1)EŞİ, BALDIZI VE KAYINBİRADERİNİ ÖLDÜREN ZANLI, EVE ÇİFT TABANCAYLA GELMİŞ
ADANA'da boşanma davası açan eşiyle konuşma bahanesiyle geldiği kayınvalidesinin evinde çıkan kavgada tabancasıyla eşi Ayla Öneker (39), kayınbiraderi İzzet Bahri İrketi (45) ile baldızı Reyhan İrketi'yi (51) öldürdükten sonra kaçan Mehmet Öneker (45) aranıyor. Bacağından yaralanan kayınvalide Hacer İrketi'nin (70) tedavisi ise sürüyor. Katil zanlısının katliam yaptığı eve çifte tabancayla gelip, "Burada kimse sağ kalmayacak" diyerek, ateş açtığı bildirildi.
Merkez Seyhan ilçesi Sümer Mahallesi 69034 Sokak'ta dün saat 22.00 sıralarında hakkında uzaklaştırma kararı bulunan ve plastik malzeme üreticisi olan Mehmet Öneker, geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açan 3 çocuğunun annesi Ayla Öneker ile konuşma bahanesiyle kayınvalidesi Hacer İrketi'nin evine geldi. İddiaya göre, eve girip belindeki 2 tabancayı çeken Mehmet Öneker, "Burada kimse sağ kalmayacak" diye bağırdı. Karşısına çıkan kayınbiraderi İzzet Bahri İrketi, "Sakin ol, derdin ne ise konuşalım, silahları kaldır" dedi. Ancak Mehmet Öneker, ruhsatsız çifte tabancayla evdekilerin üzerine kurşun yağdırdı. Kan gölüne dönen evde kurşunlara hedef olan Ayla Öneker ve kardeşleri İzzet Bahri İrketi ile Reyhan İrketi yere yığıldı. Anne Hacer İrketi ise bacağından yaralandı. Mehmet Öneker, odadan çıkıncaya kadar ateş edip, kaçtı. Silah seslerini duyanların ihbarı üzerine eve gelen sağlık ekipleri ve polis, Ayla Öneker ile İzzettin Bahri İrketi'nin cesediyle karşılaştı. Ağır yaralı olan Reyhan İrketi ise yapılan ilk müdahalenin ardından Adana Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak kurtarılamadı. Bacağından hafif yaralanan Hacer İrketi ise tedaviye alındı.
Evde 10 boş kovan bulunurken kardeşlerin cesetleri yapılan incelemenin ardından Adana Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.
DAHA ÖNCE DE DARBETMİŞ
Ayla Öneker, İzzet Bahri İrketi ile Reyhan İrketi'nin cenazeleri ise otopsi için Adana Adli Tıp Kurumu'na getirildi. Halen aranan katil zanlısı Mehmet Öneker'in eşi Ayla Öneker'i darbettiği ve çeşitli suçlardan cezaevine girdiği öğrenildi. Ayla Öneker ile boşanma davalarının ise 9 Mayıs'ta görüleceği bildirildi.
ABLASI: ÖLDÜKTEN SONRA DA KURŞUNLAMIŞ
Sabah saatlerinde Adana Adli Tıp Kurumu önüne gelen Ayla Öneker'in ablası Hamide İrketi, gözyaşlarına boğuldu. 3 kardeşini kaybeden Hamide İrketi, Mehmet Öneker'in kardeşini, evden çıkana kadar kurşunladığını söyledi.
Görüntü Dökümü
------------------------
Sırasıyla öldürdüğü eşi Eyle Öneker in fotosu
-Baldız Reyhan İrketi, kayınvalide Hacer İrketi ve kayınbirader İzzet Bahri İrketi nin fotoğrafı
Can ÇELİK- Gökhan KESKİNCİ/ADANA, -
=================================================
2)KAZAK KADINI DÖVEN POLİSE 740 LİRA CEZAYA TEPKİ
ANTALYA'nın Alanya ilçesinde Kazak Ronakhan Arıpova'yı (42), copla vurup yere düşürdükten sonra tekmeleyerek döven polis memuru İ.K. (48), 'tahrik' ve 'iyi hal' indirimleri yapılarak 740 TL para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, polis memurunun bu cezasını da sabıkasız olmasını dikkate alarak, erteledi. Meslektaşının dayak olayını izleyen polis memuru İ.U. (34) ise beraat etti. Arıpova'nın avukatı Halime Şenli, başka bir dava nedeniyle katılamadığı duruşmada karar verildiğini belirterek, "740 lira para cezasına hüküm verilmiş. Çok düşük bir ceza. Tümüyle hukuka aykırı bir ceza. Dosyayı temyiz ettik" dedi.
Alanya'da görev yapan polis memuru İ.K. ile İ.U., 5 Ekim 2017'de akıl sağlığı yerinde olmayan bir kadının Türkmenbaşı Caddesi'nde etrafa saldırdığı ihbarı üzerine olay yerine gitti. İddiaya göre Ronakhan Arıpova, 'Arabaya bin' diyerek, kendisini ikaz eden polislerden İ.K.'ye tokat attı. Polis memurur İ.K. de kadını, copla vurarak yere düşürdükten sonra tekmeledi. Polis memuru İ.U. ise olaya müdahale etmedi. Yaşananlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
740 LİRA PARA CEZASI, ERTELENDİ
Savcılık soruşturma sonunda polis memuru İ.K. tutuklandı. Hakkında 'Kamu görevlisinin nüfuzunu kullanarak silahla, kendisini savunamayacak kişiyi yaralama' suçundan 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan polis memuru, 1 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Polis memuru İ.U.'nün de 'suça iştirakten' sanık olduğu Alanya 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın 7 Şubat günü görülen duruşmasında tutuksuz sanık polis memuru İ.K. 'beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiye karşı kasten yaralama' suçundan 180 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme cezayı, 'haksız tahrik' ve 'iyi hal' indirimi uygulayarak 37 güne düşürdükten sonra günlüğü 20 TL'den 740 TL para cezasına çevirdi. Ceza, polis memurunun sabıkasız olması dikkate alınarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamında ertelendi. İ.U. ise beraat ettirildi.
'BİZ İŞKENCE SUÇU DEDİK AMA'
Davaya müdahil olan Antalya Barosu Alanya Kadın Hakları Kurulu üyesi avukatlarından Halime Şenli, "5 Ekim 2017 sabahı güne iki polisin bir kadını saçlarından sürükleyerek, copla vurarak, polis aracına bindirmesi görüntüleriyle başladık. Olaya Antalya Barosu Alanya Kadın Hakları Kurulu avukatları olarak müdahil olduk. Şiddet uygulayan, copla kadını döven, saçlarından sürükleyerek çeken polis memuru tutuklandı. Dava 'kasten yaralama' suçundan açıldı. Biz olayın 'işkence suçu' olduğunu, polisin kadına işkence ettiğini söyledik ama mahkeme kabul etmedi" dedi.
POLİS 1 AY TUTUKLU KALDI
Kararın verildiği 7 Şubat günkü duruşmaya, Antalya'da başka bir duruşması olduğu için mazeret dilekçesi sunarak katılamadığını anlatan Şenli, şöyle konuştu:
"Mahkeme, Kazakistan Konsolosluğu'na yazdığı yazının cevabını bekliyordu. Yokluğumuzda, mahkeme hem mazeretimi kabul etmiş hem de talimat yazısının dönüşünü beklemekten vazgeçerek, karar vermiş. Şiddet uygulayan polisi seyreden, ses çıkarmayan polis memurunu beraat ettirmiş. Şiddet uygulayan polis memuru ise 'kasten yaralama' suçundan 120 gün hapis cezasına çarptırılmış. Ceza, suçu copla işlediği için arttırılarak, 180 gün hapis cezasına çıkarılmış ancak daha sonra sanığın suçu haksız tahrik altında işlediğine kanaat getirerek, indirilmiş. Sonuçta 740 lira para cezasına hüküm verilmiş. Kararı, davanın müdahilleri olan Antalya Barosu ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu avukatlarının yokluğunda almışlar. Tümüyle hukuka aykırı bir ceza. Dayak yiyen Kazak kadının şizofren, manik depresif olduğu, akli dengesinin yerinde olmadığına ilişkin Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden rapor var. Kendisini savunamayacak kişiye karşı polisin işkence suçu söz konusu. Çok daha ağır bir ceza alması gerekirken, avukatların yokluğunda paldır küldür böyle bir ceza veriliyor."
'ADALET BEKLENTİMİZ DEVAM EDECEK'
Kararın, 'adli yargılama hakkı ihlali' oluşturduğunu savunan avukat Halime Şenli, "Tarafın avukatları yokken karar verilmiş. Akli dengesi yerinde olmayan kişiye yönelik işlenen suçta cezanın ağırlaştırılması gerekir. Mahkeme bu arttırımı uygulamamış. Beraat eden polis memurunun da ceza alması gerekir. Ceza kanununa göre; biri yanınızda suç işliyorsa ve siz onun suç işlemesine engel olmayıp seyrediyorsanız, siz de aynı suçtan cezalandırılırsınız. Yargıtay'ın bu konuda çok görüşü var. Dosyayı temyiz ettik. Dosya Antalya Bölge İdare Mahkemesi'ne gitti. Adalet beklentimiz orada devam edecek" dedi.
Görüntü Dökümü
-----------------------
5 EKİM 2017 TARİHLİ ARŞİV KAYDI
Avukat Halime Şenli röportaj
Haber- Kamera: Engin ANAK/ALANYA (Antalya),
İ.K: İsmet Kafadar
İ.U: İsmail Uzar
===================================================
3)700 YILLIK KILIÇ VE ZIRHI GÖZÜ GİBİ KORUYOR
GÜMÜŞHANE'nin Kürtün ilçesinde muhafaza edilen kılıç ve zırhın yapılan karbon testiyle 700 yıllık olduğu tescillendi. İslam dininin ve Türklüğün bölgede yayılmasında öncü olan 1300'lü yıllarda yaşamış Güvenç Abdal'a ait olduğu belirtilen kılıç ve zırh, torunları tarafından muhafaza ediliyor.
Kürtün ilçesi Taşlıca köyünde, Hacı Bektaş Veli'nin dervişlerinden olan ve İslam dininin ve Türklüğün yayılmasında öncü olduğu bilinen 1300'lü yıllarda yaşamış Güvenç Abdal'a ait olan kılıç ve zırh, torunu İsmail Güvendi tarafından muhafaza ediliyor. Karbon testleri sonucunda 700 yıllık olduğu belirlenen kılıç ve zırh, Osmanlı-Rus Savaşı sırasında korunmak için toprağa gömülerek saklanmış. Günümüzde korunarak muhafaza edilen kılıç ve zırh, köye gelenler tarafından ziyaret edilerek görülüyor.
12'inci yüzyılda Anadolu'ya göç eden Ahmet Yesevi Dergahı'nda yetişmiş Güvenç Abdal'ın torunu olduğunu söyleyen İsmail Güvendi, "Anadolu'nun kapıları Türklere açıldıktan sonra, Yesevi Dergahı'nda pişip Anadolu'ya gelen 'gönül erleri'nden biride Güvenç Abdal'dır. Gerçek ismi Halili Nurettin'dir, Güvenç Abdal ise mahlasıdır. Kapadokya bölgesine baktığınız zaman oraya Hacı Bektaşi Veli gitmiştir, Rum diyarıdır. Konya'ya Mevlana gitmiştir, Rum diyarıdır. Karadeniz'e gelen de Güvenç Abdal'dır. Hacı Bektaşi Veli tarafından ona, güvenilen kişi anlamına gelen verdiği bir mahlas ismidir Güvenç Abdal. Aynı dönemde yaşamışlardır. Bir rivayete göre de amcazade çocukları oldukları söylenir. Karadeniz'i seçmesinin nedeni, buraların Rum diyarı olması ve henüz fethedilmemiş olmasıydı. Buranın özellikle İslamlaşması ve Türkleşmesi Güvenç Abdal sayesinde olmuşturö dedi.
'700 YILLIK OLDUĞU KARBON TESTİYLE TESCİLLENDİ'
Kılıç ve zırhın yapılan karbon testleriyle 1300'lü yıllardan kaldığının tescillendiğini anlatan Güvendi, "Güvenç Abdal'a ait olan zırh gömleği, yani savaşta kullandığı zırhın yaklaşık 700 yıllık olduğu karbon testiyle tescillendi. Bir de kılıcı bende bulunuyor. Bu kılıçlar genelde bizim tabirimizle tahta kılıçtır. Yani ne kadar demir olarak görünse bile 'gönül kılıcı'dır. Bir yeri fethederken ilk önce gönüllerini fethedeceksin. Bu ekol benimsenmiş ve önce gönüller fethedilmiş. Bizim elimizdeki kayıtlar Trabzon'un Fethi'nden sonrasına ait. Bu kılıç ve zırhı görmek isteyenler oluyor. Özellikle yaz aylarında belli bir grup ziyaret edip, gidiyor. Biz çok ziyarete açmak istemiyoruz, bu kapalı bir hazine. Babadan oğula bırakılarak bu günlere geldi. Kılıç ve zırhın deforme olmasındaki en büyük sıkıntı Osmanlı-Rus Savaşı'nda toprak altına gömülmüş olmasından kaynaklanıyor. Bizden sonra da gelen nesil bu geleneği devam ettirecekö diye konuştu.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Zırh ve kılıçtan görüntüler
İsmail Güvendi ile röp
Detaylar
Habet Kamera: Uğur AYDIN-Sinan UÇAR/KÜRTÜN(Gümüşhane),
===================================================
4)ÇANAKKALE BOĞAZI'NDA YUNUS SÜRÜSÜ GÖRÜNTÜLENDİ
ÇANAKKALE Boğazı'nda, ortaya çıkan yunus sürüsü çevredekiler tarafından ilgiyle izlendi.
Kilitbahir-Çanakkale arasında seferini gerçekleştiren feribottaki vatandaşlar, denizdeki yunus sürüsünü fark etti. Sayıları 10'u bulan yunuslar, suya girip çıkarken, feribot yolcurı da bu görsel şöleni izledi. Yolcular, o anları da görüntülerken, yunus sürüsü daha sonra gözden kayboldu.
Görüntü Dökümü
-----------------------
Yunuslardan genel ve detay görüntüler.
Haber-Kamera: Burak GEZEN/ÇANAKKALE,
Burak GEZEN/ÇANAKKALE, -
Son Dakika › Güncel › Dha Yurt Bülteni-8 - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.