sonuçlarını verdiğini kaydeden Ergin, "Elbette ki merkezi yönetim bütçesinin imkanları dahilinde gerçekleşen bütçe büyümesiyle ihtiyaçlarımızın bütününün karşılandığını ifade edemeyiz. Ama gerçekleşen miktarlara baktığımızda geçmişe oranla daha iyi bir noktada olduğumuzu görmekteyiz. Şimdiye kadar yürüttüğümüz ve yürütmeyi planladığımız çalışmalarla, adalet hizmetlerinin tüm sorunlarının yakında çözüldüğüne hep birlikte şahit olacağız. Buna olan inancımızı sürekli muhafaza etmekteyiz" dedi.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel 2014 Yılı Bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Cezaevi Doluluğu Kapasite Artışı ile Aşıldı - Son Dakika


Advertisement