DEM'li Temelli, İstanbul selini Silivri'de yargılanan İmamoğlu'na bağladı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Son Dakika uygulamasını yükleyin. YÜKLE

DEM'li Temelli, İstanbul selini Silivri'de yargılanan İmamoğlu'na bağladı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
DEM\'li Temelli, İstanbul selini Silivri\'de yargılanan İmamoğlu\'na bağladı
 Güncelleme: 

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, TBMM Genel Kurulu'nda İstanbul'daki sel felaketini değerlendirerek İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de yargılanmasına dikkati çekti. Temelli, demokrasinin eksik olduğu yerde bu felaketleri yaşamanın tesadüf olmadığını savundu.

(TBMM) - DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı şu anda Silivri'de yargılanıyor, İstanbul sel altında... Demokrasinin eksik ve kusurlu olduğu, yok sayıldığı yerde bunları yaşamamız tesadüf değildi" ifadelerini kullandı.

TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı. Genel Kurul'un gündemine geçilmeden önce siyasi partilerin grup başkanvekilleri değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, İstanbul'da yaşanan sel felaketinden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek, hayatını kaybedenlere rahmet diledi.

Mekke Sözleşmesi'nin içeriğine henüz vakıf olmadıklarını kaydeen Kaya, Dışişleri Bakanı'nın açıklamalarının yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın sözleşme onaylanmış gibi yaptığı açıklamalara tepki gösterdi. Kaya, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz elbette Sayın Cumhurbaşkanının 86 milyonun Cumhurbaşkanı olarak Trump'ın dedikleriyle bağlı olmayacağını düşünüyoruz ama bu konuda da buna had bildirmek gibi bir durumla da en azından Dışişlerimizin bir açıklama yapma ihtiyacını hissediyoruz. Eğer Dışişleri bir açıklama yapmayacaksa hiç olmazsa Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki Adalet ve Kalkınma Partisi adına söz söylemeye yetkili arkadaşların 'Trump'ın yapmış olduğu bu açıklama hadsizdir' deyip en azından es geçmemesini bekliyoruz. Trump, Orta Doğu'yu kendi emelleri doğrultusunda İsrail'le beraber şekillendirmeye çalışırken Mekke Sözleşmesi'ne çok daha dikkatli bir şekilde yaklaşmamız gerektiği ortada. O açıdan, siyasi iktidara tavsiyemiz şudur: Bu konuyu, imzaladığınız bu anlaşmayı TBMM'ye getirmeden önce hiç olmazsa siyasi parti gruplarıyla, siyasi partilerin genel başkanlarıyla bir tur yaparak bu sözleşmeye niçin imza koyma ihtiyacı hissettiğinize dair bir bilgilendirme yapmaları gerekir. Ha, yok 'Nasıl olsa bizim burada kurşun askerlerimiz var, bu anlaşma bu Meclis'ten geçer, biz kimseye bilgi verme ihtiyacı hissetmiyoruz' diyorsak, bu millete ihanet edeceklerini de buradan hatırlatmak istiyorum."

SARI: "BİR ÇOCUĞUMUZ AYAKKABILARINA ZARAR GELMESİN DİYE CANINI KAYBETTİ"

CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, İstanbul'da metrekareye 255 kilogramı aşan yağış düştüğünü ve bunun son 84 yılın en yüksek rakamı olduğunu kaydederek, Fatih'te ayakkabıları ıslanmasın diye ayakkabılarını eline alan 14 yaşındaki çocuğun elektrik akımına kapılarak hayatını kaybettiğini ifade etti.

Sarı, "Bunun sebebinin herhalde iktidar sıralarında oturan milletvekillerimiz kendilerinde olduğunu düşünüyorlardır. Bu çocuğumuz yedek ayakkabısı olmadığı için yarın ne gireceğini düşünürken, ayakkabılarına zarar gelmesin diye bu tedbiri almaya çalışırken ne yazık ki canını kaybetti. Temennimiz, böyle felaketlerin bir daha yaşanmaması ve hiçbir vatandaşımızın da hayatını kaybetmemesi" ifadelerini kullandı.

Öte yandan Sarı, Boğaziçi Üniversitesi ve ODTÜ'de öğrencilerin yemek ve yurt ücretlerine yapılan zamlara karşı tepkilerine de dikkati çekerek, öğrencilerin polis, TOMA ve şiddetle karşı karşıya kaldığını söyledi. Boğaziçi Üniversitesi'nde yemek ücretlerine yüzde 70, ODTÜ'de ise yurt ücretlerine yüzde 30 zam yapıldığını kaydeden Sarı, "Düşünün ki, bir devlet öğrencilerinin barınma ve yemek ihtiyaçlarını karşılamakta ne yazık ki yetersiz kalıyor, bu yetmiyor, çocukları da coplarla, polislerle korkutmaya çalışıyor. Çocuklarımızın, öğrencilerimizin temel beslenme ve barınma ihtiyaçları bu Meclisin en önemli konularından biridir, bu Meclis'in bu konuda çözüm üretmesi gerekiyor. Bu zam kararlarının acilen durdurulması ve yeniden değerlendirilmesi lazım" diye konuştu.

TEMELLİ: "BU FELAKET TABLOSUNUN FOTOĞRAFINI COP31'E GELENLERE SERGİLEYİN"

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, İstanbul'daki sel felaketine ilişkin değinerek, şunları söyledi:

"Gerçekten bir felaket tablosu var karşımızda. Tabii bu felaket tablosunu görünce ben buradan iktidara sesleniyorum: Bu felaket tablosunun fotoğraflarını çekin, gidin COP31'e gelenlere sergileyin. Çünkü iklim krizine en çok neden olan ülkelerin arasında yer alıyorsunuz ve 25 yıllık iktidarınız boyunca iklim kriziyle mücadele etmek yerine dünyadaki iklim krizini besleyenlerden biri oldunuz. Diğer taraftan kentin hafızasını da unutmamak gerekiyor. 63 tane dere yatağı olan bir kentten bahsediyoruz. Bu 63 dere yatağının hepsine konut yaptınız, yapılaşmaya açtınız. Kadir Topbaş zamanında da böyle bir sel felaketi yaşandı. O zaman da 8 kadın işçiyi bir minibüsün içinde yitirdik. Aynı sel felaketi tekrarlandı. Neden? Çünkü dere yataklarını ıslah etmek yerine dere yataklarına konut yapan, kent rantlarını hedefine almış olan bir anlayışın sonucudur bu yaşadıklarımız."

"DEMOKRASİNİN KUSURLU OLDUĞU YERDE BUNLARI YAŞAMAMIZ TESADÜF DEĞİL"

Bütün meselelerin altında demokrasi sorununun yattığını vurgulayan Temelli, "Dün bu sel felaketi yaşanırken İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı neredeydi? Silivri'de. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı şu anda Silivri'de yargılanıyor. Bu, bir demokrasinin ayıbı" dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasına ilişkin iddianameyi incelediklerini söyleyen Temelli, İmamoğlu'nun "kent uzlaşısı" ile var ettikleri bir kentin belediye başkanı olduğunu ifade etti.

Temelli, Kobani Davasını da gündeme getirerek, şöyle konuştu:

"Biz döndük baktık o iddianameye. Çünkü bize karşı da sorumludur Ekrem İmamoğlu. İddianamede, yargılanmasını gerekli kılacak hiçbir şey yok, aynı bizim Kobani Kumpas Davası gibi. O iddianamede de hiçbir şey yok ama sevgili Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Alp Altınörs, Günay Kubilay gibi birçok arkadaşımız cezaevinde. 10 yıldır cezaevinde olan arkadaşlarımız var bu kumpas davaları yüzünden. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Silivri'de, İstanbul sel altında... Demokrasinin eksik olduğu, kusurlu olduğu, yok sayıldığı yerde bunları yaşamamız tesadüf değildir. Bunları yaşamaya devam edeceğiz. Deprem olur Japonya'da bir kişi ölür, bizde deprem olur, 50 bin kişi ölür. Yönetim meselelerini etkin kılmanın yolu demokrasiden geçiyor."

EMİR: "İSTANBUL'DAKİ SEL FELAKETİNİN SORUMLUSU RANTÇI AKP BELEDİYECİLİĞİDİR"

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, İstanbul'daki sel felaketinde yaşamını yitirenler için başsağlığı dileyerek, yaşananların yalnızca olağanüstü yağışla açıklanamayacağını söyledi. Emir, İstanbul'un yeşil alanlarının ve dere havzalarının yapılaşmaya açılmasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

"Hepimizin dönüp 'Nerede hata yaptık?' diye sorması gereken bir noktadayız. Özellikle AKP belediyeciliğinin çevreyi bir kenara bırakan, ranta ve betona adeta tapan belediyeciliği İstanbul'u bu noktaya getirmiştir. İstanbul'un yeşilini yok eden, ormanlarını yok eden, derelerini yok eden, derelerine, dere havzalarına beton döken, konutlar diken, gökdelenler diken anlayış işte bugünkü felaketin gerçek sorumlusudur.

2013'te bir yönetmelik yayımlıyorlar. Dere yataklarındaki o 100 metrelik yaklaşma sınırını 10 metreye indiriyorlar. Gerekçeleri de derelerin artık kuruduğu... Eğer bugün bu felaketi böylesine derin bir şekilde yaşıyorsak bunun sorumluluğu paraya tapan, rantçı AKP belediyeciliğidir. Yeri gelmişken söyleyelim: O yönetmeliği dava edip 7 yıl sonra iptal ettiren Tayfun Kahraman... Tayfun Kahraman İstanbul'a adanmış bir yaşam, şehir plancısı, o zamanki oda başkanı, şehri koruyan kişi. Bugün Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen ısrarla cezaevinde tuttuğunuz kişi. İşte böylesine yiğit evlatları cezaevinde tutuyorsunuz, yeşili koruyanları cezalandırıyorsunuz. AKP belediyeciliği sırasında, yaklaşık 20 yıllık dönemde İstanbul'da 168 dere yatağı kurutulmuş ve buralara 901 kilometre beton dökülmüş, asfalt dökülmüş. İşte bugün o, bugün gördüğümüz o göller o asfaltlardan oluşuyor."

Kaynak: ANKA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.