AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

02.11.2014 20:03

Genel Başkan ve Başbakan Davutoğlu: (4) "Bizden kimse seçim gerekçesiyle şu veya bu şekilde ekonomik disiplinden vazgeçeceğimizi beklemesin.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bizden kimse seçim gerekçesiyle şu veya bu şekilde ekonomik disiplinden vazgeçeceğimizi beklemesin. Hem iç hem dış piyasalara buradan seslenmek istiyorum:  Biz önümüzdeki 10 yılı planlayarak adım atıyoruz ve bu anlamda da kimsenin Türk ekonomisindeki istikrardan şüphe ve tereddüt etmemesi gerekir" dedi.

Davutoğlu, Güral Otelde düzenlenen AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın kapanışında yaptığı konuşmada, ekonomi alanında son derece kapsamlı, 6 saat süren bir değerlendirme yaptıklarını söyledi.

1990'lı yıllarda, dünya ekonomisinin genişlediği dönemde, bütün ülkelerin ekonomik kalkınmada büyük mesafe katettiğini belirten Davutoğlu, ancak Türkiye'nin yerinde saydığını, hatta yaşadığı ekonomik krizlerle daha da geriye düştüğünü kaydetti.

"Çünkü o dönemlerde ne yaptığını bilmeyen iktidarlar vardı. Milletle bütünleşmediği için milletin kaynaklarını verimli şekilde kullanamayan iktidarlar vardı" diyen Davutoğlu, AK Parti döneminde ise tam tersine dünya ekonomisi küçülürken, Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini vurguladı.

Ortalama yüzde 5 civarında büyümenin her sene görüldüğünü, gayrisafi milli hasılanın 3,5-4 kat arttığını anlatan Davutoğlu, "Şimdi dünya piyasaları daralıyor, ciddi sıkıntılar var ama kararlı ekonomi politikalarımızla ekonomimizden güzel haberler gelmeye devam ediyor" diye konuştu.

Davutoğlu, dün ihracat rakamlarının açıklandığını hatırlatarak, Ekim ayında cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracatının gerçekleştiğini söyledi. Başbakan Davutoğlu şunları belirtti:

"Hani birileri Türkiye'yi karamsar tabloların içine hapsetmek istiyor ya, hani birileri 'ah ayakları bir tökezlese ah bir sendeleseler de beddualar ya da başka kötü niyetler doğru çıksa' diyor ya, onun inadına millet iradesinin bereketlendirdiği Türk ekonomisi istikrarlı şekilde yoluna devam ediyor. Büyük bir ülke olmanın getirdiği bir çok travmaları, sıkıntıları kendi içimizde yaşadığımız yeni meydan okumaları görüyoruz ama ekonomimiz inadına büyüyor ve milletimizin iktidarımıza olan güveni de inadına artıyor."

-"Türkiye başarı hikayesi oluşturmuştur"-

Bu başarıya imza atan bütün ihracatçıları tebrik eden Davutoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu rakamlarına göre, Ocak-Eylül ayında, 2013 yılında 112 milyar 373 milyon dolar olan ihracatın, bu yıl aynı dönemde 118 milyar 542 milyon dolar olduğunu, bunun yüzde 5,5'lik artışa işaret ettiğini söyledi. Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Bu ne için önemli? Eğer ekonomide, içeride belli tedbirlerle ekonomik, mali istikrarı korurken, iç talep ki gereksiz bir balon gibi büyüdüğünde nasıl sonuçlar doğurduğunu Avrupa ekonomilerinden gördük. Böyle bir dikkatli politika yürütülürken, ekonominin büyümesinin temel motor gücü, dış talep olmaya başlıyor. Biz bu konuda 2008'den, küresel ekonomik krizden bu yana öylesine dikkatli bir politika takip ettik ki Avrupa ekonomilerinde dıştan kaynaklanan dış talep daraldığı zaman, biz hükümetler konferanslarla ve diğer faaliyetlerle çevre bölgelere yöneldik, Ortadoğu'ya özellikle. Ortadoğu'da bu kaos dönemine girilip, dış talep alanı daralmaya başladığında Afrika'ya, Latin Amerika'ya yöneldik. İşte ekonomik zihniyetin siyasetle birleştiği yer bu. Bu ekonomi politik zihniyettir. Yani ekonomi ile politikayı iç içe değerlendirebilen, ekonomik büyümenin mekanizmasını, dinamiklerini siyasi politikalarla teşvik eden, tahkim edebilen bir anlayıştır. Dünya ekonomi politiği krizdeyken, Türkiye, ekonomi politik alanda attığı adımlarla gerçek bir başarı hikayesi oluşturmuştur."

İç talepte aldıkları tedbirlerle ithalatta bu yıl yüzde 4,2 düşüş yaşandığını ifade eden Davutoğlu, toplama bakıldığında Ocak-Ağustos döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre cari işlemler açığının azaldığını, geçen yıl 7,9 olan cari işlemler açığının, bu sene yüzde 5,7'ye indiğini söyledi.

-"Seçim ekonomisi uygulamadık"-

Türk ekonomisinin temel kaynağının, iyi eğitilmiş, dinamik insan kaynağı ile coğrafya olduğunu belirten Davutoğlu, temel zaaf noktasının ise özellikle enerji bağımlılığı dolayısıyla ithalatın ara mallar itibarıyla düşürülme imkanının olmaması olduğunu dile getirdi.

Cari işlemler açığındaki farkın, temel ekonomik problemlerden biri haline geldiğini bildiren Davutoğlu, bu açığın düşmesinin, Türk ekonomisinde yapısal anlamda çok sağlıklı bir aşamaya girildiğini gösterdiğini vurguladı.

"Bu çalışmaları sürdüreceğiz. Dünya ekonomisinde krize girildi diye Türkiye'de karamsar tablo üretmeye çalışanlar başarılı olamayacaklar" diyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

"62. Hükümet programını yazarken de vurguladığımız gibi, daha önceki dönemlerde sağlanan ekonomik ivme, şimdi yapısal reformlarla kalıcı ve sürdürülebilir bir hale gelecek. Onun için önümüzdeki günlerde 25 sektörel değişim, dönüşüm programı açıklanacak. Bin 200 eylem planı devreye sokulacak. Bu şu açıdan önemli:  62. Hükümeti kurarken, bir seçim hükümeti kurmadık. Aslında geçmişte de hiçbir zaman seçim ekonomisi uygulamadık. Çünkü biz şundan emindik:  Önümüzdeki kısa ve orta gelecekte bizim iktidarımızın alternatifi yoktur. Uzun gelecekte de yoktur ama mütevazi olmaya çalışıyorum. Biz seçim kaygısıyla 'Şu seçimi atlatalım sonra bakarız' diyemeyiz. Çünkü o seçimi atlattıktan sonra da biz iktidar olacağız."

-"Halk, 1991-1992'deki hataların bedelini ödüyor"-

Popülist politikalarla 1990'lı yıllarda ekonominin kaybedildiğini belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Bir sonraki seçimde kazanıp kazanamayacağını bilmeyen iktidarlar öylesine popülist politikalar uyguladılar ki. Sadece birini söyleyeyim:  1991-1992 yıllarında sosyal güvenlik alanında atılan adımların hala bedelini bu halk ödüyor. Hangi ekonomik reform programıyla ilgili adım atarsak atalım, o günlerde sosyal güvenlik alanında yapılan hataların bedelini karşımızda görüyoruz. Bir kara delik gibi, aradan kaç yıl geçmesine rağmen. ya da diğer popülist politikaların... Bizim için böyle bir alternatif söz konusu değil. Onun için 62. Hükümet programını hazırlarken, bütün ekonomi alanındaki kurmaylarımızla yetkililerimizle hep bu planlamayı yaptık ve inşallah 2015 seçimlerinden sonra da o seçimsiz geçecek 4 yıl için daha büyük yapısal hamleleri gerçekleştirebilmek için şimdiden ekonominin alt yapısını tahkim etmeye karar verdik.

Bizden kimse seçim gerekçesiyle şu veya bu şekilde ekonomik disiplinden vazgeçeceğimizi beklemesin. Hem iç hem dış piyasalara buradan seslenmek istiyorum:  Biz önümüzdeki 10 yılı planlayarak adım atıyoruz ve bu anlamda da kimsenin Türk ekonomisindeki istikrardan şüphe ve tereddüt etmemesi gerekir."

- Ankara

Kaynak: AA - AkHaber.com

Son Dakika Güncel AK Parti 23. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı - Son Dakika


Advertisement