Demre - Turizmde 'Butik Müze' Dönemi - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Demre - Turizmde 'Butik Müze' Dönemi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Demre - Turizmde \'Butik Müze\' Dönemi

Bakan Günay, Turizmi İstanbul, İzmir, Antalya Ekseninden Daha İçlere Doğru Yaymaya Amaçladıklarını Belirterek, "butik Olarak Nitelendirilebilecek O Bölgenin Özelliklerini Öne Çıkaran Müzeler Yapmaya Çalışıyoruz" Dedi.

Bakan Günay, turizmi İstanbul, İzmir, Antalya ekseninden daha içlere doğru yaymaya amaçladıklarını belirterek, "Butik olarak nitelendirilebilecek o bölgenin özelliklerini öne çıkaran müzeler yapmaya çalışıyoruz" dedi.

KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, turizmi İstanbul, İzmir, Antalya ekseninden daha içlere doğru yaymaya amaçladıklarını belirterek, "Bunun için spor turizmi, kongre turizmiyle birlikte kültür, arkeoloji ve tarihi önemsemeye çalışıyoruz. Bu hedef doğrultusunda kültür dünyasına doğru insanlarını ilgisini yaratabilecek mekanları daha iyi ve bakımlı hale getirilmesi gibi amaçlarımız var. Butik olarak nitelendirilebilecek o bölgenin özelliklernini öne çıkaran müzeler yapmaya çalışıyoruz" dedi. Günay, butik müze konusunda ilk çalışmanın ise Kaş'ta başladığını açıkladı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi tarafından ' Arkeoloji, Tarih, St. Nicolaus, Etnografya, Folklor, Dil, Tarih, Doğa, Tarım, Turizm' alt başlığıyla düzenlenen Myra/ Demre Sempozyumu Antalya'nın Demre İlçesi'ne bağlı Beymelek Belediyesi Kültür Salonu'nda Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın katılımıyla gerçekleştirildi.

Demre ve bölgesinin Türkiye'nin kültür haritasında özel bir yeri olduğunu belirten Bakan Günay, "Bu yaptıklarımızın sevgili Mustafa Kemal Atatürk'ün yapmaya çalıştıklarına da çok uygun olduğunu düşünüyorum" dedi. Anadolu topraklarına arkeolojinin ilk defa 1800'lerin sonunda Osman Hamdi Bey tarafından getirildiğini ve bu yıl da Osman Hamdi Bey'in vefatının 100'üncü yıldönümü dolayısıyla UNESCO'nun da bir kabulüyle özel bir çalışma içinde olduklarını kaydeden Günay, şunları söyledi:

"Osman Hamdi Bey'den sonra arkeolojiyi bazı özel hocalarla birlikte, yönetici sınıfında ilk defa gündeme getiren bu alanla merak ve emek sarf eden sevgili Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bütün Türkiye topraklarını, altında ne varsa, dönem ayrımı yapmaksızın, herhangi bir inanç dönemi ayrımı yapmaksızın hepsini sahiplenerek bizim uygarlığımız, izleri, kökleri sayan bir anlayışı temsil ediyor. Biz de aynı anlayışı sürdürüyoruz. Likya, Frigya, İyonya, Hitit döneminde kalmış Anadolu'nun neresinde ne varsa ve daha sonra Selçuklular'da, Osmanlılar'da ve bugün cumhuriyette yapılmış iyi güzel ne varsa hepsi bizimdir. Hepsi bizim insanlığın geleceğine karşı özenle korumaya çalışacağımız emanetlerdir. Bu bilinç üzerine bir çalışmayı sürdürüyoruz."

TURİZM ANADOLU'YA YAYILACAK

Türkiye'nin, 25 yıllık bir turizm seferberliği sonucunda turizm konusunda Dünya'da önemli ülkelerden biri haline geldiğini ifade eden Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, "Bu alana özel kesim büyük çalışmalar sarf ediyor. Özel kesimin girişimci ruhuna, cesaretine, ülkem adına milletim adına çok teşekkür ediyorum. Bugün biz 20- 25 yıllık bir turizm seferberliğinden sonra Dünya'nın ilk 10 ülkesi arasına girdik" dedi.

Türkiye'nin gelen ziyaretçi sayısı bakımında Dünya'da 7'nci, turizm gelirleri bakımından 8'inci sırada olduğunun altını çizen Bakan Günay, şöyle konuştu:

"2009'da dünya ekonomik krizi yaşarken Dünya'nın önde gelen 10 turizm ülkesi içinde bir tek Türkiye yılı artı sonuçla kapattı. Biz 26 milyondan 27 milyona çıktık. Bu güzel bir şey elbette ama bunu geliştirmemiz lazım. Türkiye'ye gelenler denize girmek için geliyorlar ama onun Anadolu'ya doğru derinliklerinde arkeolojimiz var, tarihimiz var, kültürümüz var, sivil mimarlık örneklerimiz var, gastronomimiz var, yemek, mutfak, sofra zenginliklerimiz var, folklorumuz var, el sanatlarımız var. Bütün bunları da turizm sunumu içine katmamız lazım. Mersin, Gaziantep, Urfa'da başka zenginlikler var. Nemrut diye inanılmaz bir efsane var. Van Gölü çevresinde yeni destinasyon oluşturmaya çalışıyoruz."

KAYNAK HOVARDACA KULLANILMIŞ

Günay, bakanlığının turizmi İstanbul, İzmir, Antalya ekseninden daha içlere yaymaya amaçladığını belirterek bunun için spor turizmi, kongre turizmiyle birlikte kültür, arkeoloji ve tarihi önemsemeye çalıştıklarını kaydetti. Bu hedef doğrultusunda yeni müzeler açılması ve ören yerlerini daha iyi sahiplenilmesi ve kültür dünyasına doğru insanlarını ilgisini yaratabilecek mekanların daha iyi ve bakımlı hale getirilmesi gibi amaçlarının bulunduğunu kaydeden Kültür ve Turizm Bakanı Günay, "Bu çerçevede Antalya Arkeoloji Müzesi'nin kaynak bulunduğu takdirde yepyeni konseptle yeniden yapılandırılması, Perge Antik Kenti'nin yeniden ele alınması gerekiyor. Çok üzüntüyle söylüyorum, geçmiş yıllarda bakanlığımızın eline bir miktar kaynak geçmiş ama ne yazık ki biraz hovardaca kullanılmış, daha dikkatli bir deyimle söyleyeyim, biraz özensiz kullanılmış. Bizim elimizde Türkiye'nin hiç bir yerindeki görkemli Roma tiyatrolarının restorasyon projesi yok. Şimdi bunları yaptırmaya çalışıyoruz" diye konuştu. Myra tiyatrosunun restorasyon projesi için 500 bin TL kaynak ayırdıklarını kaydeden Bakan Günay, benzer çalışmalarını Kaş, Aspendos, Perge, Patara için de gündemde olduğunu söyledi.

Bu çalışmaların yanı sıra butik olarak nitelendirilebilecek o bölgenin özelliklernini öne çıkaran müzeler yapmaya çalıştıklarını belirten Bakan Günay, "Kaş'ta bir öneri var. O ciddi şekilde masamızda değerlendirme konusudur. Demre'de böyle bir mekan çıktı ortaya. 8 tane gözü, inanılmaz duvarları olan sadece çatısı dışında herşeyiyle ayakta olan Andriake tahıl deposu var. Bilgilendirme merkezi, bir kısmen müze olarak neden kullanılmasın? Buna benzer butik müze konseptlerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

EN YÜKSEK AĞAÇ BOYUNU GEÇMEYECEK OTELLER

Bakan Ertuğrul Günay, Demre'ye günlük turlarla Noel Baba, Myra ve Kekova'yı gezmek amacıyla ortalama 400 bin kişinin geldiğini belirterek, "O zaman bu bölgeyi biraz daha konaklama yapılabilecek olan bazı zenginliklerle donatmamız gerekiyor. Demre için arazi tahsis çalışmamız var. Fakat hayalimi değil, kararlığımı izninizle paylaşmak istiyorum. Katiyen bu bölgede Antalya'nın doğusunda gördüğümüz gibi denizle şehrin irtibatını kesecek devasa oteller düşünmüyoruz. En yüksek ağaç boyunu geçmeyen ölçülerde, olabilceği kadar butik, olabileceği kadar küçük, az sayıda insana yüksek bedelle hizmet verecek olan bir konaklama tesisi düşünüyoruz. Yeşil bölgeyi yok etmektense o konaklama tesisinden vazgeçmeyi bir temel tercih olarak düşünüyoruz" diye konuştu. Antalya bölgesinin Kemer'e kadar yoğun bir doğa tahribatını yaşadığını kaydeden Bakan Günay, "Olimpos'dan bu tarafa gelirken bölgenin yerel özellikleriyle özdeşleşmiş, onun için de kendisini bir ölçüde eritmiş yeni bin konsept üzerinden bu bölgenin turizmine bakmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

BİLGİ HALKIN AYAĞINA GELDİ

Myra -Andriake Kazıları Başkanı, Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, sempozyumun bilginin halkın ayağına götürülmesini amaçladığını ifade etti. Prof. Dr. Çevik, şöyle konuştu:

"Buradaki model, doğanın, turizmin, tarımın ve etnografyanın birbirlerine bilgi aktarmasını ve hep birlikte ülkeye, bölgeye katkı vermeleri için geliştirildi. Bu nedenle bu toplantı sadece arkeoloji toplantısı değildir. Alanların bilgi akışı, birbirine bilgi aktarımı sağlanmazsa her birimiz topal ve kör kalıyoruz. Bu açıkları kapatmak için yoldayız. Herbirinin gücü ayrıdır. Birleşince iyi bir silah olur. Umarım sonuçları işe yarıyacak ve sonuçları yaşama dönecektir."

Antalya Vali Vekili Yıldırım Uçar, sempozyumun Türkiye için örnek bir çalışma olduğunu belirterek "Antalya turizmin başkenti. Bir domatesi her yerde üretebilirsiniz ama Kekova'yı, Myra'yı bir kez daha insan eliyle yapmanız mümkün değil" dedi.

(Tür: Yurt)

Kaynak: DHA