
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "İnsanlık dışı çok metin gördüm, hukuk düşmanı çok metin gördüm fakat Ankara Barosu'nun yayımladığı kadar çirkin, hukuk düşmanı, insanlık düşmanı ve baştan aşağı İslamofobik nefret suçu ile dolu bir metin görmedim. Ankara Barosu'nun yaptığı tam bir faşist zihniyetin ürünüdür" dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında video konferansla yapılan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası, parti genel merkezinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çelik, dün 27 Nisan e-muhtıra'nın yıl dönümü olduğunu belirterek, "27 Nisan Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. İlk defa bir cumhuriyet hükümeti verilmek istenen bir muhtırayı kabul etmemiştir ve aynen iade etmiştir. Bu Türk siyasi tarihinin demokratikleşmesi bakımından dönüm noktasıdır" dedi.
'BİRİNCİ ÜLKE OLARAK TÜRKİYE ÖNE ÇIKMAKTA'Çelik, Türkiye'de koronavirüsle mücadele kapsamında başta sağlık çalışanları olmak üzere, güvenlik güçlerine ve birçok kesime teşekkür etti. Çin'de ve İngiltere'de aile içi şiddetin çok fazla artığını ve duruma üzüldüklerini belirten Çelik, şunları söyledi: "Biz Türkiye'de bu konularda şikayetleri yakından takip ediyoruz. Esasında yaşadığımız bu içe kapanma süreci ailenin, sevdiklerimiz olmanın kıymetinin daha çok anlaşılması gereken bir süreç. Ama yine de herkesin böyle algılamadığı durumlar ortaya çıkıyor. Dolayısıyla partimize gelen şikayetleri takip ettiğimizi ifade etmek isterim. Bu virüs salgınında insanlarınızın hayatını koruyacak sağlık alt yapısına sahip değilseniz, büyük devlet olmak hiç bir şeyi ifade etmiyor. Bu şekildeki büyük devletler ancak iri devletler olarak adlandırılabilir. Dolayısıyla büyük devlet akil olmak anlamına gelmektedir. Bütün bir kapasitesini insanı için kullanabilen devlettir. İri devletlerin bu kriz karşısında nasıl dağıldığını, bocaladığını ve savrulduğunu görüyoruz. Ülkemizse hem krizin yönetimi bakımından, hem insanımıza sahip çıkma bakımından, hem de insanlığa ihtiyaç duyduğu malzemeleri götürme bakımından büyük ve akil devlet olmayı en çok hak eden devlet olarak öne çıkmaktadır. Filistin'den dünyanın her yerine kadar bütün ihtiyaç duyan insanlığın büyük ve akil devlet olarak adresleyebileceği birinci ülke Türkiye olarak öne çıkmaktadır."'ÇİRKİNLİKLERİN ÖTESİNE GEÇEN METİN OLMUŞTUR'Ankara Barosu'nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında yaptığı açıklamaya tepki gösteren Çelik, baronun ikinci bir metin yayımlayarak İslam düşmanlığı yapmadığını kaydettiklerini belirtti. Yapılan açıklamanın satırlarına bakıldığında bunun yalan olduğunu savunan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İnsanlık dışı çok metin gördüm, hukuk düşmanı çok metin gördüm fakat Ankara Barosu'nun yayımladığı kadar çirkin, hukuk düşmanı, insanlık düşmanı ve baştan aşağı İslamofobik nefret suçu ile dolu bir metin görmedim. Yani bütün çirkinliklerin hepsini geride bırakan, hepsinin ötesine geçen metin olmuştur. Şimdi birisi Diyanet'in konumu ile eleştiri yapsa demokrasi içinde bu mümkündür. Türkiye'de bu eleştiriler akademik ve siyasi düzeyde yapılıyor. Ama Türkiye'yi geçmişte laiklik anlayışını da felç ederek, 'laikçilik' diyeceğimiz bir siyasal din üzerinden felç etmeye çalışarak hem laikliğe hem bu toplumun değerlerine zarar vermişlerdir. Laik devlet bir barış projesidir. Biz parti olarak laik devlet projesini desteklediğimiz her zemin üzerinde söylüyoruz. Ankara Barosu'nun yaptığı tam bir faşist zihniyetin ürünüdür. Faşist bir kafayla karşı karşıyayız. Diyanet İşleri Başkanlığı anayasal bir kurumdur. Anayasa ve yasalarla verilmiş görev bellidir. İslam'ın ilkelerini topluma anlatmak, açıklamak. Diyanet İşleri Başkanı yasal görevini yapmaktadır. O açıklamasında şiddete çağıran bir üslup yoktur. Kimsenin vatandaşlık haklarına dönük bir saldırı söz konusu değildir. O vaazın içinde nefret suçlarıyla mücadele eden pek çok yaklaşım vardır. Bu tür faşist yaklaşımla Diyanet İşleri Başkanı'nı susturmaya kalkıyor, bunu hukuk, demokrasi ve laiklikle örtmeye çalışıyor. Tam tersine ikinci bir bildiriyle aynı faşist zihniyeti sürdürüyorlar. Bazı CHP'li vekillerin Ankara Barosu'na destek verdiğini gördüm. Demokratik siyasette, siyasi meşruiyete inanın birisinin böyle bir şeye destek vermesi mümkün değil. Bunun son derece üzüntü verici olduğunu söylemek isterim."'KILIÇDAROĞLU'NUN NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ DUYMAK İSTİYORUZ'Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın çocuklar için hazırladığı bir broşürde Aleviliğin ayrı bir din olarak gösterilmesinin milleti inciten, baştan aşağı yanlış son derece provakatif bir yaklaşım olduğunu söyleyerek, "O günden beri sağduyulu bir açıklama yapılmasını bekledik. Maalesef böyle bir izahatta bulunulmadı. Bunu kınadığımızı belirtmek isterim. Fakat her MYK sonrasında partimize soru soran CHP sözcülerinin, Genel Başkanlarının şimdiye kadar bu konuda konuşmamasını manidar buluyoruz. Bizim de tabi ki sorularımız var. Bu son günlerde gördüğümüz kirli provokasyonlarından bir tanesidir. Alevi kardeşlerimize yönelik provokasyondur. Sayın Kılıçdaroğlu'ndan bu konuda bir şeyler duymak istiyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ne düşündüğünü duymak istiyoruz. Bu bildiri kardeşliğimize dönük bir sabotajdır. Alevi kardeşlerimize dönük büyük bir haksızlıktır. Son derece incitici bir yaklaşımdır." diye konuştu.'ÇOK AZ KALDI'Çelik, koronavirüsle mücadele kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasının yapıldığını hatırlatarak, "Bunlara 'yasak' demek doğru değil, alınan tedbirlerdir. Biliyoruz herkes bunalıyor ama şunu ifade etmek isterim. Tedbirlere sıkı bir şekilde uyarsak Mayıs sonuna doğru normalleşmeyi konuşmaya başlayabileceğiz. Dolayısıyla çok az kaldı. İşin büyük bir kısmını atlatıyoruz. Tedbirlerde gevşeme olursa, salgını artıracak bir takım kuralsızlıklar ortaya çıkarsa, 'bugün havalar güzel' diye atacağımız bir adım, normalleşmeyi birkaç hafta, birkaç ay ileri atabilir" dedi.Çelik, memleketi Adana'da 'polisin uygulama yaptığını görüp kaçan Suriyeli Ali Hemdan'ın ölümüne ilişkin soru üzerine, "Suriyeli gencin vefatından üzüntü duyuyorum. Olayı duyar duymaz babasını aradım, görüştüm. Üzüntümüzü belirttim. Kendisine de söyledim, 'siz bizim kardeşimizsiniz, evladınız da bizim evladımızdır' Bu şekilde bakıyoruz. Tabi, bir polis memuru ile ilgili idare ve adli soruşturma yürüyor" şeklinde yanıt verdi.
Son Dakika › Güncel › AK Parti'li Çelik: Ankara Barosu'nun yaptığı tam bir faşist zihniyetin ürünüdür - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.