Disk Başkanı Çelebi: "Disk Üyeleri 'Hayır'lı' Oyu Kararlılıkla Vereceklerdir" - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Disk Başkanı Çelebi: "Disk Üyeleri 'Hayır'lı' Oyu Kararlılıkla Vereceklerdir"

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Disk Başkanı Çelebi: "Disk Üyeleri \'Hayır\'lı\' Oyu Kararlılıkla Vereceklerdir"

"12 Eylül Ürünü Anayasak'a da 12 Eylül Uzantısı Banayasa'ya da Hayır!.."

"12 Eylül ürünü Anayasak'a da 12 Eylül uzantısı Banayasa'ya da hayır!.."

"Bu nedenle DİSK üyeleri, 12 Eylül Anayasasına meşruiyet kazandırma anlamına gelen bu referandumda, kendileri için en "Hayır'lı" oyu kararlılıkla vereceklerdir."

"Birbiriyle konu ilişkisi ve bütünlüğü olmayan, her birine farklı yanıt verilmesi gereken 26 maddenin tek bir yanıta indirgenmesi tümüyle yanlıştır. Halka, ya toptan evet, ya toptan hayır oyu vermesi dayatılmakta ve "Kırk katır mı kırk satır mı?" denilmektedir. Halkın iradesine ipotek koyan ve anti-demokratik bir düzenleme olan bu referandum, ölümü gösterip sıtmaya razı etmekten başka bir anlam taşımamaktadır"

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 12 Eylül'de halkın oyuna sunulacak Anayasa değişikliğine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

DİSK Genel Merkezi'ndeki toplantıda anayasa değişikliğine olan tepkisini dile getiren Çelebi, "Siyasi iktidarın dilinden düşürmediği sözcüklerden biri 'değişim'dir. Önümüzdeki 12 Eylül'de referanduma sunulacak Anayasa değişikliği için de aynı kavram evrile çevrile kullanılmaktadır. 'Değişim' sözcüğü kendi başına bir olumluluğu göstermez. Zira 'değişim'e denk düşen tarihten pek çok olumsuz örnek sıralamak mümkündür. Ülkemizin bugün dahi yaşadığı büyük sıkıntıların ardındaki 12 Eylül darbesi ve onun başta 82 Anayasası olmak üzere bütün 'ürünleri' bunun örnekleri arasındadır. AKP'nin 12 Eylül'de referanduma sunacağı yeni anayasa için bu özelliklerin var olduğunu söylemek mümkün değildir." diye konuştu. Çelebi, Türkiye genelinde DİSK'in yeni Anayasa olan tepkisini "12 Eylül ürünü Anayasak'a da12 Eylül uzantısı Banayasa'ya da hayır!.." sloganıyla dile getireceğini halkı örgütleyeceğini ifade etti.

"YENİ ANAYASA METNİ 12 EYLÜL RUHUYLA HAZIRLANMIŞTIR"

Yeni Anayasa'nın 12 Eylül Anayasası'nın ruhu ile hazırlandığını savunan Çelebi, "12 Eylül Anayasası'nın en çok eleştirilen yönlerinden birisi yürütmenin yargı üzerindeki etkinliğinin modern demokrasilere ve hukuk devletlerine göre çok fazla olmasıydı. Bunların başında, yürütmenin bir üyesi olan Adalet Bakanı'nın başkan ve doğal üye sıfatıyla HSYK içinde yer alması ve bakanlık müsteşarının kurulun doğal üyesi olması gelmektedir. Yine, Cumhurbaşkanı'nın Anayasa Mahkemesi'ne üye atanmasındaki geniş yetkileri tartışılan ve eleştirilen konulardandır. Bugün Anayasa Mahkemesi'nin denetiminden geçmiş ve referanduma sunulan değişiklik metni bu sakıncaları ve eleştirileri ortadan kaldırmadığı gibi, daha da ağırlaştırmıştır. Cumhurbaşkanı'nın, Anayasa Mahkemesi (AYM) üyelerinin neredeyse dörtte birini doğrudan ataması, YÖK gibi tartışmalı ve tamamen iktidarın etkisi altına girmiş bulunan kurumların 3 üye seçmesi, TBMM'nin basit oy çoğunluğu ile 3 üye seçmesi AYM'ni tamamen yürütmenin ve siyasi iktidarın kontrolüne, güdümüne sokacak bir düzenlemedir. Bunun Anayasa'nın kuvvetler aykırılığı ile hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşmadığı açıktır" şeklinde konuştu.

"TOPLUMSAL MUTABAKAT DEĞİL AKP'NİN SİYASİ İHTİYAÇLARI BAZ ALINMIŞTIR"

Madde madde yeni Anayasa ilişkin olumsuz eleştirilerini sıralayan Çelebi, "Anayasanın toplumun örgütlü ve örgütsüz tüm kesimlerinin, sürecin her aşamasında etkin katılımına olanak veren demokratik bir yöntemle hazırlanması gereken, ortak beklenti ve özlemlerini en geniş biçimde karşılayan, gelecekteki siyasal ve sosyal barışı sağlam temeller üzerine oturtmayı amaçlayan, olabilen en geniş uzlaşmanın ürünü niteliği taşıyan, ilerleme ve gelişmelere açık bir belge olması gerekir. Bu çok önemli ve temel nitelik AKP tarafından görmezden gelinmiştir." ifadelerine yer verdi. Anayasa ilişkin çalışmalarından da behseden Çelebi, hükümetin kendilerinden görüş aldığını ancak bu görüşlerin Anayasa değişikliğine yansıtılmadığını ifade etti.

"YENİ BELGEDE EMEKÇİLERİN ELİ KOLU YİNE BAĞLANMIŞTIR"

Yeni Anayasa değişikliğinin sendikaların aleyhine olduğunu ileri süren Çelebi, Anayasa değişikliğinde, sendikal haklar için öngörülen değişikliklerin sorunlu ve çelişkili olduğunu dile getirdi. Referanduma sunulacak Anayasa'da aynı işkolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz hükmünün kaldırıldığını da söyleyen Çelebi şöyle devam etti: "51. Maddede, Anayasa'nın 90. Maddesine ve ülkemizin imzaladığı ILO sözleşmelerine (87 ve 98), Avrupa Sosyal Şartı'na, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'ne uygun olarak, emeklilerin, gençlerin, işsizlerin, ev kadınlarının, çiftçilerin de sendika kurmasına, sendikaya üye olmasına olanak sağlayacak bir değişiklik yapılmaması çelişik ve sorunlu bir durumdur. Zira, EMEKLİ-SEN, GENÇ-SEN ve ÇİFTÇİ-SEN'e karşı kapatma davalarını açan ve bu davaları kararlı bir şekilde takip eden iktidarın İçişleri Bakanlığı'nın kendisidir."

"GREV HAKI OLMADAN TOPLU SÖZLEŞME HAKKI HİÇBİR ANLAM İFADE ETMEZ"

Toplu Sözleşme hakkının zaten güvence altında olduğunu söyleyen Çelebi, "53. Maddede yapılan değişiklikle kamu çalışanlarına sözde toplu sözleşme hakkı tanınmaktadır. Oysa Anayasanın 90. Maddesine ve ülkemizin imzaladığı ILO sözleşmelerine (87 ve 98), Avrupa Sosyal Şartı zaten kamu çalışanlarının toplu sözleşme hakkını kabul etmekte ve güvence altına almaktadır. Ancak, bütün dünyanın bildiği bir gerçek vardır ki o da, grev hakkı olmadan toplu sözleşme hakkının hiçbir anlam ifade etmeyeceğidir. Anayasa'nın 54. Maddesinin birinci fıkrasında, grev hakkının toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması ile sınırlı tutulması, yasa koyucunun hak grevi, genel grev, dayanışma grevi vb. hakları düzenlemesinin önünde engel oluşturabilecek nitelikte bir sınırlamadır. Yani değişiklik, grev yasaklarını kaldırmamış, genel grev ve dayanışma grevi hakkı getirmemiş, tersine kamu çalışanları için mutlak grev yasağı getirmiştir. Diğer taraftan ise, Anayasa'nın 82. Maddesi (sendika yöneticilerinin görevleri ile birlikte milletvekili seçilememeleri) aynen muhafaza edilerek, sendikaların etkin siyaset yapmalarının önündeki engeller olduğu gibi korunmaktadır." diye konuştu.

"SİYASİ PARTİLER ve SEÇİM YASASI TOTALİTER TOPLUMLARA ÖZGÜDÜR"

Siyasi Partiler ve Seçim Yasasının bütünüyle değiştirilmesi gerektiğini savunan Çelebi, "Bütünüyle değiştirilmelidir. Siyasi partilerin lider sultasından kurtarılması, seçim barajının kaldırılarak halk iradesinin Meclis'e yansıtılması demokrasinin en temel unsurlarından biridir." dedi.

"AKP HAK VE ÖZGÜRLÜKLERDEN KORKMAKTADIR"

AKP'nin hak ve özgürlüklerden korktuğunu ileri süren Çelebi sözlerini şöyle sürdürdü: "Anayasası'nın niçin özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik ve sosyal olmadığı sorgulanmalıdır. AKP Türkiye'ye özgürlüğü, eşitliği, demokrasiyi çok görmektedir. AKP sadece kendisi için özgürlük, sadece kendisi için eşitlik ve sadece kendisi için demokrasiyi yeterli görmektedir. Buna karşılık yoksulların, emekçilerin, kendisine oy vermeyen toplumun geniş bir kesiminin taleplerini yok saymaktadır."

"REFERANDUM, KIRK KATIR MI KIRK SATIR MI DEMEKTEDİR"

Anayasa değişikliğinin bütün olarak sunulmasının sakıncalı olduğunu ifade eden Çelebi, "Referanduma sunulacak belgenin diğer sakıncalı bir yanı ise, değişikliklerin bir bütün olarak oylamaya sunulmuş olmasıdır. Birbiriyle konu ilişkisi ve bütünlüğü olmayan, her birine farklı yanıt verilmesi gereken 26 maddenin tek bir yanıta indirgenmesi tümüyle yanlıştır. Halka, ya toptan evet, ya toptan hayır oyu vermesi dayatılmakta ve "Kırk katır mı kırk satır mı?" denilmektedir, Halkın iradesine ipotek koyan ve anti-demokratik bir düzenleme olan bu referandum, ölümü gösterip sıtmaya razı etmekten başka bir anlam taşımamaktadır. Böyle bir anayasa değişikliği, bu şekilde zorlanarak halkın desteğini alıp yürürlüğe girerse, 12 Eylül Anayasası kalıcı hale gelecektir. Çünkü, AKP kendi konumunu korumak adına, toplumun tüm demokrasi taleplerine "Anayasa reformu(!) yapıldı" karşılığı verecektir." diyerek yeni Anayasaya olan tepsini dile getirdi. Beklentilerinin, demokratik, lâik, sosyal hukuk devleti yapımızı koruyan, hak ve özgürlüklerin esas alındığı, hukukun üstünlüğü temeline oturan, değişime açık, toplumun değerleriyle bütünleşmiş ve uzlaştırıcı yeni bir Anayasa'nın hazırlanması ve hayata geçirilmesi olduğunu da sözlerine ekleyen Çelebi, "Bu nedenle DİSK üyeleri, 12 Eylül Anayasasına meşruiyet kazandırma anlamına gelen bu referandumda, kendileri için en "Hayır'lı" oyu kararlılıkla vereceklerdir." dedi.

AYRI AYRI OYLANABİLECEĞİNİ SÖYLEDİLER

Basın toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çelebi, Anayasa değişikliğinin toplu oylamasına ilişkin bir soruya, "Sayın Bakan Cemil Çiçek ve Adalet bakanı geldiğinde, sivil toplum örgütleri çok da iyi çalışıyor. Ayrı ayrı oylanabileceğini dile getirdiler ancak böyle olmadı. Bu tuzağa kimse gelmesin" diye yanıt verdi. Yeni Anayasanın bir çok sendikaya aynı anda üye olma olanağı sağladığı ve rekabeti arrtıracağı şeklindeki bir soruya Çelebi şöyle yanıt verdi: "Bu çok güzel bir tuzak. bazı sendikacılar özgürlük olarak tanımlıyor. Özgürlükler sendikaların kapatılmamasıdır. Emekli-Sen'in, GENÇ-SEN'in diğer sendikaların kapatılmamasıdır. Üyelik ilişkisini geliştirirken diğer taraftan kaosu arttırıyor. Sendikaların karşısına üç baraj çıkarıyor. Bu barajlarla böylece sendikalar ortadan kalkacak."

Kaynak: DHA