GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan'ın konuşması Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Gürcan: - "(Doğum yardımı) Temmuz ayında 77 bin 254 çocuk için 33 milyon, ağustos ayında 89 bin 680 çocuk için 38 milyon, eylül ayında da 96 bin 911 çocuk için 41 milyon ödeme yapıldı"- "Devlet koruması altındaki çocuklara değerler eğitimi verilecek. Değer dediğimiz şey, bizim hayata bakarken taktığımız gözlüğümüzün çerçevesidir. Sevgi, saygı, merhamet, sorumluluk bilinci, bu aynı zamanda tüm kültürlerde olan şeylerdir. Devlet bakımında olan çocukların daha kaliteli yetişmesi gerektiğini düşünüyorum"- "Çocuğa Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı'nda son aşamaya gelindi. Bu stratejik eylem planında, amaçlar, hedefler ve faaliyetler belirlendi. Strateji belgesi hazırlanırken büyükler oturup karar vermedi, çocukların katılımıyla da kararlar etkinleştirildi, onlardan görüşler alındı" HANDE CANCA/MERVE YILDIZALP - Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşen Gürcan, "Ailenin ve Dinamik Nüfusun Yapısının Korunması Programı" kapsamında doğum yardımı alanlara temmuz ayında 77 bin 254 çocuk için 33 milyon, ağustos ayında 89 bin 680 çocuk için 38 milyon, eylül ayında da 96 bin 911 çocuk için 41 milyon ödeme yapıldığını bildirdi. AA Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Gürcan, "Ailenin ve Dinamik Nüfusun Yapısının Korunması Programı" kapsamında doğum yardımı uygulamasından faydalananlara ilişkin bilgi verdi. Geçmişte yapılan dinamik nüfus projeksiyonlarında, nüfusun yaşlanmaya başladığını, doğurganlık oranın da düştüğünü fark ettiklerini belirten Gürcan, bunun bir çarpıklık olduğuna, nüfusun düştüğüne, artışı için teşviklerin olması gerektiğine dikkati çekti.Doğum yardımı uygulamasının çok kabul gördüğünü dile getiren Gürcan, "Temmuz ayında 77 bin 254 çocuk için 33 milyon, ağustos ayında 89 bin 680 çocuk için 38 milyon, eylül ayında da 96 bin 911 çocuk için 41 milyon ödeme yapıldı. Uygulama 15 Mayıs'ta başladı, o tarihten itibaren doğan 263 bin 845 çocuk için anneler, birinci çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üçüncü çocuk için 600 tutarında doğum yardımı aldı. Ödeme dönemi öncesinde kendilerine SMS ile bilgi veriliyor, TC kimlik numaralarıyla PTT şubelerinden alabiliyorlar" diye konuştu.Gürcan, yurt dışındaki vatandaşlar için de bu uygulamayı getirdiklerini, ödemenin Türkiye'den bir şube aracılığıyla yapıldığını, mavi kartı olanlara da bu yardımı getirdiklerini söyledi.- "Biz buna 'efendilik programı' diyoruz "Diyanet İşleri Başkanlığı ile yürütülen projeyle devlet koruması altındaki çocuklara "Değerler Eğitimi" verileceğini bildiren Gürcan, "Değer dediğimiz şey aslında bizim hayata bakarken taktığımız gözlüğümüzün çerçevesidir. Sevgi, saygı, merhamet, sorumluluk bilinci, çevre bilinci, bu aynı zamanda aslında tüm kültürlerde olan şeylerdir. Devlet bakımında olan çocukların daha kaliteli yetişmesi gerektiğini düşünüyorum. Bizdeki uzmanlık başka hiç bir yerde yok" dedi. "Değerler matematik gibi öğretilmez, yaşanılır" ifadesine yer veren Gürcan, projenin programlama kısmının bittiğini belirtti.Çocuk destek birimlerindeki suça itilmiş, mağdur olmuş çocukların sosyal yetimler olduğuna işaret eden Gürcan, çocuklara değer kazandıracak çalışmayı önemsediğini dile getirdi.Eğitimin içeriğinde sevgi, saygı, yardımlaşma, paylaşma, görgü, nezaket kuralları bulunduğunu anlatan Gürcan, "Biz buna 'efendilik programı' diyoruz. Hanımefendilik, beyefendilik programı. Oturma kalkmadan tutun da bir erkeğin ve bir hanımın sahip olması gereken nezaket kuralları. Ötekisini kırmadan derdimizi anlatabilmek, talebimizi yerine getirebilme biçimi" değerlendirmesinde bulundu.Gürcan, programı çok beğendiğini, bazı okullarda da uygulanabileceğini düşündüğünü dile getirdi.- Çocuklardan ulusal eylem planına destekÇocuğa Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı Taslağı ile ilgili bir soru üzerine de Bakan Gürcan, çocuğa yönelik şiddetle mücadele sürecinin 2006 yılında yayımlanan Başbakanlık Genelgesi ile başlayan önemli bir süreç olduğunu anımsattı.Gürcan, 2003'ten bu yana, 13 yıllık hükümetler zamanında gerçekleştirilen sosyal politikaların başka hiçbir dönemde yapılmadığını vurgulayarak, sosyal politikalarla ilgili yaşanan gelişmelerin hep bu dönem ürünü olduğunu belirtti.İnsanı temel alarak, kimliği, vasfı ne olursa olsun, sıkıntı yaşayan, dezavantajlı olan her kesime hem kalkınma planında yer verdiklerine hem de politika üretme noktasında hedef kitle olarak belirlediklerine dikkati çeken Gürcan, çocuklarla ilgili politikaların da bunların arasında yer aldığını söyledi. Çocuğa Yönelik Şiddetle Mücadele Eylem Planı'nın içeriğine ilişkin bilgi veren Gürcan, "Mekan temelli yaklaşımlardan vazgeçildi. Bu stratejik eylem planında, amaçlar, hedefler ve faaliyetler belirlendi. Çocukların katılımı ile hazırlanan belgede, faaliyetlerde çocuk katılımı örneklendirildi. Strateji belgesi hazırlanırken büyükler oturup karar vermedi, çocukların katılımıyla da kararlar etkinleştirildi, onlardan görüşler alındı. Uzun süren bir çalışmaydı. Bu çalışma önemli. Çünkü bu çalışma derli toplu tüm Türkiye'nin hem risk haritasını hem de bir de hedefi, vizyonu gösterecektir" diye konuştu.- "Artık çocuğun korunmasıyla ilgili bir kanunumuz var"Stratejik hedeflere değinen Gürcan, toplumun çocuklara yönelik tavrının değiştirilmesi, "Çocuğumdur döverim de, severim de" denmemesi gerektiğinin gösterilmesi gerektiğini belirtti.Gürcan, "Her çocuğun, devlet koruması altında, hakları olan bir birey olduğunun kabul edilmesi gerekiyor. Bu da önemli bir paradigma değişimidir. Tüm dünya ülkelerinde kabul edilen, Avrupa'da bizden önce kabul edilmişti. Biz 2004'te başladık, 2006'daki uygulamalarla, genelgeyle devam ettik. Şu an bu konuyla ilgili, çocuğun korunmasıyla ilgili kanunumuz da var" ifadelerine yer verdi. Çocuğa yönelik şiddetin düzenli olarak takip edilmesi gerektiğine vurgu yapan Gürcan, şunları söyledi: "Mesela bir yerde bir sorun oldu, bir ihbar kabul ettiğimizde çocuğu ilk adım ünitesine alıyoruz. Aile ile görüşme yapıyoruz. Sosyal çalışmacılarımız gidiyor, incelemeye alıyor. Hakikaten orada bir sorun varsa, çocuğumuzun mahkeme kararı ile bakımını alıyoruz, anne babası olsa bile. Çünkü ona bakamayacağına karar getiriyoruz. Ama anne, baba rehabilite edilebilir ki, çoğunlukla böyle. Sırf bilgisizlik ve cahilliğinden çocuğu ortalıkta bırakmış, sokağa salmış ya da çalışma hayatına itmiş veya bir şekilde evde şiddet görüyor, bunu önleme adına, buna müdahil olma adına çok önemli bir sistem olduğunu düşünüyorum." - "Çocuğa verilen değer yarının garantisi"İlk adım birimlerine gittiğinde, çocuklarda bulundukları yerden dolayı bir rahatlama gördüğünü aktaran Bakan Gürcan, "Çünkü yaşadıkları ortam gergin bir ortam, sorunlu bir ortam, çocuk için katlanılması mümkün olmayan bir ortam" diye konuştu.Gürcan, konuyla ilgili hukuki zeminin kuvvetlendirilmesi, kanunun uygulamada zenginleştirilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Eksiklikleri varsa tamamlanması gerekiyor. Bu anlamda raporları gündeme getiriyoruz. Ulusal Eylem Planı yenilenebilen bir çalışmadır. Şu an eylem planında son aşamaya gelindi. Uluslararası platformda da biz bunu paylaşıyoruz" bilgisini verdi.Gürcan, ülkenin çocuğa verdiği değerin, yarının garantisi olacağını ifade ederek, "Çocuğun yarının teminatı, bizim teminatımız anlamında değil, çocuğa sağlanan her tür hukuksal altyapı, toplumun sağlığını garantileyecektir. Bu yüzden bu konuyu da oldukça önemsiyorum" dedi.
Son Dakika › Güncel › Bakan Gürcan - Doğum Yardımı / Çocuğa Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planı / Efendilik... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.