
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyetin en önemli projelerinden biri olan milli birlik ve kardeşlik projesinde önemli bir eşiğe gelindiğini belirterek, "İstediğimiz ne? Milli birliği istiyoruz, kardeşliği istiyoruz. Demokratik açılım süreci içinde gerçekleştirmek istiyoruz" dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Başbakan Erdoğan, milletin verasetini herşeyin üzerinde tutacaklarını söyledi. Erdoğan, Cumhuriyetin en önemli projelerinden biri olan milli birlik ve kardeşlik projesinde gelinen aşama hakkında da bilgi verdi. Başbakan Erdoğan, "İstediğimiz ne? Milli birliği istiyoruz, kardeşliği istiyoruz" dedi. Erdoğan şöyle devam etti:
"Demokratik açılım süreci içinde gerçekleştirmek istiyoruz. Biz bu adımları atarken şahsi hırs uğruna muhalefet karşı çıktı. MHP'yi bir kenara bırakıyorum. Hakaretin ötesinde söyledikleri birşey yok. Ama CHP'nin geçmişte hazırladığı raporlar bir çelişkidir. 'Kürtçe eğitim verilmelidir' diye ileri görüşleri öne sürenler, anadilde eğitime anadilin özgürce konuşulmasına yayın hakkına seçmeli ders olarak okutulmasına karşı çıkıyorlar bunu bölücülük olarak nitelendiriliyorlar. 'Bizim öyle bir raporumuz yok' diyorlar, CHP'nin resmi web sitesinde hala duruyor, başlıklarında da rapor ifadesi var. 'Lütfen siteyi açsın' diye açıkladım. O gün nasıl olduysa bazı medya grupları yazdı başbakan haklı çıktı diye. Biz araştırmadan soruşturmadan bu adımları atmayız. Araştırarak soruşturarak atarız. En küçük bir hadesi olduğunda milli birlik projesiyle ilişkili hale getiriyorlar."
30 yıldır devam eden terör olaylarının içten içe çok sinsi şekilde toplumsal barışın ve kardeşliğin, huzurun altına nifak tohumları ekildiğini ifade eden Erdoğan, "Birileri görmek istemeyebilir ama lokal olaylar belli inanç gruplarına yönelik tepkiler bu dönemde ortaya çıkmadı. 'Başbakan etnik grupları telaffuz ediyor sorun buradan çıkıyor' diyorlar. Bu sağırlık kafayı kuma gömmektir. Ülkenin gerçeklerinden kopuk olmak budur. Terör meselesini görme, benim Kürt kökenli vatandaşlarımı görme, romanların, alevilerin, azınlıkların meselelerini görme, sen görmezlikten gelince ortadan kaybolmuyor, büyüyerek devam ediyor" diye konuştu. Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Mevlananın dediği gibi sen gözünü kapatınca alem yok olmuyor. Bunlar görseniz de görmeseniz de bunlar büyüyor. Bu nifak tohumlarına engel olmaya yöneliktir. Bu hususta parti olarak bir kitapçık hazırladık. Cuma gününden itibaren dağıtımına başlandı. Kitapta fısıltıyla yayılan iddiada asıl niyetimizi ortaya koyuyoruz. Şu ana kadar yaptıklarımız var, şimdi de kısa, orta, uzun vadede yapacağımız çalışmalara odaklanıyoruz. Orta vadede çıkarmaya planladığımız yasaları önümüzdeki günlerde meclise getiriyoruz. Kamu müsteşarlığı, ayrımcılık mekanizması. Demokratikleşme adına tarihi adımlar atıyoruz. Mevzuatımıza yönelik çalışmalarımıza hız veriyoruz. Süreç bugüne kadar nasıl istismar edildiyse bundan sonra çok daha fazla istismara başvurulacaktır. Süreci engellemek isteyecektir, buna mahal vermeyecek samimi bir dille ne yapmak istediğimizi hep beraber anlatmak durumundayız. Onun için tanıtım ve medya başkanlığımız önümüzdeki haftalar içinde yoğun bir şeklde Türkiye genelinde illerimizde konferanslar düzenleyerek gerek parti teşkilatımıza halka açık olarak bu toplantıları başlatacağız. Bu toplantılarda arkadaşlarımız bu illerde konferans verecekler. Milli birlik kardeşlik projemizi ikinci tur olarak arkadaşlarımızla başlatacağız. 20 kadar bakan, genel başkan yardımcısı, milletvekilleri bu çalışmaları başlatacaklar. Bu arada yine üzerinde durmamız gereken bir husus da şu. Ekranları başında bizi izleyenlere sesleniorum. Hangi düşünceden olursa olsun, bütün vatandaşlarımızın müstesna bir yeri var."
-"GERÇEK MİLLİYETÇİLİK IRKÇILIK DEĞİLDİR"-
Başbakan Erdoğan, hiçbir dönemde ırkçılığın kendisine yer edinemediğinin altını çizerek, "Bizim tarihimizde ırkçılık hiçbir zaman tutunamamıştır" dedi. Irkçılığın medeniyetimizde bulunmadığını anlatan Erdoğan şunları söyledi:
"Bizim medeniyetimizde zenginin yoksula akın karaya şehirlinin köylüye batılının doğuluya asla tahakkümü yoktur, olmamıştır. Hiç kimse anne babasının etnik kökenini inancını mezhebini kültürünü dilini taşıyor olduğu için suçlu sayılamaz. Kusurlu sayılamaz. Üçüncü, ikinci sınıf sayılamaz. Bunu böyle görmemek de insanlık suçudur. Birlik mevkutesi ancak farklılıkları zenginlik olarak gören bir anlayışla görülebilir. Birlik demek insanların farklılıklarını yok saymak törpülemek ortadan kaldırmak, tek tip vatandaş haline getirmek değildir. Irkçılık yaparak farklılıkları yok sayarak birlik sağlanamaz. Bu sadece ayrıştırmayı sağlar, kin ve nefreti körükler. Türkiye genelinde yayılmak istenen ırkçı ajitasyon karşısında son derece dikkatli olmalıyız. Bazıları bu insanlık suçunu kullanarak kendisine oy devşirme gayesinde olabilir. Buna karşı medeniyetemizle cevaplar üretmemiz gerekli hale gelmiştir. Millet kavramı, etnik kökenlerin inançların, mezheplerin üzerinde onların tümünü kapsayan bir kavramdır. Gerçek milliyetçilik, ırkçılık değildir. Gerçek milliyetçilik bir ırkın diğerine tahakkümü hor görmesi değildir gerçek milliyetçilik ortak tarihten medeniyetten yola çıkarak ortak bir geleceği inşa etmektir. Ortak idealleri savunmaktır. Bizim tüm devletlerimiz bu anlayış üzerine bina edilmiştir. Tarihimizle tamamen ters düşen ırkçı anlayışa karşı ortak idealler karşısında kenetlenmiş, hep birlikte el elele gönül gönüle. Ön plana çıkarmak zorundayız. Bizim milliyetçilik anlayışımız kafatası milliyetçiliği değildir. Bugün milliyetçilik diye toplumun önüne konan dünyaya sırt çeviren temel hak ve özgürlükleri yadsıyan Türkiye'yi çağdaş dünyadan koparan ilkel bir ulusalcılıktır. Bunun sağı solu yoktur. CHP ile MHP'yi ele geçiren yönetim anlayışları ruh ikizidir. Statükoculuk, inkarcılık, dayatmacılık bu partilerin yönetici genlerine işlemiştir. Kriz üretmeyi bilirler gerilimden beslenirler, çözümsüzlükten medet umarlar. Mill birlik projesi, dayanışma projesi olduğu halde buna ırkçılık temelli siyaset üretenler ajitasyonla provokasyonla süreci engellemek istiyorlar. Zor bir süreçten geçmek istiyoruz, aynı zamanda tarihi bir süreçten geçiyoruz."
Ülkenin çıkarlarını, Türkiye'nin bekasını, herşeyin üzerinde tuttuklarını dile getiren Erdoğan, "Bütün sorunlara göğüs gererek yolumuza devam ediyoruz" dedi. Türkiye için çalıştıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, "Kar, bora, fırtına demeden koşacağız. Çünkü açık büyük, bu açığı biz kapatacağız. Heyecanımızı, coşkumuzu samimiyetimizi muhafaza ederek yürüyeceğiz. Eğitimde de, sağlıkta da, emniyette de, enerjide de, köylere varıncaya kadar" dedi.(ANKA/SON)
(BK/BÜN)
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan(3/son)): Biz Milli Birliği ve Kardeşliği İstiyoruz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.